Archives Nisan 2019

Arkadaşımın İhaneti (Part-1)

Herkese merhabalar.Yakın zaman önce başımdan geçen zonguldak escort olayı anlatmak istiyorum.Ben 20 yaşında, 181 boyunda, 63 kilo, tüysüz biriyim.Üniversite okuyorum ve arkadaşımla bir evde kalıyorum.Aynı evde kaldığım arkadaşımın ihaneti yüzünden gay olmuştum.Ev arkadaşım genelde kağıt oyunları oynardı.Eve o yüzden çok geç gelirdi.Ben de bu duruma alıştığımdan dolayı onu beklemeden uyurdum.Çünkü sabahları erken saatlerde dersim olurdu.Bu rutin belli süre böyle devam etti.Ta ki bir sabah uyandığım zaman el ve ayaklarımın bağlı olduğunu üzerimde kırmızı tanga,siyah jartiyer çorap,siyah sütyen,ayağımda topuklu ayakkabı ve ağzımda ağız topu olduğunu görene kadar.Ne sesimi çıkarabiliyor ne de hareket edebiliyordum.Neye uğradığımı şaşırmıştım.Karşımda 4 kişi vardı.Birisi ev arkadaşımdı.Ne oluyor tarzında bakışlarla gözlerinin içine bakmaya başladım.O da bana bakarak “Borçlarımı ödemenin başka yolu yoktu.Seni istediler ben de kabul ettim” dedi.Sinirlenmiştim ama hiçbirşey yapamıyordum.Diğer 3 kişiden iri olan hadi başlayalım işimize dedi ve domaltıp bağladı.Kıpırdayamıyordum artık.”Deliği çok darmış bu orospunun biraz genişletmek lazım” dedi.Deliğime sürtmeye başlamıştı yarrağını.Gözlerimden yaş gelmeye başlamıştı.Ama pek umursamıyordu bunlar.Artık zamanı geldi diyerek yarrağını deliğime sokmaya çalışmaya başladı.Gözlerim karardı.Yaş gelmeye başladı.İyice yükleniyordu.En sonunda lap diye girdi götüme.Vakit kaybetmeden pompalamaya başladı.Canım çok acıyordu ancak engel olamıyordum.Tam bu sırada diğerlerinden biri ağzımdaki topu çıkarıp yarrağını ağzıma soktu.Hemen sertleşmişti yarrağı.Şimdi hem ağzım hem götüm sikiliyordu.Bu işkence 15-20 dakika kadar devam etti.Sonunda arkamdaki içime boşalıp çıktı içimden.Ben tam bitti diye rahatlamışken ağzımdaki ağzımdan çıkıp götüme girdi tam acıdan bağıracakken sonuncusu ağzıma yarrağını sokuverdi.Yine aynı şekilde tempolu şekilde sikmeye başladılar.Deliğim alışmaya mı başlamıştı yoksa hissizleşmeye mi başladı bilmiyorum.Bu boşaldıktan sonra ağzımdaki arkama geçti.Ağzıma topu tekrar taktılar.Arkamdaki de sert bir şekilde siktikten sonra samsun escort
toparlandılar.Arkadaşıma dönerek “Borcun sıfırlandı.Bu taze için de 1000 TL veriyoruz ” diyerek önüne 1000 TL atıp gittiler.Arkadaşım parayı cebine koyduktan sonra beni bağlı ve rezil bir halde bırakarak odadan çıktı.Spermin tadı çok garip geliyordu bana.Ben de yorgunluktan uyuyakaldım.Aradan ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum.Uyandığımda hala bağlıydım.El ve ayaklarım uyuşmuştu artık.Ne kadar daha bu halde kalacağımı düşünürken arkadaşım denecek şahıs odaya geldi.Ağzımdaki topu çıkardı.Çıkarır çıkarmaz yüzüne tükürdüm.”Beni ne hale soktun seni adi herif.” diyerek tepki gösterdim.”Kusura bakma ama borcumu ödemek için başka çarem yoktu.Çok borcum vardı.Senin sayende hem borcum kapandı hem de cebime para girdi.Bunların devamı da gelecek.Hem de sen isteyeceksin.”dedi.”Şaşırmıştım.”Nasıl yani?”diye sordum.O da bana ben sikilirken çektiği videoyu gösterdi.Ardından”Eğer dediklerimi yapmazsan seni rezil ederim insan içine çıkacak halin kalmaz.”dedi.İyice çökmüştüm.Topu tekrar ağzımayalova escort tıkarak odadan çıktı.

Devamı gelecek…


Yengemle İki Magandaya Siktirdik Kendimizi

Yengemle İki Magandaya Siktirdik Kendimizi! (Seray 25 Y., Alanya / Türkiye)

Slm ismim Seray. elazığ escort
25 yaşına bir kızım (ama Bakire değilim, bekaretimi İstanbul’da üniversitede okurken kaybettim). Bitirdiğim bölüm Otelcilik ve Turizm olduğundan ve amcamın Alanya’da bir oteli olduğundan, bir sezondur Alanya’da yaşıyorum ve amcamın otelinde çalışıyorum. Yengemin adı Demet, yani amcamın karısının. Ergenliğe adım attığım yaşlardan beri yengem nedense bana çok çekici gelmiştir. Aslında içimde lezbiyenlik adına hiçbir duygu yok ve yengemden başka hiçbir kadını da arzulamadım. Normal bir şekilde erkeklerden hoşlanıyorum.

Yazın sonlarına doğru, sezonun yoğun dönemleri geçmiş, işler azda olsa hafiflemişti. Yengemin otelde aktif olarak bir görevi yoktu, ama ben sıkı bir şekilde çalışıyordum. Resepsiyondan tutun da, kayıt, muhasebe ve katçı kadınların takibine kadar her işi yapıyor, haftada 7 gün otelin herşeyiyle ilgileniyordum. Yani yazın nimetlerinden faydalanamıyordum. Bir pazar günü amcam bana, “Bugün izinlisin, hadi yengenle beraber sahile gidin.” dedi. Ben, yok falan dedimse de, yengem de, “Hadi gidelim!” diye ısrar etti. Yengemle aramız çok sıkı fıkı değildir aslında, ama dediğim gibi ondan hoşlanıyordum. “Tamam yenge, gidelim.” dedim ve odama çıktım hazırlanmak için…

Atletik bir vücudum vardır. Boyum 1.70 ve 59 kilodayım. Vücudumu beğenirim, sadece göğüslerimin daha büyük olmasını isterdim. Göğüslerim portakal büyüklüğündeler, ama dimdikler. Hemen bikinimi giydim. Pembe çiçek desenli, altları yandan bağlamalı, normal bir bikini idi. Birkaç tane çok açık olan bikinim vardı, ama onları dışarıda giyecek kadar cesur değildim açıkçası. Ama yine de çantama bir tanesini atmıştım. Teşhiri severim. Webcamda falan takılırım bazen, o zaman giyiyorum ancak. Bikinimin üstünde beyaz pileli bir etek ve kolsuz kısa bir tişört giymiştim. Otelin lobisinde yengemle buluştuk. Alanya merkezinde bir plaja gidecektik, otelin plajını kullanmak istemedik, farklı bir yer istemiştik.

Yengemin arabasına binip Kleopatra plajına vardık. erzincan escort
İki şezlong kiraladık, adam gelip şemsiyelerimizi dikti. Yengem de şort ve tişörtünü çıkartıp sırtüstü uzanıp güneşlenmeye başladı. Yengemi neden arzuladığımı anlayamıyordum. Yengem 40’lı yaşların ortasında, hafif kilolu, 1.60 boylarında bir kadındı. Saçları hep permalıydı, rengini değiştiriyordu hep. Teni güneşten esmerleşmişti artık. Bikinisi gayet normal bir bikini idi. Ben de eteğim ve tişörtümü çıkarıp bir sigara yaktım ve şezlonga uzandım. Yengemle havadan sudan muhabbet ediyorduk. Sahil kalabalıktı. Sigaramı bitirdikten sonra yengemden güneş yağını istedim. Bana uzattı. Vücudumun ön tarafına sürdüm ve “Sen de istermisin yenge?” dedim. Yengem de, “Sen sür!” dedi. Sırt üstü yatıyordu. Göbeğinin üstüne döktüm yağı. Karnına, omuzlarına, göğsüne sürdüm (memelerine de dokunmak isterdim, ama cesaret edemedim tabi ki. Yengemin memeleri gerçekten iriydi, benimkilerin olmasını istediğim gibi). Oradan aşağılara, baldırlarına ve bacaklarına sürdüm. Ellerim kasıklarına yaklaştığında öyle heyecanlanıyordum ki! Yengem ise hiç birşey o yokmuş gibi yatıyordu…

Yengem sonra yüzüstü döndü. Arkasına sürerken ellerimi giresun escort
birazda olsa bikinisinin alt kısmından içeri doğru sokarak kalçalarına dokunmuştum. Yengemi yağlamam bitince, yengem, “Gel, ben de senin sırtına süreyim!” dedi. “Tamam!” deyip yüzüstü uzandım. Sırtımdan başladı yağı sürmeye. “Kız sen neyle temizliyorsun tüyleri?” dedi, ama ben cevap vermedim. Üniversiteye giderken lazerle temizletmiştim, sadece amımın üstündekiler duruyordu. Yengem sırtıma sürerken bikinimin ipini çözmüştü. Sırtımdan bacaklarıma geçerken de, bikinim altını yanlardan ortaya çekip kalçalarımın arasına soktu. Ben napıyorsun gibisinden hareket edince, “Dur kız! Senin gibi vücudum olsa altıma ufacık bir tanga giyerdim. Bırakta popon güneş görsün biraz!” dedi. Yengem kalçalarıma dokunurken içim gidiyordu. Sonra kasıklarımı ve bacaklarımı da yağladı ve “Tamamdır!” deyip kendi şezlonguna geçti. Ben de bikinim üstü çözülü, altıda kalçalarımın arasında, yüzüstü yatarak güneşlendim…

15 dakika sonra yengem, “Hadi önünü dön de yağ süreyim!” dedi. “Tamam!” deyip, bikinimin üstünün ipleri bağlamaya çalışırken, “Kız bırak şunu, rahat ol biraz, taş gibi göğüslerin var!” deyip, bikinimin üstünü almaya çalıştı, ama ben tutarak, “Utanırım ama!” dedim. Yengem, “O zaman beraber çıkartalım!” deyip bikinisinin üstünü fora edip, bembeyaz memelerini özgürlüğe kavuşturdu. Muhteşem görünüyorlardı, meme uçları kocamandı. Ben de bikinimi göğüslerime tutarak doğruldum. Yengem bikinimin üstünü çekerek aldı elimden ve “Yat bakalım!” dedi. Ben biraz çekingen davranıyordum. Onca insanın içinde üstsüz kalmaktan utanmıştım. Yengem kollarımı geriye doğru ittirdi, memelerim tamamen ortaya çıkmıştı. Yağı karnıma döktü, karnıma, göğüslerime omuzlarıma bacaklarıma sürdü. Ama ben yengemin ellerinin altında eriyordum. Bana tekrar, “Nasıl temizliyorsun tüylerini?” diye sordu. Lazer yaptırdığımı söyledim. Bu arada bikinimin altını birden havaya kaldırıp, amımın üstüne baktı. Yukarıya doğru bir çizgi olarak bırakmıştım amımın üstündeki tüyleri. “Bunları elletmemişsin?” dedi. Ben de, “Utanıp açamamıştım!” dedim. Yengemin bu hareketleri şaşırtmıştı beni. Aslında yengem biraz hoppa bir kadındı, ama abartmadan.

Bütün vucudum yağ içindeydi. Yengem sürme işlemini bitirince yerine geçip ellerini arkaya attı, memeleri ortada güneşlenmeye başladı. Ben de aynı şekildeydim. Sahilde birçok erkeğin gözü üstümüzdeydi. Özellikle Maganda tipli erkekler hiç çekinmeden bizi süzüyorlardı. Nasıl süzmesinlerdi ki, ikimizin vücudu da güneşin altında yağ içinde parlıyordu. Eminim çok seksi görünüyorduk. Biraz daha güneşlendikten sonra yengem, “Hadi denize girelim!” deyip ayağa kalktı. Memeleri açıktaydı ve bikinisinin altı da koca kalçalarının arasında girmişti ve hiç düzeltme gereği duymamştı. Ben, “Tamam!” deyip bikinimin üstüne doğru hareketlenmişken, elimden tutup, “Bırak şunu artık!” deyip, çekerek kaldırdı beni…

Denize uzaklığımız 20 metre falan vardı. Ben de yengem gibi üstsüzdüm ve bikinimin altı aynen kalçalarımın arasındaydı. Biraz utanıyordum açıkçası. İki üstsüz kadın, el ele, denize doğru yürüyorduk. Dışarıdan ne kadar azdırıcı göründüğümüzü hayal edersiniz herhalde. Denize girdik. Su ateş içindeki vücudumu serinletmişti. Biraz yüzdükten sonra kıyıya doğru geldik. Ayaklarımız yere bastığında dalgalarla oynamaya başlamıştık. Dalgalar üstümüze geldiğinde hopluyorduk. Memelerimiz de bizimle birlikte tabi. Dalgalar büyük geldikçe yengem bana sarılıyordu. Yengemin çıplak vücudu benimkine değdikçe mahvoluyordum. Ama benim de utangaçlığım geçmişti, fırsatı buldukça ben de sarılıyordum yengeme, kalçalarını avuçlarımın arasına alıyordum. Göğüslerimiz birbirine değiyordu arada. Soğuk sudan sertleşmişti uçları. Göğsümün üstünde hissediyordum yengemin meme uçlarının o sertliğini…

Yengem, “Hadi çıkalım.” dedi ve önden çıktı. Bikinisinin altı kalçalarının arasında kaybolmuştu artık, hiç düzeltmeden şezlonga doğru yürüyordu önümden. Ben de aynı şekilde yarı çıplak arkasındaydım. Hiç kurulanmadan bir sigara yaktım. Zaten kalçalarımın arasına girmiş bikinim iyice yerleşmişti araya, birde hiç düzeltmeden oturunca sıyrılıp çatalımı da ortaya çıkarmıştı. Yengem de bir sigara istedi. Normalde içmezdi. Sohbetimiz biraz daha samimi olmaya başlamıştı. Bana halen kız olup olmadığımı sordu, kızlığımı nasıl kaybettiğimi falan anlattırdı. Etrafımızda bize bakanlardan bahsediyorduk. Yengem hoşuna giden birisi geçerken, “Şu çocuk ta süpermiş!” falan diyordu. Bu arada birkaç şezlong ilerimizde oturan iki kişi vardı. İkisi de şort giymişti. Biri 30, diğeri de 45 yaşlarında görünüyordu. Yaşlı olanın üstünde atleti vardı. Tam Magandaydı ikisi de. Biz denizdeyken gelmişler sanırım, denizden çıktığımızdan beridir de aleni olarak bizi izliyorlardı…

Genç olan kalkıp yanımıza doğru yürümeye başladı. Yengemin arkası dönüktü o tarafa. Adam yanımıza gelince gülümseyerek, “Hello!” dedi. Yengem kıkırdamıştı hemen. Ben de, “Hello!” dedim. Adam kötü bir İngilizceyle, çok güzel olduğumu söylemeye çalıştı. Ben de, “Kendini yorma, Türkçe biliyoruz!” dedim. Özür diledi, arkadaşıyla birlikte bizi yazlık evlerine davet etmek istediğini söyledi, “Birlikte yemek yeriz, özel havuzumuz var, daha rahat oluruz!” falan dedi. Ben tam, (Teşekkür ederiz, ama hayır!) diyecektim ki, yengem benden önce cevap verdi ve “Eviniz nerede?” diye sordu. Ben yengemin bu hareketine şok olmuştum. Adamın ne kadar Maganda olduğu kaba konuşmasından belliydi. Evin yerini tarif etti. Yengem, “Tamam, gidelim! Ama saat 6 gibi bizi tekrar buraya bırakırsınız!” dedi. Adam sırıtarak, “Tabi ki hanımefendi! Ben arkadaşıma haber vereyim!” deyip gitti…

Ben hemen, “Napıyorsun yenge? Bilmediğimiz adamların evine mi gideceğiz?” dedim. Yengem, “Aman kız, birşey olcağından değil ya, eğleniriz gariplerle biraz!” dedi. Diğer adam da atletini giymiş, yanımıza gelmişlerdi. Diğeri, “Adım Sinan!” diyerek kendini tanıştırdı. “Merhaba!” dedik. Genç olanın adı da Kenan’mış. Yengem kalktı, bikinisinin üstünü çantaya atıp, üstüne tişörtünü ve şortunu giydi. Ben de yengem gibi bikinimin üstünü giymeden tişörtümü ve eteğimi giydim. Yengeme kızmıştım biraz, ona inat, “Bir dakika bekleyin, bikinimin altı ıslak!” dedim ve eteğimin altından bikinimi çıkartıp çantama attım. Bu sefer yengem şaşırmıştı. Eteğim zaten kısacık birşeydi, hem de beyazdı ve güneş vurduğunda içi belli oluyordu…

Arabalarına doğru yürümeye başladık. Oldukça lüks bir arabaları vardı. Yaşlı olan ön kapıyı açarak yengemi davet etti. Biz de Kenanla arkaya oturmuştuk. Ben artık daha rahat hareket ediyordum. Eteğim zaten minicikti, oturunca iyice sıyrılmıştı. Karşıdan bakıldığında amım görülebilirdi. Araba hareket etmişti. Öndeki adam yengeme ismini sormuştu. Yengem de, “Buket!” diye cevaplandırdı. Ben hemen anlamıştım ismini vermek istemediğini. Sinan sonra bana dönerek, (ki o anda bakışları bacak arama takılmıştı, ben de gayri ihtiyari bacaklarımı kapattım) adımı sordu. Ben de, “Ece!” dedim. Adam birkaç iltifattan sonra konuşmadı. Evleri bir yamacın kenarında, sitenin içindeydi. İki katlı villalar vardı. En üstteki villaların birinin bahçesine girdik. Sinan, “Buyurun!” diyerek arabadan indi ve koşarak yengemin kapısını açtı. Kenan da benim kapıya koştu. Eminim bu acelesinin sebebi, ben arabadan inerken görebileceği birşeyler olmasıydı. Eşler paylaşılmıştı anlaşılan. Kenanın bugün zorla da olsa amımı göreceğine emindim, ama daha erkendi, elimle önümü kapatarak arabadan indim.

Saat daha yeni 14.00 olmuştu. 18.00’de döneceğimiz için, daha bu evde 4 saatimiz vardı. Karnımızın aç olup olamadığını sordular. Hayır dedik. Kenan, “O zaman siz havuz başına geçin, ben meyve getireyim!” dedi. Yengem de, “Önce bir duş alabilirmiyiz, şu kumlarımızdan kurtulalım!” dedi. Sinan, “Tabi, buyrun, üst kattaki banyoyu kullanabilirsiniz!” dedi. Ben en önde, arkamda yengem, peşinde de Sinan merdivenlerden çıktık. Bize banyoyu gösterdi ve “Ben aşağıya iniyorum, işiniz bitince siz gelirsiniz.” dedi ve gitti. Banyoda yengem, “Kız merdivenleri çıkarken heryerin görünüyordu, bu kadar azdırma adamları!” dedi. Ben de, “Altımda birşey olmadığını unutmuşum…” dedim ve önce ben girdim duşa. Çabucak temizlendikten sonra çıktım, yengem girdi duşa. Ben kurulanıp bikinimi giyecektim ki, aklıma çantamdaki diğer bikinim geldi. Plajda giydiğim bikinimi kenara bıraktım ve açık olan bikinimi giydim. Üstümde varlığıyla yokluğu belli olmuyordu. Üstelik rengi de beyazdı. Üstü sadece meme uçlarımı kapatıyordu, altı ise G-String’ti. Arkası incecik bir ip, önü de ufacık bir üçgendi. O kadar küçüktü ki, hareket ettiğimde önündeki üçgenden, amımdan yukarı doğru ince çizgi halinde uzanan tüylerim bile görünüyordu. Havluma sarınıp, “Ben iniyorum!” dedim. Yengem peşimden seslenip, “Kız bikinin burada, birşey giymeden mi çıktın sen?” dedi. “Başka bikini vardı yanımda!” dedim ve havuz başına indim.

Sinan ve Kenan birkaç meyve getirmişler ve bira içiyorlardı. Ben yanlarına yaklaşınca Kenan ayağa kalkıp, bana şezlongda yer verdi ve “Bira istermisin Ece’ciğim?” diye sordu. Gayet cesurlardı. “Evet!” dedim. Bir bira açarak verdi. Büyük bir yudum aldım ve bir sigara yakacaktım, Kenan hemen kendi sigarasından uzatarak, benimkini de yaktı. Az sonra yengem de kapıda göründü. Çılgın kadın, benim o pembe çiçekl bikinimi giymişti. Yengemin boyu benden kısaydı, ama göğüsleri de, kalçaları da benimkilerden iriydi. Kıvırtarak yanımıza geldi. Sinan hemen kalkarak yanında yer açtı. Bikinin altı yengemin iri kalçalarının arasında adeta kaybolmuştu. Memeleri de bikininin üstünden ve altından taşıyordu. Sinan iltifatlara başlamıştı hemen. Ben halen havluma sarılı oturuyordum. Az önce heryerimi görmüşlerdi, ama şimdi nedense utanmıştım. Bikinim gerçekten çok ufaktı çünkü…

Yengem bira içmek istemedi. Sohbete başladık adamlarla. Yengem beni üniversite öğrencisi, kendini de genç yaşta dul kalmış ev sahibem olarak tanıttı. Artık yengem ‘Buket!’, ben de ‘Ece!’ olmuştum. Yengem gayet rahat ve doğal davranıyordu. Bense biraz cesaretlenmek için biramı hızlıca içiyordum. Sinanla Kenan da İstanbul’da ticaretle uğraşan iki esnaf komşuymuş. Karılarını İstanbul’da bırakıp, bir haftalığına kaçamak yapmaya gelmişler. Muhabbet sürüyordu. Sinan yengeme, “Buket hanım, güzel cildiniz zarar görmesin, güneş yağı süreyim mi?” diye sordu. Yengem, “Tabi!” dedi, şezlongda oturuyordu, arkasını Sinana döndü. Sinan eline yağı döküp, yengemin omuzlarını ve sırtını adeta okşamaya başladı. Yengem de arada başını geriye atarak hoşuna gittiğini belli ediyordu. Sinan ellerini yengemin önüne dolayarak, karnını yağlıyor, bu arada bikiniden taşan memeleri eline değiyordu. Gördüğüm kadarıyla Sinan çadırı kurmuştu. Kenan da bana teklif etti yağ sürmeyi, ama ben, “Daha sonra… Şimdi biraz havuza girmek istiyorum!” dedim. Kenan da, “Tamam, havuza girelim!” dedi.

Kenan’ın vücudu fena değildi, iriyarı bir tipti, ben yanında ufak tefek kalıyordum. İkisi de oldukça kıllıydı. Ayağa kalktım, arkam onlara dönükken havlumu yere bıraktım. Geri döndüğümde üçünün de gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Yengemle göz göze gelmemeye çalıştım. Sinan dayanamayıp, “Bikinin harikaymış Ece!” dedi. “Teşekkür ederim!” deyip havuza atladım. Hareket ettikçe bikinimin altı da, üstü de kapattığı yerleri kapatamaz oluyordu. Zaten astarsızdı ve ıslakken ne var ne yok ortadaydı. Kenan da benim peşimden havuza daldı ve benimle oynamaya başladı, beni kucaklayıp havaya atıp duruyordu. Her atmasında memelerim bikiniden kurtuluyordu. Ben de şaşırmış gibi yapıp tekrar kapatıyordum. Az sonra yengem de geldi yanımıza ve Sinanı da davet etti. Sinan yok falan dedi. Yengem bikinisinin üstünü çıkarıp Sinana fırlattı. Havuzda hopladıkça yengemin memeleri, şap şap suya vuruyordu. Sinan dayanamadı tabi o muhteşem memelere, o da daldı havuza. Yengem, “Tut beni!” deyip Sinana sarılıyor, o da yengemin memelerini eziyordu kıllı göğsüyle. Yengemle Sinan alenen dokunuyorlardı birbirlerine…

Biraz havuzda eğlendikten sonra hepsi çıkıp oturdular, en son ben çıktım. Bikinim ıslanınca tamamen şeffaf olmuştu, tekrar bana bakakaldılar. Yengem üstsüzdü, ama ben tamamen çıplak gibiydim. Amımın üstündeki tüyler bile belli oluyordu bikinimin altından. Hiç oralı olmadan havlumu alıp kurulandım ve Kenana, “Şimdi yağlarmısın beni?” dedim. Önünde ayakta duruyordum. Kenan eline yağ dökerek bacaklarımdan başladı yağı sürmeye. İri elleri vücudumda okşar gibi dolaşıyordu. Kalçalarıma geldiğinde daha hoyrat davranıyordu. Yağlama işi bitince arkam Kenana dönükken dizlerimi hiç kırmadan popomu dışarı çıkartarak öne doğru eğildim ve ayak parmağımdaki yüzük çıkmış gibi tekrar yerine yerleştirmek için oyalandım eğilmiş vaziyette. Kalçam dışa doğru çıkmıştı, bikinimin kalçalarımın arasına giren ipi o kadar inceydi ki, o anda Kenanın benim arka deliğimi o incecik ipin altından gördüğüne emindim. Bu tahminim doğruymuş ki, döndüğümde Kenanda eliyle kurduğu çadırı kapatmaya çalışıyordu. Ama çadırın direği sağlama benziyordu :))

Sinan yengemin, Kenan da benim yanımda şezlonglara oturmuştuk. ortamızda bir plastik sehpa vardı. Kenan bana bir bira daha açıp sehpaya koymuştu. Kenanla Sinanın üstünde şortları, benim üstümde halen ıslak ve şeffaf olan bikinim, yengemde ise sadece bikinisinin alt kısmı vardı. Muhteşem göğüsleri ortadaydı ve halen çok rahat görünüyordu yengem. Sinan, “Bir oyun oynayalım mı?” dedi. Yengem, “Evet!” diye atladı hemen. Sinan eve girip elinde iskambil kağıtlarıyla geri döndü, “Papaz Kaçtı’yı herkes biliyordur herhalde?” dedi. “Evet!” dedik. Kenan, “Peki neyine oynayacağız Sinan abi?” dedi. Sinan, “Kaybeden bir parça giysisini çıkartsın!” dedi. Yengem kahkahayı bastı. Kenan da, “Zaten birer parça var üstümüzde!” dedi. “En şanslımız Ece o zaman…” diye cevap verdi Sinan ve ekledi, “Onda 2 parça var!” dedi. Yengem, “Olsun, hadi başlayalım!” deyince ben yine şaşırmıştım. Yengem, “Oyundan ilk çıkan, papaz elinde kalanın üstündekini çıkartsın!” diye kural bile koymuştu. Sinan kağıtları karıştırmaya başlamıştı hemen. Ben nedense çok çekiniyordum, duygularım an be an değişiyordu, bazen çok rahat ve seksi hissediyordum kendimi, bazen de utanıyordum. İçlerinde en çıplak olan bendim zaten. Bikinim hem ufacık, hem de şeffaf haldeydi halen ve vücudumun bütün ayrıntıları ortadaydı.

Kağıtlar dağılmaya başlamıştı. Oyunu bilenler anlar, ilk başta elindeki çiftleri ayırıyosun ya, bende sadece 2 tane çift vardı. Ben yengemden, Kenan benden, Sinan Kenandan, yengem de Sinandan çekiyordu. En hızlı giden Sinandı. En sona tabii ki yengemle ben kalmıştım. Bikinimin üstünün halen üstümde olmasına sevinmiştim. Cesaret toplamak için biramdan hızla içiyordum. Sıra bendeydi. Papaz yengemdeydi ve ben çekiyordum. Yengem de çok heyecanlıydı. Papaz onda kalırsa bikinisinin altını çıkartmak zorunda kalacaktı. Heyecandan kıpır kıpırdı. Tabii ki göğüsleri de kıpır kıpırdı ve benim aklımı alıyordu. En sonunda çektim bir kartı, ama papazdı bana gelen. Ve yengemin geri çektiği papaz değildi. Papaz bende kalmıştı. İlk kurban ben olmuştum. Oyundan ilk çıkan Sinan olduğundan, o çıkartacaktı üstümden 1 parça…

Ayağa kalktım, Sinanın önüne gelip arkamı döndüm. Sinan ellerini birbirine vurarak, “Başlıyorum!” dedi ve bikinimin alt tarafından tuttu. Ben hemen, “Dur, napıyorsun? Üstümü çıkarsana!” dedim. “İstediğimi çıkartma hakkım var kurallara göre, ama seni kırmayayım Ece’ciğim!” dedi, ayağa kalktı ve bikinimin ipini arkadan çözmeye başladı. Bense 40 yaşlarında Maganda bir adamın bikinimin ipini çözmesini bekliyordum. Nedense bu iki adamın yanında gayet uysaldım. Kırk yıl uğraşsalar, birlikte olamayacakları bir kızdım, ama şimdi kendim teslim oluyordum. Hem de yengemin sayesinde. Sinan bikinimin iplerini birbirinden ayırınca zaten göğüslerime sıkıca oturan bikinim, memelerimden yukarı doğru lastik gibi fırladı. Yengem beni alkışlayarak gülüyordu. Sinan bikinim üstünü eline alarak göğüslerimi tamamen ortada bıraktı. Ben tintin yerime dönüp, Kenanın yanına oturdum. Sinan elinde kalan bikinimin parçasını yanına koydu. Artık hepimiz tek parça kalmıştık. Oyun tekrar dönmeye başlamıştı…

Sona Kenanla ben kalmıştık. Ben şansıma küfrediyordum. Bu sefer ilk çıkan yengem olmuştu. Yani sona kalanın üstündekini yengem çıkartacaktı. Papaz benim elimdeydi ve Kenan çekecekti. Hiç kağıtlara bakmıyordu, gözleri gözlerimdeydi, sırıtarak bana bakıyordu. Bense adeta korkuyla titriyordum. Yengem, “Hadi acele edin ama, sabırsızlanıyorum!” dedi. Yengemin bu hareketleri beni şaşırtıyordu, neredeyse beni Kenanın yada Sinanın kucağına elleriyle oturtacaktı. Kenan hızla elimdeki kağıtlardan bir tanesini çekti ve kahkaha atmaya başladı. Papaz yine elimde kalmıştı. Yengem, “Gel kız buraya!” dedi. Zaten hemen karşımdaydı. Ben, “Yapmasak olmaz mı?” falan dedimse de, dinlemediler tabii ki. Çok utanıyordum. Bikinim her nekadar bir yerimi kapatmasa da, tenimde o kumaşı hissetmek bambaşkaymış. Şimdi hiç tanımadığım iki adamın yazlığının bahçesinde ve de yengemin önünde çırılçıplak kalacaktım…

Ayağa kalkıp yengeme doğru adım attım. Önüm yengeme dönüktü. Yengem bikinim kenarlarından tuttu, ben de elimle amımı kapatmaya çalışıyordum. Sinan, “Ama yapma Ece’ciğim, çek ellerini!” dedi. Yengem de, “Evet Ece, mızıkçılık yapma!” diyerek destekledi. Yapacak birşey yoktu, ellerimi çekip belime koydum. Yengem bikinimi çok yavaş bir şekilde aşağıya doğru kaydırıyordu. Yengemin yanında Sinan bana doğru eğilmiş, gözleri aşağı kayan bikinimin üstündeydi. Bikinim aşağı doğru inerken ilk önce amımın üstünden yukarı çizgi halinde uzanan tüylerim ortaya çıkmaya başladı, sonra kalçalarımın arasına sıkışan bikinim birden kurtuluverdi ve amımın dudakları Sinan gözlerinin önüne serildi. Kenan ise şimdilik arkamda kaldığı için göremiyordu. Yengem bikinimin altını dizlerimin altına çekerek, bacaklarımdan kurtarıp arkasına attı. Sinanın ağzından, “Çok güzelll!” sözcükleri döküldü. Yerime geçmek için dönünce Kenan da her şeyi gördü ve “Gerçekten mükemmelsin Ece!” dedi. Yerime oturdum. Ben oyundan çıkmıştım artık, diğerleri devam ediyordu…

Elime biraz güneş yağı alıp, göğüslerime sürmeye başladım. Yengem, “Bana da sürer misin canım? Az önce Sinan göğüslerime sürmemişti…” dedi ve omuzlarını geriye atarak göğüslerini ileri çıkarttı. Karşıdan eğilip, ellerimle memelerinin ikisini altından başlayarak okşamaya başlamıştım. Çok güzellerdi. Böyle bir yumuşaklığı hissetmek beni azdırıyordu. Kendi göğüslerimi de beğenirim, portakal büyüklüğünde ve diktirler ve 1 cm sarkma yok. Ama yengemin memelerinin yumuşaklığı bambaşkaydı. Kendimi kaptırmışım ki, yengem, “Sağol güzelim, bu kadar yeterli.” dedi. Ben de artık işi kötü kızlığa vurup (çünkü yengemin memelerine dokununca azmıştım, hatta amımın dudaklarının kendini bıraktığı alenen belli oluyordu), “Benim için bir zevkti Buket abla!” dedim, bacaklarımı iki yana açıp, elimde kalan yağı da baldırlarıma, bacak arama ve amıma sürdüm. Sonra da ellerimi geriye atıp, bacaklarım iki yanda oturmaya başladım. Amım yengemin tam karşısındaydı şimdi…

Oynadıkları oyundan bu sefer de yengem ilk olarak çıkmış ve papaz Sinanın elinde kalmıştı. Sinan hiç laf etmeden kalktı ve yengeme doğru döndü. Şortu tam yengemin başı hizasındaydı. Ben de yandan görebiliyordum. Yengem, “Başlıyorum!” dedi. Sinan çok rahat görünüyordu. Yengem şortunun kenarlarından tutup aşağıya sıyırmaya başladı. Sinanın göğsündeki kıllar, göbeğinden şortunun içine doğru iniyordu. Yengem şortu sıyırmaya devam ettikçe kılların devam ettiğini görüyorduk. Sonunda aletinin dibi görünmüştü. Aleti şortunun içinde aşağı doğru eğilmişti. Yengem şortu aşağı çektikçe, şort Sinanın aletinin üstünden aşağı doğru kayıyordu. Gerçekten çok kalındı, benim avucuma ancak sığabilirdi. Yengem şortu Sinanın aletinin gövdesi boyunca indiriyordu, ancak bir türlü başına ulaşamıyordu. Yengemin de benim de gözlerimiz faltaşı gibi açılmıştı. Şortu neredeyse dizine gelecekti. Sonunda Sinanın aleti şortundan kurtuldu…

Sinan pis pis sırıtıyordu. Gerçekten gurur duyulacak bir aleti vardı. Aslında buna alet demek yanlış olur, gerçek bir yarraktı Sinanınki. Kılların arasından heykel gibi çıkıyor ve aşağı doğru sarkıyordu. Kalkmamış hali sanırım 20 cm’e yakındı ve de kalın. Gövdesinin kalınlığı başından daha fazlaydı. Hayatımda canlı olarak gördüğüm en büyük yaraktı bu. Yengem kim bilir nasıl seviniyordu böyle bir yarağı alacağı için. Neredeyse bacağına değecekti. Yengem, “Çok büyükmüş gerçekten!” dedi. Sinan gülümseyerek yerine oturdu. Benim amımı sergilememe inat, o da bacaklarını açmıştı. Yarağı aşağı doğru sarkmış, şezlongun üzerindeydi…

Sıra son oyundaydı. Ya yengem, ya da Kenan soyunacaktı. Sinan, “Ece’ciğim gel istersen biz havuza girelim!” dedi. O kıllı ve göbekli adamla havuza girmek için can atıyordum, ama yine de, “Oyunu izleyelim, hep beraber gireriz!” dedim. Son oyun hızlı başladı ve yengem yine kazandı. Şimdi sıra Kenanın şortundaydı. Bakalım benim şansıma ne çıkacaktı. Çünkü söylenmemiş olsa bile, eşler paylaşılmıştı ve yine söylenmemiş olsa bile, bu Magandaların bizi bugün burda çatır çatır sikecekleri ortadaydı. Ben hazır bir şekilde bekliyordum, zaten çırılçıplaktım. Kenan kalkıp yengemin önüne doğru geldi. Yengem, “Dön bakalım arkanı!” dedi. Anlamıştım ki şortunu indirdiğinde Kenanın aleti bana doğru çıkacaktı. Yengem, “Ece’ciğim gel beraber çıkartalım, senin öcünü alalım!” dedi. Ben de, “Olur!” dedim, ben şortun önünden, yengem de arkasından tuttu. Kenanın vücudu fena değil demiştim, iri yarıydı. Yengem arkadan Kenanın kalçalarını okşayarak yavaşça indirmeye başladı, ama bunu aleni olarak yapmıyordu. Ben de şezlongta öne doğru eğilip şorta uzanmıştım, ben de aynı hızda sıyırıyordum…

Eğildiğim için Kenana çok yaklaşmıştım. Onun aleti de şortun içinde aşağı doğru uzuyordu, ama biraz sertleşmişti. Şort gövdesi boyunca sıyrıldı, ama kafasına takıldı. Kenanın aleti de gayet kalın ve uzundu, ama Sinanınki kadar muhteşem değildi. Sinanınki kusursuzdu. Ama Kenan aletini kıllardan arındırmıştı. Şortu kendime doğru çekince Kenanın aletinin kafası da şorttan kurtulup dışarı attı kendini. Biraz sertleşmişti, dışarı fırlayınca az daha yüzüme çarpacaktı. Kenanın gözlerine bakarak gülümsedim. Yengem Kenanın kalçasına bir şaplak patladıp, “Dön bir bakalım!” dedi. Kenanın yarı kalkmış aletini görünce, “Ne oldu buna böyle?” dedi. Kenan da, “Sizin gibi güzel bayanları görünce dayanamadı!” diye cevap verdi. Yengem, “Hadi havuza!” deyince, hepimiz çırılçıplak havuza daldık. Bir tek yengemin bikinisinin altı duruyordu…

Havuzda yengemle Sinan sarmaş dolaş şakalaşıyorlardı, yengem hiç ayrılmıyordu Sinanın yanından. Sinan da boş durmuyor, yengeme değdiriyordu sürekli. Eminim o muhteşem yarrağı teninde hissetmek yengemin hoşuna gidiyordu. Ben de onları izliyordum, havuzun kenarına gelmiştim. Kenan da yanıma geldi, arkamdan yaklaştı. Siki halen sertti, kalçalarımın üstünde hissediyordum. “Ece, güzelliğin aklımı başımdan aldı, senden çok hoşlandım!” deyip, boynuma bir öpücük kondurdu. Bu arada Sinan da yengemi havuzun köşesine getirmiş ve dudaklarını somurmaya başlamıştı. Yengemin bir eli suyun içinde hareket ediyor, Sinanın yarrağını sıvazlıyordu. Sinan da yengemin dudaklarını ve boynunu öpüyor, memelerini okşuyordu. Yengemin gözleri kapanmıştı. Onlar kopmuştu artık…

Biz Kenanla havuzdan çıktık. Kenanın siki direk gibi olmuştu, kafası şişmiş ve acaip bir şekilde büyümüştü, adeta mantar gibi. Aslında her ikisinin de yarakları birbirinden güzeldi. Kenanla şezlonga yan yana oturduk. Ama daha yakındık, temas vardı aramızda. Kenan bir bira açıp yudumladı. Ben şişeyi elinden alıp büyük bir yudum aldım. Ben içerken, Kenan, “Ben artık dayanamıyorum!” dedi, şişeyi ağzımdan çeker çekmez dudaklarıma yapıştı. İri elleri kalçalarımda, amımda ve göğüslerimde dolanıyordu ve beni kıvrandırıyordu. Ben de Kenanın kıllı göğsünü, koca kafalı sikini okşuyordum. Kenanın taşakları da çok büyüktü, avucuma ancak sığıyordu…

Sinan da yengemi havuzun kenarına oturtmuş ve bikinisinin altını da çıkartmıştı. Sinan havuzun içindeydi. Yengem bacaklarını iki yana açtı. Sinan bacaklarından tutup kendine doğru çekti ve yengemin amına yapıştırdı dudaklarını. Yengem başını geriye doğru atmış inliyordu. Ben de kopmuştum iyice, Kenanı şezlonga yatırdım ve ağzına oturdum. 69 olmuştuk. Benim yüzüm havuza doğru dönüktü. Ağzımda kafası zorla ağzıma sığan Kenanın siki varken, bir yandan da yengemleri izliyordum. Kenanın da dudakları ve dili arkamda iyi çalışıyordu. Daha önce hiç anal yapmamıştım, ama Kenanın arka deliğimin üstünde dolaşan parmağı hoşuma gitmişti. Götümün deliği sanki kaşınıyordu ve Kanan da kaşıyordu…

Az sonnra Sinan havuzdan çıkıyordu. O neydi öyle, yarrağı öylesine büyümüş ve kemik gibi sertleşmişti ki, havuzdan çıkıp yerde oturan yengemin ağzına verdi. Ama yengem zorlanıyordu tabi ağzına almakta, sadece başı giriyor, yengem ağzından çıkarıp diliyle boylu boyunca yalıyordu yarrağı. Ben de iyice dolmuştum artık, Kenan diliyle mahvediyordu beni. Onun da ağzımdaki sikinin damarları atmaya başlamıştı, hissediyordum. Sinan yengemi kaldırıp hemen yanımızdaki şezlonga yatırdı. Onlarla aramızda yarım metre yoktu. Yengemin bacaklarını omzuna aldı, koca yarrağını dibinden tutup, şap şap vurdu yengemin amının üstüne. Yengem birazdan o muhteşem yarrağı yiyeceği için kasılıp duruyordu. Ben ağzımda Kenanın siki, onları izliyordum. Yengemin amı sırılsıklamdı, am dudakları şişmiş, kendini bırakmıştı. Amından süzülen zevk suları kalçalarına doğru akıyordu. Yengemle yan yana iki şezlongda, biran önce sikilmek için yanıyorduk şimdi…

Yengem kollarının üstünde kalkarak Sinanı kendine doğru çekti ve “Sik artık beni!” dedi. Yengem sanki yanında ben yokmuşum gibi rahattı. Hadi Kenandan çekinmiyordu, ama beni de yok sayıyordu. Sinan da yengeme, “Şimdi sikecem seni karıcığım!” deyince, yengem tekrar uzandı arkasına. Sinan kalkmış sikini tutup yengemin amına nişanladı, yavaşça ittirmeye başladı. O koca yarak yengemin amının dudaklarını arasından süzülerek içeri kayıyordu. Yarak içine kaydıkça yengemin nefesi kesiliyordu. Bir seferde gittiği yere kadar soktu yengemin amına. Sanırım rahmine dayanmıştı ki, daha ilerlemedi ve yarağın 3-4 cm’i dışarıda kalmıştı. Sinan yavaş yavaş gidip gelmeye başlamıştı yengemin amında…

Ben de Kenanın üstünde ters dönüp, koca kafalı sikini tuttum ve amımın deliğine yerleştirip üstüne oturdum. Kfası gerçekten o kadar büyüktü ki, canımı yakmıştı girerken. Ama dibine kadar almıştım. Kenan belimden tutuyordu ve birden hızlanmıştı içimde, makine gibi seri olarak çalışıyordu. Hoplatıyordu beni kucağında, resmen çatır çatır sikiyordu. Ve çok iyiydi bu konuda. Benim de nefesim kesilmişti, ağzımı açıyordum, ama bağıramıyordum sanki. Kenan sikinin koca kafası içimi dövüyordu adeta. Bana kezza yengem hiç durmadan inliyordu. İkimiz de gayet güzel sikiliyorduk. Biz kaşınmıştık, onlar da kaşıyordu…

Kenan beni kucağından kaldırarak şezlonga yüzüstü yatırdı. Kalın kollarıyla ve iri elleriyle bana şekil veriyordu. Belimden tutup kaldırdı ve domalttı beni önünde. Sikini kalçalarımın arasına sürtüyordu. Ben arka deliğime girmek isteyeceğinden korkuyordum, çünkü kafasını alırken canımın yanacağına emindim. Fakat sürtmesi de hoşuma gidiyordu. Sonra birden amıma flop diye geçirdi sikini. Gözlerim açılmıştı. İki eliyle kalçalarımı iki yana ayırmıştı ve hızlı bir şekilde pompalıyordu amıma. Çok kötü olmuştum, dayanamadım ve hırlayarak boşalmaya başladım, bacaklarım titriyordu. Kenan halen amıma gidip geliyordu. Amımın suları sezlonga damlamaya başlayınca Kenan üstümde eğilip boynumu öptü ve “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Ben sadece gülümseyebildim…

Bu arada Sinan şezlonga yattı ve yengemi kucağına oturtup alttan amına pompalamaya başladı. Yengemin memelerini de yüzüne bastırmış, adeta ısırıyordu. Amına yarak girip çıkarken yengemin kalçaları okadar davetkar duruyordu ki, dayanamadım ve Kenanın önünden çekilip kalktım, Kenanı tutup Sinanların olduğu şezlonga götürdüm. Onlar sikişmeye devam ederken, şezlongun yanına oturdum ve yengemin kalçalarını okşamaya başladım. Yengem hoplamaya devam ediyordu. Yengemin koca kalçalarını iki yana ayırdığımda, göt deliği pempe bir güle benziyordu ve çok sıkıydı, daha önce hiç anal seks yapmamıştı sanırım. Tam göt deliğinin üstüne tükürdüm, sağ elimin işaret parmağıyla tükürüğü yaydım deliğinin üstüne, sonra parmağımı yavaşça kaydırdım deliğinin içine. Kolayca girmişti, ama yengem birden sıktı kendini, parmağım içeride kilitlenmişti. Sonra gevşetti ve ben parmağımı sokup çıkartmaya başladım. Ben yengemin götünü parmaklarken, yengem de zevk aldığını belirtmek istercesine inliyordu. Deliği parmağıma alışmıştı ki, orta parmağımı da soktum götüne. Artık iki parmağımla sikiyordum yengemin götünü…

Kenan da bu manzara karşısında iyice azmıştı ve yarağını okşayarak yengemin arkasına yanaştı. Belli ki yengemin götüne sokmak için sabırsızlanıyordu. Parmaklarımı çektiğimde açılmış delik yavaşça kapandı tekrar. Yengemin kalçalarını yanlara doğru gererek, deliğinin tam üstüne bir daha tükürdüm. Sonra Kenanın sikine de tükürerek ıslattım ve Kenana, “Hadi!” dedim. O sırada Sinan yengemin amını öyle güzel sikiyordu ki, yengemin hiçbir şeye itiraz edecek ya da konuşacak durumu yoktu, kendinden geçmişti adeta. Kenanın sikini tutarak yengemin göt deliğine dayadım, Kenan da iki eliyle yengemin belinden tutarak bastırdı. Sinan da hareketlerini durdurmuştu. Kenanın koca yarrağının kafası zorda olsa girivermişti yengemin götünden içeri. Zaten gerisi de çabucak kayıverdi içine. Ama yengem de çığlığı başmıştı o anda. Başlarda biraz böğürsede, hemen alıştı götündeki yarağa da. Şimdi resmen tost olmuştu yengem. Öyle bir ritm tutturdular ki, yengem oturunca Sinanın muhteşem yarağı amına, kalkınca da Kenanın koca kafalı siki götüne giriyordu. İkisi senkronize bir şekilde sikiyorlardı yengemi…

Yengem kopmuştu artık, zevkten gözleri kaymış, ağzını bile kapalı tutamıyordu. Ben de Kenana arkadan sarılmış, iri tşaklarını okşuyordum. Daha 5 dakika olmadan Kenan kasılmaya başlamıştı, “Geliyorum!” dedi ve taşakları elimde, yengemin götünün içine boşalmaya başladı. Titriyordu. Sikinin üstündeki damarları görebiliyordum. Öyle dolu dolu boşalamıştı ki, siki halen yengemin götünün içindeydi, ama dölleri delikten dışarı taşıyordu. Sikini yengemin götünden çıkartınca bir avuç döl fışkırdı dışarıya. Kenan boşalmış ve işi bitmişti, ama ben azmıştım tekrar, amım vıcık vıcıktı. Yengem de götünün içinde hissettiği döllerin sıcaklıkğından olsa gerek anormal sesler çıkartmaya başladı. Sinan amına pompalamaya devam ederken yengem de titreyerek kasılmalarla boşalmaya başladı ve yığılıp kaldı Sinanın üstüne…

Yengem Sinanın üstünden kalkmayı başardığında, amından çıkan yarrak halen direk gibiydi. Sinan da ayağa kalktı ve bana, “Ece’ciğim beraber devam edelim mi?” diyerek elini uzattı. Ben de uslu bir kız gibi elinden tuttum. Beni şezlonga sırtüstü uzatarak bacaklarımı iki yana ayırdı ve koca yarağıyla amımı fırçalamaya başladı. Amımın dudakları bırakmıştı kendini. Yarağını aşağıya doğru kaydırarak kabak gibi açılmış olan göt deliğime dayadı ve “Denemek istermisin birtanem?” dedi. Ben de, “Çok isterim, ama alamam canım! Amımı sik!” deyiverdim terbiyesiz bir şekilde. 45 yaşındaki kuduruk adam 25’lik taş gibi kızın bu lafını duyunca durur mu, pat diye geçiriverdi yarrağını tazecik amcığıma. Ama ben yengem kadar bile alamamıştım, üstelik canım da yanmıştı. Sokabildiği kadarını amıma sokup, içimde bekledi gözlerim küçülene kadar. Sonra yavaşça geri çekip, nazikçe sikmeye başladı beni. İri yarağı girip çıkarken amımın içinde her yere dokunuyor ve beni boşalmaya doğru götürüyordu. Yengem de yanımda diz çökmüş, saçlarımı okşuyor, arada göğüslerimle oynuyordu…

Sinan birkaç kez pompaladıktan sonra, “Amın daracık aşkım, mahvettin beni, gelmek üzereyim!” dedi. Sinanın bu lafını duyunca anladım ki maceranın sonuna yaklaşıyorduk. Fırsat bu fırsat diye düşünerek, herzaman yapmak istediğim şeyi yapmaya karar verdim ve yengemi saçlarından tuttum ve dudaklarından öpmeye başladım. Yengem ters bir tepki verir diye de içimde bir korku vardı, ama öyle olmadı. Yengem de karşılık verince dillerimiz birbirine dolandı. Ben de gelmek üzereydim ve Sinan son defa içime öyle bir ittirdi ki yarrağını, girerken de çıkarken de yarağını boylu boyunca klitorisime sürttü ve ben boşalmaya başladım. Sinan hırıldamaya başlayınca, yengem, “Kızın içine boşalma!” dedi ve yanımdan elini uzatarak Sinanın yarrağını amımdan çıkardı, avuçlayarak sıvazlamaya başladı. Sinan bacaklarımın arasında başını geriye doğru attı ve yengemin elindeki yarağından döller fışkırmaya başladı. Yengem halen sıvazlıyordu yarağı. Sinanın yarağıyla gözgözeydik adeta. Öyle bir fışkırdı ki, ilk çıkan döller yüzüme gelmişti. İkinci parti gelenler de boynuma. Yengem elindeki yarağı sanki sağıyordu ve Sinanın dölleri de ardı arkası kesilmeden gelmeye devam ediyordu. Memelerim ve karnım Sinanın dölleriyle kaplandı…

Yengem Sinanı öperek, “Hadi canım, bizi bırakın artık plaja!” dedi. Sinan da, “Olur aşkım!” diyerek kalktı. Havuza atlayıp temizlendik. Yengemin çıkarttığı bikinileri giydim ve yukarıya çıkıp diğer elbiselerimi de alıp geldim. Yengem de hazırlanmıştı. Sinan gelmedi bizimle, Kenan bizi aldıkları plaja kadar bıraktı. Ama arabada hiç kimse ağzını açmamıştı. Biz yengemle işten gelmiş iki orospu gibi arabadan indik ve kendi arabamıza binip otelemize doğru yola çıktık. Yengem bana sadece, “Bütün bunlardan amcanın haberi olmayacak, tamam mı?” dedi. Ben de başımı salladım ve onayladım. Bacaklarım halen titriyordu…

Garibime giden şey, ayrılırken ne onlar bizden, ne de biz onlardan telefon numarası falan almadık. Sanırım hepimizin çekindiği birşeyler vardı. Ama hayatımın en güzel seksini yaşamıştım, hemde hayalim olan kadınla birlikte. Sanırım yengem için de en iyisi bugün yaşadıklarıydı. Hiç tanımadığımız ve bizim gibisini parayla bile bulamayacak iki Magandaya kendi ayaklarımızla gidip siktirmiştik kendimizi. Ve onlar da gayet güzel becermişti bu işi :))

Bu son maceram değil elbette! Hoşçakalın!


Annem ve Muhafazakar Seks Partisi 8

diliyle sikimi buluşturduğunda elazığ escort
annemin tadına iyice varmaya başladım. Dokunuşları öyle ustaca, timingi o kadar doğruydu ki çıldırtıcı iniltiler çıkarmaktan geri duramadım. bir erkeğin siki ve taşaklarıyla oluşan bütünlüğün tamamından yararlanmasını öyle güzel beceriyordu ki, en hassas bölgelerimi şevhetli dil darbeleriyle ıslatmıştı. Bana sürekli kocacım ve artık kocamı buldum diyordu. Sikim broşalmaya çok yaklaştığında tamamen ağzının içine alıp git gele başladım. Bunu yaptığı sırada bacaklarımın arasından bana azgın ve çapkın bakışlar gönderiyordu. Ağzına sular seller gibi broşaldım, ağzındaki döllerimi iştahla yuttu, diliyle dudaklarının kenarında kalanları da güzelce temizledi. Hala hayvani seslerle inliyordum, annem kadar mükemmel ve azgınca sevişen bir kadın olamazdı. Annemin iri memelerine artık dalma zamanı gelmişti, memelerini göstermeden öyle güzel avuçluyor ve beni kıvrandırıyordu ki neredeyse dayanamayıp saldıracaktım. Ama Şengül ben kıvranırken bir anda çat diye açıverdi ve ben önüme serilen iri memeleri gözlerimle biraz inceledikten sonra ağır ağır avuçlayarak dillemeye başladım. Annemin eli kadınlığındaydı, bense annemin oldukça iri ve dikleşmiş memelerini avuçluyor, annemin de bir eliyle ittirdiği kafamı bu yemelik tombik memelerin arasına gömüp orada kalmak istiyordum. Annemin iniltileri her geçen dakika arttıkça memelerinden yavaşça bal kutusuna inmenin zamanı geldiğini anlayarak dilimi kadınlığına yavaş yavaş daldırdım. Sulanan amcığı öylesine yavaş ve aralıklı yalıyordum ki annem iyice azıyordu. Annemin yangınına son vermek üzere bacaklarını kaldırarak sikimin başını amcığına dayadım. Çok azmış olmama rağmen daha çok azmış olan annemin “sok sok kocacım” “sik artık selimim” diye inlemelerini duymak çok hoşuma gidiyor ve annemin arzulayan bakışlarına karşı sikimin başını ağır ağır sokuyor sonra da tamamen çekiyordum. Annem iki eliyle iki elimi tutuyordu ve öyle güçlü sıkıp, yalvarıyordu ki… Ağır ağır sadece başını sokup çıkarırken sonunda dayanamayıp öyle bir soktum ki annem “ahhhhhhahahahhhhhhhh” diye bağırarak bütün evi inletti. Ben de 8-10 defa sokup çıkardıktan sonra Şengül’ün amcığına broşaldım. Hemen ardından anneciğmin yanına uzanarak 10 dakika boyunca ateşlice öpüştük. Dudaklarımı annemin boynuna oradan da ağır ağır koltuk altına doğru götürmüştüm, koltuk altını yalıyordum, içimde annemin her kuytusunu keşfetmek için öyle bir arzu vardı ki…

O gece annemle o villada sabah saat 9’a kadar korkunç bir iştahla seviştikerzincan escort
ve koyun koyuna uyuduk. Aysel’in yemeğin hazır olduğunu haber veren sesiyle çırılçıplak ve uyandığımızda saat 4’e geliyor ve bizi yeni bir parti bekliyordu.

not: daha önce yayımladığım bu hikayedegiresun escort
çeşitli iyileştirmeler yapıp yeniden yayımlıyorum. fotoğraflar tabii ki temsilidir.


Annem Ve Kızkardeşim 3.Bölüm

2011 yılında sahteelazığ escort
kızlık kanı diye bişey çıktı zira kız kardeşim gibi kapalı bir kızın bakire erzincan escort
olamayışı bizim için büyük bir sorun oluyordu. İsteyenleri de hep beğenmedim diyerek geçiştiriyorduk. giresun escort
Bu kan sayesinde kız kardeşimi akın diye biri ile evlendirdik ve evlendireli tam 1 sene oldu. Akın da bizim gibi 1 erkek ve 1 kız kardeşti onun babası annesinden ayrılmıştı. İki çocuk da annenin yanında kalıyordu. Annesi annemle yaşıt kapalı kocaman kahverengi gözleri olan bi hatundu daha ilk gördüğümde içimden kızkardeşim mutlaka bu çocukla evlenmeli demiştim. Tabi ablası da piyangodan çıktı tam bi afeti devran dı. Küt saçları diz üstü eteği pürüssüz bacakları ve o kocaman kahverengi gözleri beni bitirmişti. Akın 24 yaşındaydı benden 3 yaş küçüktü ablası 25 yaşındaydı o da okuduğu için evlenmemişti. Neyseki okul bitmişti. Kısa bi nişandan sonra kızkardeşimi dünya evine soktuk tabi bu arada kız kardeşim de rahat durmuyor her bulduğu yerde son defa kendini bana siktiriyordu. Gerdek gündüzü bizim evde güzel bir seks molasından sonra daha önceden annemde denediğim yapma kızlıkları kız kardeşimin amına yerleştirdik. Ve gelinliğini giydirip kocasının evine yolladık. Damat tarafına fazla yük olmamak adına kız kardeşimi iç güveysi verdik. Ertesi gün kız kardeşim nasıl numaradan acı çektiğini kaç kere damadı durdurduğunu en sonunda yarağa doyduğunu anlattı. Biz de annemle bunları dinleyerek bir sabah sporu yaptık. İlerleyen aylarda damat efendi ve ailesi ile aramız iyice sıkı fıkı olmuştu hatta benim yanımda çalışmaya başlamıştı. Kız kardeşim de boş durmuyor her yaşadığı seksi bize anlatıp kendini bana siktiriyordu annem de artık o misafir diyerek onu yalnız sikmeme bişey demiyordu. Kız kardeşim her geldiğinde değişik fantezileri anlatıyordu. Meğer enişte de bek bi düz adam değilmiş. Dükkanda seks hikayeleri okuduğunu da yakalamıştım. Birgün kız kardeşim heyecanla arayarak dün geceki fantezilerinde kız kardeşimi iki kişi siktiklerini hayal etmişler bu da kız kardeşime gün doğdurmuş ve bana dedi ki eğer iş ciddileşirse ikincimiz olurmusun diye. Bende hay hay dedim ve onun heyecanı ile gittim annemin haşatını çıkardım. Annem de sebebini sorunca olanları anlattım. Annem de kırk yıllık orospu gibi hemen kendine pay çıkarıp benide yaparsınız değil mi dedi. Bu benimde hoşuma gitti tabiî ki aşkım dedim. Ve dudaklarına yumularak uzunca bi seks yaşattım. İşe gittiğimde kayınço bişey söyliycek gibi oluyor ama söyliyemiyordu bende ona dönüp tamam hadi git git dedim sevinerek on numarasın abi dedi ve eve gitti. Bi baktım ki bizim enişte yine 3lü seks okumuş azmış da kızkardeşim sıdıkayı sikmeye gitmiş. Ben hemen sıdıkayı arayarak hazır olmasını birazdan fena bi yarak yiyeceğini söylediğimde baya bi sevindi. Dükkanda üç beş işlerle uğraştıktan sonra akşam eve doğru yol aldım yoldayken annem aradı ve akşam Gülizar ve kızının bize geleceğini söyledi he bu arada damadın anası oluyor Gülizar kızı da aslı. Kız kardeşim ve akını sorunca onların gelmiyeceğini söyledi. İçimden ulan enişte mala vuracan demi sabaha kadar diye hayıflandım. O azgınlıkla eve gidip annemi okşadım zaten misafir gelecek diye vermem dedi. Annem ve Gülizar abla aralarında konuşarak bi anda beni ve aslıyı baş göz ettiler nasıl oldu anlamadım ama aslı da bunu onayladı ve söz kesilmiş oldu. Neyse bunlar gidince sıdıka mesaj atmış abi yarın hazırlan 3lüye diye. Aradım ama açmadı. Sabahı zor ettim işe gittiğimde enişte çalışıyordu hiç bişey yokmuş gibi,bana abi akşam bize gidelim annemler yine size gidecek dedi bende tamam olur dedim ve müjdeyi verdim aslı ile olan söz meselesini. Benim haberim var abi dedi bende ulan dallama kız kardeşinin sözü oluyor bundan daha önemli ne işin vardı da gelmedin hırp dediğimde sırıtarak sıdıkaa dedi. Bende ulan.. diyip işime baktım. Akşamı nasıl ettim bi bana sorun bde kolumdaki saate çevirip baka baka on yıl esk**i garibim. Akşam beraber çıkıp onlara gittik kapıyı çaldığında betim benzim atmıştı ilk defa yapacakmış gibi heyecanlanmıştım. Kız kardeşim de kapıyı açıp arkasında durdu ki dışardan kimse görmesin. İçeri girip ayakkabılarımı çıkardığımda bide ne göreyim kız kardeşim kırmızı bir iç çamaşırı ile atlete benzer ama içini gözteren çok sexy bişey ile kapının arkasında duruyordu. Altında sütyen yoktu memeleri çok hoş görünüyordu bi an bakıp kendime geldim ve hösstt len bu ne hal dedim. Kız kardeşim fırlayarak salona doğru koştu senin için abi dedi. Eniştenin yüzüne baktığımda korkmuş bi hali vardı ağırdan almak için ayakkabılarımı giymeye başladım ama enişte, abi dur lütfen önce bi dinle dedi. Bende yaram neyi dinliyim sapıtmışınız amına koyim dedim ama kız kardeşim de koşarak geldi ve kolumdan tutarak beni salona çekti. Akına da sen bi mutfağa gitsene özel konuşayım dedi ve akını yolladı sonra da gelip dudaklarım dan öptü bende numaradan bağırmaya başladım fakat sonra sustum hemen beni soydu ve sikimi yalamaya başladı bi yandan da akına seslendi akın geldiğinde çırılçıplaktı hasan bai kolay gelsin dedi. Bende sağol şerefsiz akın gel dedim oda abi kabul etmiycen diye çok korktum valla sıdıka abimden başkası ile olmaz eğer olacaksa diyince nerdeyse vazgeçecektim dedi. Ben bişey demeden kız kardeşime sakso çektirmeye devam ettim. Yarağım tamamen kalkınca kız kardeşim üzerindekileri çıakrıp hadi yatak odamıza gidelim diyerek hem benim hem akının elinden tuttu. Çırılçıplak yatağa uzanıp bana gel işareti yaptı bende dudaklarına yumuldum ve yalaya yalaya aşağıya doğru indim. Amına kavuştuğumda kız kardeşim ahhh offhh diye sesler çıkardı biraz yaladıktan sonra da hadi abi hadi hir içime dedi. Ben sikimi hizalayıp tam içine girecekken akın kız kardeşimin suratına boşaldı. Olum ne irençsin la dedim oda abi sıdıka en çok bunu seviyor dedi ben sıdıkaya iyice pompalamaya başlamıştım o ise çılgın gibi kendini sıkıyor inliyor çarşafları yoluyordu. Tam boşalacağım dediğimde kalkıp sikimi ağzına aldı ve yutabildiğini yuttu. Ama yalamaya devam etti okadar çok yaladı ki sikim tekrar kazık gibi oldu bu arada enişte de sikini kaldırmıştı. Sıdıka hadi abi uzan dedi ben uzanınca yavaş yavaş sikimi içinde kaybetti bi iki zıpladıktan sonra enişte arkasına girmeye başladı sıdıkanın nefesi kesilmişti ama yinede enişte hepsini geçirmişti. Ben yavaş yavaş belimi oynatmaya başlayınca sıdıka da inlemeye başladı hadi kocalarım sikin karınızı doldurun deliklerini diye. Ben bunu kendime çekip memelerini yalamaya başladım enişte de hızlanmıştı. o hızlandıkça benin sikim girip çıkıyordu zaten. Sıdıka öyle bi titredi ki ben nerdeyse dur lan akın kız bayılıyor diyecektim ki bi baktım bizim kız orgasm oluyor bende kendimi tutmadım içine boşaldım o an akında götüne boşaldı. Sikim küçülene kadar sıdıka kımıldamadı. Enişte ise işeyip gelmişti. Sıdıka yatağa yan yattığında ben kalktım amından ve götünden süzülen menilere baktım. Ve işemeye gittim. Enişte de enerji içeceklerini ve meyveleri yatağa getirmişti anlaşılan gece yeni başlıyordu. Üçümüzde içip yedikten sonra akın annesini aradı hasan abi bu akşam bizde siz de orda kalın diye. Onlar da kabul edince sıdıka ikimizi de dudaklarından öptü. Bende kızım sen de baya bi azgın çıktın hee dedim sıdıka da yok abi o kocamın azgınlığı dedi biraz durup abi bundan sonra hep yaparız değimli dediğinde akına baktım tabiî ki aşkım sen yeterki iste ama hasan abi de pek cimri değildir benim bildiğim o da boş durmaz deyince ben hayırdır beni mi sikecen lan dedim gülerek yok abi aslı ile evlenince 4 lü yaparmıyız dedi. Ben donmuştum böyle bişeyi hiç düşünmemiştim karımı başkasıyla paylaşmak nasıl olurdu acaba diye düşünürken sıdıka akın hele abim bi tadını çıkarsın aslının sonra konuşuruz dedi. Bende madem çok azdınız yarın akşam bizdesiniz ozaman dediğimde enişte hayırdır abi dedi bende sıkma canını akın yarın görürsün dedim ve sabaha kadar her şekilde sikişmeye devam ettik. Bütün gün yorgun argın geçince bize gelme işi bi sonraki güne sarkmıştı. Anneme daha bişi dememiştim akşama akınla sıdıka annesine bizde kalacağını söyleyip evden çıkmışlardı. Ben ise gece uzun sürsün diye enerji içeceği ile çin topunu yuvarlamıştım bile. Akşam hep beraber yemek yedik içtik sonra annem yatmaya gitti gündüzden anneme benim odamda yatmasını söylemiştim akınla sıdıka da annemin çift kişilik yatağında uyuycaktı.bana sende geç uyuma iş var güç var dedi. Akın bana malak gibi bakarak abi anne evde nasıl olacak dedi ma onun damalafat dimdik duruyordu. Sen canını sıkma akın dedim. Ve sıdıkaya git soyun sen dedim benim odaya gönderdim biraz sonra da ışıkları söndürüp akını o karanlıkta benim odaya soktum loş ışıkta sıdıkanın kapının yanında durduğunu görüyordum elimle akın görmesin diye kenara çektim ve akına sen gir yatağa dedim. Akın üstünü başını soyup yatağa girdi ve annemi okşamaya başladı annem de karşılık vermeye başladı. Annemin vücudu ile sıdıkanın vücudu birebir aynı olduğu için sadece anlasa anlasa annemin memelerinden anlardı. Nasıl olduysa akın bi çırpıda anneme geçirmişti annem de ohhfff hasanım kapıyı kilitledin mi deyince akın şok olarak anne?! Dedi annem de akın oğlum senmisin dediğinde bende lambayı yaktım. Annem şok olmuştu ve yanakları al al olmuştu. Annem ayakta beni ve sıdıkayı görünce akına dönerek dudaklarına kaçamak bi öpücük kondurdu akın ise hala şoku atlatamamıştı. Ben hadi akın devam et diyince akın annemi sırt üstü uzatıp amına git gellere başlamıştı. Annem de yediği bu taze yarağın şehveti ile akını poposundan tutup kendine bastırıyordu akın anneme yüklenirken bende sıdıkanın götüne git gel yapmaya başlamıştım ama annemin başkası tarafından sikilmesi beni delirtmişti fışkırırcasına boşaldım sıdıka da dönerek kalanları yaladı. Tam yalamayı bırakacaktı ki kaldır dedim ve yalamaya devam ettirdim. Akın da ilk postayı annemin amına atmıştı annem iliklerine kadar hepsini içine boşaltmıştı. Akın annemin yanına uzanınca ben annemi bana doğru çevirip amına girdip annem de akının sikini yalamaya başladı. Akın hemen tekrar ayaklanmaya başlayınca annemi yüzü ona dönük şekilde akının kucağına oturttum annem ahhmmm oofhh diye diye saçlarını savura savura titriyor bi yandan da hoplayıp duruyordu. Ben annemi akının üzerine doğru itince döt deliği açıldı ve bende yavaşca sikimi yerleştirmeye başladım. Annem iki siki almanın heyecanı ile dönmüş bana bakıyordu hadi oğullarım skin annenizi bu gece yırtın beni hadi hadi diyerek önüne döndü sıdıka annemin önüne geçerek amını kocasının ağzına dayadı ve annemde onun sırtını yalamaya memlerini sıkmaya başladığında ben bi anda yarağımı kökledim. Annem öyle bir çığlık attı ki herhalde sokaktan duyulmuştur o ara yediği sikin acısı ile sıdıkanın memelerini de tırnakları ile kanatmıştı ama kız kardeşim amının yalanma zevki ile hiç bişey hissetmemişti. Ben annemi götünden sikmeye başlamamla iyi bir tempo tutturmuştuk. Annem de zevkten orgazm üstüne orgazm oluyordu öyle ki artık sıvıları yatağa kadar akmıştı önce akın sonra da ben içine boşalırken annem son defa titredi ve kendini bıraktı. Benim sik hala kazık gibiydi akın annemin memelerini yalayarak ona sarıldı ve birbirlerini okşayarak uzandılar bense sıdıkayı altıma alıp amını yırtarcasına sikmeye başladım sıdıka ise abi beni ilk defa böyle sikiyorsun herhalde çok azdın dedi ben ona cevap bile vermeden boşalana kadar kucağımda hoplattım. O da bende boşalınca beraber duş alıp annemin yatağında birbirimize sarılarak uyuduk.


Karım Ebru

Size her şeyi anlatabilmem için önce Ebru’dan, yani karımdan söz etmem gerekiyor. Çünkü, geçirdiğim değişimin temelinde karım var. Yani aslında ne olduğumu anlayıp bundan son derece hoşlanmama ve kendimi kaptırıp, tüm hızıyla bu yeni kişiliğimi yaşamama neden olan Ebru.

Aslında karımı anlatabilmek için tek bir kelime bile yeterli. Tam bir “am” Ebru. İlk başka onunla evlenmeye kalkışmamın ardında da onun bu “am” olma özelliği vardı, değişimimin temelinde de. Ama size onunla ilgili biraz daha bilgi vermem gerektiğini de biliyorum bu arada.

Açık kumral saçlar, bembeyaz ve pürüzsüz bir ten, kuğu kadar zarif bir boyun, küçük birer portakal iriliğinde, kütür kütür ve yusyuvarlak memeler, incecik bir bel, birden genişleyen baştan çıkarıcı dolgun kalçalar, uzun ve gerçekten kusursuz bir çift bacak, yumuşacık ve resim kadar güzel ayaklar. Bütün bunların üstüne de, insanın bakmaya doyamayacağı kadar güzel ve şehvetli bir yüzü ve insanın aklına yalnızca bir tek şeyi, onu biran önce sikmeyi getiren yemyeşil bakışları koymak gerekiyor tabii.

Onunla, yaklaşık 2 yıl önce; o 21, ben 36 yaşındayken tanıştık. Bir arkadaşımın karısının akrabasıydı. Beni akşam yemeğine davet etmişler ve oraya gittiğim andan itibaren kendimi tümüyle Ebru’ya kaptırmıştım. Tabii ilk isteğim, onu biran önce sikmekti. Aslında; sonrasıyla karşılaştırıldığında, öyle abartılı ve tahrik edici de giyinmemişti Ebru ama, söyledim ya, kelimenin tam anlamıyla bir “am” olarak görünmüştü gözüme.

Yemek bittiğinde onu evine bırakma işini ustaca üstlenmiş, elazığ escort
sonra da kendi evime atmıştım tabii. O andan itibaren de Ebru’nun esiri olmuştum zaten. Doymak bilmez bir sikiş makinesi gibiydi. Elimi neresine değsem tepki veriyordu. O ilk gece; Ebru’nun sikişmekten ne kadar çok zevk aldığını ve karşısındakine de ne kadar çok zevk verdiğini keşfederek, resmen yamulmuştum. Sabaha kadar iliklerimi boşaltmıştı adeta.
İki ay içinde evlendik.

Çevremizdeki herkes birbirimize çok yakıştığımızı düşünüyordu. Laf aramızda hala da öyle düşündüklerini biliyorum. Bunun nedeni ise hiç bir şeyin farkında olmamaları. Neyse lafı uzatmayayım. Haziran’ın son günlerindeydi. Nikah dairesinden çıkar çıkmaz kendimizi havaalanına atmış ve uçağa bindiğimiz gibi Bodrum’a gitmiştik. Ve değişim de orada başladı işte.

Bir hafta boyunca kalacağımız 5 yıldızlı otele vardığımızda akşam erzincan escort
olmuştu. Dışarı çıkıp yemek yemeyi ve sonra da Bodrum’un barlarında eğlenmeyi kararlaştırmıştık. İlk şoku, karım giyinmesini tamamlayıp banyodan çıktığında yaşadım. Karşımda duran benim alaştığım Ebru’ya hiç benzemiyordu çünkü.

Uçuk eflatun, incecik bir giysi geçirmişti üstüne. Sicim kadar ince iki askı omuzlarından geçerik giysiyi tutuyordu. Kolları, omuzları ve boynu, ortasına kadar sırtı ve memelerinin üstü meydandaydı. İncecik streç kumaş, memelerini, karnını ve kalçalarını sarıyordu.

Eteği kasıklarının yarım karış kadar altındaydı. O güzelim, bembeyaz bacakları çıplaktı. Ayaklarına ise yalnızca bir kaç ince deri battan oluşan, iyice yüksek topuklu ve altları incecik kösele, siyah bir çift ayakkabı giymişti.

Sikim biranda kalkmıştı onu böyle görünce. İçimden geçen, dışarı çıkmak yerine onu yatağa atıp doyasıya sikmekti. Yürüyüp ona sarıldım. Aynı anda da, giysinin altına hiç bir şey giymemiş olduğunu anladım. Gerçi bu giysinin altına sutyen takması olanaksızdı zaten ama, kilotu da yoktu. Bunun farkına varmak ise sanki mümkünmüş gibi sikimin biraz kalkmasına neden olmuştu yalnızca.

Ebru niyetimi anlamıştı tabii. Bir adam geri çekilip gözlerimin içine bakarak;

-“Acele etme sevgilim…” dedi, “Nasıl olsa geri geleceğiz… Hem inan bana, o zaman daha güzel olacak…”

Sesimi çıkarmadım. Yalnızca bir kaç saat önce evlenmiştik ve bu akşamı eğlenerek geçirmek istemesini anlıyordum. Ondan uzaklaştım. Ama üstümdeki incecik patolonun önü çadır gibi olmuştu. Karımın gözleri bunu hemen yakaladı tabii:

-“Uffff çok güzel olmuş…” dedi kıkırdıyarak, “Ama giresun escort
bence eline bir şey al da, sokaklarda böyle dolaşmak yerine önünde tutup durumu gizle istersen…”

Doğru söylüyordu. Dolaptan spor bir gömlek aldım elime. Sonra dışarı çıkmak için aşağıya indik. Lobiden geçerken Ebru önümde yürüyordu ve ben de gömleği almakla ne kadar isabetli bir iş yapmış olduğumu anlıyordum. O başdöndücü kalçaların incecik kumaşın altından olduğu gibi belli olmaları bile yeterdi aslında. Ama sanki inadına yapıyormuş gibi iyice de çalkalaya çalkalaya yürüyordu karım. Manzara, insanın aklını başından alacak gibiydi.
Takside ise oldukça ilginç bir durum çıktı ortaya. Ben şoförün arkasında oturmuştum, Ebru ise sağ taraftaydı. Önce şoförün ön camın sol tarafına taktığı panoramik aynayla oynadığını fark ettim, sonra da Ebru’ya baktım. Öyle bir oturmuştu ki, neredeyse amı görünecekti. Şoförün, bu akıl almaz manzarayı seyredebilmek için aynasına ayar yapmaya çalıştığı belliydi.

Sesimi çıkarmadan bekledim. Son derece heyecanlanmıştım ve ne olacağını merak ediyordum doğrusu. Karım ise kıpır kıpırdı. En çok hareket eden yeri ise bacaklarıydı bu arada. Birden onun da durumun farkında olduğunu kavradım. Şoförün bacaklarını seyrettiğini biliyordu ve sürekli hareket ederek ona daha da çok göstermeye çalışıyordu.

Bodrum’un içinde, Neyzen Tevfik heykelinin önünde taksiden inerken, dikkatimi şoförün yüzündeki üzüntülü ifade çekti. Yolculuğun çok kısa sürmüş olduğunu düşünüyordu herhalde. Ama Ebru inerken ona son bir iyilik daha yaptı. Bacakları öyle bir aralandılar ki, eminim adam bu sefer amını bile görmüştü.
Yanyana, sahil boyunca yürüyerek Karada Marina’ya kadar gittik. Yanımızdan geçen tüm erkeklerin gözü karımın üstündeydi ve ben gömleğimi yanıma aldığım için kendimi çok mutlu hissediyordum. Sikim, bir an için bile yumuşamıyordu.

Marina’da, bir restoranın terasına oturup yemeğimizi yedik. Başta; yemek boyunca biraz kendime geleceğimi sanmıştım ama, yanıldığımı hemen anladım. Gerçi ben oturduğum yerden göremiyordum ama, çevremizdekilerin gözleri önünde müthiş bir manzara olmalıydı. Karımın bacakları, örtüsü olmayan masanın altından olduğu gibi görünüyor olmalıydı. Tüm erkeklerin gözü onun üstündeydi.

Şarap içiyorduk ve alkolün etkisiyle olmalı, Ebru iyice kıpır kıpır bir hale gelmişti artık. Bu yetmiyormuş gibi, yakın çevremizdeki tüm erkeklerin gözü de, giysinin altından bütün güzelliğiyle belli olan baştan çıkarıcı memelerindeydi. Bize servis yapan garsonun ik**e bir yanımıza gelmesinin nedeninin de karımın memeleri olduğundan hiç kuşkum yoktu. Sikim pantolonumu yırtacak bir hale gelmiş, inmek bilmiyordu.

Yemekten sonra yine yürüyerek geriye, Barlar Sokağı’na döndük ve ilk bulduğumuz bara daldık. Ebru elimi tutup ısrarla beni bana doğru götürdü ve yüksek bar taburelerinden birine çıkıp oturdu. Yine müthiş bir manzara çıkmıştı ortaya. Bacakları, neredeyse kalçalarına kadar meydandaydılar. Orada ikişer viski içip bir kaç saat oturduk. Doğaldır ki, yakın çevremiz gözlerini karımdan ayırmayan sürüyle erkekle dolmuştu yine.

Bir taraftan da, Ebru’nun yüzünde meydana gelen ifade değişikliği dikkatimi çekiyordu. Gözleri hafifçe buğulanmış, dudakları ıslak ve aralıktı. Her halinden onun da çok tahrik olduğunu anlayabiliyordum. Anlamadığım tek şey, bu durumun beni neden bu kadar çok etkilediğiydi.

Sonra çıkıp yeniden bir taksiye bindik ve otele doğru yola çıktık. Ebru, tıpkı önceki takside yaptığı gibi, şoförü yol boyu deli etmeyi sürdürdü bu arada. Eteği artık neredeyse beline kadar sıyrılmıştı. Onun kendini gösterdikçe tahrik olduğunu, tahrik oldukça da kendini daha çok gösterdiğini farkedebiliyordum.

Otele girdiğimizde tek isteğim karımı biran önce odaya götürmek ve deli gibi sikmekti. Ama bunu başaramadım. Ebru, otelin havuz başı barında da biraz oturmak için ısrarlıydı. Çaresiz kabullendim ve bir saatten fazla bir süreyle, yeni bir teşhircilik örneğine tanıklık etmek ve daha da çok tahrik olmak durumunda kaldım. Sonra birden bana bakmaya başladı karım:

-“Ohhh sevgilim…”dedi, “Canınm sikilmek istiyor…. Ohhh sikilmek istiyorum sevgilim… Hadi beni odamıza götür…”

Asansöre bindiğimizde ikimizden başka kimse yoktu. Elimi eteğinin altına sokup amını avuçladım karımın. Tanrım, ateş gibi yanıyordu Ebru’nun amı ve akıl almayacak kadar ıslanmış, vıcık vıcık olmuştu. Birden beli gelmeye başladı. Başını omuzuma yaslamıştı ve tüm vücudu sarsılıyordu.

Odaya girer girmez, önce ayakkabılarını sonra da giysisini çıkarıp attı. İnanılmaz güzel, inanılmaz tahrik edici ve inanılmaz derecede tahrik olmuş görünüyordu. Ben hızla soyunmaya çalışırken gelip önümde çömeldi. Uzun parmakları çatlama noktasına gelmiş sikimi kavradılar. Sonra ağzının açılışını ve o güzelim dudaklarının sikimin mosmor olmuş başına kapanışını, zevkten kısılmış gözlerle izledim.

Bir anda içimde bir top patlamış gibi oldu. Belim fışkırmaya, Ebru’nun ağzına dolmaya başladı. Bu onun da bir kez daha belinin gelmesi için yeterli olmuştu. Yine tüm vücudu sarsılıyordu. Gözleri kapalıydı. Ama inanılmaz bir hırsla emmeyi sürdürüyordu. İçimi boşaltana kadar da emmeyi sürdürdü.

İşin ilginç tarafı, sikimin hiç bir inme belirtisi göstermemesiydi bu arada. Karım bütün tohumlarını, damla bile israf etmeden midesine indirdikten sonra da emmeyi bir süre sürdürdü. Sonra da sikimi ağzından çıkarıp yalamaya başladı. Bir eliyle taşaklarımı mıncıklıyordu.

Birden ayağa kalkıp beni yatağa doğru itti. Sırtüstü uzandım yatağa, Ebru da hızla üstüme çıkıp sikimin üstüne çömeldi. Bir eliyle sikimi dibinden kavramıştı. Sonra birden oturdu sikimin üstüne. Bir anda, dibine kadar içine almıştı beni. Amı alev alev yanıyordu. İçinden sızan am sularının taşaklarıma aktığını hissediyordum. Müthiş bir sikişe başladık sonra da.

Neredeyse sabaha kadar sikiştik o gece. Karım çıldırmış gibiydi. Sikimin üstünde bir dansöz gibi dansediyordu sanki. Zaman zaman biraz doğrulup sikimi amından çıkarıyor, sonra da götüne dayayıp yeniden oturuyordu üstüne. Peşpeşe beli geliyordu. Benim belim geldikçe de büyük bir telaş içinde sikimi ağzına alıyor, emerek, yalayarak yeniden kaldırıyor ve tekrar o başdöndürücü deliklerinden birinin içine alıyordu.

Sonunda ikimiz de bitap düşüp kendimizden geçtik.

Sabah uyandığımda, Ebru yanımda uyuyordu. Hala çırılçıplaktı. Saçları karışmış bir halde darmadağındı. Bacaklarını dizlerinden kıvırıp karnına çekmiş, sağ yanına yatmıştı. Dirseğime dayanıp onu seyretmeye başladım.

Pırıl pırıl kılsız amı ve götünün pembe küçük deliği perişan bir halde görünüyordu. Her tarafta kurumuş bellerim vardı. Üstelik her iki deliğinden de hala bel sızdığını görebiliyordum. Gördüklerim, sikimin bir anda kalkıp kazık gibi olmasına neden olmuştu. Sabaha kadar sikiştikten sonra bunun nasıl olabildiğini anlamakta güçlük çekiyordum ama, gerçek buydu.

Ben de yan yatıp arkasına geçtim ve sikimi götünün hala biraz açık duran deliğine dayayıp bastırdım. İçi hala bellerimle o kadar kaygandı ki, bir anda dibine kadar girdi sikim. Bu da karımın uyanmasına neden oldu tabii.

-“Ohhhh sik beni sevgilim…”diye inledi sonra da, “Ohhhh sik hadi götümü…”

Zaten başka bir istediğim yoktu ki. Yavaş hareketlerle sikmeye başladım onu. Gerçekten de çok büyük zevk alıyordu Ebru. Vücudu dalga dalgaydı. Kısa bir süre sonra beli gelmeye başladı. Götü sikimi bir mengene gibi sıkmış, bir kasılıp bir gevşeyerek adeta beni sağıyordu.

Belimin hemen gelmemesi için dişimi sıktım. Ebru durulduktan sonra da, sikmeye devam ettim. Ama karımın beli ikinci defa geldiğinde yapabileceğim bir şey yoktu. Beni sağmasına istemesem de izin vermek zorundaydım. Tohumlarım götünün dibine fışkırmaya başladı. Yeniden yarı baygın, uyuyup kaldık.

İlk uyanan yine ben oldum. Ama bu sefer yeniden başlamak istemiyordum. Aksi halde tüm gün boyunca yataktan çıkamayacağımızın farkındaydım. Zaten saat öğlenden sonra 2 olmuştu bile. Kalkıp duşa girdim.

Yine de, odadan çıkabilmemiz iki saati buldu. Ebru da duş yapmıştı kalkınca. Sonra da havuza gitmeye karar vermiştik. Gerçi otelin aşağıda, deniz kenarında bir plajı da vardı ama, biraz geç olmuştu oraya gitmek için. O hazırlanırken, ben de oturmuş kapıdan aldığım gazeteyi okuyordum.

-“Hadi sevgilim, gitmiyor muyuz…?” diye sordu birden Ebru.

Başımı kaldırıp ona baktığım anda, sikim bir anda kalktı yine. Siyah, çiçekli bir bikini vardı üzerinde. Tabii eğer buna bikini denilebilirse. O kadar küçüktü ki, adeta yok gibiydi. İki küçük üçgen kumaş memelerinin yarısını ancak örtüyordu. Alt kısmı da, önden yalnızca kasıklarını örten üçüncü bir üçgen kumaş parçasıydı.

Yüzünde hırzırca bir gülümseme vardı. Ona nasıl baktığımı görünce, olduğu yerde dönüp, bana arkadan görünüşünü de gösterdi. Tanrım, o baş döndürücü yuvarlak kalçaları, neredeyse olduğu gibi meydandaydı. İncecik bir bant halindeki kumaş, hiç bir şeyi örtmüyor, yalnızca bikininin ön kısmını tutmaya yarıyordu.

Yerimden kalkıp ikinci bir plaj havlusu daha aldım dolaptan. Buna gerçekten de ihtiyacım olacağını biliyordum. Mayomun önündeki çadırı, ancak onunla saklayabilecektim. Sonra odadan çıkıp havuza yöneldik. Ebru, yaklaşık 2 metre kadar önümden yürüyordu ve gözlerimi onun inanılmaz bir baştan çıkarıcılıkla çalkalanan çıplak kalçalarından alamıyordum. Bir taraftan da, kafamın içinden binbir düşünce geçiyordu.

Artık karımın gerçek bir teşhirci olduğunu, güzelliklerini herkese gösterip onları tahrik etmekten son derece zevk aldığını kavramıştım. Şimdi de, onun özellikle kıçını göstermeye bayıldığını fark ediyordum. Aslında bunun anlaşılır bir yanı da vardı elbette ki. Ebru götünden sikilmekten inanılmaz, hatta şaşılacak kadar büyük zevk alıyordu. Böyle olunca da kıçını göstermek onu gerçekten de tahrik ediyor olmalıydı.

Havuzun başı kalabalıktı ama, yine de kendimize iki şezlong bulmayı başardık. Tam Ebru’nun istediği gibi şemsiye altındaydı bunlar üstelik. Onun yanmayı pek istemediğini, vücudunun beyazlığını korumaya özen gösterdiğini biliyordum. Anladığım kadarıyla bunun nedeni de, yine onun teşhircilik tarafıyla bağlantılıydı.

Yaklaşık 4 saat kaldık havuz başında. Çevremizdeki tüm erkeklerin karımdan gözünü bir an için bile ayırmadığı 4 saat. Ya da, sikimin hiç inmediği, durumu meraklı gözlerden saklayabilmek için büyük plaj havlusunu kucağımdan kaldıramadığım 4 saat.

Doğruyu söylemek gerekirse; bu sürenin en ilginç tarafı, karımın da ilgi odağı olabilmek için elinden geleni yapmaktan kaçınmamış olmasıydı tabii. Sırtüstü yattığında bacaklarını dizlerinden büküp ayaklarını şezlongun alt iki köşesine koyuyordu. Sırf merak ettiğim için bir kere yerimden kalkıp o böyle yatarken çevredekilerin neler görebildiğini anlamaya çalışmıştım.

Görünmeyen tek yeri amıydı. Ama o da mayonun incecik kumaşı altından tüm hatlarıyla belli oluyordu. Yüzüstü döndüğünde ise, kıçının yuvarlakları ortaya bütün çıldırtıcılığıyla çıkıyordu tabii. Sonra bir ara kalkıp havuz girmişti. Geri döndüğünde ise ıslanan mayosu nedeniyle daha da müthiş bir manzara yaratmıştı doğal olarak. Amı artık daha da belirgindi, ıslanınca incelmiş gibi görünen kumaşın altından.

Sonunda kalkıp odaya gittiğimizde, tek isteğim onu biran önce sikmekti tabii. Ama bunu yapamadım.

-“Acele etme sevgilim…” dedi karım, “Daha dışarı çıkıp yemek yiyeceğiz, sonra da biraz eğleneceğiz… İştahını geceye sakla…”

Daha da çok tahrik olmak ve bu arada beni de iyice çıldırtmak istediğini anladım. Sesimi çıkarmadım.

Bir gün öncesine oranla daha erken çıktık bu sefer otelden. Ve sanki mümkünmüş gibi, Ebru bu sefer daha da tahrik edici giyinmişti. Üstünde, eteği memelerinin hemen altından kesilmiş, biraz bolca ve ince askılı beyaz bir bluz vardı. Memelerinin alt kısımları neredeyse görülecek durumdaydılar. Yan taraflardan da, yarı yarıya görebiliyordum o yusyuvarlak, dim dik memeleri.

Altına ise yine beyaz iyice düşük belli, pilili ve kısacık bir etek giymişti. Yürürken eteği savruluyor ve kalçalarının alt kısımları görünüyordu. Beline ince bir altın zincir bağlamış, sağ ayak bileğine de, aynı zincirin daha küçüğünü takmıştı. Özellikle belindeki zincir, çıplak karnını daha belirgin bir hale getiriyordu sanki. Tümüyle meydanda olan göbek deliği, inanılmaz tahrik ediciydi.

Ayaklarına ise, yine yalnızca bir kaç incecik banttan oluşan alabildiğini yüksek topuklu bir çift ayakkabı geçirmişti. Uzun, bembeyaz bacaklarının güzelliğini, ayakkabıların içinden olduğu gibi görünen güzelim ayakları tamamlıyor ve Ebru’yu dayanılmaz sik kaldırıcı bir hale getiriyordu.

Bu sefer önce çarşı içinde dolaştık. Sonra yine bir restorana, peşinden bir bara ve en sonunda da otelin barına gittik. Bir öncekinden daha cüretliydi bu akşam Ebru. Daha çok gösteriyordu güzelliklerini.

-“Ahhhh canım sikilmek istiyor sevgilim… Hadi beni odamıza götür ve inlete inlete sik… Hadi n’olur…” dediğinde, bir saniye bile durmadım tabii.

Sikim çatlayacak bir haldeydi. Çevremizdeki tüm erkeklerin karımın üzerinde dolaşan aç bakışları, gözlerinden fışkıran sikme isteği beni delirtmişti adeta. Daha odaya girdiğimiz anda karımı yatağın üstüne devirdim ve bacaklarının arasına başımı gömdüm. Güzelim amı vıcık vıcık ıslaktı. Dudakları şişip, tıpkı susamış bir ağız gibi açılmıştı. Yine güneş doğana kadar sikiştik.

Ondan sonraki tüm günlerimiz de aynı geçti. Ebru sabahtan akşama kadar güzelliklerini teşhir ediyor, çevredeki tüm erkeklerin siklerini kaldırıyor ve bu arada da beni delirtiyordu. Ve sonunda da bana sikilmek istediğini söylemesiyle birlikte kendimizi odaya atıyorduk. Günden güne değişen tek şey, karımın giderek daha cüretleniyor olmasıydı.

Sonunda bir haftalık balayımız bitti.

İstanbul’a döneceğimiz günün sabahında karım giyindiğinde, ne yalan söyleyeyim biraz şaşırdım. Buraya geldiğimizde olduğu gibi, masum ve edepli bir şeyler geçirmişti üstüne. Şaşkınlığımı görünce hafifçe gülümsedi.

-“İstanbul’a dönüyoruz sevgilim…” dedi, “Orası başka…”

Bodrum’un anıları, döndükten sonra günlerce aklımdan çıkmadı tabii. Her gece, orada olup bitenleri tekrar aklıma getiriyor ve acayip tahrik olarak Ebru’ya saldırıyordum. Sonra, olanları tekrar yaşamak fikri kafama gelip yerleşti. Aynı şeylerin tekrar tekrar olmasını, dayanılmaz bir şekilde istiyordum. Sonunda Ebru’ya, “hafta sonu için Antalya’ya gitmeyi” önerdim.

Gözlerinin içi parladı karımın.

-“Ohhhh… Sen de istiyorsun değil mi sevgilim…?” dedi yalnızca.

Sesimi çıkarmadım. Üzerinde konuşmadan bu konuda anlaşıyor gibiydik karımla. İkimiz de, Antalya’ya gerçek gidiş nedenimizi biliyorduk.

Bu sefer, turistlerin de bol olduğu, şehir dışındaki bir tesiste yer ayırtmıştım. Cuma akşamı uçağa binmek için hazırlanırken, karım elinde orta boy valizle geldi. Keyfi yerindeydi. Uçaktan inip otele gider gitmez de, valizini alıp banyoya girdi.

Ben de üstümü değiştiriyordum bu arada. Hava gerçekten de çok sıcaktı. Terlemeden durabilmek için, mümkün olduğu kadar ince giysiler seçmem gerekiyordu. Kısa bir süre sonra, karımın sesiyle kendime geldim.

-“Nasıl olmuşum..?” diyordu.

Dönüp ona baktım. Banyonun kapısında, bacakları aralık duruyordu. Üstüne beyaz, incecik ve daracık bir giysi geçirmişti. Eteği ancak kalçalarının biraz altına kadar örtebiliyordu. Memelerinin de yarısı meydandaydı. Ama giysinin en müthiş tarafı, kumaşının inceliğiydi. Böyle dururken banyodan gelen ışık arkasında kalmıştı ve bacaklarının kasıklarıyla birleştiği yerin siluetini olduğu gibi görebiliyordum. Manzara, sikimin bir anda kalkıp taş gibi olmasına yetmiş de artmıştı tabii.

Ebru’nun yüzünde muzip bir ifade belirmişti. Üstümde yarattığı etkinin farkındaydı ve zaten amacının bu olduğunu ikimiz de biliyorduk. Heyecanım tepe noktaya çıkmıştı. Bodrum’dan döndüğümüzden beri aklımdan çıkmayan şeyleri yeniden yaşamaya hazırdık. Karımın elini tuttum ve birlikte odadan çıkıp aşağıya, otelin açık hava barına doğru yürümeye başladık.

Cuma akşamı ve gecesiyle tüm Cumartesi’yi müthiş geçirdik. Öyle ki, Pazar sabahı gidip rezervasyonumuzu bir gün daha uzattım ve dönüş biletlerimizi de Pazartesi sabahı için değiştirdim. Bir gece daha geçirmek istiyordum orada.

Doğruyu söylemek gerekirse, bu Antalya gezisi Bodrum’dan da güzel olmuştu. Bunun nedeni ise kaldığımız otelden neredeyse hiç ayrılmamış olmamızdı ilk başta. Otel doğal olarak turistlerle, yani yabancılarla doluydu. Bu da; Ebru’nun, sanki mümkünmüş gibi, daha da rahat hareket etmesine olanak vermişti. Her anı tepeden tırnağa sik kesilmiş bir halde yaşamıştım. Sonunda geceleri odamıza çıktığımızda da, neredeyse yatağa tutuşturacak bir hırsla sikişmiştik. Doymak bilmiyorduk ikimiz de.

Antalya’dan ayrılmadan önce, bir sonraki hafta sonu için yeni bir rezervasyon yaptırmayı da ihmal etmemiştim bu arada. Ama bu sefer başka bir yerde.

Bu seferki otel değil Belek’deki bir tatil köyüydü ve rezervasyon yaptırırken, orada geçireceğimiz bir kaç gecenin Ebru’yla benim açımdan bir devrim niteliğinde olacağını elbette ki bilmiyordum. Ama buranın ötekilerden farklı bir yer olduğunu daha check-in yaptırırken farkına varmıştım.

Çoğu İsrailli’lerden oluşan kalabalık bir turist topluluğu lobiyi doldurmuştu ve işin ilginç yanı bunların çok büyük bir bölümü genç erkeklerdi. Resepsiyon memurundan bunların izin yapan İsrailli askerler olduğunu öğrendim. Sonra da, hazırlanmak için odamıza çıktık Ebru’yla.

Yaklaşık bir saat sonra otelin bahçesindeki restorana girdiğimizde, tüm erkeklerin gözlerinin üzerimizde olduğunu fark ettim. Tabii bunda şaşacak hiç bir taraf yoktu. Karım, yine kelimenin tam anlamıyla bir afet gibiydi. Üstelik bu sefer biraz daha da cüretliydi sanki. Siyah bir saten giysi seçmişti kendine. İncecik askıların tuttuğu giysi; kolları, omuzları ve sırtının önemli bir kısmıyla birlikte memelerinin yarısından fazlasını ortada bırakıyor, karnını ve kalçalarını sımsıkı sarıyor, eteği de yine kalçalarının hemen altında bitiyordu.

Giysinin kumaşı o kadar inceydi ki; tüm hatlarıyla memeleri, birer düğme gibi kabarmış meme uçları ve hatta göbeğinin çukuru bile belli oluyordu. Ayaklarına geçirdiği yüksek topuklu, siyah dekolte ayakkabılar, bacaklarını daha da baş döndürücü bir hale getirmişti. Sadece bir kaç incecik banttan ibaret olan ayakkabılar, ayaklarını inanılmaz bir iç gıcıklayıcılıkla sergiliyordu.

Tam ortalarda bir masaya oturduk ve tüm İsrailli askerlerin gözü üstümüzde yemeğimizi yedik. Askerler ise yemeklerine ek olarak gözleriyle karımı yemişlerdi bu arada.

Yemekten sonra, animasyonların yapıldığı cafe bara geçtik. Hemen yakınımızdaki masalar da, bir anda yalnızca gerç İsrailli askerlerden oluşan bir kalabalık tarafından dolduruldu tabii. Ebru öyle bir oturmuştu ki, neredeyse kıçı görünüyordu. Yaklaşık bir saat sonra da, yeni yeni dolmaya başlamış olan gece kulübüne geçtik.

Karım, ısrarla barda, yüksek taburelerde oturmayı seçmişti. Böylece bacaklarını daha çok gösterme fırsatını bulduğunu biliyordum. Üstelik şimdi peş peşe yuvarladığı içkiler nedeniyle kafası da epeyce iyi olmuş ve daha da çok göstermeye başlamıştı. Durmadan bacak değiştiriyor ve bunu her yaptığında da, eteğinin biraz daha sıyrılmasına neden oluyordu.

Arada bir de, dizleri hafif aralık oturuyordu ve o zaman da, dikkatli bir göz pırıl pırıl kılsız amını bile görebiliyordu. Özellikle de, hemen yanımızdaki masada oturan 5 İsrailli asker avantajlı durumdaydı. Hem çok yakınımızdaydılar, hem de Ebru’nun aralanıp duran dizleri, onların tam baş hizasındaydı. Böylece doğrudan hedefe bakabiliyorlardı.

Askerlerin aralarındaki hararetli konuşma konusunun da karım olduğuna emindim. Çünkü hem İbranice birşeyler konuşuyor, hem de gözlerini hemen önlerindeki acayip manzaradan ayırmıyordular.

Yaklaşık bir saat kadar oturmuştuk ki, birden müthiş bir şey oldu. Hemen yanımızdaki masada oturan İsrailli askerlerden biri yerinden kalkarak bize doğru geldi ve karıma onunla dans edip etmeyeceğini sordu. Doğrusu ben böyle bir şey beklemiyordum. Ama anlaşıldığı kadarıyla Ebru hazırdı buna. Bana sormaya, hatta bakmaya bile gerek görmeden tabureden aşağı kaydı. Bunu yaparken eteği neredeyse beline kadar sıyrılmıştı tabii. Sonra da askerin önüne düşüp, kalçalarını çalkalaya çalkalaya piste doğru yürümeye başladı.

O kadar heyecanlanmıştım ki, boğazım acıma derecesinde kurumuştu birden bire. Onların piste çıkıp karşılıklı dansetmeye başladıklarını gördükten sonra barmene seslenip, kendime yeni bir içki istedim. Sonra dönüp seyretmeye başladım. Müzik hızlıydı ve karşılıklı dansediyorlardı. Bu arada, pistin çevresinde oturan tüm erkekler de bayram ediyordu tabii. Tam bir afet gibiydi Ebru. Müziğin ritmiyle kıvrım kıvrım bükülüyordu vücudu. İnanılmaz sik kaldırıcıydı.

Sonra parça bitti ve birden inanılmaz yavaş bir müzik çalmaya başladı. İsrailli de, dünyanın en doğal işini yapıyormuşcasına, karımın beline sarılıp onu kendine doğru çekti ve hafif hafif sallanmaya başladılar. Vücutları birbirine iyice yapışmıştı. Gözlerimi onlardan ayırıp, başka bir tarafa bakamıyordum.

Ebru’nun kendini iyice bırakmış olduğunu görüyordum. Böylesine yakın bir temastan rahatsız olmuş gibi görünmüyordu doğrusu. Nedenini tam anlayamadığım bir biçimde heyecanlandığımı hissediyordum. Daha da açık söylemek gerekirse, sikim bir anda kazık gibi olmuştu.

Vücutları böyle aradan hava bile geçemeyecek biçimde yapıştığına göre, İsrailli Ebru’nun giysisinin altında hiç bir şey olmadığını çoktan anlamış olmalıydı. Onun da sikinin kalktığına ve karımın karnına dayandığına, adım gibi emindim. Ve bu beni çok heyecanlandırıyordu işte…

İkinci slow parça çalarken, işi biraz daha ilerletmişlerdi. Artık adeta birbirlerine kenetlenmiş gibiydiler. Karımın iki eli birden İsrailli’nin boynundaydı. O da iki koluyla Ebru’nun beline sarılıp, alabildiğine kendine çekmişti. Karım başını hafifçe arkaya atmış, adamın gözlerinin içine bakıyordu.

Ama dananın kuyruğu üçüncü parçada koptu. Çünkü artık yaptıkları dans olmaktan çıkmış gibiydi. Herif sanki karımı ayakta sikiyordu orada. Pistin ortasında ve herkesin gözünün önünde hem de… İşin ilginci, Ebru’nun halinden hiç şikayeti olmamasıydı bu arada.

Şimdi daha da çok bırakmıştı kendini adamın kollarına. Yüzünü onun boynuna gömmüştü. Pist çok kalabalık olduğu için zorlukla görebiliyordum ama, kalçalarının hafif hafif büküldüğünü, hem sağa sola, hem öne arkaya kımıldadığını yine de fark edebiliyordum. İsrailli’nin elleri de hareketlenmişti artık. Sağ eli karımın vücudunun yan tarafında yukarı aşağı okşar gibi dolaşıyordu. Sol eli ise belinden aşağıya kaymış ve giysinin incecik kaygan kumaşı üstünden o baş döndürücü kalçaları okşamaya başlamıştı.

Tanrım o kadar çok tahrik olmuştum ki, durumumu kendi kendime anlatabilecek sözcükler bile bulamıyordum. Tepeden tırnağa sik olmuştum. Gözlerimi bir saniye bile ayıramıyordum onlardan.

Bu arada üçüncü parçanın da sonu yaklaşıyordu. Acaba disk-jockey bir tane daha slow çalar mıydı? Bunu hem delice istiyordum, hem de istemiyordum. Kararsızdım yani.

Ve o sırada müthiş bir şey oldu. Gözlerim karımın vücudunun hafif hafif sarsılmakta olduğunu yakaladı. Belki başkaları anlamazdı ne olduğunu ama, ben çok iyi biliyordum bunun nedenini. Belini getiriyordu Ebru. İnanılmaz bir şeydi bu.

Hiç tanımadığı bir İsrailli ile dansederken belini getiriyordu.

Tam duruluyordu ki, parça da bitti ve disk-jockey yaniden hızlıya döndü. Adeta istemeyerek birbirlerinden ayrıldıklarını gördüm. Pistten çıkarlarken İsrailli Eburu’yu kendi masanına götürmek istedi. Bunu hareketlerinden anlayordum. Ama buna uymadı karım. Adamdan ayrılıp bana doğru yürümeye başladı. Tanrım müthiş bir ifade vardı yüzünde.

Gelip tam karşımda durdu. Gözlerimin içine bakıyordu. Uzanıp elimi tuttu.

“Hadi sevgilim…” dedi sonra da, “Hemen odamıza çıkalım… Canım çok sikilmek istiyor şu anda…”

Ben de ondan farklı bir durumda değildim Hemen hesabı ödedim ve kalktık. Elemi sıkı sıkı tutmuş neredeyse beni çekiyordu karım. Asansöre biner binmez sikime yapıştı.

“Ohhh ne güzel kalkmış sikin sevgilim…” dedi “Çok sikilmek istiyorum şu anda… Biliyorsun değil mi?”

Sesimi bile çıkarmadım. O anda benim en çok istediğim de karımı bir an önce sikmekti. Odaya zor attık kendimizi.

Ebru beni yatağın üstüne itti. İtiraz etmedim. O kadar azmıştı ki her şeyi ona bırakmak çok daha iyi olacak gibi görünüyordu. Ayaklarım yerde vücudumun geri kalan kısmı yatağın üstünde onu seyretmeye başladım. Giysisini bile çıkarmamıştı. Telaşlı parmaklarla pantolonumun fermuarını indirip sikimi dışarı çekti. Sonra da adeta bir kaplan gibi üstüme atlayıp ata biner gibi oturdu sikimin üstüne.

Öylesine vıcık vıcıktı ki amı, bir anda köküne kadar girdi sikim. Ebru başını arkaya attı ve sarsıla sarsıla belini getiirmeye başladı. Yalnızca sikimin içine girmesi bile yetmişti karıma. Sonra göğsüme devrildi. Derin derin soluklanıyordu.

Büyük bir güç harcayarak kendimi tutuyordum ben de bu arada. Karımın halinden sabaha kadar sürecek bir sikiş maratonu yaşıyacağımızı anlamıştım ve mümkün olduğu kadar geç getirmek istiyordum belimi. Nitekim biraz sonra doğruldu Ebru. Tekrar ata biner gibiydi şimdi üstümde. Gözlerimin tam içine bakıyordu.

“Dans pistinde olanları gördün değil mi sevgilim?” diye sordu birden.

Başımı sallayarak yanıtladım onu. Hala kendimi tutmaya uğraşıyordum çünkü. Her an fışkırtabilirdim karımın amına.

“Ohhhh gördün değil mi?” diye devam etti Ebru. “Gördün değil mi neler yaptı bana o İsrailli? Gördün değil mi karına neler yaptı?”

Daha fazla tutamadım kendimi. Bir top gibi patladım adeta. Gözlerim kararıyordu. Ve bu Ebru’nun da bir kez daha belini getirmesi için yeterli olmuştu bile. Yine göğsüme devrildi. Ama bu sefer ikimiz de soluklanıyorduk.

Ama çok sürmedi bu. Karım bir kere daha doğruldu. Sikim hiç inmemişti zaten. Tekrar dansetmeye başladı üstümde. Gözleri yarı kapayıldı. Kendini müthiş bir zevk seline kaptırmış olduğunu görebiliyordum.

“Anlatsana…” dedim alçak bir sesle.

“Neyi anlatmamı istiyorsun sevgilim?”

“Sana neler yaptığını anlat… Ben yalnızca uzaktan gördüm biliyorsun…”

“Ohhhhhhhhh…”

“Hadi anlat… Ne yaptı da seni böyle azdırdı..?”

“Ahhhh sevgilim…”

Hafif bir kararsızlık sezinliyordum Karımda. Sanki herşeyi anlatarak beni incitmekten korkuyor gibiydi.

“Bebeğim…” dedim, “Benim halimi görmüyor musun? Olanların beni ne hale getirdiğini görmüyor musun?”

“Ohhhh evet sevgilim…”

“O zaman anlat hadi….”

“Önce normal dansediyorduk, farkındasın değil mi sevgilim? Herkesin yaptığı gibi gözleriyle her yerimi didik didik ediyordu yalnızca…”

“Evet bebeğim… Ama sonra müzik yavaşladı…”

“Ohhh evet sevgilim… O zaman sarıldı bana… Sımsıkı… Sikini dayadı karnıma… Offffff öyle bir kalkmıştı ki sevgilim… Bir bilsen… Taş gibiydi… Kocamandı… Alev alev yanıyordu sanki… Bir anda koptum…”

Anlattıklarından çok etkileniyordum ama, kendi benden de çok etkileniyor gibiydi. Birden anlatmanın onu müthiş tahrik etmekte olduğunu anlayarak, mümkünmüş gibi daha da çok tahrik oldum ben de.

“Bıraktım kendimi sevgilim… İtiraf etmeliyim ki kanım tutuşmuştu sanki… Ben de ona sarıldım… Orada öylece sanki ayakta sikişiyormuşum gibiydi… Ahhhh sevgilim…”

Yine kıvranıyordu üstümde. Tanrım müthiş bir kadındı karım. Bir İsrailli’nin onu pistte nasıl kasnağa aldığını anlatmaktan acayip tahrik oluyordu. Boğuklaşmış bir sesle anlatmaya devam etti sonra.

“Giderek daha saldırgan oluyordu sevgilim… Belime yapışıp beni öyle bir çekmişti ki kendine, neredeyse siki karnıma girecekti… Arasıra sana bakıyordum bu arada… Öyle gözlerini dikmiştin üstümüze… Bu da bana çok zevk veriyordu biliyor musun sevgilim..? Bir İsrailli karını herkesin ortasında ayakta sikiyordu adeta ve sen hiç bir şeyi kaçırmamaya çalışarak izliyordun…. Yüzündeki ifade müthişti…

Sonra tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir de beni okşamaya başladı adam… Elleri her yerimde dolaşıyordu… Kalçalarımı avuçluyordu… O zaman başımı onun boynuna gömdüm… Beni istediği gibi ellemesine izin veriyordum artık…. Üstelik bir de konuşmaya başlamıştı, biliyor musun..? Offff neler söylüyordu bana bir bilsen sevgilim… Ne kadar sik kaldırıcı olduğumu söylüyordu… Beni nasıl sikmek istediğini söylüyordu…”

Hareketleri giderek hızlanıyordu karımın. Kalçaları yukarı aşağı, öne arkaya, sağa sola çalkalanıyordu. Sikim içinde mahvoluyordu tabii. Giderek o kritik noktaya bir kez daha yaklaştığımı hissediyordum.

“Çok kötü kaptırmıştım kendimi sevgilim… Ne olacağını bilmiyordum… Aldırmıyordum da buna… Çevremizdekilerin dikkati üstümüzdeydi… Nelere yaptığımızın farkındaydılar… Ohhhh bu da bana müthiş bir zevk veriyordu biliyor musun..? Öyle ayakta sikildiğimi seyretmelerinden inanılmaz büyük zevk alıyordum… Ohhhh çok güzeldi sevgilim…”

Birden doğruldu üstümde. Sikim çıkmıştı amından. Uzanıp sağ eliyle sikimi dibinden kavradı ve götüne dayayıp tekrar oturdu ondan sonra da. Hiç zorlanmadan, yağ gibi almıştı beni içine. Ve gözlerimin tam içine bakarak anlatmaya devam etti sonra da.

“Adam konuşmayı kesmemişti bu arada sevgilim… Konuştukça daha da azdırıyordu beni… Kıçımın ne kadar tahrik edici olduğunu anlatıyordu bana… Onu götümü verip vermeyeceğimi soruyordu bana… Ahhhh beynime giriyordu sanki sözleri… Sonra öyle bir şey yaptı ki, kopardı beni sevgilim…

Kalçalarımı mıncıklayan ellerinden birini aşağı indirdi ve eteğimin altına soktu… Orta parmağı kalçalarımın arasına girmişti sevgilim… Uçuyordum… Ve birden götümü buldu parmağı… Hafif hafif bastırıyor, okşuyordu… İşte o zaman tam bittim…. Ohhhh belimi getirdim o zaman…. Tanrım herkesin içinde belimi getirdim… Gözlerim karardı sevgilim… Ahhhh belimi getirdim… Mmmmmnhhhhhh…”

Şimdi de geliyordu beli yine… Götü açılıp kapanıyor, sikimi adeta sağıyordu. Bir top gibi patladım yine. İkimiz de sarsılıyorduk. Bir zevk girdabının içinde kaybolmuş gibiydik.

Bir süre ne kımıldayabildik ne de konuşabildik. Ama ben kendimi karımdan önce toplamayı başardım.

“Sonra seni kendi masasına götürmek istedi ama sen gitmedin…” dedim Ebru’ya, “Neden..?”

“Gidemezdim sevgilim… Korktum açıkçası…”

“Neden korktun..?”

“Gidersem ne olacağını bilemiyordum…”

“Ne olabilirdi ki, orada herkesin içinde..?”

“Ohhhh sevgilim bilmiyorum… Pistte yaptıklarını da herkesin içinde yapmıştı, unutuyor musun..? Hem o masada başkaları da vardı… Arkadaşları…”

“Belki de hepsi mıncıklardı seni…”

Bu son söylediğim karımın vücudunun birden yeniden hareketlenmesine yolaçtı. Kalçaları hafif hafif kımıldanmaya, çalkalanmaya başladılar yine.

“Ohhhhhhhh…” diye inledi, “Mutlaka öyle olurdu sevgilim… Ohhhh mutlaka…”

“Görüyorum ki bunun fikri bile tahrik ediyor seni… O zaman neden korktuğunu anlayamıyorum sevgilim…”

Kendini yeniden sikişmeye kaptırmıştı karım. Gözleri yarı kapalı, sikimin üstünde yeni bir dansa girişmişti. Hala götündeydi sikim. O küçük delik kapanıp açılıyor, sikimi eziyordu. İki eliyle omuzlarımı tutmuş, ayak parmaklarının ucunda yükselmiş, yine dansediyordu üstümde.

“Neyse…” dedim soluk soluğa, “Bir şeyi kaçırmış sayılmayız hala… Yarın akşam var önümüzde…”

Sözlerim, Ebru’nun üstünde müthiş bir etki yarattı. Tüm vücudu sarsıla sarsıla beli gelmeye başladı yeniden. Götü sikimi öyle bir sıkmıştı ki, ben de tutamadım kendimi. Tohumlarım karımın karnının derinliklerine bir kere daha fışkırmaya başladı.

Öylece yığılıp kaldık.

Pazar günü hem ben hem de Ebru, biraz gerilimliydik. Ama galiba benim gerilimim karımınkinden bir hayli fazlaydı. Gece kulübünde yaşadıklarımız gözümün önünden, sonra Ebru’yla odamızda yaptıklarımız ve konuştuklarımız kafamın içinden gitmiyordu bir türlü. Sabaha kadar defalarca belimi getirmiş olmama rağmen, bunlar her aklıma geldiğinde sikim yeniden kazık gibi kesiliyordu aniden. Kısacası, durumum berbattı.

Ebru da sabah kahvaltıya inerken elimi sıkı sıkı tutmuş ve sanki beni bırakmak istemiyormuş gibiydi. Üstünde, beyaz bir t-shirt vardı yalnızca. Penye kumaş ancak kalçalarını örtebilecek uzunluktaydı ve altına hiç bir şey giymemiş olduğunu anlamak için şöyle bir bakmak bile yetiyordu.

Deniz kenarındaki masalardan birine oturduğumuz anda, geceki İsrailli asker grubunun, yalnızca bir kaç masa ilerimizde oturduğunu farkettik ikimiz de. Ama asıl onlar bizi farketmişti tabii. Koyu renkli aç gözler, siker gibi dikilmişti karımın üstüne.

“Sevgilim,” dedi karım, “Buradalar işte… Nasıl bakıyorlar bana görüyor musun?”

Yalnızca başımı salladım yanıt olarak. Sikim yeniden kazık gibi olmuştu ve en azından etraftakilere bunu çaktırmamaya çalışıyordum. Ebru ise neredeyse tam tersine bir tutum içindeydi. Hafifçe onların tarafına dönerek bacak bacak üstüne attı.

Beyaz, yüksek topuklu ve dekolte terliklerinin olduğu gibi ortada bıraktığı ayağını, hafif hafif oynatmaya başladı. Aramızdaki masa nedeniyle göremiyordum ama, eteğinin alabildiğine sıyrıldığından ve İsrailliler’in gözlerinin önünde müthiş sik kaldırıcı bir manzara bulunduğundan emindim.

Kısacası o sabah kahvaltı, benim için bir keyif değil azap oluyordu. Bunun tek nedeni de, o anda en çok istediğim şeyi yapamıyor olmamdı yalnızca. O da, karımı yatırıp hemen sikmekti tabii. Ebru, sanki bunu anlamış gibi bakıyordu yüzüme. Onun yüzünde de, içindeki sikilme isteğini açıkça belli eden o müthiş ifade vardı.

Çabuk yedik kahvaltımızı. Benim için gerçekten de dayanması zor bir durumdu zaten. Aslında dönüp İsrailliler’e bakmak, onların karımın üstünde dolaşan o siker gibi bakışlarını görmek istiyordum ama, bunu açık açık yapmanın pek de şık olmayacağını düşünerek kendimi kontrol altında tutmaya çalışıyordum. Bereket Ebru imdadıma yetişti çok geçmeden.

“Sevgilim…” dedi buram buram şehvet kokan bir sesle, “Odamıza çıkalım mı?”

Ama ben ona kolaylık göstermek istemiyordum açıkçası.

“Neden bebeğim?” diye sordum, “Rahatsız mı oldun?”

“Hayır sevgilim rahatsız olmadım. Ama canım çok sikilmek istiyor yine.”

“Ben onların sana nasıl baktığını göremiyorum bebeğim. Bu yüzden merak da ediyorum biraz. Ne yapıyorlar ki seni bu hale getirdiler? Bak şimdi daha da meraklandım.”

“Gözleriyle sikiyorlar beni sevgilim… Karını gözleriyle sikiyorlar… Nasıl ıslandığımı anlamışsındır.

“Bana mı vermek istiyorsun, yoksa onlardan birine mi?”

“Bana böyle gereksiz şeyler soracağına hadi odamıza çıkalım da, kime vermek istediğimi kendin gör o zaman sevgilim,” dedi karım, “Lütfen hadi, hemen çıkalım olur mu?”

Zaten dayanacak halim yoktu benim de. Ama onun dediği gibi hemen kalkabilecek durumda da değildim bu arada. Sikim üzerimdeki şortu yırtmak üzereydi çünkü. Üstelik yanımda önüme tutup durumu maskeleyebileceğim hiç bir şey de yoktu bu sefer. Dikkatimi dağıtmaya çalıştım ve yanımızdan geçmekte olan garsonla konuşmaya başladım. Beş dakika sonra ayağa kalkabilecek duruma gelmiştim biraz.

Ebru önümden yürüyordu ve içeriye girebilmek için İsrailli askerlerin masasının yanından geçmemiz gerekiyordu. Onların hala karımın üstünde dolaşan aç bakışları bile zaten sikimi tekrar kaldırmak için yeterliydi ama, şimdi bir de böyle arkadan baktığımda Ebru’nun çalkalanan kalçaları vardı. T-shirt zaten doğru dürüst gizlemiyordu bir şeyi. Kendimi asansöre zor attım kısacası. Bereket başkaları da vardı ve böylece katımıza çıkana kadar soluklanma fırsatı buldum.

Odamıza girer girmez bir kaplan gibi saldırdı bana karım. Kolları boynuma dolanmış, vücudu vücuduma yapışmıştı adeta. Ateş gibi yanıyordu. Sonra bir adım geri atıp adeta telaşla üstümdekileri çıkarmaya başladı. Şortum ve gömleğim çıkınca da, ben ayakkabılarımı çıkararak ona yardımcı oldum. Peşinden göğsümden itip yatağa düşürdü beni. Yüzünde öylesine müthiş ve şehvet dolu bir ifade vardı ki, yalnızca seyrederek kafayı yiyebilirdim.

Ama buna fazla izin vermedi Ebru. Üstüme adeta atladı ve bir anda artık çatlama noktasına gelmiş durumdaki sikimin üstüne oturuverdi. Öylesine ıslaktı ki, bir anda taşaklarıma kadar yutuverdi sikimi. Ve aynı anda da, tüm vücudu dalga dalga sarsılıp, kıvranmaya başladı. Boşaldığını hissediyordum. Gözleri yarı kapalı, başı yana devrik, inliyordu.

Elimden geldiğince kendime hakim olmaya çalışıyordum ben de. Gerçekten de çok tahrik olmuştu karım. Yine de kendimi tutmayı başardım. Ebru durulup üstüme yığıldıktan sonra da, yavaş hareketlerle onu sikmeye başladım. Bu, onun yeniden tutuşmasına yetip de arttı bile. Tekrar sikimin üstünde dans etmeye başlamıştı işte.

“Aşkım, sikin çok güzel…” diye inledi birden, “Çok güzel…”

“Ama aklın hala kaldırdığın öbür siklerde değil mi bebeğim?”

O zaman tüm vücudu bir kez daha titremeye, kasılmaya başladı Ebru’nun. İnanılmayacak şekilde yine orgazm oluyordu. İsrailliler’in siklerini hatırlatmam yetmişti bunun için. Bir kez daha yığıldı üstüme.

Kımıldamadan öylece durup onun biraz kendini toplamasını beklemeye başladım. Derin derin soluklanıyordu.

“Senin askerlerin kahvaltıda neler yaptığını göremedim ben biliyorsun,” dedim sonra da, “Sırtım dönüktü onlara. Anlatsana biraz bebeğim.”

“Beni tahrik ettiler.”

“Bence asıl sen onları tahrik ettin galiba bebeğim. Yanılıyor muyum?”

“Evet sevgilim,” dedi karım, “Siklerini kaldırdım. Ama onlar da öyle bir bakıyordu ki, ben daha çok tahrik oldum sonunda. Siker gibi bakıyorlardı sevgilim. Hele bir tanesi, gözümün içine baka baka şortunun üstünden sikini sıvazlamaya başlayınca, iyice koptum ben de.”

“Seni sikmek istediklerini açıkça belli ettiler yani…”

Yine heyecanlanıyordu Ebru. Vücudu yavaş yavaş hareketlenmeye başlamıştı. Kalçaları, belli belirsiz oynuyordu ve hala amına gömülü duran sikim bu hareketlerden nasibini alıyordu tabii.

“Hoşuna gidiyor değil mi bebeğim?” diye bastırdım biraz daha.

Ama alabildiğim tek yanıt hafif bir inilti oldu. Bu arada kalçaları daha çok oynamaya başlamıştı. Aslında yanıtı bildiğim bir soru sorduğumun farkındaydım tabii. Elbette ki tüm bu olup bitenler son derece hoşuna gidiyordu karımın. Bu o kadar belliydi ki.

Ama benim de işin peşini bırakmaya niyetim yoktu bu arada.

“Peki sen de istiyor musun..?” diye sordum bu sefer de.

Yanıt yalnızca derin bir inilti oldu. Kalçaları da daha çok hareketlendiler.

“Söylesene bebeğim,” diye ısrar ettim, “İstiyor musun sen de?”

“Hadi söyle bebeğim… İstiyor musun onların seni sikmesini?”

Ebru’nun bu seferki yanıtı, göğsümden kalkıp yeniden sikimin üstünde oturmaya başlamak oldu. Gözlerini gözlerimin içine dikmişti.

“Çok korkuyorum sevgilim…” dedi sonra da.

“Neden korkuyorsun bebeğim? Sikilmekten ki korkuyorsun?”

“Hayır sevgilim. Seni incitmekten korkuyorum. Sen benim kocamsın, sevgilimsin. İncinmeni istemem.”

“Ve aynı zamanda da, sikilmek istiyorsun bebeğim, öyle mi?”

“Ama beni incitmekten korkmana gerek yok ki bebeğim. Birilerinin seni sikmek istemesi beni ne hale getiriyor, farkında değil misin? Hissetmiyor musun içindeki sikimin ne kadar kalkmış olduğunu?”

“Evet sevgilim. Hissetmez olur muyum? ”

Şimdi iyice hareketlenmişti karımın kalçaları. Sikimin üstünde yeni bir dansa başlamıştı sanki. Ağzından küçük çığlıklar kaçırarak kalçalarını yukarı aşağı oynatıyor, sikimi içine alıp çıkarıyordu yeniden. Tanrım, konuşmam bile müthiş tahrik ediyordu Ebru’yu. Gözlerini kapamış, başı göğsüne düşmüş, büyük bir hırsla sikiyordu. Son darbeyi indirmenin zamanı gelmişti yani.

“İçindekinin benim değil de o İsrailliler’der birinin siki olduğunu hayal etmiyor musun şimdi bebeğim?” diye sordum birden.

“Evet…” diye bağırdı karım, “Immmmmhhhhh evet, evet, evet…”

Tüm vücudu dalgalanmaya başlamıştı. Artık ben de tutamazdım kendimi. Tohumlarımı, sikimi bir mengene gibi sıkıştıran amının en dibine fışkırtmaya başladım. Bunu hissetmek Ebru’yu da kopardı. Sarsıla sarsıla oda boşalmaya başladı.

Sonra kelimenin tam anlamıyla bitkin düştük ikimiz de.

Kendime geldiğimde karımla sarmaş dolaş yatıyorduk. Başını göğsüme gömmüştü. Ben hareketlenince yüzünü kaldırıp gözlerimin içine baktı. Sanki bir suçlu çocuk ifadesi vardı o güzelim yüzün. Dudaklarımı dudaklarına yapıştırıp onu öpmeye başladım.

Bana sımsıkı sarılmış, öpüşlerime büyük bir ateşle karşılık veriyordu. Yeniden şehvetten alev alev bir hale gelmesi için yalnızca küçücük bir kıvılcımın yetebileceğini görüyordum. Ama bir taraftan da dikkatli olmam gerektiğinin farkındaydım. Daha öğlen bile olmamıştı ve Ebru bu gidişle iliklerimi boşaltacağa benziyordu. Biraz geri çekilip gözlerinin içine baktım.

“Ohhhh sevgilim,” dedi kısık bir sesle, “Seni o kadar çok seviyorum ki…”


Karımın ilk sikicisi bölüm 2

Kaldığımız yerden devam edelim,

Rızayla konuşuprize escort
anlaştıktan sonra aradan yaklaşık 1 ay kadar geçmişti,birgün işyerindeyken Gonca aradı Rızanın istanbula geldiğini kalacak yeri olmadığını akşam bizde kalacağını söyledi ve gelirken akşam için alışveriş yapmamı istedi.İşten çıkana kadar nasıl vakit geçti inanamazsınız,çıkar çıkmaz tekel bayisine uğrayıp votka çerez enerji içeceği alıp eve koşarak gittim.Kapıyı çalıp içeri girdiğimde Gonca misafirimizin benden önce geldiğini salonda oturduğunu söyledi.En sonunda karımı ilk siken adamla tanışacaktım.Heyecanla içeri girdim oturduğu yerden kalktı ciddi bir şekilde tokalaştık.İlk görüşte içimden dedimki Gonca bula bula kızlığını verecek bu adamımı buldun amma zevksizmişsin,çünkü sıradan bir tipti öyle ahım şahım bir yakışıklılığı yoktu.Yemeğimizi yedikten sonra içkilerimizi içerken sohbete başladık fena bir muhabbeti yoktu kafalarımız uyuşmuştu öyle havadan sudan konuşuyor seks muhabbetlerine hiç girmiyorduk,bu arada Gonca sürekli servis yapıyor boşları dolduruyor oda arada muhabbete katılıyordu.Bir süre sonra artık alkolünde etkisiyle Rızaya goncayı nasıl bulduğunu sordum,çok değiştiğini olgunlaştığını eski ürkek tavrından eser kalmadığını söyledi.Bende içimden sen daha bir şey görmedin ilerleyen saatlerde görürsün gününü der gibi gülümsedim.Biraz daha alkol aldıktan sonra bir ara Gonca kayboldu bizde Rıza ile sohbete devam ederken Gonca salona girdi,makyaj yapmış,mini eteğini giymiş üzerinde v yakalı göğüs dekolteli bir bluz ayağında jartiyer ve topuklu ayakkabılarla tam bir afet olmuştu.İkimizde bir an bakakaldık Gonca biten içkilerimizi tazeledikten sonra karşımdaki ikili koltukta oturan misafirimizin yanına oturdu kadehlerini tokuşturarak sohbete katıldı,Alkolünde etkisiyle ortam dahada samimi olmaya başlamış açık saçık konuşmalara geçilmiş Gonca Rızaya frikikler vermeye başlamıştı Rıza bir bana bakıyor benim tepki vermediğimi görünce ufakta olsa Goncaya el hareketleri şakalar falan derken bir elini bacağına koyup ufaktan okşamaya başlamıştı.Bende karşı koltukta olan biteni seyrederken keyifle içkimi yudumluyordum,onlar kendi aralarında konuşurlarken birden ortamı canlandırmak için ulan Rıza sende az değilmişsin anlatsana nasıl kandırıp siktin bizimkini diyiverdim.Gonca gülerek o kandırmadıki beni kocacım ben ona isteyerek verdim dedi ve Rıza ile öpüşmeye başladı.Rıza o anda şaşırarak bir an elini nereye koyacağını bilemedi bir an öyle havada asılı kaldı,Goncanın pantolonunun üzerinden yarrağını avuçlayıp ”Ne yapıyor benim ilk göz ağrım ”demesiyle beraber bir elini Goncanın bacaklarının üzerine koyarak yukarılara doğru okşamaya başladı Goncada bu arada gözlerini kapamış ilk sikicisiyle ateşli bir öpüşmeye dalmıştı.Bende daha fazla durmanın gereksiz olduğunu düşünerek yerimden kalkıp yanlarına gittim bir elimle eteğini yukarı sıyırarak Rızanın amına ulaşması için yol açtım diğer elimlede sol göğsünü dışarı çıkararak ucunu iki parmağımın arasında ezerek sertleştirdim.Rızada bu arada boş durmamış iki parmağıyla Goncanın amına ulaşmış ve ıslanmış kaygan delikten içeri girmeye başlamıştı.Daha fazla dayanamayarak Rızanın fermuarını açıp elini içeri sokup yarrağı dışarı çıkardı,normal boyutlarda hatta benimkinden küçük ve daha ince bir yarraktı ama ortamdan dolayı kemik gibi olmuştu.Gonca özlemişim bunu diyerek eliyle aşağı yukarı biraz oynadıktan sonra eğilip ağzına almaya başladı.Rıza bir eliyle diğer göğsünü okşarken diğer eliyle kafasına bastırmış saçlarını eline dolayarak aşağı yukarı oynatıyordu,bense hala ayaktaydım bir çırpıda soyunarak taş gibi olmuş zonklayan yarrağımı serbest bıraktım,bu arada Gonca diğer aleti deli gibi yalıyor hırıltılar çıkarıyordu daha fazla dayanamadım saçlarından sertçe çekerek ayağa kaldırdım dudaklarını deli gibi emdikten sonra önüme diz çöktürerek gırtlağına kadar ağzına soktum,şimdi ağzında benim yarrağım elindede Rızanın yarrağı iki kocasınıda zevkten zevke uçuruyordu,boşalacakmış gibi olunca ağzından kendimi çekerek onu Rızaya doğru ittim ne yapacağını bilemeden şaşırmış vaziyette bir iki sallandı Rıza hemen tutarak koltuğa oturtup iki bacağını açıp amını yalamaya başladı.Bense karşı koltukta oturup bu eski iki sevgilinin ateşli sevişmesini izliyordum.

Rıza Goncanın amını bir süre daha yaladıktan sonraordu escort
ayağa kalktı dönüp bana bakarak onay ister gibi bir hale girince ”Durma siksene şu orospuyu sanki daha önce hiç sikmedin”dedim bunu der demez bacakları ikiye ayırarak amının içine dibine kadar bir hamlede sokuverdi ve hiç durmadan pompalamaya başladı,Gonca bir köpek yavrusu gibi inliyor Rıza ise seri bir şekilde taşşakları çarptıra çarptıra gidip geliyordu.Goncanın inlemelerine dayanamayarak kalkıp gidip yarrağımı ağzına verdim,Rızaya dönüp nasıl ortak iyi sikişiyormu sen görmeyeli dedim,Rızada hırlayarak pomparken azdırdı beni amına kodumun orospusu daha götünüde sikicem onun derken yarrağını çıkarıp göbeğine ve göğüslerine doğru bağırarak boşaldı ve yan tarafa doğru nefes nefese yıkıldı bende hemen ağzından çıkarak az önce taze sikilmiş olan amcığın içine girerek 15 20 sert pompadan sonra amının derinliklerini döllerimle doldurdum..

İki erkek boşalmış yanyana otururken Gonca kalkıp temizlenmekniğde escort
için duşa gitti,Rızaya dedim daha Gonca boşalmadı boşalmayınca çok sinirli oluyor şimdi duştan gelince yarraklarımızı ağzına verip kaldıralım sonra tost yaparız sen götünü ben amını sikerim dedim oda onay verince birer kadeh daha içki alarak birde Rızanın ağzından Goncanın ilk sikilişini dinledim.Gonca banyodan çıktıktan sonra ağzınla ikimizide sertleştirdi ben alta yatarak yarrağımı amına sokarken rızada götünün deliğini yalayarak hazırlıyor bir yandanda yarrağını yalatıyordu,Goncanın götü hazır olunca yavaş yavaş içeri girmeye başladı ve bir süre sonra tempolu olarak ikimizde pompalamaya başladık.Gonca aramızda kıvranıyor ikimizede küfürler ediyor,Rıza ise küfürleri duydukça daha hızlı götünü pompalıyordu.Bu kadar tahrik olmaya üçümüzde dayanamadık önce Gonca sonra Rıza peşindende ben bağırarak boşaldık.Üçümüzde bitkin vaziyette halıda yanyana yatarken Goncanın amında ve götünden sızan spermleri görmek Rızayla beni yavaş yavaş hareketlendirmeye başlamıştı anlaşılan daha gece uzun olacaktı…..


boyacı çocuk harikaydı

Merhaba ismim burdur escort
Gönül 35 yaşındayım Almanya da yaşıyorum. Anlatacağım hikaye 2 sene evvel başımdan geçti. Kocamla 6 yıldır evliyiz. Maalesef rahmimdeki bir problem sebebiyle çocuğumuz olmuyor. Biz karı koca iyi anlaşan bir çiftiz. Kocam bir fabrikada çalışıyor ben de bir bakımevinde partime çalışıyorum. İyi bir birikim yaptık. Evlendiğimizden beri kirada oturuyoruz. Derken 2 sene evvel kredi çekip ev almaya karar verdik. Evler tabiî ki pahalı bu sebeple biz eski ve ucuz evlere bakıyorduk. Zamanla imkan oldukça evimizi yenileriz diye düşünüyorduk. Derken bize uygun bir ev bulduk ve satın aldık.

Evde yapılacak çok şey vardı ama eldeki parayı peşinat olarak verdiğimizden dolayı biz şimdilik sadece boya yaptırıp eve taşınmaya karar verdik. Aslında burada ki Türklere iş konusunda pek güven olmaz ama ucuza iş yaptıklarından biz de bir türk ustayla konuşup anlaştık. Usta ve yardımcısı olan genç çocuk eve geldiler incelediler ve fiyatta anlaştık. Malzemeler dahil 1200 euroya anlaştık malzemeleri alması için ustaya önden 400 euro ödeme yaptık.

Pazartesi günü işbaşı yapacaklardı, pazartesi günü kocam işinden izin aldı en azından ilk gün yanımda durmasını istedim hiç tanımadığım 2 yabancıyla yalnız kalmak istemiyordum. Pazartesi sabahı usta gelmedi sadece yardımcısı olan genç çocuk gelmişti. Ustayı telefonla aradık ama açmadı öğlene kadar bekledik ses yok derken bir Türkiye numarası ile telefonum arandı. Arayan ustaydı. Maalesef acilen türkiyeye kaçmak zorunda kaldığını bir daha almanyaya gelemiceğini, bizden aldığı 400 euro yu da bu sebepten aldığını söyledi. Bizim üzerimizden kaynar sular dökülüyordu. İlerde bir gün bu parayı mutlaka geri ödiceğini de söylemeyi ihmal etmedi. Bizim 400 euro uçmuştu. Ne yapacağımızı kara kara düşünürken adı İsmail olan genç çocuk ta ustayla 6 aydır beraber çalıştığını ama bu olanlardan hiçbir bilgisi olmadığını söyledi.
Polise şikayet etmeye karar verdik ama İsmailin henüz 17 yaşında ve burada kaçak olduğunu öğrenince şikayetten vaz geçtik. Kocam boya işinden vaz geçelim şimdilik öylece taşınalım deyince ben derhal itiraz ettim. Boyasız eve taşınamazdım. İsmaile sordum İsmail sen bu işi halledebilirmisin diye, İsmail de usta olmadığını ama biri yardımcı olursa en iyi şekilde yapabileceğini söyledi. Kocam birde yardımcı lafını duyunda iyice sinirlendi yeni bir masraf daha dedi. Bunu üzerine ben yardım ederim dedim zaten normalde işçilerin başında ben duracaktım. Boş durmak yerine yardım ederim dedim.

İsmail de dediki şimdi sizin boya için 800 euro daha ödemeniz lazım. Ben size ek masraf çıkarmicam. Gidelim beraber boyaları siz alın, yenge bana yardım eder, kalan parayıda iş bitince bana ödersiniz. böylece ustadan yediğimiz kazığın acısını biraz hafifletmiş olduk. Bir yapı markete gidip malzemeleri aldık ve eve geldik. Bu arada akşam olmuştu. İsmail giderken yenge mümkünse yarın molalarda çay içmek isterim varsa birçaydanlık getirirmisindedi. Ben de tamam dedim. Sabah buluşmak üzere ayrıldık.

Sabah kocam beni yeni evimize çankırı escort
bırakırken karıcım bak şimdi sen bu çocukla evde tek kalacaksın istersen vaz geçebiliriz dedi ben de delimisin sen daha o çocuk sayılır hiç sorun değil dedim. Bu arada yanımda elektrikli bir çaydanlık yicek bişeyler de getirmiştim öğlen yemeği ve molalar için. İsmail çalışkan ve fiziğinden beklenmicek kadar güçlü bir çocuktu. İyi çalışıyordu. Ben de ona yardım ediyordum. Zımpara veriyordum fırça veriyordum, evin zeminini naylonla kaplıyordum. İlk böyle geçti.

Ertesi gün de tekrar işe koyulduk. İsmaille aramızda iyi bir sohpet gelişti, hoş bir çocuktu. Hem çalışıyor hem sohpet ediyorduk. Burada yaşlı bir amcası olduğunu ve amcasının yanında kaldığını söyledi. Hiç arkadaşı olmadığından sıkıldığından filan bahsetti. Ben de doğduğumdan beri almanyadayım ben de çok sikiliyorum deyince birden gülmeye başladı. Deli gibi gülüyordu. Ben ne olduğunu anlamaya çalışıyordum ama nafile. Sonra yenge dedi sıkılıyorum diceksin. Sikiliyorum dersen başka anlama gelir. İşte o zaman anladım kırık Türkçemin azizliğine uğramıştım ben de gülmeye başladım. İsmail de yenge gerçi sen haklısın enişte hergün seninle çocukta yok, bu yüzden dediğin doğru sayılır dedi. Beraber gülüyorduk. Derken tekrar işe koyulduk. İsmail merdivene çıkınca ben merdiveni tuttumama birden şok oldum. İsmailin aleti kakmıştı. Deminki sohpetimiz ismaili etkilemişti sanırım bu normaldi amak sikini kaldırana kadar canım çıkıyordu ve sonra çok çabuk iniyordu. Şimdi ise ismailin siki inmek bilmiyordu resmen onun bir çocuk olduğunu unutup o siki avuçlamak istiyordum. Gözüm ismailin sikindeyken sanırım İsmail birkaç kez bakışlarımı yakalamış olacakki merdivende bazen birkaç basamak aşağı iniyor resmen sikini görmemi sağlıyordu.

Mola zamanı gelince Gönül bir çay koy da içelim dedi. Bana ilk defa ismimle hitap ediyordu ama benim için bu çok normal olduğundan ses çıkarmadım fakat bunun İsmail için farklı bir anlam taşıdığının farkındaydım. Artık yengesi değildim.Ben çayı hazırladım ve ismaili çağırdım İsmail geldi oturduk çayları doldurdum çayları içerken sohpet ediyorduk ismailin siki halen sertti ve bunu bana göstermek için her şeyi yapıyordu doğrusu ben de artık tava gelmiştim bir an önce eve gidip kocamla sikişmek istiyordum yoksa bu gidişle İsmail kesin beni sikerdi ben de kabul ederdim.

Paydosa doğru İsmailçorum escort
duş almak istediğini söyleyerek duşa girdi ben de malzemeleri topluyordum derken ismailin sesi geldi sıcak su gelmiyor ben bunlardan anlamıyorum ne yapmam lazım diyordu. Ne kadar tarif ettimse termosifonu çalıştıramadı sonunda peki dedim sen çık dışarı ben suyu açayım sonra girersin dedim. İsmail küçük havlusunu beline dolamış olarak dışarı çıktı ama havlunun altından sikinin kırmızı kafası görünüyordu. Havlu küçüktü ama kendisi bilerek havluyu yukarı çekip bana show yapıyordu belikli gözüm orada kalmıştı. Bu yaşta böyle bir sik inanılmazdı gözümü alamıyordum, banyoya girdim suyu ayarlamaya başlamıştımki İsmail arkamdan bana sarıldı, ben direniyordum İsmail yapma bak pişman olursun falan diyordum ama mengene gibi bana sarılmıştı. Gönül sakin ol diyordu biliyorum sen de istiyorsun sabahtan beri gözün sikimde direnme gel tadını çıkaralım diyordu. Aslında hep fantezimdi tecavüze uğramak şimdi ise gerçek olmak üzereydi içim kaynıyordu aslında ben ondan daha çok istiyordum ama kocamı da seviyor ve aldatmak istemiyordum. Derken arzularım üstün geldi ve direnmeyi bırakyım tamam İsmail dedim yapalım. Önünde eğildim havlusunu attım ve yalamaya başladım 20-30saniye sonra boşaldı. Kocamla olan tecrübeme göre boşalan birinin pili bitiyordu üzüldüm derken ismailin siki birkaç dakika sonra tekrar hazırdı. Mutfak tezgahına domaldım ve ismailim erkeğim beni sikmeye başladı dakikalarca sikiştik en ufak yorgunluk yoktu sanki içinde bir atom santrali vardı deli gibi boşaldım uçtum uçtum. Hayatımda bir ilkti bu. İsmail devam ediyordu nerdeyse ikinci kez boşalacaktım ama erkeğim boşaldı. Olsun bu da bana yeterdi.

Erkeğim çayı ısıtmamı söyledi ben çayı ısıttım birer bardak çay içtik sonra İsmail bana yanaştı yala dedi şoktaydım bir dahamı ve yalamaya başladım. Alet sanki hiç yapmamış gibi dimdikti sırtüstü uzandı ben de onun üzerine oturdum hayvanlar gibi sikişiyorduk ter içinde kalmıştık ben yine boşaldım ama erkeğimi boşaltana kadar devam ettim. artık toparlanmam lazımdı eşim birazdan gelip beni alacaktı. Erkeğime kendi ellerimle duş aldırdım ona minnettardım. Zaman olsa duşta bir kez daha beni sikecekti ama zaman yoktu. Erkeğim yıkandı giyindi ve gitti. Az sonra kocam geldi evi çok beğendi hemen hemen dörtte biri tamamlanmıştı. Bundan sonra evi bitirmek için acele etmiceğim kesindi. Kocam emeğinize sağlık karıcım çok güzel yapmışsınız dedi. Evet kocacım güzel oluyor dedim. İçimden de tabi ismailim çok güzel yapıyor daha 5-6 gün çok güzel yapacak diyordum.

Sabah tekrar işe koyulacaktık. Erkeğim gelir gelmez bir posta çaktı. Günümüz süper geçiyordu boya yapıyor azdıkça aralarda sikişiyorduk. Tabi artık erkeğime sadece sandviç değil bal pekmez ne bulursam getiriyordum.hayatımın en güzel bir haftasını geçirmemi sağlayan erkeğime minnettardım. Evimizin boyası bitti ve yerleştik. Boyayı beğenen misafirlerimize ismailimi öneriyordum. Böylece ona minnet borcumu da ödüyorum. Tabi ara sıra şişen kabaran boyalar olursa erkeğimi arıyorum İsmail de gelip hem tamir ediyor hemde beni deli ediyor. Kocam gelene kadar sikişiyoruz.
.


kıbrıs gazi magosa otelde 2. tatil 4.gün 17

slm dostlar
ben cem eşim ecem (tabiki sanal alemdeki isimlerimiz)

bizi nickimiz ile bir cokkastamonu escort
görüntülü muhabett sitelerinde bulabilirsiniz.

size anlatacağımız olay kıbrısta (gazi magosa) contı otelinde dört yaz önce gerçekleşti.

biz by contı ye 3 sene üst üste gittik. orayı tercih etmemizin en büyük sebebi bölgeninin nudizme uygun olması eşimde bende nudist tatil yapmak tan hoşlanıyoruz. bahsi geçen otelin özelikle solunda sayısız koy var. ve en yakın tesis 3-4 km uzakta yola uzak sadece sahilden ki belli bir bölümü kayalık olduğunda insanlar tarafından pek kullanılmıyor. veya gezilemiyor. bu yüzden biz otele eşyalarımızı atıp sırt çantamıza havlularımız koyup doğru bahsettiğimiz yerde çıplak güneşlenmeye gidiyoruz.

ikinci gittiğimiz yıl yaşı 70 erzurum escort
üstünde mehmet amca ile tanıştık kendisi çok efendi bir insan. yaptığımız sohbetlerde kendisini by contı oteline 20 yıldır sabit müşterisi olduğunu öğrendik. mehmet amcayı ama ne havuzda nede kumsalda hiç göremiyorduk sadece akşam yemeklerinde karşılaşıyorduk. sonradan olayı çözdük mehmet amcanın eşi (ismini hatırlamıyoruz) arkadaslarıyla kumar tutkunu oldukları ve genelde eşinin yanında takıldığını öğrendik. birde sabah ları yürüyüşe çıktığını.

2 tatilimiz sondan 3 günü sabah erkenden çantamızı havlularımız aldık ve sahilden nudist olarak takılacağımız koya doğru yürürken mehmet amca ıle karşılaştık. o otele dönüşteydi. ayak üstü kısa bir muahbbeten sonra bize o can alıcı soruyu sordu. ne taraf gidiyorsuz dedi? ben tam kıvıracak bir cevap ararken eşim ece güneşlenmeye dedi. mehmet amca da neden otelde güneşlenmiyorsunuz diye pat diye soruyu değiştirdi. içimden ece ye ha buyur bunada lap diye cevap verde göreyim dedim. ece yapı gereği içi dışı bir mert bir kadındır. otelin kumsalında ve havuzunda rahat edemediğimizi söyledi. ben olsam etrafı keşfetmeye çıkıyoruz falan filan derdim muahbeti kapatırdım. malum bizim toplumumuz nudizme hiç bir zaman alışmayacak.

mehmet amca mahsuru yoksa sizin le gelebilirmiyim demesi beni bir anda muahabbete angut misali bakmama sebeb oldu. asıl şoku ece nin tabi bizim için mahsuru yok demesi ben angut durumundan şokla¤¤¤¤¤ çıkardı. üçümüz
güneşleneceğimiz koya doğru yürürken geçtimiz kayalık bölümde mehmet amcanın etkisi ile iyiden yavaşladığımız anlarda ece icimde tonla laf söylemek geçiyordu. zaten son üç gün bu gune de kaybettik alsana kaldı 2 gün birdaha nasıl fırsat bulacağız diye içlenirken bizim denize gireceğimiz ve güneşleneceğimiz koya geldik. kumsalı taş çatlasa 5 metre genişlinde kara tarfında eşyalarımızı koyduğumuz kendimize güneş karşı siper ettiğimiz çalların altına eşyalarımız koyduk. mehmet amcanın yanında havlusu olmadığından ve bizden daha önce dir yürüyüşte olduğundan en güzel gölge noktaya kendini attı.

ben üstümdeki t-shırtı çıkardım ve mayom la kendimi suya ettım. fazla değil üç beş kulaç attım ve kendimi suya sırt üstü bıraktım. ve sonra ece ye baktım ne yapıyor diye. ece ile mehmet amca konuşuyorlardı. sonra ecenin bikinisinin üstündeki ince tül t-shırtı çıkardığını gördüm. sonra mehmet amca ile muahbbete devam ederken bikinisinin üstünü çıkardığını ve en sonun da bikinisinin altını çıkardığını görünce şok oldum. sesiz sesiz olanları seyretmeye başladım. muhabeteleri bitti eve ece yanıma doğru koşarak suya atladı..

soktaydım tamam nudistik ve eşimekaraman escort
nudistliğe ben alıştırmıştım ama ilk defa bir başkası yanın da eşim çırıl çıplaktı.

ne yapıyorsun sen dedim sesizce çünkü mehmet amcadan çok uzak değildik.
bana pişkin pişkin denize giriyorum demezmi. sende rahat ol o bizim nudist olduğumuzu dün akşamki yemekte anlamış zaten demezmi. ve bel hizasının az üstünde ki suyun içine ellerini sokup mayomu çıkarmak için hamle yaptı.

madem karım rahtattı ben neden rahat olmamayım diye düsündüm ve mayomu çakarmasına yardımcı oldum. şimdi denizde karımla denizde çıplak tık ama ilk defa bir çift göz bizi çok yakından takip ediyordu. az biraz daha suda oyalandıktan sonra kumsala çıktık benim yarrak biraz suyun etkisi biraz da tedirginlikten olsa bayağı bir küçülmüştü. mehmet amca demezmi benim yarrağa üşüdü senin ki diye . gülüştük….

kendimi havlunun üzerine sırt üstü bıraktım. ece de kendini mehmet amca ile aramızdaki havlusunun üstüne yüz üstü bıraktı ve ece asıl bonmayı patlattı “ben onu eski haline getirmesini bilirim” demezmi
karım mehmet amcanın yaklaşık 1 metre önünde ilk önce sol eliyle benim yarrağımı ovalamaya başladı sonra kısa bir gülüşmeden sonra biraz doğrulup yarrağımı ağzına aldı. ne olduğunu anlamadan ece ile sevişmeye başladık.
ben ece orta parmağımla ece nin amını tahrik ediyordum ece de bana harika bir muamele ile sakso çekiyordu. geçmedi 1 2 dakka sonra benim yarrağım taş gibi olmuştu

( bu arada itiraf edeyim benım yarrağım o kadar büyük değildir 12 -13 cm civarında bundan sonraki anlatacaklarımızda bunun neler yaşatacağına tahmın bile edemeyeceksiniz)

böyle bir durumda bazen insan daha önce aklına gelmeyecek çok şeyi bir den refleks olarak yapabiliyor. birden ayağı kalktım ve mehmet amcanın yaklaşık 50 cm önünde dizleri üstünde duran karımın ağzına yarrağımı hışımla sokup çıkarmaya başladım görende beni profosyonel porno yıldızı sanır. ece de bir yandan yarrağımın etkisiyle ağzının sağından solundan akan suları bir eliyle toplama ya çalışıyor. diğer eliyle taşşaklarımı sıkmaya çalışıyordu. ve her türk erkeği gibi ben dayanamdım ve ecenın ağzının içine boşaldım. karım ece sadece bir kere benim spermlerimi merek ettiği için yutmuştur. o son sanıyordum ama mehmet amcanın onunde sanki ağzına magnum dondurma varmış gibi hem yarrağımı yalıyor hemde spermlerim boşa gitmesin diye vantuzlayıp yutuyordu.

ama bu durumda ne ben ne ece duramazdık mehmet amcanın belki hayatının son on beş yirmi sensinde yapmadığı görmediği şeyleri ona yaşatmak için bende ece de yarışıyorduk. ecenin yüzündeki spermleri temizlemesine fırsat vermeden dudaklarına yapıştım. doğrulduğumda mehmet amca nın tepkisiz ve gözlerini kırpmadan bizi seyrettiğini fark ettim.

ve yüzsüzlük yapıp ” nasıldı ” dedim
mehmet amca ” muhteşemsiniz” dedi sadece

ece yi mehmet amcaya arkası gelecek şekilde domalma yaziyetine getirdim.
hem amcığını hem ¤¤¤ deliğini sanki porno film ceken bir kameramanın önün kapatmayan bir erkek porno yıldızı gibi mehmet amcanın net görebileceği şekilde açtım. aslında devam etmek için zamana ihtiyacım vardı çünkü hem gecesinde hem otelden ayrılmadan önce ece yi iyicene sikmiştim. yarrağımın ve taşşaklarımın biraz zamana ihtiyacı vardı.

ecenin amı zaten sırıl sıklamdı ama benım asıl hedefim mehmet amcanın önünde eceyi ¤¤¤ten sikmekti. ecenın amını parmaklarken nispeten daha kuru olan ¤¤¤ünü yalamaya başladım. ne kadar yaladığımı bılmıyorum. ama fazla sürmedi herhalde ve elerimi yalarken tokatlamaktan kızarmış olan kalçalarına daya¤¤¤¤¤ sikimi ecenın ¤¤¤ deliğine sürtmeye başladım. bu esnada mehmet amcanın gözleri daha bir acılmıştı sanki. ve çılgın karım yaptı yapacağını ve mehmet amcaya seslenerek önüne gelmesini istedi mehmet amca inanılmaz bir tarnsla kalktı ve ece nin önünde diz çöktü ece sadece elini mehmet amcanın sikine uzattı ve mehmet amca aynı hızla sikini dışarı çıkardı. yaşına göre fena sayılmaz bir görüntü sü olan siki ece hemen kaptı. bende bu esnada ecenın ¤¤¤ deliğine sokmuştum sikimi. ilk defa karımı başka bir yarrağı hemde oldukça yaşlı bir adamın yarrağını yalarken ¤¤¤ten ¤¤¤¤¤¤¤dum hemde acık havada. ve ecenin ¤¤¤üne boşaldığımda artık hem terden hemde sıkımın halinden kendimi sırt üstü bıraktım. ece ile mehmet amca birlikte denize çıplak vaziyette girdiler. orda ece mehmet amcayı boşalttımı boşaltımı bilmiyorum ama ben kendime geldiğimde sadece aklıma sigara geldi ve bir adet yaktım. o esnada mehmet amca ıle ece yanıma geldiler ve resmimi çektiler


KARIM, ARKADASI, KOCASI ve KUZENI

Donelim, sevgili karim Elif’in Nihaller’de kaldigi o hafta sonu gecesine.

Nihal, Metin’le arasinda gecenleri Hakan’a dogrudan anlatmamis. Fakat, Hakan Nihal’e, sevisirlerken, birbirlerini heyecanlandirmak icin, karsilikli anlattiklari fantazilerde yer alan erkegin kim oldugunu sorunca, Nihal bu kisinin Metin oldugunu soylemis. Hakan, once, hic ummadigi bu cevap uzerine tepki vermis. Cunki o da, Metin’in fizyonomisi itibariyle gercek yasindan kucuk gosterdigi algisiyla, karisinin erotik fantezilerinde yer almasini garipsemis. Nihal’i ayipladigini soyleyincede, Nihal; “n’apim sen sordun, ben de soyledim. Hem nerden biliyorsun, belki de sapina kadar erkektir. Ne bileyim, yabanci erkekleri dusunecegime onu hayal ediyorum. Habire bizde kaliyor, bi kere versem bi seymi olur?” deyip sehvetli bir kahkaha patlatinca, Hakan belli ki icinden, “aman iyi canim! Bizim hanim hic olmazsa yabanci biri ile, fantazi de olsa, is bitirmeyi dusunmuyor.” deyip biraz rahatlamis. Bunun uzerine Nihal, Hakan’a “peki sen kimi dusunuyorsun?” diye sorunca, Hakan’in hazirliksiz yakalanip, pat diye verdigi cevap karsisinda soka girmis. Hakan kendini hep benim sevgili karimi, yani Elif’i sikerken dusunuyormus. Nihal once utanmis, sonra da “cok mu istiyorsun Elif’i” deyivermis. Hakan da “gercekte degil tabii, sadece fantezi” demis. Fakat bu cevapla Nihal’in beyninde seytanca bir simsek cakmis. Bir gun bu fantazileri gercege donusturmek icin, isi guzel rastlantilara birakmaya karar vermis.

Kuzen Metin odasinda, Nihal’in kocasi Hakan kanepede sizmis bir sekilde uyurken, bizim hanimlar Nihaller’in salonunda erotik maceralarini karsilikli olarak birbirlerine anlattiktan sonra, bizim hanim Elif, Nihal’e, bir de, sevismelerimizi kameraya kaydetmekten ne kadar zevk aldigimizi, daha sonra bunlari seyrederek muthis azdigimizi ve tutkuyla sevistigimizi anlatinca, Nihal’de Elif’e “aaa bizim Hakan’da buna cok merakli. Ben biraz utaniyorum ama o cok tahrik oluyor” demis. Bunun uzerine Elif Nihal’e “seyrettir bakalim bize sunlarin bazilarini” deyince Nihal “delimisin Hakan surda uyuyor, ya uyanirsa?” demis. Elif de “taze delikanli ile seks oyunlari yapamaya utanmiyorsun, arkadasina seyrettirmeye mi utaniyorsun?” deyince, Nihal sakayla karisik “sus, seni seks duskunu ahlaksiz! iyi o zaman gor bakalim” demis ve kocasinin cektiklerinden birini oynaticiya koymus. Filmde, Nihal’in son derece vamp bir sekilde striptiz yapmasi, sonra da, Hakan’in kamerayi elinde tasirken, detaylari ile Nihal’i sikmesini gosteren goruntuler her ikisininde biraz yuzunu kizartmis.

Filmden gelen ah, oh sesleri uzerine Hakan yavasca yerinden dogrulmus; manzara super! Hanimlar Hakan’in super seks produksuyonunu, kendilerinden gecmis bir vaziyette izliyorlarmis. Etekleri yirtmaci nedeniyle kasiklarina kadar acilmis bir pozisyonda, koltukta rahat bir sekilde oturan Elif, Hakan’in uyandigini gorunce koltugunda biraz dogrulup, kendini duzeltmis. Ama o kafayla, derin yirtmacini duzeltmeye hic tenezzul bile etmemis. Hakan gozlerini Elif’in seksi bacaklarindan ayramiyormus. Neden sonra karisi Nihal kanepeye yanina gelip oturunca, Nihal’in kulagina egilip “bu yaptigin dogru mu? Rezil olduk kiza.” deyince Nihal de bosver “onlar da cekiyorlarmis, bi dahaki sefere onlarinkini izleriz. Baksana, zaten Elif hic istifini bozmadi, izlemeye devam ediyor” diye cevap vermis. Bu arada salonun kapisinda Metin belirmis. Gozleri faltasi gibi acilmis, ekrandaki Hakan’la Nihal’in sikislerini izliyormus. Nihal, Metin’in kapi esiginde oylece kalakaldigini Hakan’dan once farketmis ve onu da kanepeye davet etmis. Oglanda gecip oturmus. Hakan, olmaz, cok ayip,anal porno izle falan desede, Nihal “n’olacak canim, nasil olsa boyle seyleri internette her dakka seyrediyordur. Di mi Metincim?” deyince de, Metin nutku tutulmus bir vaziyette, ancak evet anlaminda basini sallayabilmis. Hakan yine biseyler diyecek gibi homurdanirken, Nihal baslamis, herkesin icinde Hakan’in dudaklarini diliyle yalamaya.Hakan susup oylece kalmis. Simdi genis 3’lu kanepenin bir ucunda Hakan, obur ucunda Metin oturuyorlarmis, ortada da Nihal. Nihal yan yatis pozisyonu almis ve basini Hakanin kucagina koymus, ayaklarini da Metin’in kucagina uzatmis. Bu arada, Elif kanepe tarafina dogru donup bakinca, Hakan’in, bacaklarina ısrarlı bakisini yine yakalamis. Nihal Hakan’in kucaginda, basinin altina koydugu eliyle Hakan’in sikini avuclamakla mesgulmus. Ekranda gordukleri, Hakan’in israrli bakislari falan derken, bu sehvet kokan ortam nedeniyle Elif’e sicak basmis ve uzerindeki bluzu cikarinca, gogus uclari tamamen belli olan transparan dantel bustiyeri ile kalmis. Hem Hakan’in israrli, hem de yeni delikanli Metin’in kacamak bakislarini yonelttikleri yirtmacli etegini kapatiyormus gibi yaparak, bacak bacak ustune atarken daha fazla acilmasini sagliyormus. Karim, aramizda oynadigimiz, daha once de anlattigim ve ozellikle kendisini cok azginlastiran “herifleri cilgina cevirip, son noktayi koymadan birakima oyunu”nu oynamaya baslamis. Kendini erkeklere teshir etmekten buyuk zevk alan benim erotik karim, bu bacak bacak ustune atma hareketlerini onlara donuk olarak ve yavas hareketlerle yapmayi ihmal etmemis. Oradaki erkeklerin sikici bakislari altinda, hic cekinmeden, etegini iyice beline dogru siyirip, elini orasina goturmus ve kulotlu corabinin ustunden, her zaman tercih ettigi, zaten ip gibi olan stringini yana dogru cekip amini ozgurlugune kavusturmus. Tekrar basini kanepeye dogru cevirip, reaksiyonlari almak icin bakinca, Metin’in, kucagindaki Nihal’in ayaklarini oksadigini, ince corapli parmaklarini bir bir elleyerek, kendi onune bastirdigini gormus. Salondaki 4 kisinin her biri, ayni ortamda, bereberce izledikleri Nihal’le Hakan’in, kari koca sikis goruntuleri nedeniyle belli ki iyice tahrik olmuslar ve isler cigrindan cikmis.

Nihal, Hakan’in pantolonunun fermuarini acmis ve donundan sikini disari cikartmis. Bizim Elif artik bu kadarina inanamiyormus, ama herhalde hersey daha yeni basliyor diye dusunmus. Nihal Hakan’in yarragini agzina sokup cikatararak emiyor ve basinin etrafinda diliyle cemberler cizerek yaliyormus. Hakan gozlerini kapatmis, iki metre otesindeki Metin’in, karisi uzerindeki calismalarindan habersiz, o anin zevkini almaya calisiyormus. Metin’de bos durmuyor, ellerini Nihal’in ayak parmaklarindan daha yukarilara, bacaklarini oksaya oksaya cikartiyor, yavasca etegini siyiriyormus. Hakan bu arada Nihal’in gomleginin dugmelerini cozmus ve sutyeninden zaten her zaman tasacak gibi duran bir memesini disari cikartip oksamaya, sikmaya baslamis. Metin’in elleri Nihal’in bacaklarinda yukarilara cikarken, dantelli jartiyersiz coraplarinin bittigi baldirlarinin uzerinde, eteginin icinde gizlice ilerlemeye baslamis. Nihal aniden bir ayagini dizinden kirip, Metin’in kucagindan indirince etegi tamamen acilmis ve Elif bir de ne gorsun; Nihal’in altinda don mon yok. Sevgili arkadasinin bu reklamsız anal sikiş geceye hazirlikli basladigini dusunmus. Metin, Nihal’in tabak gibi, puruzsuz amcigini gorunce dayanamamis, once korkulu gozlerle Hakan’a bakmis. Kuzeninin gozu, Nihal’in sikini somurmasindan baska birsey gorecek durumda olmadigindan, baslamis Nihal’in amini parmaklamaya. Iki parmagini sokup birisini Nihal’in aminin icinde cevirirken, digeri ile kadinin aminin ic ust tarafina baski yaptiriyormus. Nihal daha once de oldugu gibi, Metin’in bu isteki ustaligi nedeniyle, iki erkek arasinda kivranmaya baslamis. Metin bu arada fermuarini indirip çükünü disari cikartmis. Bir eliyle de çükünü sivazlamaya baslamis. Nihal ayaklariyla Metin’in çükünün disarida oldugunu hissedince, iki ayagi arasina Metinin çükünü alip masturbasyon yaptirmaya baslamis. Corapli ayaklarina bulasan Metin’in sivisi ile hem Nihal’in ayaklari, hem de oglanin siki iyice kayganlasmis. Nihal agzinda Hakan’in siki, aminda Metin’in parmaklari, baslamis inlemeye. Bir elinin parmaklari Nihal’in aminin iclerinde dolasirken, Metin, obur elinin iki parmagini da kadinin aminin dış ust kisimlarina hizlica surtturuyormus. Nihal daha fazla dayanamamis ve serbestce, sehvetli cigliklar atarak bosalmis. Nefes nefese kalan Nihal, hic zaman kaybetmeden, kanepeden dogrulup sirti donuk bir sekilde kocasinin sikinin uzerine oturmus. Hakan daha pantolonunu cikarmaya firsat bulamadan, karisini kucaginda bulmus. Nihal, kocaman gogusleri sutyeninden disari tasmis bir vaziyette, ama giysileri uzerinde, baslamis kanepenin uzerinde Hakan’in kucaginda hoplamaya. Hakan arkadan ellerini one dogru sarmis, karisinin memelerini avucluyor, parmaklari ile gogus uclarini oksuyormus. Daha sonra asagilara inip, arkadan Nihal’in kalcalarini sıkıştırıyor, ellerini one doluyor ve Icinde kendi siki olan Nihal’in genislemis ve sirilsiklam olmus amina, bir de parmaklarini sigdirmaya calisiyormus. Nihal de butun bu azgin tempoya aynen cevap veriyormus. Arkaya kocasinin gosune dogru yaslanip, kafasini cevirip, deli gibi, islak islak Hakan’i operek, dilini kocasinin agzinda gezdiriyormus. Zaten son on dakikadir siki yalanmakta, emilmekte olan Hakan daha fazla dayanamamis. Olaylar aniden gelistigi icin, prezervatifsiz sikismeleri nedeniyle, herhalde Nihal hamile kalmasin diye, Hakan tam bosalirken sikini disari cikartip, pantolonunun uzerine bosalmis. Nihal’i uzerinden kanepeye indirip temizlenmek icin banyonun yolunu tutmus.

Kocasi kendisinden once bosalip, mecburen anal sikiş izle temizlenmeye gidince, sikisirken tatmine ulasamayan Nihal, bir hamlede uzerindeki etegi ve gomlegini cikartip, sutyeninden disari firlamis iri gogusleri ve seksi dantelli coraplari ile kalmis. Gidip, kanepenin obur ucunda, pantolonunu ve donunu cikartip, olanlari izleyip masturbasyon yapan Metin’in uzerine oturmus. Metin ve hatta olanlari izleyen karim agizlari acik şok olmuslar. Nihal Metin’e “simdi beni sikme siran geldi artik, hadi goster bakalim kendini” diyip oglanin dudaklarina ihtirasla yumulmus. Butun yuzunu yalayip, cocugun tisortunu kaldirip meme uclarini emmeye ve goguslerini Metin’in vucuduna bastirmaya baslamis. Eliyle, Metin’in tas gibi sertlesen sikini, aminin icine sokmus. Metin de ellerini Nihal’in arkasina dolamis, genis kalcalarini minciklaya minciklaya, kuzeninin karisini hoplata hoplata sikiyormus. Nihal Metin’e, “ohh, nihayet. Hep bu ani hayal ediyordum. Simdi sıkı sıkı sik bakalim beni Metin” diyerek yeni yetme delikanlinin uzerinde zevk ve istahla sikisiyormus. Boyu zaten Nihal’den kisa olan oglan, kanepede Nihal’in altinda kaybolmus. Nihal zevkten kisik kisik inleyerek Metin’le sikisirken sonunda yine kasilmis ve ciglik atarak bosalmis. Bu sefer bosalmamak uzere kendisini basariyla tutan Metin, Nihal’le ayni anda, Hakan abisinden gordugu uzere, sikini Nihal’in amindan cikartip disariya bosalmis.

Buna ragmen Nihal cocugun uzerinden inmemis ve sikini tekrar aninda amina sokarak baslamis Metin’in uzerinde yeniden kivranmaya. Bir yandan, genis kalcalariyla daireler cizerek, Metin’in sikinin yeniden sertlesmesine gayret ederken, bir yandan da daha once Metin’in onu optugu gibi, deli gibi oglanla opusuyormus. Dilleri disarida birbirine karismis. Tam bu sirada Hakan iceri girmis ve sanki gordukleri cok normalmis gibi, kuzeniyle sikisen karisinin yanina oturup basini uzatinca, Nihal Metin’in dudaklarindan ayrilip kocasinin dudaklarina yapismis. Metin bu sefer hem saskinliktan, hem de korkudan duraklamis. Nihal Metin’e “devam kocum, sik beni, bak kuzeninde zevk aliyor” demis kocasina kikirdayarak. Metin, bu kadar cekingen ve terbiyeli cocuk, ilk defa medeni cesaret ornegi gostermis ve Hakan’a “Hakan abi cok guzel karin var. Sikmeye doyum olmuyor. Sikmeme izin verdigin icin sagol demis”. Hakan’da Metin’e “Sik kuzen sik, benden sana izin, Nihal sana verdiyse ne mutlu sana. Boyle kadini bir daha zor bulursun” demis ve Nihal’e donup “Karicim nasil hosuna gidiyor mu?” diye sorunca, Nihal “Ohh kocacim, kizmadigin icin tesekkur ederim. Bir kadinin, kocasinin onunde baska birisi tarafindan sikilmesi cok zevkliymis. Bunun beni bu kadar tahrik edecegini hic dusunmemistim. Sen de tahrik oldun mu?” diyince, Hakan “Oh, benim sikisken karicim. Sikis, sikis, al kuzenin yarragini aminin icine iyice. Yabanci heriflere verecegine kuzenle sikis, ben raziyim. Tahrik ne kelime, seni boyle baskasi sikerken gorunce azdim, azdim” diye sehvetle yanitlamis. Nihal bir eliyle de Hakan’in yarragini ovusturuyormus. Derken Hakan’in yarragi kivama gelmis ve baslamis Nihalin kalcalari ile oynamaya. Bir parmagini, kuzeninin uzerinde gidip gelen karisinin gotune sokarak, yavas yavas tepkileri olcuyormus. Kocasinin tam yanibasinda, kocasinin kuzeninin uzerinde ikisiyle de opusup, kendisini kocasinin kuzenine siktiren Nihal, bu parmaklama isinden cok zevk aldigini, kocasina kikirdayarak belli etmis. Hakan yavas yavas, kuzeninin sikinden ve karisinin amindan suzulen sivilari, karisinin amina sivazlayip, gotune parmagi ile sivamaya baslamis. Gotu iyice islaninca iki parmagini birden sokmus, Nihal derin bir ic gecirip urpermis. Kocasina donup “beni sandvic yapmak istiyorsun di mi? Gel o zaman arkama. Iki kuzen sıkıştırın beni, ezin aranizda” diye inlemis. Hakan yerinden kalkip, dizleri ile kanepenin ucuna iliserek sikini Nihal’in gotune yaslamis ve yavas yavas iceri sokmaya baslamis. Nihal cilgin gibi inleyerek Metin’in uzerinde inip kalkarken, Hakan da arkadan pompaliyormus. Sonunda hepsi bosalmislar. Bu defa zevkin doruklarina ciktiklarindan kimse disari bosalmaya firsat bulamamis. Iki kuzen Nihal’in icini doldurmuslar. Ayaga kalktiklarinda, amini gotunu elleriyle tutmaya calisan Nihal’in avuclari meni dolmus. Nihal seks sarhosu “Hakan goruyormusun kuzenini, arka arkaya, hic ara vermeden iki kere beni becerdi” demis. Hepsi odalarina gitmisler ve sirayla banyoya girmisler.

Bu arada, bizim hanim ayaklarini altina almis, gozleri kapali, yasananlari dusunup, bir ayaginin topugunu, araladigi stringinden ve corabinin uzerinden amina bastirip surtturerek masturbasyon yapiyormus. Corabin agina bulasan aminin sulari ile corap iyice kayganlastigindan daha buyuk bir zevk aliyormus. Elif’te bosalip gozlerini aralayinca, kanepede sortuyle oturan Hakan’i karsisinda bulmus. Birden, sanki onlarin azginca sikismeleri hic bir sey degilmis gibi, kendisi masturbasyon yaparken yakalandigi icin, cok utanip kipkirmizi olmus ve Hakan’a “sen ne zamandir buradaydin?” diye sormus. Hakan da “bir suredir seni izliyorum. O kadar kendini kaptirmissin ki benim geldigimi bile duymadin” diye yanitlamis. Tam o sirada, uzerinde sadece bir seffaf gecelik ile Nihal de salona gelmis. Seffaf geceliginin altina hic bir sey giymemis. Gotu, basi son derece seksi ve davetkar bicimde ortadaymis. Metin’in iki kere ust uste yapinca, bu kadar heyecani kaldiramadigi icin, halsiz kaldigini ve yatmaya gittigini soylemis ve şuh kahkahasini patlatmis. Nihal Hakan’a “dur, dur, dur, siz ne konusuyordunuz burda? Elif’i masturbasyon yaparken mi bastin?” deyince Hakan gulumsemis. Kocasinin Elif’i ne kadar arzuladigini bildiginden ve kendisi de artik Metiniyle sikisip fantezisini gerceklestirdiginden, zavalli kocasinin yolunu yapmak istercesine Elif’e donup; “Ee kizim, senin masturbasyonun gercek yarraklarin yerini tutmaz. Ama istersen Hakan’i buna ikna edebiliriz” deyince Elif yine kipkirmizi olup “sen iyice sapittin bu gece” deyip aglamakli gozlerle tuvalete gitmis. Nihal’de arkasindan gidip Elif’i sakinlestirmeye baslamis. “Bak” demis “bu gece biz ucumuzde super zevk aldik. Senin bir kenarda, sadece seyirci kalmana gonlum razi olmadi o kadar. Eger fazla ileri gittiysem kusuruma bakma”. Bu arada Nihal Elif’i yatistirirken bir yandan kollarini oksuyor ve uzerinde bedenini tul gibi orten seffaf geceligiyle, Elif’in arkasindan, vucudunu, memelerini karimin sadece bustiyerli ciplak sirtina bastiriyor ve Elif’in icinde yine birseylerin kipirdamasina neden oluyormus. Nihal arkadasinin arkasindan, butun vucudunu ona yaslamis bir sekilde konusurken, yumusak yumusak Elif’in boynunu opmeye, sanki saka yapiyormus gibi kulak memelerini isirmaya baslamis. Bunlar olurken Elif’in ici bir hos oluyormus. Sonra Nihal Elif’e “cikar su ustundekileri, sana rahat bir seyler vereyim de giy” deyip eteginin kopcalarini acmis, fermuarini indirmis, etek dusuncede yine konusmaya devam edip, Elif’in uslu uslu, fakat Nihal’in yaptiklarindan garip bir zevk alarak onu dinlemesinden faydalanip, arkadan doladigi ellerini Elif’in goguslerinde dolastirip “bak ne guzel goguslerin var. Ne diye gostermekten cekiniyorsun” falan demis. Ardindan ellerini daha asagilara indirmis ve “n’aptin bakayim, kendini cok islattin mi?” diyerek ellerini karimin kulotlu corabindan iceri sokup, stringinin altindan amini ellemeye baslamis. Elif’in kafasini arkaya atip iyice tahrik oldugunu goruncede “sen simdi bir dus al, bende sana giyecegin rahat birseyler getireyim” deyip cikmis. Elif dus alip cikinca, kapinin koluna asili, Nihal’in babydolll geceliklerinden anal porno izle birisiyle, varla yok arasi bir ip kulot bulmus. Bunlari alip giymis. Kendine aynada bakinca yeniden tahrik oldugunu anlamis. Banyodan cikarken Nihal Elif’i yakalamis ve “gel, herhalde yatmayacaksin. Daha bu gecenin dedikodusunu yapacagiz” diye alip salona goturmus. Salonda ikisi oturmuslar. Nihal, kocasinin gozleri onunde Metin’le sikismekten tuhaf, ama inanilmaz bir zevk aldigini anlatmis ve bugune kadar kurdugu fantazilerinin gercek oldugunu soylemis. Elif de ona bu fantazilerini kocasi ile paylasip paylasmadigini sormus. Nihal “paylasmayi birak, fantazilerimdeki kisinin Metin oldugunu bile soyledim ona daha once” demis. Bu konusmalar, Nihal’in banyodaki ic urperten dokunuslarindan aldigi ve daha once hic yasamadigi bir heyecean, o gece sahit oldugu onca erotik sahne ve sikisten sonra, kendisinin hala sikilememis olmasinin da verdigi tatminsizlikle Elif’in yine ami sulanmaya baslamis. Nihal’in onunde, Nihal ona butun bu tahrik edici seyleri anlatirken, baslamis eliyle, belli belirsiz amiyla oynamaya. Nihal “Bil bakalim Hakan kimi hayal ediyor” diye sorunca bizim hanim ilgisizce “ne bilim kimi” diye yanitlamis. Nihal de “Seni” demis. Karim yine kipkirmizi olmus, biraz yuzu asilmis ve ne diyecegini bilememis. Bu arada mahsunca basini, incecik geceligi uzerinden Nihal’in memelerine yaslamis.

Bu arada Nihal, salon kapisinda cirilciplak, caktirmadan bu sahneleri izleyen kocasina gozuyle isaret ederek kanepeye cagirmis. Hakan arkadan gelip Elif’in dibine oturunca, Elif birden cok sasirmis. Nihal karima “iste sana firsat. Bosver artik elinle oynamayi. Iste, gercegi yaninda. Doya doya sevin birbirinizi” deyip Elif’le Hakan’i kanepede birakip, kendisi koltuga gecmis. Elif bir an icin “ama bu cok ters. Ben gitmeliyim” gibi laflar edip kanepeden kalkmaya calismis, ama Hakan onu kolundan cekip kucagina oturtmus. Karim, Hakan’in kucagina duser gibi oturunca aminin altinda birden Hakan’in ciplak tenini, dahasi dimdik yarragini hissetmis ve cok irkilmis. Tekrar bir hamle yapip kurtulmaya calismis, fakat Hakan’in mengene gibi kollarindan kurtulamamis. Hakan da bunun uzerine “gitmek istiyorsan birakirim, ama kendini bana birak, bak ikimiz de nasil zevk alacagiz” derken bir yandan da yarragini, bizim hanimin varla yok arasi ip kulotunun kenarindan, dogruca amina surtuyormus. Bu arada Hakan soyleyecegini soylemis ve bizim hanima konusma firsati vermeden dudaklarina yumulmus. Bir eliyle de babydoll un altindan goguslerini yavas yavas oksuyormus. Karim zaten oyle bir isterik haldeymis ki, hem sehvet icinde kivranan vucuduna, hem de tutkuyla seks isteyen beynine direnememis ve “artik yeter, ne olacaksa olsun” deyip, “bu gece, bu kadar tahrik olduktan sonra kendimi siktirmeden gitmek yok” diye dusunup, o da Hakan’a cevaben dudaklarini aralamis ve Hakan’la dilleri azgin bir bicimde bulusmus. Hiriltilar cikartarak opusmeye baslamislar. Hakan bir an durmus ve karisina goz isareti yaparak iceri gitmesini isaret etmis. Nihal hic cekinmeden “siz sikisin, bende seyredecegim, ne var bunda? Kuzenin beni catir catir sikerken sen iki metre odeden seyrediyordun” deyince Hakan “sen odaya git, ben rahat edemiyorum” demis. Bu arada Elif Hakan’in sikini eline almis yogurmaya baslamis, Hakan’in kulak memelerini operken Nihal’e donup, sehvetle gulumseyerek “kal Nihalcigim, senin onunde kocanla sikismekten buyuk bir zevk alicam” deyince Hakan caresiz Elif’i oksamaya devam etmis. Elif butun cekingenligini uzerinden atip, sirtustu yatan Hakan’in agzinin uzerine, tangasini kenara cekip, amini yerlestirmis. Kendiside one egilip Hakan’in sikini agzina almis. 69 pozisyonuna gelmisler. Bu arada Nihal’e donup fisiltiyla “ohh Nihalcim kocanin sikini yalamaya doyamiyorum. Ama simdi patlayacak. Birazda siksin bakalim beni” diye laf atiyormus. Hakan yalaya yalaya Elif’in amini gole cevirmis. Karim dogrulup Hakan’in uzerinde yerini almis ve sirilsiklam amina yarragini sokturmus. Simdi sanki Nihal’e nisbet yaparmis gibi, bagira bagira Hakan’in uzerinde hoplayip duruyormus. Hakan bir yandan, hopladikca sallanan memeleri babydoll un altindan sıkıştırıyor, bir yandan da Elif’in kalcalarini elleriyle mengene gibi sıkıyormuş. Elif arada Nihal’e laf carptirip “n’apim bunu sen istedin, simdi oradan seyret bakalim” diyormus. Daha once iki kere bosalan Hakan’in bu sefer bosalmasi kolay olmamis. Sevgili karimi domaltip amina arkadan girmis. O da Nihal’e laf atiyor “oh karicim sana cok tesekkur ederim, Elif’le sikis her seye bedel” diye tesekkur ediyormus. Elif, Hakan uzerinde calisirken bosalmis. Hakan denen herifte, kendisini cekmeye hic zahmet etmeden, oldugu gibi karimin icine fiskirtmis. O gece herkes sabaha karsi yikanip, yataklarina cekilmisler.

O geceden bir sure sonra kuzen Metin bir kizla cikmaya baslamis. Ama ara sira gelip, yine Nihal’i sikiyormus. Hakan da Nihal’e soruyormus “Metin hala gelip seni sikiyormu?” diye. Nihal de “evet sikiyor” diye cevap verince, Hakan cok sehvetleniyor ve Nihal’le hic bu zamana kadar olmadigi gibi sevisiyorlarmis. Nihal bakmis, Hakan buna kizmak bir yana dursun, detaylari bile anlattirip, bazen ustuste iki kere Nihal’i beceriyormus. Sonunda Metin’in gelip gidisleri azalmis ve simdilerde ise cok nadiren Hakan evdeyken ugruyor, bir merhaba diyip sevgilisine kaciyormus.

Boylece hikayenin basindaki butun o; Nihal’in, karima dili dolasarak “oh olsun, intikamimi aldim” demeleri, karimin da aynen cakikeyif bir sekilde Nihal’e, “ama ben seninkinden, senin simdi benim aygirdan aldigin kadar zevk almamistim” cevabi, benim, bizim hanimin benden habersiz birileriyle sikistigi kuskularim, buna karsilik karimin bana korkarak “senin haberin olmadan kotu bi sey yaptim, ama oyle siradan birileri ile degil” demeleri oldugu gibi ortaya cikmisti. Bunlarin cevirdigi dolaplari ogrendigim ve hatta anlattiklarindan birazda zevk aldigim icin sevinsem mi, yoksa karim beni resmen, yakin arkadasinin kocasiyla sikiserek aldattigi icin uzulsem mi bilemedim.

Bizim hanimlar, geceye baslarken yaptigimiz sikislerin ardindan, kucaklarindaki butun taslari doktukten sonra Paris’te neredeyse gun agiriyordu ki, uykuya dalmisiz. Sabah alarmin sesiyle uyandik.


Türbanlı Annem (Seri 10 – Başka Bedenler)

Sabah annem ve ben mutlu bir şekilde uyandık, kahvaltıya gitmek için yine teyzemlere doğru yola koyulduk. Teyzem bugün kontrole gidecekti onun için birazda heyecan vardı evde. Eniştem teyze oğlu Ayfer abla onun kocası annemle ben ve birkaç akrabamız daha evdeydi.

Herkes kahvaltı sofrasında sonuçlar iyi çıkar diye dua ediyordu bol bol. Neyse kahvaltıda teyze oğlu ile göz göze geldiğimizde onun yüzündeki ifadeden anladığım kadarıyla keyfine diyecek yoktu. Yine annemin yanına kurulmuş hatta teyze bahanesiyle anneme sık sık dokunuyordu. Annemde az afişte değil teyze oğluna millete çaktırmadan karşılık vermeye uğraşıyordu.

Bende sık sık Ayfer ablaya kaçamak kastamonu escort
bakışlar atıyordum ama yanında kocası olduğundan bugün o çok çekingen duruyordu. Çok ender bana bakışlarını yakalıyordum. Bir ara o mutfağa çayları yenilemeye gitti, bende fırsattan istifade edip su alma bahanesiyle mutfağa gittim. Ayfer abla mutfakta çayları doldururken mutfak tezgahında bende su alma bahanesi ile arkasından bir bardak almak için rafa doğru uzandım. Uzandım ama ne uzanmak. Arkasından öyle bir abandım ki sormayın. Birazcık elim bardaktayken o şekilde kalçalarına kasıklarımı dayamış şekilde bekledim. Götünde sikimi hissetmemesinin imkanı yoktu. hafifçe başını yana döndürüp kendini geriye attı ve ağzından bir “ımh” sesi çıktı. Doğru yolda olduğumu anlamıştım. Bardağı alıp tezgah üzerine koydum ve bu sefer belinden sarılıp tamamen arkasına yerleştim. O şekilde duruyorduk ve ikimizde bir şey söylemiyorduk. O anda Ayfer ablanın gözlerinin kapalı olduğunu gördüm ve hafiften alt dudağını ısırıyordu. Elimi bacak arasına doğru götürdüm ve amına doğru eteğinin üzerinden baskı yaptım. Başını bana doğru geriye atıp derin bir “ohhhh” çekti ve kısık bir sesle “bunun zamanı şimdi değil” dedi. Bende biliyordum zamanı değildi amacım sadece bana karşı isteği olup olmadığını anlamaktı. Kulağına doğru yaklaşıp “farkındayım ama en kısa zamanda seni istiyorum Ayfer abla” dedim. Ayfer abla hafifçe sallanarak önümden çekildi çay tepsisini eline alarak “çok mu beğeniyorsun sen beni” dedi yüzünde hınzır bir gülümseme vardı, o içeri doğru gitmek için hamle yaparken “seni aklım başımda olarak tanıdığım günden beri hem de” dedim, “çok isteyen istediğine kavuşurmuş derler sende en kısa zamanda kavuşursun o zaman” dedi ve gülerek içeri gitti.

Ben bir süre daha mutfakta bekledim sonra da içeri gittim tekrar. “teyze oğlu nerdesin ya sen bir su içmeye gittin kuyu mu kazdın” dedi teyze oğlu gülerek. Aslında bu manalı sözden ne demek istediğini anlamıştım “yok be teyze oğlu söylemesi ayıp ayak yoluna da uğradım” diyerek geçiştirdim sözü. Kahvaltı bitti teyzem ve eniştem gelen ambulans ile hastaneye gitti. Ayfer ablanın eşi, ben ve teyze oğlu dışarda birer sigara telledik. Sigara tüttürürken de sağdan soldan konuşuyorduk. Teyze oğlunun içinden eniştesine küfürler savurduğuna eminim. Çünkü aklı fikri içeriyi toplayan teyzesindeydi. En sonunda küçük enişte “ben malları bir kontrol edem, çok durdum onlarla uğraşem gari” dedi. Sonra da “Ayfer gız ben eve gidiyom anangil gelince bana haber ver emi” diye bağırdı. O sıra da Ayfer abla içerden koşarak geldi “Tamam tamam sende dağda bayırda fazla eylenme bakam” dedi. “Tamam tamam eylenmem bugün geceye kalmacam zaten, en geç hava kararmadan dönerim. Ağalar hadi eyi günler size de. Akşama süt getirem içeriz olur mu, ben gidiyom hadi eyvallah” dedi. O gitmeye hamle yaparken biz de “tamam enişte kolay gelsin sana” dedik.

Küçük enişte uzaklaşıp giderken biz teyze oğlu ile birbirimize pis pis sırıtıyorduk. Ben “teyze oğlu yaşadık hadi bugün” dedim “he la ama nasıl olacak şimdi” “sen onu bana bırak annemi eve yollarım sen arkasından gidersin eee Ayfer abla da burda bana kalır” “yaşa be teyze oğlu senin kafa hakketten çalışıyor ben mal mal düşünüyordum teyzeme nasıl ilişcem diye” “sen de bi alemsin teyze oğlu” dedim gülerek. Birer sigara daha yaktık. Keyifle sigaraları içtikten sonra içeriye girdik. Annem içeriyi süpürmüş sağı solu toplarken teyze kızı da mutfakla uğraşıyordu hala. Tabi Ayfer abla ile annemi aynı yerde sikecek değildik annemin yanına gidip “sen evi de topla bence teyze oğluyla birlikte anne” dedim. Annem şöyle bir doğruldu “doğru söylüyon oğlum evde kaldırılcak indirilcek ağır şeyler de yardım eder hem bana” derken Ayfer abla ve teyze oğlu içeriye girdiler. “kim yardım eder teyze” dedi teyze oğlu “kim olacak sen elbette” dedim ben “evet ya dedi annem bizim evde yüklükten indirilip kaldırılcak şeyler var hadi annengil gelmeden gidip onları halledelim” “tamam teyze” dedi teyze oğlu. Bende “Ayfer abla benlik bir iş var mı” dedim “Yooo bitti evi toplama işleri” “O zaman bende acı bir kahve içerim senin elinden” “yaparım ya yapmazmıyım hiç” “ohhh be ablamdan bir kahve içip bir de keyif sigarası tüttürdüm mü benden iyisi yok” dedim gülerek, tabi annem Ayfer abla ve teyze oğlu da bu gülüşmeme eşlik ettiler. Annem “iyi o zaman biz gidiyoruz iş bitince geliriz, hadi bakalım aslan yeğenim şöyle güçlü kollarınla teyzene yardım et” diyerek teyze oğlunun koluna girdi ve onlar bizim eve doğru gittiler. Ayfer abla ve ben oda da öylece oturduk. “dur ben bir kahve yapem gelem” dedi Ayfer abla ve mutfağa gitti.

Elinde tepsi ile içeri gelen Ayfer abla kırmızı yazması, gri gömleği ve altına giydiği basmadan yapılmış çiçeklerle bezeli yere kadar uzanan eteği ile masum ve masum olduğu kadar da çekici görünüyordu gözüme. Önüme gelip kahve ve suyu bana uzattı. İkisini de alıp yanımdaki sehpaya koydum o da tepsi ile yanıma oturdu kanepede. Kahvelerimizi yudumluyor hiç ses etmiyorduk. Bol eteğinin bile saklayamadığı baldırları harika görünüyordu. Gömleğinin ilk iki düğmesi açıktı ve göğüslerinin yarısını görebiliyordum o açıklıktan. Pembe dudaklarına kahve fincanını yaklaştırırken hafifçe kapanan uzun kirpikleri beni benden alıyordu. Gözlerine baka baka içtim kahvemi, ben fincanı tepsiye koyarken o da son yudumunu alıp bırakmak istediğim fincana hamle yaptı. O sıra ben tepsiye fincanı koymuştum ama eli elime değince elini tuttum ve yumuşacık elini avcuma aldım. O sıra göz göze geldik ve birbirimize baktık. Elini kendime doğru çektim ve o da bana doğru döndü. Ayaklanmak istedi “tepsiyi bırakıp geleyim” dedi “yerinde kalsa da olur” “olmaz bırakayım geleyim” “peki” dedim Ayfer abla mutfağa doğru gitti. Dayanamadım tabi bende arkasından mutfağa doğru gittim. O fincanları yıkamış tezgaha dizerken arkasından sarıldım yine. Biraz naz yapıyordu ve kendini kaçırmak istiyordu ama sıkıca sarıldım beline ve kulağına doğru eğilip “Bugün benim olacaksın” dedim. Yüzünde bir tebessüm vardı “beni gerçekten çok mu beğeniyorsun” “hem de çok” “çocukluk yıllarımın aşkısın sen” “hımmm” dedi. Öylece duruyorduk mutfak tezgahının önünde.

Bir süre sonra belini bırakıp elinden tuttum ve çekerek salona götürdüm. Hemen kendime doğru çekip dudaklarına yumuldum. Ben öpmek isterken göğsüme elini koyup “ya gelen olursa” dedi “kim gelecek” “teyzem ve kardeşim” “onlar gelmez işleri uzun” “nerden biliyorsun” “annem sabah yapılacakları anlattı ordan biliyorum” “hadi ordan” “gerçek bak en az 3 saat sürer” “kapıyı kilitleseydik” “peki tamam kilitleyelim” Ayfer abla dış kapıya gitti ve kapıyı arkadan sürgüledi. Salona geldiğinde tekrar onu belinden sarıp kendime çektim. Kazık gibi olmuş sikim tam amına denk geliyordu. Sikim bacak arasına baskı yaparken tekrar öpüşmeye başladık. Artık öpüşmelerimize o da karşılık veriyordu. Ayakta bir süre öpüştükten sonra onu kanepeye doğru çektim ve yatırdım. O öylece bakarken bacaklarını okşaya okşaya eteğini yukarı doğru çektim. Uzun paçalı küçük çiçekli desenli donu çıktı karşıma. Belini hafifçe kaldırmasıyla donunu aşağıya doğru çekerek çıkardım. Ufff incecik çizgili hafif kıllı tombul amı karşımdaydı. Kanepede Ayfer ablayı hafif bacak arası bana gelecek şekilde döndürdüm. Bacaklarını iyice araladım. O şaşkın şaşkın ne yaptığıma bakıyordu. bacağının birisini kanepeden aşağıya sarkıttım ve diz çöküp amına yumuldum. Kendini toparlamaya çalıştı ve “ne yapıyorsun” dedi “dur az müsaade et amını yalayacağım” “olmaz” dedi toparlanmaya çalıştı. O sıra da sertçe bacağını tutup toplanmasına izin vermedim “neden olmaz” “bilmem yalanmaz orası” “hah sen öyle zannet, yalanmazmış kocan hiç yalamadı mı” “yok yalamadı bakmaz bile o günah diye” gülmeye başladım “ne dedin sen günhamı” diye gülüyordum biraz gülmem geçince “dur bak ben yalayayım da günah mı sevap mı yalanır mı yalanmaz mı öğren” dedim ve önce amının kabarık dudaklarını hafif hafif dişlemeye başladım. Yeni yeni çıkmış kıllar sertçe dilime geliyordu yalarken daha sonra am yarığından klitorisine ulaştım ve ağzıma aldım onu hafif hafif emmeye başladım, elimle de göbeğini ve baldırlarını okşuyordum. Birkaç dakika sonra Ayfer abla kendini salmış kesik kesik solumaya başlamıştı. Klitorisinden amının deliğine geldim ve dillemeye başladım. Ben amına dilimi sokup çıkardıkça ve emdikçe artık o da başımı amına bastırmaya başlamıştı. Onun “ımhhhh ımhhyy ayhhhh” diye inlemeleri gittikçe artıyordu. Ben on dakika kadar amını dilleyip durdum Ayfer ablanın. Ayfer abla belini yukarı doğru kaldırarak kasıldı ve boşalmaya başladı, o boşalırken bende amının deliğine başımı iyice gömüp sularını içmeye başladım. Bir damla bile ziyan etmeden am sularını zevkle içtim. O kasılmaları bitince kendini iyice gevşetti. Pelte gibi olmuştu, biraz daha amını yaladıktan sonra amını ve baldırlarını okşaya okşaya doğruldum. Bacağının birisi aşağıya sarkmış diğeri hafif toplanmış şekilde eteği de beline kadar toplanmış halde nefis duruyordu. Bacak arasına yakın oturup “nasıl günah mıymış” dedim “böyle günaha can kurban iliklerime kadar sarsıldım ben” dedi. Gülümsedim ve elimi amına koyup okşamaya başladım “demek kocan hiç yalamadı seni ha ne salak adammış böyle tatlı am yalanmaz mı” “yok yalamadı, o iş görürken bile beni soyundurur yatakta bekletir sonra gelir yatağa girer öyle iş görürüz” dedi, “bak sen salağa bu güzellik seyrede seyrede sikilmez mi be ne malmış bizim enişte” “valla bak belki bir kere felan gördü beni çıplak olarak kocam” “aman boşver salla sikiş bilmiyomuş senin kocan. Boşaltabiliyor muydu bari seni” “bazen boşalıyordum çok azgın olursam ama çoğu zaman 3 dakikaya kalmaz işimiz biter bizim” “lan hakketten salakmış senin herif ben senin kocan olsam var ya” “eeee ne yaparsın” “gece başladığımız iş sabaha bitmez be” “o kadar sürer mi hiç o iş” “dur bakalım az sonra ne kadar sürecek” dedim ve altımdaki eşofmanı çıkardım. Külotumu da çıkardığımda sikim direk gibi duruyordu. Ayfer ablayı biraz düzeltip bacak arasında yerimi aldım ve yavaşça içine soktum sikimi. Sikim amına zorla giriyor gibiydi. Daracık am vardı Ayfer ablamda ve amı da cayır cayır yanıyordu. Hafifçe üzerine doğru eğilip dudaklarını öptüm ve sikimi de amında hareketlendirmeye başladım. Hafif bir ritimle içine git gel yaparken artık Ayfer abla “ıyhh ıyhh” diye inlemeye başlamıştı.

Ben kıllarımı yeni traş ettiğimden içine gelip giderken erzurum escort
kasıklarımız birbirine sürtüyor ve onun hafif uzamış kılları tenime batıyor gibi hissediyordum. Git gellerimin etkisiyle Ayfer ablanın amı yavaş yavaş ıslanmaya başlamıştı, böylece git gellerim de zevk sıvısının etkisiyle daha rahat oluyordu. Benim git gel hareketlerimle pamuklu kumaştan yapılmış (köy dilinde basma derler) eteği aşağıya doğru dağılınca duraklayıp iyice beline doğru topladım. Ve doğrulup belini düzelttim bacaklarından destek alarak git gellerime seri şekilde yeniden devam ettim. Ayfer ablaya baktığımda yüzü aldığı zevkten kızarmaya başlamış ve kırmızı başörtüsü ile uyumu yakalamıştı. Onu altımda sarsa sarsa sikmeye başladım. Sikişim sertleşince “ımhh ımhhh” diye inleyen Ayfer abla “ayhhh ayhhh” demeye başladı. Bu tiz sesi beni iyice coşturdu bende hızımı arttırdım.

Sert bir sikiş yapıyorduk ve kasıklarımız terlemişti. Kasıklarımız birbirine çarptıkça çıkan terli vücudumuzun sesleri ve Ayfer ablanın inlemeleri beni coşturuyordu resmen. Baştan sikim amına girip çıkarken zorlanıyordu ama am sıvıları ile ıslanmış kaygan amcığa sikim yağda kayar gibi girip çıkıyordu artık “nasıl iyi mi böyle” “evet devam et ayhh ayhhh” “gördün mü sikilmek nasılmış seni böyle sikebildi mi hiç kocan” “ayhhh boşver devam et devammmmmm” “devam ederim tabi etmem mi hiç sikilmez mi böyle am ohhhhh” “sik sikkkk işte böyleeeeeee” diyerek Ayfer abla boşalmaya başladı. Onun boşalması sakinleşmesi için durdum bir süre. Ayfer ablanın yüzüne baktığımda gözlerini kapatmış dudaklarını ısıra ısıra orgazmın zevkini alıyordu. Daha sikişe başlamamızın üzerinden 10 dakika ancak geçmişti ve o sevişme bölümüyle birlikte iki kere orgazm olmuştu.

Ayfer abla sakinleşince onu altımdan kaldırıp kanepeye domalttım. Eteğini yine beline kadar toparladım ve kocaman dolgun kalçalarını ayırıp sikimi amına geçirdim. Sert şekilde git gele başladım. Islanmış kasıklarımın kalçalarına çarpması sonucu çat çat sesleri çıkıyor Ayfer abla altımda artık inlemeyi bırakıp çığlık atmaya başlıyordu. Oda onun sesleri ile yankılanıyordu. “nasıl ha iyi mi böyle” “ayhhh ayhhh evet çok iyi” “kocan mı iyi sikiyor ben mi söyle hadi ohhhh” “bırak kocamı onun ki sikmek bile değilmiş ayhhhhh” “demek sikemiyordu seni öyle mi o gavat” “bırak onu da sik amımı yarağa doyur beni” “al bakalım o zaman sana yarak” “ayhh çok iyi çoookkkkk” “iyi olmaz mı hiç amına koduğumun zevk alırsan iyi olur” diyerek belinden iyice kavrayıp son sürat sikmeye başladım.

Belinden kavramış sertçe sikerken “bundan sonra kocam beni sikiyor demezsin artık bu yarağın üzerine değil mi ha” “ayhhh ne olur böyle söyleme” “neden hiç sikmemiş gavat seni işte” “ayhhh ayhhh yine de söyleme sen” “ne söylemeyecem amına koduğumun. O gavat seni adam gibi sikebilse zaten senin bende gözün olmazdı. Madem adam akıllı sikeydi seni de namusunu koruyaydı” “ne demek bu” “ne demek olacak amına koduğumun kocanın yarağı yerine benimkini yiyorsun işte” “orospu mu demek istiyon bana” “ohhhh hemde ne orospu. Offff daracık amcıklı orospum benim ohhhhhh” “ayhh ne olur söyleme öyle yaaaa” “Ablam söylemicem de senin adam hakketten öküzmüş ama” “ayhhh haklısın beni hiç böyle sikmedi ama yine de kocam” “boşver gavatı al sana yarak” “ayhhh sik o zaman o yarakla beni. Koy amıma ayhhhh” “ohhhh sikmem mi hiç sikmem mi. Seni en az 15 yıldır düşlüyom ben böyle” “hakikaten mi hiç düşündün mü beni” “Ayfer abla sen lise yıllarımın hayaliydin. Otuzbir çekerken hep seni siktiğimi düşünürdüm” “hımmm hakket mi söylüyon yoksa sırf beni sikmek için mi” “neden yalan söyleyeyim şu an seni zaten sikiyorum” “ayhhhh sik daha da sik” “offf ablam sikmem mi hiç al sana yarak bundan sonra bu yarak senin istediğin zaman söyle” “bu amda senin istediğin gibi sik” “işte böyle kadınım benim yosmam” “erkeğim sikicim sik beni ayhhh” “ohhhhh kadınımmmmm” “kocammmmm” “kocam deme bana o gavat gibimiyim ben” ayhhh doğru sikicim benim sik o gavatın sikemediği amı sikkkkk ayhhhhh” “sikecem Ayferim sikecemmmmm” “erkeğim benim boynuz tak kocama” “hem de ne boynuz takacam daha kaldıramaz başını merak etme sen” “tak ona boynuz bana yarak takkkkk” “offff ne aşifteymişsin sen böyle offff” “senin yarağın bitirdi beni ayhhh amım kuruyacak hiç böyle yapmadım ben ayhhhh. Öldürdün beni aslanım ayhhhhhh” “Ayferim kadınım daracık amın çok güzel bitiriyor beni” “sen daha bitmedin de beni bitirdin hadi gel artık derman kalmadı bende ayhhhhh” “offff yeter erkeğim ne olur yeter gel artık”

Ayfer ablanın kalçalarına kasıklarım çarpa çarpa süt beyaz kasıkları kırmızılaşmaya başlamıştı. Sert şekilde sikmeye devam ettim. Ayfer abla sadece tiz çığlıklar atıyordu altımda “hadi erkeğim gel artık bittim ben” dedi “offf kadınım bu ama hemen boşalınır mı hiç zevkini almadan döller ziyan olur yoksa” “ayhhh ayhhhh erkeğimmmmmmmm” diyerek Ayfer abla kendini kastı ve boşalmaya başladı. O sıra da bende onu iyice kendime çekip kasıklarımı götüne iyice dayadım. Onun bu boşalması ile amı biraz daha kayganlaşmıştı. Git gellerime yeniden başladım artık bende gelmek üzereydim ve işin gerçeği bende Ayfer abla gibi yorgunluktan bitmek üzereydim. Son bir iki hareket daha yaptım ve sikimi son defa amının derinliklerine saplayıp sıkı sıkı sarılarak şiddetli bir şekilde boşalmaya başladım. Offf hemde ne boşalma ama. Döllerimin tayzikle atışını hissedebiliyordum. Ayfer abla boşalmaya başlamam la kanepeye doğru yıkıldı ve bende ona sıkı sıkı sarıldığım için üzerine yıkıldım tabi. Sikimin içinde hareketleri hala devam ediyordu. Beş dakika kadar öyle kaldık.

Üzerinden kalktığımda Ayfer ablanın kalçaları karaman escort
kıpkırmızıydı. Sadece kalçaları mı yanına doğru oturmak için hamle yaptığımda yüzünün de kıpkırmızı olduğunu gördüm. Yanına oturunca bana baktı ve gülümseyerek “ne biçim şeydi böyle bu” dedi “hoşuna gitti mi” “hı hı” “ben inanılmaz zevk aldım senden Ayfer abla” “ben de hayatımda hiç böyle bişey yaşamamıştım. Kocam beni sikiyor zannetmişim. Demek ki sikilmek buymuş. Erkeğim benim” “sen yeter ki sikilmek iste Ayferim bu yarak emrine amade” “erkeğim benim” “kadınım Ayferimm” “bu köyde senin gibi kadını sikecek adam yoktur emin ol” “hıııı gerçekten mi” “gerçekten ya. Neydi öyle yarım saattir sikişiyoruz. Derman kalmadı bende. Diyom ya ben yatağa girerim kocam gelir oda yorganın altına girer. Gir çık gir çık boşalınca da yana devrilir yatar” “eeee sen peki” “bana ne olmuş” “sen boşalmazsan” “kimin umrunda” “öyle olur mu hiç. Kadını sikmeden önce bir sikerken de en az bir kere boşaltacaksın ki gururu okşansın kadınlığını hissetsin” “bu köydeki adamlar sen gibi düşünse ooooooo” “oooo su ne” “kadınlar etrafında pervane olur be” “sen merak etme ben seni istediğin kadar sikerim gidene kadar” “öyle de” “de si ne” “sen gidince ne olacak” “dert etme teyze oğluna öğretirim ben kadın nasıl sikilir” “nasıl yani” “hadi hadi abla kardeş az iş görmemişsiniz” “söyledi mi sana bunu” “he ya geçen gün ondan öyle dedim teyze oğlu şanslıymış diye” utanmış gibi başını öne eğmek istedi. “utanma kız hem şimdi annemle o ne yapıyor biliyomusun” “temizlikkkk” “heeee sen öyle zannet” “ne peki” “bizim yaptığımızı” “nasıl yani kardeşim teyzemle şey mi” “evet şey” dedim sırıtarak “hatta şey değil sikişiyor” dedim. Sustu kaldı Ayfer abla, garip gelmişti sanırım bu durum ona. “ne yani sen kadınsın yarağa ihtiyacın varda annem değil mi. Teyzen de sikilmeyi hakkediyor” “ne bileyim değişik geldi. Yeğeniyle falan” “bende senin yeğenin sayılırım teyze kızı” “orası da doğru” “zevk bu yeğenini çok beğenmiş sikişecekler işte. Zamanında teyze oğlu seni beğenmiş sikiştiniz. Ben seni beğendim sikiştik. Annemle de sikiştim ben ne olacak ki. “Aaaaa hakket mi” “Evet ya” “Yalan söylüyosun” “Ne yalan söyleyeceğim annem de kadın ve canı beni çekti benim de onu. En sonunda sikiştik ve sikişiyoruz da ne olacak” “ne bileyim garip işte” “kız zevk almanın garip yanı ne. Biz senle sikiştik garip mi oldu. Hoşuna gitmedi mi” “gitti hem de çok hoşuma gitti” “eeee daha ne o zaman” “haklısın” “hah şöyle aklına yatsın azcık” dedim ve gülümsedim. Ayfer abla toplamak için kalktı ben “bir daha yapalım” “olmaz amım çok fena oldu başka zaman. Şimdiden sızlattın bugün ilişme bana” “tamam” dedim çünkü bende bitmiştim. Ayfer abla altına paçalı donunu da giyip üzerini düzeltti. Yanıma geldi benim altım hala çıplaktı. Sikimi sıvazlayıp “erkeğim benim kurban olurum ben bu sike” dedi. Onu boynundan kendime çekip dudaklarından öptüm. “Ayfer abla içine boşaldım ya aklıma o geldi şimdi” dedim. “boşver boşaldıysan boşaldın” “ya bir şey olursa” “olursa olsun. Çocuk olacaksa da senin gibi birisinden olsun” gururumu okşamıştı bu söz ama “olmasa daha iyi değil mi” “merak etme evde hap var. Öküz kocam çocuk bakamam deyip hap aldırıyor gidince kullanırım” “allah allah millet çocuk ister senin ki karşı mı çıkıyor” “he ya istemiyor ne diyeyim ki” “boş ver o zaman mal işte” tekrar sarıldı Ayfer abla bana. Anladığım kadarıyla enişte biraz da öküzdü.

Toparlandıktan sonra evin önüne çıkıp bir sigara yaktım. Sigara mı bitirdikten sonra Ayfer abla da yanıma geldi. Altımıza birer minder alıp teyzemlerin evin önünde oturmaya başladık. Yarım saat sonra annem sallana sallana geliyordu. Altına giydiği basma donunun sallanışı uzaktan gözüme çok hoş görünüyordu. Koca cüsseli annemin kocaman götü dondan o kadar güzel belli olluyordu ki… yaklaştıkça üzerine giydiği ince kazağının sarıpta saklayamadığı koca memeleri ve siyah üzerinde çiçekler bezeli yazması ile tam bir köylü güzeli gibiydi annem. yanımıza yaklaştığında dudakları kıpkırmızı ve yanakları da al aldı. Sanırım onlarında sikişi güzel geçmişti. Yaklaşıp selam verdi. Annem gülümsüyordu.”eeee ne yaptınız bakalım çocuklar” “ne olsun hiç” “hiç mi yaptınız biz yokken” “ne yapalım öyle bakındık” dedim ama Ayfer ablanın yüzü kızarmıştı. “ne o Ayfer bu hal ne” “bir şey yok teyze ne olmuş halime” “ne bileyim kızarmışsın” o sıra ben söze girdim “senin gibi mi anne” dedim bu sefer annem başını eğdi “teyze oğlu nerde” “bilmem iş bitince gezeceğim biraz dediydi gelir azdan” “çok ağırdı işiniz galiba” “he ya oğlum yorulduk derman kalmadı valla” “doğrudur doğrudur” diyerek sırıttım. “offf öyle gülme oğlum” dedi annem “ne yapayım ya herkes birbirinin bildiğini saklıyo ya ondan güldüm” “ne saklaması” “ne saklaması işte annem onu diyorum. Sen yeğeninle sikiştin geldin biz Ayfer ablamla sikiştik ama hepimiz saklıyoruz” bir anda üçümüzde kahkahalara gömüldük. Herkes halinden memnundu. Biz gülüşürken ilerden teyze oğlu gözüktü, yürüyüşünden takati dermanı kalmadığı belli oluyordu. Yanımıza kadar geldiğinde artık teyze oğlundan olanları dinleyebilecektim. Yoksa annem utancından doğru dürüst bir şey anlatmazdı bana.


bitlis escort konya escort bolu escort afyon escort sakarya escort bodrum escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort amasya escort