Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ah Annem Ah

İzmir’in şirin bir kasabasında yaşıyorum. Ben daha çocukken tesadüfen tanık olduğum görüntüler özelde anneme, genelde kadınlara karşı olan bütün güvenimi yıktı bitirdi.

Tanık olduğum olayın üzerinden seneler geçmesine rağmen, kimseye anlatamayıp içimde tutmak beni çok gergin biri haline getirdi. Belki de içimde kopan fırtınalara bir son verir düşüncesiyle paylaşmak istedim.

O korkunç olay gerçekleştiğinde ben daha çocuktum. O zamanlar annem ise otuz yaşlarında falandı. Annem sarışın ve minyon tiplidir. İki çocuk doğurmasına rağmen fit bir kadındı. Aslında bugün de öyledir.

Babam Tır şoförü olarak çalıştığından dolayı haftada bir gün eve ya uğrar, ya uğramazdı. Annem bu durumdan dolayı boşluğa düşmüş olacak ki babamı aldatmıştı, hem de babamın inşaat ustası bir arkadaşıyla…

Babamın da evde olduğu bir pazar günü ailecek toplanmış akşam yemeği yiyorduk. Annem babama sürekli banyonun restore edilmesi gerektiğini söyleyip duruyordu. Evimiz iki katlı, bahçeli dubleks tarzı, çok eski bir evdi. Banyo duvarlarında çatlaklar oluşmaya başlamış, fayanslar dökülüyordu.

Babam da annemin ısrarına dayanamayıp inşaat ustası olan arkadaşını çağırdı. Yapılması gerekenleri söylediler, konuşup fiyatta anlaştılar. Usta hafta ortası tadilata başlayacaktı, kaporasını alıp gitti. Yaz aylarında olduğumuzdan okul tatildi. Babam Salı gününden doğuya bir yük almış, yola çıkmadan önce,

“Anneni sakın yalnız bırakma!” diye beni güzelce tembihleyip yola çıkmıştı. Ertesi sabah usta gelmiş, gerekli tadilatlara başlamıştı. İki gün içerisinde, sabah erkenden gelip akşama kadar çalışarak işini bitirmiş, banyoyu teslim etmişti.

Daha sonra annemle babam, ustanın işçiliğinden memnun kaldılar, mutfakta da yapılması gereken bazı işlerin olduğuna karar verdiler. Dolayısıyla ustanın üç günlük işi daha çıkmıştı bizim evde…

Usta ertesi sabah geldi. Hep birlikte kahvaltımızı yaptık. Usta işine koyuldu. Annemin elleriyle hazırladığı öğle yemeği, aralarda çay kahve ikramları, molalarda annemle neşeli sohbetler filan derken, güle oynaya çalışıyordu. Tabii gariban babam yine yollarda…

Ertesi sabah kahvaltı yaparken ustanın annemle göz göze gelip birbirlerine gülümsediğini fark ettim. Bu benim için herhangi bir şey çağrıştırmıyordu o zamanlar… Bu tarz olayların bilincine varmak için çok küçüktüm daha… Kardeşimse daha dört yaşındaydı.

Annemle usta sohbet ediyor, gülüşüp kahkahalar atıyorlardı. Gülerken usta annemin eline, koluna dokunuyor, birbirlerine biraz fazlaca yaklaşıyorlardı sanki… Sonra benim onlara merakla baktığımı görünce ayrılıyorlar, biraz ciddileşiyorlar, ardından biraz sonra yine aynı şey… O gün de bu şekilde geçti…
Üçüncü gün, kapının tıkırtısına uyandım. Her sabah saat on gibi gelen usta saat altı gibi gelmişti. Biz annem ve kardeşimle üst katta uyuyorduk. Etrafıma baktığımda annem yatağında değildi. Alt kattan fısıltı şeklinde konuşma sesleri duyuyordum.

Merak edip ne oluyor diye bakmaya karar verdim. Bu hayatımda aldığım en kötü kararlardan biriydi, keşke yatıp uyumaya devam etseydim!

Sessiz bir şekilde merdivenlerden aşağıya indim. Salona geldiğimde inilti gibi sesler duydum. Olan biteni iyice merak edip seslerin geldiği oturma odasına doğru yöneldim. Fakat kapı kapalı olduğundan hiçbir şey görünmüyordu.

Ama içeriyi görmenin bir yolu daha vardı. Hemen bahçeye çıkıp odun yığınlarının arasından oturma odasının penceresine doğru yaklaştım. Pencere açıktı ve tam çekilmemiş tül perde içeriyi yeterince gizlemiyordu. Zaten bahçemiz etrafında iki metre yüksekliğinde bir taş duvarla çevrili olduğundan çoğu zaman perdeleri bile kapatmazdık.

İşte o pencereden baktığımda hiç bir zaman unutamadığım sahneyi gördüm. Annemle usta… Ayakta sarmaş dolaş öpüşüyorlardı. Usta yaklaşık 1.85 boylarında, sarışın, mavi gözlü, iri bir adamdı. Annem minyon tipli olduğundan çocuk gibi kalıyordu yanında…

Ne olup bittiğine bir anlam veremiyordum. Annemin üzerinde sadece tül siyah külotu kalmış, sütyenini falan çıkartmıştı. Güzel kadındı annem… Fakat daha sonraki yıllarda erkek gözüyle anladım ki, güzelden de öte, annemin fiziği, göğüsleri, beli, kalçaları muhteşemmiş.

İncecik beli, iki çocuk doğurmuş dolgun kalçalarının güzelliğini meydana çıkaran siyah küloduyla, beline kadar inen uzun saçlarıyla ustanın kollarının arasında harika görünüyordu annem… Yine onun gibi, üzerinde sadece beyaz külotuyla kalmış ustayla sarmaş dolaş sevişiyorlardı.Çok korkmuş ve şaşkın bir halde pencerenin kenarından gizlice olan biteni izlemeye çalışıyordum. Babam dışarılarda, annem yabancı bir erkekle sarmaş dolaş, hem de yarı çıplak, üzerlerinde sadece birer külot…

Erkek dev gibi iri yarı, kasları sürekli ağır iş yapmaktan aşırı gelişmiş, güneş yanığı teniyle annemin her yerini sarmış ahtapot gibi… Annem minicik bir oyuncak bebek gibi o kaslı kolların arasında, çıplak, yuvarlak hatlarıyla, beyaz teniyle öyle de güzel görünüyorlar ki aslında… Siyah beyaz ying yang sarmalı misali birbirlerini tamamlar gibiydiler.

Bir süre böyle öpüşüp koklaştıktan sonra usta annemin omuzlarından bastırıp önünde diz çökmesini sağladı. Adamın arkası bana dönük olduğundan hiçbir şey göremiyordum. Sadece adamın kasılıp duran kalçalarının yanlarından annemin saçlarının ileri geri sallandığı görünüyordu.

O anda annemin sünnet dikişlerimi alınırken pipime sürdüğü kremleri düşündüm. Çocuk aklımla herhalde usta yeni sünnet oldu, onun da dikişlerini alıyor diye yorumladım. Çünkü annem önünde eğilmiş pipisiyle uğraşırken usta canı yanmışçasına sürekli inleyip duruyordu.

Anneciğimin adama oral seks yaptığını bilmiyordum o zamanlar… Hem de işini çok iyi yapıyor olmalıydı ki, dev gibi adamı inletiyordu zevkten…

Sünnet sahnesi bir süre böyle devam ettikten sonra annem ayağa kalktı. Ağzı, dolgun etli dudakları tükürükler içinde ıslak, gözleri yarı aralık, kendinden geçmiş gibiydi. Usta ile bir an bakıştılar ve tekrar hararetli bir biçimde birbirlerine saldırıp öpüşmeye başladılar.

Usta öpüşmeye devam ederek annemi tam karşımdaki koltuğa yatırdı. Sırtüstü yattığı koltukta çok mutlu görünen annemin külodunu da sıyırıp çıkardı. Hararetli bir şekilde her yerini öpüp yalamaya, bazen memelerini ısırmaya başladı.

Zavallı annem, koca ağzıyla memesini ısırdıkça inliyor, kısık çığlıklar atıyor, fakat adama daha bir ateşle sarılıyordu canı yandıkça… Usta küçük kırmızı şapkalı kızı yemekte olan koca kurt, bir canavar gibi göründü gözüme o anda… Biraz korkarak, çokça şaşkınlıkla izliyordum pencereden…

“Ohhh, yanıyorsun orospu, amına koyacam senin!” gibi laflar ettikçe, annem hazla kıvranıyor, inliyor,

“Yavaş ol aşkım, bağırtma beni, çocuklar uyanacak!” diyordu. Usta ise,

“Merak etme bir şey olmaz!” diyerek annemin göğüslerini, karnını, göbeğini, bacaklarını yalamaya devam ediyordu.

Sonra usta üzerindeki tek giysi olan kendi külodunu çıkardığında o koca devasa sikini gördüm. Hem kalın, hem de kolum kadar bir şeydi. O anda eşofmanımı indirip kendi minik çüküme baktım ve onunkiyle kıyasladım. Çocuktum tabii, korkmuştum o büyüklükteki bir çükten!Usta annemin bacaklarını iki yana ayırıp yerini çoktan almıştı bile. O iğrenç esprisi kulaklarımda halen çınlıyor.

“Orospum, biz her türlü sıva çekeriz!” deyip sikini yukarı aşağı annemin bacak arasına sürtüyordu. “Biraz daha mala süreyim de ıslansın, beton dökerken sağlam dökülsün.”

Annem olacak orospu ise zevkten dört köşe olmuş, dudaklarını ısırıp o pis adamın içine girmesi için hazır bekliyordu. Annemin hazır olduğunu gören usta yavaş yavaş yüklenmeye başlamıştı. O anda gördüğüm şeylerin ne olduğunu idrak edemiyor, ne yaptıklarını anlayamıyor, sadece gizlice izliyordum.

Bir süre biraz zorlayarak o kol gibi pipisini santim santim annemin içine soktu adam… Annem sürekli dudaklarını ısırıyor, inliyordu. Annemin acı çektiğini görünce bir an içeriye dalıp adama saldırmayı bile düşündüm o aklımla… Babam bana görev vermişti çünkü, o yokken evin erkeği bendim…

Ama sonra, annemin onca acı inlemelere rağmen adama sarılmaları, süt beyaz bacaklarını adamın güneş yanığı beline sarmaları garibime gitti. Ters giden bir şeyler vardı bu sahnede… Annem acı çekmesine rağmen pek şikayetçi değil gibiydi. İçeriye girip annemi kurtarma fikrinden vazgeçtim o yüzden…

O canavar sikini annemin amına tamamen gömdükten sonra biraz öylece bekledi usta… Annemin üstüne kapanmış, dudaklarını öpüyor, memelerini avuçlayıp sıkıyor, saçlarından tutup çekiştiriyordu sürekli…
Annemse gözleri kaymış bir vaziyette kendini tamamen adama teslim etmiş, minik bedeni onun dev gibi gövdesinin altında kaybolmuş gibiydi. Sonra ustanın hareketsiz duran kalçaları annemin bacaklarının arasında makine gibi çalışmaya başladı. Dakikalarca sürdü bu fırtına…

Adam kocaman sikini boydan boya çıkarıp çıkarıp acımasızca zavallı anneciğimin amına gömüyor, kadını sürekli bağırtıyordu. Sesi çıkmasın diye işaret parmağını ısıran annem nefes almak için parmağını çektikçe adam dudaklarına yumuluyor, annemin çığlık atmasına engel oluyordu. Ben pencerenin dışında, ağzım açık bir şekilde izliyordum öylece…

Sonunda usta hızlı bir şekilde annemin içinden çıktı. Doğruldu, ıslak sikini annemin suratına doğru tuttu. Annem ustanın sikini ağzına aldı. Bana çok iğrenç gelmişti o gün… Adamın işediği şeyi neden annemin ağzına soktuğunu anlayamamış, iğrenmiştim.

Halbuki adam kalın sesiyle nerdeyse böğürerek, oluk oluk boşalıp, döllerini anneme yutturmuştu. Annemin dudaklarının kenarlarından yutamadığı beyaz beyaz, muhallebi gibi bir şeylerin aktığını gördüm.Usta sonunda sakinleşti. Annemin ağzından çıkardığı koca sik hala pırıl pırıl, hala dimdik duruyordu parmaklarının arasında… Siki hiç inmemişti, yumuşamadan eser yoktu. Birden anneme seslendi kaba bir tavırla,

“Domal orospum!” dedi. Annem uysal bir kedi gibi dediğini yaptı. Yattığı yerden kalkıp arkası tam olarak pencereye dönük bir şekilde domaldı ustanın karşısında…

Çok tuhaf gelmişti bana, ilk kez bir kadının amını görüyordum. Beynim o anın fotoğrafını çekmiş olacak ki, o manzarayı unutamıyorum. Muhteşem bir kalçaya sahipti annem… Bakımlı, tüysüz, kılsız, güzel bir kadındı.

Usta arkasına geçip sikini annemin yarığına sokmuştu. O an çok net görüyordum ustanın sikinin annemin amına giriş çıkışlarını… Annem sürekli inliyor,

“Geliyorum yine!” gibisinden şeyler söylüyordu. Nereye geliyordu? Ne demekti bu? Bu sözler hep kafamda soru işaretiydi o zaman… On dakika böyle devam ettikten sonra annem,

“Biraz da arkadan yap!” diyerek kalkıp vitrinde duran kremi alarak geldi.

Ustanın önüne sırt üstü yattı tekrar ve bacaklarını birleştirip yukarıya kaldırdı. Biraz yarığına krem sürdü ve ustaya,

“Acıtmadan sok!” dediğini hatırlıyorum. Annem adama götünü de siktirmişti, yıllar sonra idrak ettiğim şeylerden biri de bu olmuştu. Usta annemin havada birleştirdiği ayaklarını bileklerinden tutarak yavaş yavaş girmeye başlamıştı yine… Ama bu sefer bir şeyler ters gidiyordu, annem sürekli kıvranıp,

“Acıyor, yavaş!” deyip duruyordu.

Usta annemin götünü sikine alıştırmış olacak ki, kasıkları annemin kalçalarına vuruyor, hayvan gibi böğürerek sikiyordu annemi… Annem ağlamaklı bir şekilde inleyerek, elleriyle adamın bacaklarını ittirmeye çalışıyordu.

Birkaç dakika daha böyle devam ettikten sonra usta daha fazla dayanamamış olacak ki, annemin bacaklarını sağ omzuna koydu. Annemin bacaklarını kıracak zannettim, öyle bir yüklenip öpmeye başladı annemi, iniltiler eşliğinde. Adam annemin götüne boşalmıştı.

Bir süre öylece durdular. Nefes nefese kalmıştı ikisi de… Biraz dinlendikten sonra toparlanıp giyinmeye başladılar. Annem bir sigara yaktı. İçine çektiği dumanı ustayla öpüşerek onun ağzına aktarıyor, usta da annemin ağzından çektiği sigara dumanını annemin yüzüne üflüyordu. Bu yaşıma geldim böyle fantazileri daha ben bile uygulamadım. Annem,

“Haydi toparlanalım, çocuklar uyanır şimdi!” demesiyle birlikte ben sessiz sedasız oradan uzaklaştım. Yukarıya çıkıp, yatağıma girdim. Neredeyse bir saat boyunca ayakta durup gördüklerimin, izlediklerimin şaşkınlığı ve yorgunluğuyla uyuyup kalmışım.
Bir iki saat kadar sonra annem gelip kaldırdı bizi. Kahvaltıyı hazırlamış, aşağıda ustayla beraber bizi bekliyordu. Mutfağa indiğimde baktım, ikisi de duş almışlar, saçları hala ıslaktı ikisinin de… İçimde tuhaf şeyler hissediyor, ama bir şey diyemiyordum.

Gözüm sürekli annem ve ustanın üzerindeydi. Bizim yanımızda birbirlerine bakıp, gülümseyerek, göz kırparak flörtleşiyorlardı. Ne düşüneceğimi şaşırmıştım. Babam yokken başka bir erkekle beraber olmuştu annem… Kötü bir kadındı o… Ama… Ahh… Annemdi… Kıymetlim…

Usta işini bitirip gittikten birkaç gün sonra babam eve geldi. Yapılan tadilatın çok iyi olduğunu, ucuza yaptırdıklarını söyleyip seviniyordu. Benim garip babam… Sen tadilatı ucuza getirdiğine sevinirken, arkadaşım dediğin adam senin karını amından götünden sikti, haberin yok.

Babam karısından boynuzu yemiş, bense hayatım boyunca unutamayacağım bir trajik olaya tanıklık etmiştim. Evet, o sahneyi unutamadım hiç… Belki benim görmediğim, ustadan başka erkekler de oldu annemin yaşamında… Bilemiyorum.

Azgın bir annenin oğluydum ben… Bir orospunun çocuğuydum. Fakat yine de annem o benim…

Ah anneciğim ah… Sayende, her şeye hoşgörüyle bakan bir orospu çocuğu, bir pezevenk oldum bugün… Karısının başka erkeklerle sevişmesini isteyen, onların yanında sikişmelerini izleyerek zevk almaya çalışan bir pezevenk…

Söz verdim kendime… Benim karım benden habersiz beni boynuzlayamayacak, babam gibi olmayacağım asla… Bu yüzden karımı sikecek adamları ben seçiyorum, ben buluyorum. Benim yanımda, ben onları bazen yanlarında, bazen dışarıdan pencereden izlerken sikişiyorlar.

Bulup eve getirdiğim, yatak odamızda karımı bağırta bağırta beceren adamlar hep annemi yıllar önce siken usta gibi iri yarı, çam yarması herifler oluyor nedense… Karım kendisi de getirse kural değişmiyor. Tek kriterim bu…

Hepsi senin yüzünden anne…

Ah annem ah…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32