All posts by sexhikayeleri

1970 ler ilk deneyim

1970 ler ilk deneyim
Lise 2. sınıftaydım Alman cı uzaktan da olsa babamın cok yakın arkadaşı akrabalarımız bize (Ankara ya) gelmişlerdi ,
Emel adında 15 yaşlarında kız ları ile birlikte, ömer amcanın babası ölmüş Kayseri ye gideceklerdi babam ve annemi de alarak , Bana kardeşim (8 Yaşında uğur ) ile birlikte EMEL ,sen ve kardeşin evde kalın biz yarın sabah geliriz Genç lik parkına gidebilirsiniz ama erken gelin diyerek Gittiler ben kardeşim ve Emel Gençlik parkına (Ankarayı bilenler bilir yapay gölü,Luna parkı çay bahçeleri olan inanılmaz bir yerdi şimdilerde nasıl bilmiyorum), Gidecek tik küçük kardeşim gelmek istemedi komşu nun oğlu ile oynamak istedi , biz Emel ile birlikte Gençlik parkına gidip kayık kiraladık Almanya da hayat nasıl faslı başladı Emel bilgiç edası ile bizleri de hor görerek Almanya bir üst dünya olduğunu sayısız örnekler ile anlatıyor bende kayık küreği çekiyor onu gezdiriyordum, Biraz kızgınlık biraz merak tan, Emel Almanlar sokak ta öpüşüyormuş doğrumu dedim başladı anlatmaya.. hatta kız arkadaşı ingirit ile birlikte 8 mm film makine sin de sex filmi izlemişler kaçak olarak orada ne öpüşmeler anlatamayacağı şeyler görmüş , İnanmıyorum dedik çe daha da detaya girerek anlatıyordu, Peki yarak – amcık emmesi varmıy dı , tabi ki sen nereden biliyorsun demez mi, , Madem anlatacaksın Açık Açık anlat ta öğreneyim deyince Bilgiç lik damarı kabarıp daha detaylı anlatmaya başladı ,benimki çelik gibi olmuş neredeyse boşalacağım,.. Artık sınır aşılmış her şey sorulabilir di Sen hiç yarrak yaladın mı ,O na yarrak demezler o Penis tir diyerek havaya girdi ben dahada gaz vermek için peki amcığın adı ne ? o nada Vajina derler ya sağol sen herşeyi biliyorsun bana çok şey öğrettin keşke bende Alaman ya da olsaydım Alman kızlarına Penisimi yalatırdım Türk kızları yapamaz onun için Alman kız,
Kayık saat i dolmuş tu istersen luna parka gidelim dedim hayır eve gidelim dedi, eve gelene kadar izledikleri porno nun tüm detaylarını utana sıkıla ama bilen edesı ile anlattı,kardeşim komşuda idi eve gelince artık her şeyi göze alıp sen benim penisimi öpebilir misin öp meyi biliyor musun diyin ce herhalde biliyorum diyin ce sarıldım ve öptüm yaşına göre daha iri memeleri ve kalçaları muhteşem di, yavaş yavaş öpüşerek ikimizde kilotlarla kaldık ,Yarrağı mı görünce ilk kez gördüğü belli bir şekilde inceledi ve öperek-emerek-yalayarak acemice ama beni çıldırtıyordu ben de ilk kez bir kız ile birlikteydim mastürbasyon dışında ,Yarağım hiç dokunulmamıştı, o acemice emişe dayanamayıp birazı ağzına birazı yüzüne çok şiddetli boşalmış tım biraz çığlık atıp geri çekildi, hani daha önce yapmıştın, yaptım da bu çok ani oldu dedi ve odunla ısınan termosifon da banyo yapıp geldi artık karşımda çırıl çıplak durabiliyordu bende duş aldıktan sonra Emme yalama sırası bende idi ,Am cığı incecik bir çizgiden ibaretti, o ğüne kadar okuduğum kaçak olarak satılan matild nın sikişi, Fırıncının kız gibi porno hikayelerinden tek öğrendiğim acele etmeden yavaş yavaş nazik çe yalamak öğretisini uyguladım o ne güzel bir duygu idi o am cığı yalamak hala unutamam, am yalarken bi sonraki adım ne olacaktı, 14 yaşında bir kızın bekaretini alsan o yıllarda bu tek kelime ile Facia idi, Affı da yoktu, emdikçe orgazm olan Emel de aynı şeyleri düşünüyor du ki bana ne yapacağız dedi bende ön den olmaz ama arkadan deneyelim dedim, ve eskilerden Arko kremi ile yumuşatarak o inanılmaz küçük pembe deliğine zorladım zor da olsa girdi ve hiç acele etmeden yavaş yavaş girip çıktım önce acı çekmiş sonra o da zevk almaya başlamıştı, bu arada memelerini ve kilotorisini oynuyor zevk den daha çok pay almasını istiyordum,
Gençlik hey be hey ne günlerdi Boşaldım ama inmedi, içinden çıkmadan biraz bekleyip bir kez daha devam ettik, en son hatırladığım o küçücük pembe delikten meniler sızarken içinden çıkıp yana yattım , inanılmaz bir mutluluk ve zevk vardı Yıllar sonra hala unutamam, ve kardeşim gelip yemeğini yeyip uyuduktan sonra sabaha kadar Am -Göt -Yarak festivali vardı,
Hayatımın ilk ve en güzel günü idi ,Bu günkü aklım olsa o çizgi gibi AM cığıda sikerdim bedeli ne olursa olsun,


Yemeyenin Malını yerler eski komşum Halime

Yemeyenin Malını yerler eski komşum Halime
Komşumun Koca Götlü Karısını Siktim
Adanada yaşıyorum. Komşumun karısı hep dikkatimi çekerdi, yürürken o koca kalçalarını sallaması, bana manalı manalı bakması beni deli ediyordu. Fakat 6-7 erkek kardeşi ve 2 büyük oğlunu düşündükçe konuşmaktan bile tırsar olmuştum. Kocası kamyon şöförüydü, adam başka bir şehire çalışmaya gidince kadın dahada iş verir olmuştu. Oğulları da doğuya dayılarının yanına tamirci olarak gidince, meydan bana kaldı. Fakat halen 2 kızı birde ufak oğlu vardı. Nasıl yapayım edeyim derken, birgün bana seslendi, perdeyi takarken korneş sökülmüş, “Korneşi nasıl taktırırım?” diye soruyordu. “Ben takarım Halime!” dedim. “Zahmet olur…” diyerek reddetti, ama bakışları öyle demiyordu. “Ne zahmeti olacak canım!” deyip, matkabı alıp evine gittim… Merdiven istedim, getirdi. Merdivene çıktım, matkapla tavanı delerken arasıra aşağı, göğüslerine bakıyordum, o ne muhteşem şeylerdi öyle. Neyse, işim bitti merdivenden indim. Halime bana teşekkür üstüne teşekkür ederek, ne kadar maharetli olduğumu söyledi. “Bende maharet çok Halime, ne işin düşerse emrindeyim!” dedim. O da, “Kızlar anneanelerindeler, istersen çay bırakayım?” dedi. “İyi olur komşum!” dedim. Halime mutfağa gitti, ben de elimi yıkama bahanesiyle arkasından geçerken hafifçe sürtündüm. Yine o manalı bakışı atınca cesaret aldım, elimi yıkama işim bitince tekrar geçerken, busefer resmen sikimi götüne dayadım öyle geçtim. Halime adeta dondu kaldı, tepki vermedi, hiçbir şey demedi. Ben de birşey demeden salona geçtim… Halime çayları getirdi. Çaylarımızı içerken sohbete başladık. Halime, “İlk kocam ölünce bu adamla evlendim, ama bana bakmıyor, eve bakmıyor!” diye sitem etmeye başladı. Yan yana oturmuştuk, kalçası kalçama değiyordu. Baktı benden hareket yok, az daha yanaştı. Ben de elimi bacağına koyup, “Bak oğulların iş buldu, sana bakarlar!” diye teselli etmeye çalıştım. O da, sadece küçük oğlunun para gönderdiğini, büyük oğluna ise dayısı yeni dükkan açtığından para veremedigini söyleyince, “Bak Halime, sana yardım edeceğim, ama borç!” diye çıkarıp biraz para verdim. Halime duygulanarak kabul etti. Ben tam kalkacakken bana sarılıp teşekkür etti. Ama ne sarılma, sırtımı sıvazlarken göğüslerini yapıştırmıştı bana… Ben de onun sırtını sıvazlamaya başladım. Elim biraz aşağı kayıp kalçalarına dokununca sikim kalktı. Sikimi hissetmemesi mümkün değildi. Sikimi amına bastırınca o da karşılık verdi ve bana daha sıkı sarıldı. Yanağını öptüm ve “Ben varım artık, hiçbir konuda sıkıntı çekmezsin!” dedim. Halimenin sesi çıkmıyordu, kalbinin atışını hissediyordum. Dudağını öpünce birden kollarını çekti, “Yapma, kızlar gelebilir!” dedi. “O zaman bize gel, evde kimse yok, hanım annesinde!” deyince, “Tamam, sen çık, ben anneme uğrayıp gelirim!” dedi. Götünü avuçlayıp, dudağına bir öpücük kondurup çıktım, eve gittim.

Evde pencereden bakarak sabırsızlıkla beklemeye başladım, dakikalar asır gibi geldi. Sonunda Halimeyi sokağın başında görünce kapıya gittim, hafif araladım kapıyı. Halime evinin orada sokağı kontrol ederek benim eve geldi, kapı zaten açıktı. İçeriye girer girmez sarıldım buna. Titriyordu. Başladım dudaklarını boynunu öpüp yalamaya. Koca göğüslerine gelince Halime adeta deli olmuştu, “Beni sikmeyi sen hak ettin, şerefsiz kocama boynuz takayım da içim rahatlasın!” deyince, anladım ki kocasına kızmış, bana siktirecekti kendini… Sikimi çıkardım,hemen önüme çömeldi ağzına aldı. Ama nasıl yalıyor oruspu, sanki iliğimi kurutacak. Sikimi biraz yaladıktan sonra kalktı, eteğini beline toplayıp külodunu dizlerine kadar sıyırdı ve “Hadi sok canım, fazla zamanım yok, sok amıma, sik beni!” dedi. Halimenin sırtını koridorun duvarına yasladım ve sikimi sıcacık suluamına soktum. Halime, “Ohhhhh!” diye inlerken, ben de amına pompalıyordum. Ama pozisyon itibarı ile rahat sikemiyordum, bunu ters çevirdim, yüzü duvara dönük olarak, ellerini duvara yapıştırdım ve belini büktüm, sonra da arkadan amına daldırdım, tekrar pompalamaya başladım. Halime titreyerek, inleyerek boşaldı, ama ben daha boşalmamıştım. Amını sikerken kocaman götü kasıklarıma değiyordu. Müthişti götü, deli olmuştum. Boynunu, ensesini sumuruyordum. Sonunda ben de gelmek üzereydim, “Evet, evet!” diyerek amına boşaldım… Hemen toparlandık. Halime saçını başını düzeltip, dudaklarıma öpücük kondurdu ve “Çok güzeldi erkeğim, beni rahatlattın, bundan sonra ben de seni hep rahatlatacağım!” diyerek gitti.


Satılık Araba

Satılık Araba
Merhaba, başımdan gelen bir olayı size anlatmak istiyorum. Kocam sonunda dırdırımdan pes ederek bana ait olan arabamı yenilemeye karar vermişti. Arabam beni istediğim yerlere ulaştırıyordu ancak çok eskiydi ve bazı aksakları vardı. Bu nedenle daha yeni, fonksiyonlu ve konforlu bir araba istiyordum, böylece birden fazla arkadaşımla da gezebilecektim çünkü arka koltukları olmadığı için yanıma sadece bir kişi alabiliyordum. Arabamın aksakları var derken de, tehlike yaratacak anlamda değil fakat örnek vermek gerekirse, ön kaputu açmak için direksiyonun altına başını sokarak daha önce var olan kol yerine, dar bir delikten elini sokarak orada mevcut olan bir kabloyu çekmeniz gerekiyordu.

Yani benim çok sıklıkta kullandığım bir şey değildi bu ancak kocam arabamın yağını veya suyunu kontrol etmesi gerektiğinde kaputu açmak için hep beni çağırmak zorunda kalıyordu çünkü deliğin darlığından ancak benim elim sığıyordu. Buda benim canımı çok sıkıyordu çünkü hem işimi gücümü bırakıp bununla uğraşmam gerekiyordu hem de sert kabloyu çekmek parmaklarımı acıtıyordu.

Bir başka sevmediğim yönü ise, bahsettiğim gibi, içi çok dar olmasıydı ve arkada koltuğu olmamasıydı çünkü ufak kargo araç tipiydi. Kocam, arabamı belirlediği ücrette satıldığı taktirde, bana o zaman başka araba alacağına söz vermişti. Ancak, bu ücretin altına düşmeyeceği için işim çok zordu o nedenle ne yapıp ne edip arabamı bir şekilde bir başkasına pazarlayıp satmam gerekiyordu. Aklımda çok şeker yeni bir Mini vardı fakat dediğim gibi, önce ilk hedefimizi başarmak gerekiyordu.

Kocam gazeteye koyduğu ilandan birçok kişi aramıştı fakat kocam pazarlığı reddedince bunlardan sadece bir kaçı arabamı görmeye gelmişti. Ancak, onlarda arabayı gördükten sonra vazgeçmişlerdi. Moralim çok bozuktu ve ısrarlarıma rağmen kocam fiyatta değişiklik yapmamakta kararlıydı. Bir bakıma da haklıydı çünkü bu satıştan alacağı parayla ve elindeki birikmiş parayla benim istediğim arabayı ancak alabiliyordu.

Hafta arası bir gün, müstakil evimizin arka bahçe girişini su hotumu ve süpürgeyle temizliyordum. Bunu en az haftada bir yapmaya çalışırım ve toz kalkmaması için bol-bol su kullanıyorum. Dediğim gibi, evimiz müstakil olduğu için, arka bahçemiz sadece bize ait o nedenle temizlik yaparken kimse beni göremediği için çok rahat giyinebiliyorum. Temizlik yaparken her zaman çok mini olan eski beyaz tenis eteğimi giyiyorum. Bu eteğimi kocamla tenis oynamak için birkaç yıl önce almıştık ancak aşırı kısa olmasından dolayı dışarıda, tenis kortunda giymekten vazgeçmiştim ve onun yerine daha uygun bir şort almıştım.

Asında kapalı bir insan değilim ve zaman-zaman da mini etek veya elbise giyerim fakat bu etek gerçekten çok kısaydı ve ayakta dururken bile kalçalarımı ancak örtebiliyordu. Ayrıca, çok hafif ve pileli oluğu için, topa vurmak için koşup sektikçe etek sürekli yukarı havalanıyordu. Topu yerden almak için eğildiğim zaman ise popomu ortaya çıkarak etek nerdeyse belime kadar toplanıyordu. Doğruyu söylemek gerekirse vücut olarak hiç sıkıntım yok, kalçalarım yuvarlak ve dışa atıktılar o nedenle kocam kalçalarıma hayrandır ve inanılmaz seksi olduklarını söyler. Bacaklarım zaten uzun, seksi ve pürüzsüzdür, belim incecik ve göğüslerimde orta boydur, ancak ufak vücuduma göre dolgun ve normale göre daha iri görünüyorlar. Fakat yinede, yerine göre dışarıda giydiğim kılık kıyafetime özen göstermeye çalışırım.

Bu giydiğim tenis eteğinin bir özeliği daha var o da eteğin içine özel olarak dikilmiş ve kendinden ayrılmayan külotu olmasıdır. Genelde tenis etekleri bu şekilde oluyor ve belli bir oranda eteğin hafifliğinden ve de kolayca açılmasından dolayı frikik vermeyi önlüyor. Yani, kalçaları örtmekle görevlidir. Ancak, benim eteğe ait bu külotun kasık kısmı maalesef çok ince ve boldu. Kumaşın arka kısmı ise normale göre kısa olduğundan sürekli tanga gibi kalçalarımın arasına kaçıyordu.

Açıkçası, eteği sporda giymemek için bir başka sebepte buydu çünkü külot kumaşı değildi ve sadece külot şeklinde kesilmiş ince bir bez parçasıydı o nedenle kalçalarımı veya ayıptır söylemesi, mahrem bölgemi örtme görevini pek yapmıyordu. Fakat temizlik yapmak için giymek hiç sorun değildi ve bu kendinden iç çamaşırlı tenis eteğimi giydiğim zaman ilaveten başka külot giyme ihtiyacı görmüyordum. Üstelik temizlik yaparken basınçlı su hortumundan ister istemez her tarafım ıslanıyordu ve kimse halimi görmediği için içimde gayet rahattım.

Üstten ise ince ve dar penye kumaşından açık mavi olan straplez bir badi giyiyordum. Yani alttan göğüslerimin yarısını örten ve üsten tamamen açık ve dekolteli olan bir badiydi. Sanırım İngilizcesi “tube top” deniyor ve üst kısmı göğüs başlarımın hizasına kadar çıkıyordu. Yani, geniş bir kemer veya kuşak gibi düşünülebilinir o nedenle yanlışlıkla kumaşı alttan hafifçe çeksen, göğüsler aniden dışarı fırlayabilir. Tabi haliyle bu badinin altında sutyen de takmıyordum.

Ben her zaman yaptığım gibi suyla her tarafı yıkayıp süpürgeyle de mermerleri temizliyordum ki telefon çaldı. Telefon kapanmadan aceleyle ıslanmış kıyafetlerimle ve de ıslak tanga terliklerimle evin içerisine girdim ve hemen telefonu yerinden kaptım. Telefondaki kocamdı ve acilen arabanın anahtarlarını alıp gelecek olan müşteriye arabayı göstermemi istedi.

Ben bir anda afalladım ve ne yapmam gerektiğini bilmedim çünkü üstüm başım misafir karşılamak için hiç uygun değildi. Kocam tabi ki kıyafetimi bilmediği için hızlı-hızlı konuşup, “adam şimdi aradı çok istekli görüyor ve bizim mahalledeymiş, acilen arabayı görüp işine yetişmesi lazım. Ha bu arada, arabayı denemek isterse kesinlikle yalnız bırakma sende mutlaka yanında ol, ben şimdi acilen toplantıya giriyorum” dedi ve bana söz bırakmadan telefonu kapadı. Böylece ister istemez arabayı gösterip tanıtmak bana düştü.

Telefonu yerine koymamla hemen ardından kapı zili çaldı. Ben şok içinde ne yapacağımı bilmeden panik bir halde ve de her tarafım ıslak bir şekilde kaygan plaj tanga terliklerimle bir sağa koştum bir sola sonrada hiç düşünmeden kapıya yönlendim çünkü bu fırsatı da kaçırmak istemiyordum. Kıpıyı açınca karşımda uzun boylu göbekli kirli sakallı esmer iri yapılı iki tane adam gördüm. Adam doğulu bir şiveyle, “merhaba yenge, biz arabayı görmeye geldik” dedi fakat gözleri ise dikkatle her tarafımı inceliyordu. Adamların karşısına bu pasaklı halimle çıktığımdan dolayı beni o şekilde süzmeleri normaldi, sonuçta bu benim suçumdu. Ben uzanıp kapı girişindeki anahtarlıktan anahtarları hemen aldım ve arabamın bulunduğu yan tarafındaki garaj girişine yürümeye başladım, onlarda arkamdan beni takip etti.

Tabi olaylar o kadar hızlı gelişmişti ki ben hiç üstümü başımı değiştiremeden bir anda kendimi arabamı satış için sunarken buldum. Haliyle, sanırım arabadan fazla daha çok ilgi odağı bendim fakat bu müşterileri de kaybetmek istemiyordum ve ne yapıp edip adamlar pazarlık yapmadan arabamı satın almaları için ikna etmeliydim. Bu nedenle de pasaklı halimi kafamdan silmek zorundaydım, aksi taktirde müşterileri memnun edemeden kaçıracaktım. Bu satış benim için çok önemeliydi o nedenle hemen işe koyuldum.

Mahmut isimli müşteriye “buyurun anahtarları siz alınız, arabayı çalıştırabiliriniz” dedim. Adam anahtarları elimden alarak kapıyı açtı ve uzun boyundan dolayı şoför koltuğunu geriye çekti ve oturdu. Yolcu tarafına ise Ali isimli diğer adam oturdu fakat arabam bu iki adama göre gerçekten çok ufak görünüyordu çünkü iri ve uzun olmalarından dolayı arabama anca sığabilmişlerdi. Ortam çok sıkışık olduğu halde ben yinede adamlara ne kadar çok yakıştığını ve bu araba tam onlara göre diye ikna edici sözler söylüyordum. Ardından Mahmut Bey direksiyonun altına elini uzanıp ön kaputu açmaya çalıştı fakat doğal olarak çekmek için kolu bulamıyordu.

Ben bunu görünce paniklerdim ve “dur ben size onu açarım siz hiç zahmet etmeyiniz” deyip arabadan inmesini istedim. Adam bunu büyük bir eksiklik olarak görebilirdi ve arabamı almaktan vazgeçebilirdi o yüzden duruma hemen müdahale etmem gerekiyordu. Zaten o dar delikten elini imkanı yok sokmazdı. Adam arabadan indi ve ben hemen yere çöktüm ve yapacağım işlemi görebilmek için kafamı direksiyonun altına soktum. Dengemi sağlayabilmek için bir elimle fren ayakçısını tutundum diğer elimi de kaputu açan kabloyu bulmak için delikten içeri soktum.

Tabi çok uygunsuz ve dengesi zor sağlanan bir pozisyondu o yüzden bir dizimi şoför koltuğunun üzerine dayayıp diğer ayağımı da arabanın dışında bırakarak dengemi sağlamaya çalışıyordum fakat ben bunu çok kolaymış gibi göstermeye çalıştığımdan adama, “bakın çok kolay, siz hiç merak etmeyiniz” diyordum. Aksi pozisyonumdan dolayı kıçım havada adamlara doğru dikilmişti ve kafamda arabanın direksiyonun altında olduğundan adamların nere baktığını tam olarak göremiyordum fakat hemen dibimde olduklarını biliyordum çünkü aynı anda da sohbet ediyorduk ve ben maalesef halen daha ıslak olduğum için haliyle, nefeslerini ıslak cildimin üzerimde kolaylıkla hissedebiliyordum.

Bu sanırım çok normaldi çünkü ne yaptığımı görebilmeleri için bana çok yaklaşmışlardı, hatta bir tanesi dengede durabilmem için bana yardımcı olmak için kolunu karnıma dayadı, yani tam göğüslerimin altına yerleştirdi. Böylece bende vücut ağırlığımı hafifçe koluna bıraktım ve benim için kolaylık olmuştu. İki adamda iyi niyetlerini ortaya koyarak bana yardımcı olmaya çalışıyorlardı fakat beni tutan Ali Bey mi Mahmut Bey mi göremiyordum. Diğer adam ise koltukta dayalı olan dizimi rahat ve yerinde sabit tutabilmem için ayak bileğimden sıkıca tutmuştu.

İkisini de destekleri için teşekkür ettim ve aynı anda da oyalamak için konu açmaya çalıştım çünkü o sinir bozucu kabloyu bir türlü çekemiyordum. Dediğim gibi, adamlar hemen dibimde oldukları için konuşurken nefeslerini doğal olarak üzerimde hissedebiliyordum ve onlara sürekli “birazdan olacak” diyordum. Onlarda bana “evet arabanızı çok beğendik çok az kullanılmış görünüyor” diyorlardı. Bende bu kabloyu başarışta çekene kadar sohbeti uzun tutmaya çalışıyordum.

“evet, arabamı sadece gerektiği zaman kullanırım ve çok iyi bakarım”
“evet, kesinlikle çok iyi bakmışsın, buradan araban çok temiz görünüyor”
“teşekkür ederim, temizliğini hiç ihmal etmiyorum”
“belli, kaportada hiç pürüz yok, nefis görünüyor”
“umarım arabamı beğendiniz ve de kusura bakmayınız, ben biraz yeteneksiz çıktım bu konuda fakat birazdan başaracağım”
“Hiç sorun değil sen keyfine bak ve acele etme, bizde burada senin arabayı inceliyoruz zaten, evet gerçekten çok beğendik, fakat yardım istiyorsan seslen çünkü senin bu delik çok dar görünüyor”

“evet ya, çok dar ama teşekkür ederim çünkü ancak benim elim sığıyor buraya, sizinki kalın, ama merak etmeyiniz kocam ilk fırsatta tamir edecektir bunu”
“önemli değil yenge, istersen bu deliği bizde tamir edebiliriz fakat sanırım bizimki bu deliğe çok kalın gelir, sığmaz mı diyorsun?”
“evet, sizinki kalın olduğu için zor sığar ve canınızı acıtırsınız”
“peki sizin canınız acımaz mı?”
“azacık canım acıyor çünkü bu kabloyu çekmek için gücüm yetersiz fakat birazdan başaracağım”
“dur bizde sana yardım edelim o zaman”

Bunun üzerine ayak bileğimi tutan adam ayağımı bıraktı ve deliğin içindeki olan kolumu tutmak için üzerime, yani sırtımın üzerine yaslandı. Doğal olarak ortam çok dar olduğu için gidebilecek başka yeri yoktu ve ister istemez kalçalarımın üzerine dayanmak zorunda kaldı. Öbür yandan ise beni karnımdan, yani koluyla tam göğüslerimin altından destek veren adam ise boşta olan elini bacaklarımın arasından kasık bölgeme çok yakın bir yerden tutu ve bana “sen hazır olunca söyle aynı anda çekmen için sana yardımcı olacağız” dedi.

Bende “hazırım” dince ikisi aynı anda yüklenmeye başladı. Kolumu tutan adam acıtmadan kolumu hafifçe çekiyor fakat dengesini sağlayabilmek içinde ister istemez kalçalarıma hafifçe yükleniyordu. Öbür adam ise karnımdan koluyla bir ileri bir geri hareketler yapıp arkadaşına destek vermeye çalışıyordu. Ancak, diğer eliyle de kendi dengesini sağlayabilmek için, ister istemez kasık bölgemi sıkıp-sıkıp bırakıyor fakat bahçe temizliğimden halen daha altım ıslak olmamdan dolayı, eli yavaş-yavaş ıslaklık nedeniyle daha da yukarı kayıyordu.

Herkesin bu istikrarlı çabasına rağmen o sinir bozucu kabloyu yeterince güç sarf edemediğim için halen daha açamamıştım kaputu fakat kimsenin de morali bozulmaması için ve arabam yüzdende rezil olup müşteriyi kaybetmemek için de, adamlara “oluyor merak etmeyiniz, biraz daha gayretle olacak şimdi, siz merak etmeyiniz” diyordum. Ancak, bunu dememle adamlar daha da hırslanıp destek olabilmek için daha sert ve hızlı yüklenmeye başladılar.

Üzerimde dayalı ve de kolumu tutan adam kendi kasıklarını kalçalarımın üzerine dada yapıştırarak benim kabloya hamle yapabilmem için aynı anda kolumu çekiyor fakat aynı anda da kolumu çekebilmesi için kalçalarıma kendi önüyle sertçe yüklenip vuruyordu. Adamın önüyle kalçalarıma aldığım bu ufak darbelerden dolayı, doğal olarak benim o ince hafif tenis eteğim tamamen açılıp belime kadar yukarı katlanmıştı.

Eteğin kendi iç çamaşır olan kısım ise sert sürtünmelerden dolayı tamamen yerinden kopup kendisinden eser kalmadığını hissettim çünkü vajinamı sözde kapatan ve kalçalarımın arasındaki o ıslak yapışık kumaşı artık hissedemiyordum. Bunun yerine, kimsenin elinde olmayan sebeplerden dolayı maalesef artık kabak gibi meydanda olan iki deliğime arkamdaki adamın önü dayalıydı. Allahtan ki pantolon giyiyordu. Diğer adam ise olaya ayak uydurabilmek için o da hareketlerini hızlandırıp artık kolunu ve ellerini de kullanarak beni daha hızlı ileri geri hareket ettiriyordu.

Fakat bu durum karşısında istenmeyen kazalar olabiliyordu çükü hızlı kol hareketiyle ince ufak badim aşığa doğru kayarak karnıma kadar indi ve kolu ve elli artık çıplak göğüslerimin üzerinde hareket ediyordu. Fakat en kötüsü ise, kasık bölgemde olan eli yanlışlıkla mahrem bölgeme dayandı ve hepimizin o istikrarlı ve odaklanmış çabalarımızdan dolayı adam fark etmemiş olmalı ki yanlışlıkla başparmağı ıslak vajinamın için kaydı.

O an kanım dondu ve ayak parmaklarım uyuşmaya başladı. Kendimi ve adamları böyle bir duruma nasıl soktuğumu anlamamıştım ve onları zor durumda bıraktığım için kendimden çok utanıyordum. Adama ne yapıyorsun çeksene parmağını içimden diyemezdim çünkü bu onun suçu değildi ve onlar bana sadece yardımcı olmaya çalışıyorlardı. Üstelik başparmağı vajinama girdiğini fark etmemiş olmalıydı yoksa aksi takdirde özür dileyip elini oradan çekerdi.

Adamları mahcup ve rencide etmeden bu durumdan kurtulmak için kabloyu artık çekip açmam gerekiyordu fakat konsantre olmakta zorlanıyordum çünkü popom arkamdaki adamın sert vuruşlarından sürekli öne geriye gidiyordu, çıplak göğüslerim ise diğer adamın kolunun ve ellerinin üzerinde resmen dans ediyordu ve vajinamın içindeki başparmakta kalınlığından ve büyüklüğünden beni kocamın penisinden daha çok zorlayıp terletiyordu.

Vücudumu ve hislerimi artık kontrol edemiyordum ve çok acayip olmuştum. Başım dönmeye ve içimi bir sıcaklık basmaya başlamıştı ki aniden istem dışı kasılarak adamın parmağının üzerine kontrolsüzce orgazm olup boşalmaya başladım. Bu ani boşalmamla birlikte bilinçsizce üzerine yüklenmeye çalıştığım kabloyu sertçe çekmiş olmalıydım ki ön kaput aniden tak diye açılıverdi.

Kaputun açılmasıyla bir an afalladım ve ardından adam parmağını içimden çıkardı, diğer adamda üzerimden kalktı ve beni ikisi de kolumdan nazikçe tutarak ayağa kaldırmaya çalıştılar. Ayağa kalkınca yavaşça kendime geldim ve bir anda ikisinin de çıplak göğüslerime baktığını fark ettim. Bunu durum karşısında göbeğime kadar düşen dar badimi hemen yukarı çekerek göğüslerimi tekrar bu ince kumaşla örtmeye çalıştım fakat yinede üsten çok dekolteydi.

Adamlara karşı çok mahcup olmuştum ve bu kaput yüzünden onları da seferber etmiştim. Üstelik bana yardımcı olmaya çalışan ve yanlışlıkla vajinamın içine parmağı kaçan Mahmut Bey olmalıydı çünkü maalesef başparmağının üzerinde bana ayıt organım sıvılarımı görebiliyordum ve fark etmemesi için dua ediyordum. Ancak, Mahmut Bey parmağının üzerindeki ıslaklığı fark etmiş fakat Allahtan ki ne olduğunu anlamamış çünkü vajinamdan ıslanmış parmağını kendi ağzına götürerek emmeye başladı. İçim çok rahatlamıştı çünkü yüz ifadesinden anladığım kadarıyla tadını çok beğenmişti ve ‘bu ne’ diye kimseye bir şey sormadı.

Adamlar ön kaputu açarak içine bakmaya başladılar, sonrada kapatarak tekrar arabaya bindiler. “yenge biz bir tur atıp gelelim” deyince ben aniden, “dur bende geliyorum” dedim ve bende arabaya binmeye çalıştım çünkü kocamın bana özelikle ‘arabayı kullanmak isterse, yalnız bırakma diye’ tembihlediğini hatırlıyordum. Yalnız bir sorun vardı o da üçüncü bir kişi için yer olmamasıydı. Sonuç olarak arabayı test etmek için ikisi de binmek zorundaydı.

Ali Bey “yanıma gel, bir şekilde sıkışırız madem gelmek istiyorsun” dedi. Maalesef başka seçeneğim yoktu ve arabaya bir şekilde sığamam gerekiyordu. Ali Bey yolcu tarafından kapısını açtı ve “gel yenge, senin içinde sorun değilse kucağıma oturabilirsin çünkü burada başka yer yok gibi görünüyor” dedi. Mecburiyetten, “rica ederim, tabi ki benim içinde sorun değil” diye yanıt verdim ve içeri sıkışarak Ali Beyin kucağına oturmaya çalıştım. Ancak, ortam düşündüğümden daha da sıkışıktı çünkü Ali Bey maşallah çok büyük ve iri yapılı bir adamdı.

Koltuğunu en geriye çektiği halde göbeği ve cüssesi beni resmen ön torpidoya yapıştırmıştı ve ayaklarımı bile koyacak yer kalmamıştı. Dediğim gibi, Ali Beyin uzun ve iri bacaklarından dolayı ayakları tamamen aşağıdaki boşluğu doldurmuştu ve kucağına oturunca popom göbeği ve torpidonun arasına anca sığmıştı. Bu durumdan dolayı maalesef benim kendi ayaklarıma yer kalmadığı için sırtım şoföre dönük bir şekilde ayaklarım arabanın dışarıda kaldı.

Bunun üzerine Mahmut Bey durumu fark edince, ilk önce ayaklarımı kendisine doğru, yani şoför koltuğuna doğru uzatmamı sonrada popomu Ali Beyin kucağına yerleştirmemi istedi. Böylece bir şekilde arabaya sıkışarak kapıyı kapatabilecektik. Bu tek çözüm olduğu için arabadan tekrar indim çünkü bunu yapabilmek için ilk önce şoför tarafından girmem daha kolay olacaktı. Ali Bey kapısını kapattı ve Mahmut Beyde arabadan inerek şoför tarafından girip Ali Beyin kucağına oturmama yardımcı oldu.

Tekrar Ali beyin kucağına oturunca sırtımı yolcu kapısına, yani pencereye doğru dayadım. Böylece kucağına yan oturmuş oldum fakat bu seferde ayaklarım şoför kutlunda kalarak Mahmut Beyin koltuğunu işgal etmeye başladım. Bunun üzerine, Mahmut Bey yine kibarca ve anlayışlı davranarak, “yenge, sığmamız için, bacaklarını biraz geriye katla ve ayaklarını kucağıma koy, böylece hepimiz sığmış oluruz” dedi.

“Peki” diyerek ayağımdaki terlikleri çıkartmaya çalıştım çünkü adamın üzerine basmak zorunda kalacaktım. Parmak arası plaj terliklerimi bu sıkışık ortamda eğilip çıkartmakta zorlanıyordum çünkü eteğim aşırı kısaydı ve altımda artık külot diye bir şey kalmamıştı, o nedenle oramı buramı göstermemek için çabalıyordum.

Zorlandığımı gören Mahmut Bey “dur ben sana yardım edeyim” deyip ayak bileğimden tutup bacağımı yukarı kaldırdı. Sonrada yavaşça terliği ayağımdan aldı ve pedikürlü pembe ojeli ayak parmaklarıma bakarak “yenge, ne tatlı ayaklarınız var öyle” dedi. Adamın nazik yorumundan dolayı hem biraz utandım hem de gururlandım. Ayni şekilde öbür ayağımı da havaya kaldırarak hayran-hayran ayağımdan ufak terliğimi çıkarttı ve ardından koltuğuna oturdu.

Ancak, bu seferde ayaklarım onun göbeği ve direksiyon arasına sıkıştı ve bu bir şekilde araba kullanmasına engel olacaktı. İlk başta planımız ayaklarımı kucağına koymaktı ancak kucağı ve direksiyon arasında da çok az bir mesafe olduğundan sadece bir ayağımı sığabiliyordu. Mahmut Bey yardımcı olarak, “yenge, sağ ayağın kucağıma kalsın, sol ayağını da omzuma daya” dedi.

Bu sol ayağım için çok komik ve tuhaf bir yer olacaktı ve de adama ayıp olur diye biraz çekiniyordum açıkçası, fakat Mahmut Bey bu konuda çok ısrarcıydı ve kendisi için hiç sorun olmayacağını belirti. Fazla seçeneğimde olmadığı için sağ ayağımı kucağına sıkıştırdım sol ayağımı da dediği gibi omzunun üzerine yerleştirdim.

Gerçekten çok komik bir görüntüydü bu çünkü küçük narin ayak parmaklarım ister istemez Mahmut Beyin kulağına değiyordu fakat bu ona bir rahatsızlık vermediğini söylemişti, benim de içim çok rahatlamıştı. Ali Bey içinde durum çok farklı değildi çünkü adamın kucağına sıkışmıştım ve ikimiz için de kıpırdayacak yer yoktu. Ben Mecburen sol kolumu Ali Beyin boynuna atmak zorunda kaldım o da sağ koluyla arkamdan belime attı ve mecburen elini açılan mini eteğimden sağ bacağıma, yanı yan kalçama kondu.

Ancak, o yetmezmiş gibi ister istemez göğüslerimle de ona rahatsız veriyordum çünkü kaçacak yerim olmadığı için maalesef çenesini göğüslerimin hemen üzerine dayanmak zorunda kaldı. En sonunda, Mahmut Bey arabayı çalıştırarak birinci vitesi attı ve yola çıktı. Ancak, vites topuzu bacaklarım arasında kaldığı için Mahmut Beyin her vitesi değiştirmesiyle bacaklarımı daha fazla açarak kucağındaki ayağımı adamın kasıklarına daha da bastırmak zorunda kalıyordum. Tabi, bacaklarımı sürekli açmak zorunda kaldığım için mahrem bölgemi ufacık eteğimle kapatmakta zorlanıyordum ve ikisi de bacak aramı net bir şekilde görebiliyordu. Tabi bu tamamen benim suçumdu ve bu nedenle onları baktıkları için yadırgayamazdım.

Mahmut Bey kırmızı ışıkta durunca konuşmak için ağzını tam açıp kafasını bize doğru çevirdi ki yanlışlıkla adamın kulağında dayalı ayak parmaklarım aniden ağzının içine giriverdi. Bir an ikimizde ne olduğunu anlamadık ve böyle şaşkın bir şekilde şirin ayak parmaklarım 5 saniye kadar adamın ağzında kaldı sonra çok özür dileyerek ağzından çektim ayağımı. Yüzüm utançtan kıp kırmızı olmuştu fakat iki adamda bu durumu çok komik bularak kahkaha atmaya başlamışlardı. Mahmut Bey rahatsız olup sinir olmadığını görünce benimde yüzüme bir tebessüm geldi ve onlar gibi kahkaha atıp gülmeye başladım.

Mahmut Bey ilk başta çok utandığımı fark ettiği için, mahcup olmamam için “ya yenge canını sıkma olur böyle kazalar, bak benim için sorun değil, şikayetçi de değilim çünkü ayakların gerçekten çok güzel kokuyor ve belikli çok bakımlılar. Bak ben ne kadar rahatım ispat edeyim” diyerek tekrar ayağımı ağzına alarak pembe ojeli şirin ayak parmaklarımı bu sefer ıslak ağzıyla soğurmaya başladı. Bunun üzerine ben ve Ali Bey tekrar gülerek kahkaha atmaya başladık. Ortam artık yumuşamıştı ve yeşil ışıkla yolla devam ettik.

Mahmut Bey arabayı bir de toprak yolda denemek isteyince ilk buluğu toprak yola saptı. Arabam ufak olduğu için taşlı çukurlu yoldan baya bir sarsılmaya başlamıştık ve on nedenle kontrolsüzce yukarı aşağı sallanan göğüslerim Ali beyin suratına çarpmaya başladı. Sağ ayağım Mahmut Beyin kasıklarında titremeye, popom ise Ali beyin kucağında oynamaya başlayınca da kalçalarımın arasında sertçe büyüyen bir kabarıklık hissetmeye başladım. Aynı şekilde sağ ayağımın altında da Mahmut Beyin sertleşen aletini hissediyordum fakat sonuç olarak bu onların elinde olan bir şey değildi ve onları mahcup etmemek için hiçbir şey yokmuş gibi davranmaya karar vermiştim.

Araba hızla çukurlu toprak yolda devam ettikçe benim göğüsler kontrol dışına çıkıp çılgınca dans edip ufak dar badim de sarsıntıdan yine aşığa kayıp karnıma yapıştı. Böylece sol göğüs uçum Ali beyin suratına ve ağzına çarpmaya başlamıştı fakat kollarım sıkışmış oluğu için badimi yukarı çekemiyordum. Üstelik çeksem de tekrar açılacaktı o yüzden yine hiç bir şey olmamış gibi davranıyordum. Ancak, eteğim çok kısa olduğu için çıplak kıçımın arasındaki kaya gibi sertleşen alet adamın pantolonunu baya zorladığını hissedebiliyordum ve arada pantolonu olmasa bir yerime kesin kayabilirdi.

Bu tahlilsiz durumdan dolayı bende adamlarda baya zor durumdaydık çünkü aksilikler üst üste geldikçe adamların aletleri kontrol edilmez duruma girmişti ve belli ki acı çekiyorlardı çünkü ayağımla ve kıçımla pantolonları delinecekmiş gibi hissediyordum. Hallerini acıyıp biraz durup dışarıda hava alma teklifi ettim, belki o şekilde onlar içinde kendilerine gelme imkanı olurdu bu. Teklifimin üzerine Mahmut Bey kenara çekip abayı durdurdu, açıkcası buna bende çok sevinmiştim. Ancak, “biraz dinlensek iyi olur haklısın fakat arabadan inmezsek daha iyi olur sonra tekrar girmekte zorlanabiliriz” dedi. Bu konuda çok haklıydı.

Birkaç dakika soluklandıktan sonra Mahmut Bey daha fazla dayanamayarak itiraf etti ve “Ya yenge kusura bakma ve yanlış anlama ama benim yarak çatlayacak birazdan, iznin varsa pantolondan dışarı çıkartmam lazım” dedi. Ben şaşkınlıkla utanmayla arası “Mahmut Bey esas siz lütfen kusura bakmayınız, hep benim yüzümden oldu, sizi anlayışla karşılıyorum” söylememle Mahmut Bey aniden fermuarını açtı ve ayağımın arasından kocaman aleti dışarı fırlaya verdi. Halbuki ‘ben ineyim öyle çıkart sonra rahatlayınca tekrar gelirim’ diyecektim fakat lafımı bitiremeden artık olanlar olmuştu ve yapacak bir şey yoktu.

Adam beni yanlış anladığı için artık ayağıma dayalı, hatta ayağımdan daha da büyük kocaman bir alet vardı. Çok unlanmıştım fakat onu da zor durumda bırakmamak için sadece masum ve şirin bir şekilde gülümsemek zorunda kalmıştım. Ancak, zor durumda kalan bir tek Mahmut Bey değildi. Olaylar böyle gelişince, Ali Beyde içinden çıkarak “ne iyi ettin lan Mahmut, benim yarakta parçalanıyor burada, dur bende çıkartıp rahatlayım” demez mi? Şokumdan ağzım kiriktendi ve nasıl tepki vereyim bilemedim çünkü vajinama ve arka deliğimin üzerine zaten dayalı bir vaziyetteydi ve ten temasını sadece bir pantolon ayırıyordu.

Ali Bey benden bir hareket veya tepki görmeyince, bir sorun olmazmış gibi sanıp kocaman elini kıçımın altına atarak beni hafifçe yukarı kaldırdı. Sonra da diğer eliyle fermuarını açtı ve dışarı roket gibi kocaman ve kaya kadar sert bir alet fırladı. Bacaklarımın arasından ne kadar dimdik ve hiç sağa sola oynamadığını görebiliyordum. Sanki taş kesilmiş gibindi. Fakat en korktuğum şey, ben artık nereye oturacak olmamdı. Bu konuda fazla merak etmeme gerek kalmadı çünkü Ali Bey beni tekrar kendi aletinin üzerine indirmeye başladı ve tam aletinin başı vajinamın girişime dayandığı anda durdu. Allahtan ki elini tamamen çekerek ağırlığımı aletinin üzerine bırakmadı ve yarı yolda tutmaya devam etti.

Çok korkmuştum çünkü beni böyle kocaman bir aletin üzerine aniden bir bırakmış olsaydı, kesin parçalanırdım. Halen daha şok içindeydim ve korku ve heyecan arası bir duygu basmaya başlamıştı beni. O kadar bir gerilmiştim ki kasılıp kaldım ve ağzımı açıp konuşamıyordum bile. Bu gelişen olaylar üzerine, aniden Mahmut Beyin tekrar sesli-sesli kahkaha attığını duydum ve Ali Beyin haline gülerek “yaa arkadaş, sana ne oldu böyle, nasıl böyle bu hale geldin” diye alay etmeye başladı. İkisi de olayı şakaya vurarak, beni de biraz rahatlatmaya çalıştılar. Onlarla uyum sağlayabilmek için bende gülmeye çalıştım. Çok korkmuştum fakat onlarında başka seçenekleri yoktu ve yapabilecek tek şey bu anormal duruma gülmekti.

Biraz dinlendikten sonra Mahmut Bey, arabayı tekrar çalıştırarak yola devam etmeye karar verdi. Ancak bu dinlenme kimsenin işine yaramamıştı çünkü iki adamın da aleti halen daha sert ve dimdikti. Ufak şirin ayağım mecburen Mahmut Beyin kocam aletinin üzerinde dayalı duruyordu ve ayak tabanım arabanın sarsıntısından üzerinde titreyip oynadığı için kocaman başının içinden pembe ojeli ayak parmaklarımın üzerine zevk sıvıları akıyordu. Bu durum karşısında ayaklarım üzerine süzülen sıvılardan dolayı daha da kayganlaşarak adamın aletini resmen okşuyor, yağlı masaj yapıyor gibindi.

Öbür yandan ise, tam vajinamın girişimde kocaman bir yarak dayalıydı ve vajina dudaklarım hafif açılarak Ali Beyin yarağının başının üst kısmını hafifçe kucaklamıştı bile. Fakat içine girmesi mümkün değildi çünkü beni kalçalarımdan sıkıcı kavramış havada tutuyordu. Ancak, çukurlu yoldan dolayı benim çıplak göğüslerim yine Ali Beyin suratına sertçe çarpıyordu. Çok mahcup oluyordum fakat onları engelleyemiyordum ve Ali Beyden sürekli özür diliyordum. O da, “yenge, rahatsız oluyorsan suratıma çarpmamaları için onları ağzımla sabitleyebilirim” dedi. O an bu nasıl olacak diye düşünmemiştim fakat sabitlenmeleri konusu iyi bir fikre benziyordu o yüzden yardım teklifini hiç düşünmeden kabul ettim.

Kabul etmemle, Ali Bey aniden göğüs başlarımı dudaklarının arasına aldı ve sıkıca emerek onları oynamamaları için sabitlemeye çalışıyordu. Tabi benim göğüs uçlarım çok hassas olduğu için hormonlarım baya uyarılıyordu ve adam resmen göğüslerimi ağzıyla sıkıştırıp yalayıp emmiyordu. Bunu yaptıkça ben ister istemez etkileniyordum ve vajinamın sulanmasını engelleyemiyordum. Bu bir süre böyle devam edince benim sıvılarım bu sefer adamın aletinin üzerini ıslatmaya başladı ve araba sekip sarsıldıkça adamın kocaman aleti içime doğru yavaş-yavaş ve santim-santim kaymaya başladı.

Ben bunu hissettikçe, “Ali Bey beni havaya kaldır” diyordum o da beni kaldırarak yarağının ucuna kadar getirip tekrar sarsıntıdan içime doğru giriyordu. Sadece birkaç santimi girdiği halde beni çok zorluyordu ve vajinam bu güne kadar hiç esnemediği kadar esniyordu. Ali Bey beni her yukarı kaldırışında inişim daha da derine giriyordu ve içim baya kayganlaşmıştı. Adam içime çok yavaşça giriyor fakat aniden yukarı çektiği halde ben baya kendimden geçiyordum ve farkına varmadan ayağım Mahmut Beyin aletini baya bir okşuyordu ve halen daha omzunun üzerinde olan diğer ayağım ise adamın suratında ve arada da ağzında geziyordu. Sanırım topraklı yol bitmişti ki aniden Mahmut Bey frenlere asıldı.

Arabanın ani durmasıyla ben Ali Beyin ellerinden yanlışlıkla kaçtım ve adamın kocaman aleti yanlışlıkla oldukça ıslak vajinama tamamen giriverdi. O kadar bir kalındı ve derine girmişti ki ben aniden çığlık attım ve gözlerim fal taşı gibi açıldı. Bir süre böyle kaldıktan sonra sanırım vajinam içimdeki yarağa alışmış olmalıydım ki gevşemeye başladım.

Ali Bey hafifçe gevşediğimi ve sakinleştiğim görünce, hiç bir şey söylemeden beni bu sefer kucağında zıplatarak içimde gidip gelmeye başladı. İpler artık kopmuştu ve adam beni resmen sikiyordu. Diğer yandan ise Mahmut Bey ayaklarımı, bacaklarımı ve yetişebildiği her yerimi yalayıp emmeye başlamıştı. Ben artık transa geçmiş gibindim ve tek yapabildiğim şey yüksek sesle inlemekti, gerçekten kendimi ve duygularımı kontrol edemiyordum ve vücudum artık benim kornolumun dışında ele geçirilmiş gibindi.

Adamlar beni artık diledikleri gibi kullanıyorlardı ve bir anda kendimi arabanın dışında ön kaputun üzerinde buldum. Bu seferde Mahmut Bey sırtımı kaputun üzerine dayamış bacaklarımı da omuzlarının üzerine alıp vajinamın içine sertçe giriyordu. O kadar büyük, uzun ve kaya gibi sert bir yarağı vardı ki bu şekilde komple içime sığıyor olması inanılmazdı fakat o kadar ustaca sokuyordu bana ki çılgına dönmüştüm ve adam beni aletinin altında çığlık attıra-attıra resmen dans ettiriyordu.

Mahmut Bey bir süre içime böyle pompaladıktan sonra beni güçlü kollarıyla arabanın üzerinden kaldırarak hiç yere bırakmadan Ali Beyin kollarına attı ve o da beni bir hamlede yarağını tekrar içime geçirerek sikmeye devam etti. Bacaklarım beline sarılmış bir şekilde beni resmen havada sikiyordu ve aynı anda da göğüslerimi emiyordu.

Boşta olan Mahmut Bey ise arkama diz çökerek kaba elleriyle kalçalarımı hafifçe ikiye ayırdı ve ıslak ve kıvrak diliyle göt deliğimi yalamaya başladı. Yaladıkça aynı anda da parmağı ile girişini zorluyordu ve göt deliğimin üzerine tükürerek parmağının girmesini sağlıyordu. Hayatımda hiçbir şey göt deliğime girmemişti bu güne kadar ve kocamı bile arka deliğime yaklaştırmıyordum fakat artık çok savunmazsızdım çünkü havada Ali Beyin kucağında sikiliyordum ve artık iyice ıslanmış göt deliğimin içinde de girip çıkan kalın bir parmak vardı.

Acıyla karışık duygular içinde adamlar iki deliğimi doldurmuştu ki bir and göt deliğimde parmak yerine bu sefer Mahmut Beyin kocaman yarağı yer aldı. Olanlara inanamıyordum. Adamlar beni havada tost yapmış bir şekilde ikisi aynı anda biri amıma diğeri de göt deliğime vahşice giriyorlardı. Hayatımda hiç bu şekilde sikilmemiştim ve bunun dev gibi iki tane yabancı adam tarafından yapılmış olması da başka bir olaydı.

Aldığım bu uç noktadaki uyarılmadan dolayı çıldırıyordum fakat beni tedirgin edip ürküten nokta ise kocam dışında ilk kez başkaları mahremiyetimi elle geçirmiş olmasıydı. Ama bunu ne ben nede adamlar kasıtlı yapmamıştı ve olaylar kendi başına bazı giden aksilikler yüzünden bu boyuta gelmişti.

Zevk almak istemiyordum fakat kendimi tutamıyordum ve aniden kasılarak orgazm olmaya başlamıştım. Böyle olunca çığlıklarım artmıştı ve iki deliğimin içindeki kasılmalar adamların yaraklarını sıkıca yumruk içi gibi kasıp-kasıp bıraktığı için ve amım ve göt deliğim yaraklarını masajlıyormuş gibi yaptığı için, onlarda daha fazla dayanamayarak tazyikli döllerini içime fışkırtmaya başlamışlardı. İçim daha önce hiç bu kadar doldurulmamıştı, ne bu kadar büyük ve uzun yaraklarla ne de bu kadar çok dölle.

Benim artık ne ayakta duracak ne de konuşacak halim kalmamıştı. Arabam van tipi oluğu için beni dikkatlice arka bagaja baygın bir şekilde koydular ve eve geri dönmek için yol almaya başlamıştık. Eve vardığımızda az çok kendime gelmiştim ve elimden tutarak beni bagajdan indirdiler. Destek gerekmeden çıplak ayaklarımın üzerinde durdum çünkü terliklerim nerde olduğunu bilmiyordum fakat fazlada omurumda değildi. Ancak yinede dizlerim titriyordu ve iki deliğimde acıdan zonkluyordu fakat aynı zamanda da iki deliğimde çok hassas olmuştu ve en ufak bir dokunuştan bile tekrar boşalabilirdim.

Ben halen daha bu adamlara arabamı satmakta niyetliydim, üstelik bu olanlardan sonra eğer arabamı almayacak olsalar kesin sinirimden çıldırabilirdim. O nedenle onları evimin arka bahçesine davet ettim ve limonata ikram ederek beraber bahçe sandalyelerine oturduk ve satın alma konusunu tekrar açtım. Olanlar olmuştu artık ve ben bu saatten sonra çekingen, tutucu ve utangaç olacak durumda değildim o yüzden iki adamın karşısına kıyafetimi değiştirmeden minicik eteğimle oturdum ve güzel seksi bacaklarımı bacak-bacak üstüne atarak adamlara kur yapmaya başladım.

Haliyle, onlarda sırıtarak beni baştan tırnağa kadar süzüyorlardı. Onları tekrar azdırmak veya zor durumda bırakmak gibi bir niyetim yoktu fakat bu olanlardan sonra kendimi saklayıp, örtüp utanmanın da bir anlamı yoktu. Sadece rahat ve iyi niyetli bir şekilde davranarak artık arabamı satın almalarını istiyordum.

Adamlar oturdukları yerden bahçemize ve ortama bakınarak “ne güzel ve bakımlı bir bahçemiz var” dediler. Bende hafta da bir bahçıvan geldiğini ve benimde sürekli temizliğine ve bakımına özen gösterdiğimi belirttim. Arka bahçemiz çok güzel, bol çiçekli ve ağaçlı kalabilmesi için gerçekten çok emek gerektiriyordu. Mahmut Bey kendilerinde bu bahçe işinden anladıklarını ve istersem bundan sonra bahçe bakımını kendileri yapma teklifinde bulundular. Bende bu konuda kocamla konuşmaları gerektiğini ve benim için bir sakınca olmadığını söyledim. Benim için en önemlisi, fiyatta pazarlık yapmadan arabamı satın almalarıydı ve bunu onlara net bir şekilde belirttim.

Adamlar arabamı kesinlikle satmaya ihtiyacımın olduğunu ve bu fiyata başka kimseye satamayacağımı bildikleri için bu durumu avantajlarına kullanmaya çalışıyorlardı. Bende bu müşterileri elimden kaçırmamak için mecburen uyum göstermek zorundaydım. İki adam bana “yenge sen çok etkileyici bir kadınsın, sana hiç hayır der miyiz” söyleyerek bacaklarıma bakıp sırıtıyorlardı. Bende kibar olmak için onlara karşılık olarak geri gülümsüyordum çünkü başka çarem yoktu. Ali Bey gözlerini bacaklarımdan ayırmadan, “yenge, amınızı sikerken canınızı çok acıtmadık inşallah” dedi.

Çok ağır doğulu bir şiveyle argo, kaba ve açık konuşuyorlardı. Çok eğitimli tipler olmadıklarını ve konuşma tarzlarının böyle olduğu bildiğim için anlayışla karşılıyordum. Bu olanlardan sonra, kendilerini kötü hissetmelerini istemiyordum çünkü işler çığırından çıkması da onların suçu değildi o yüzden bende onlara, “Ya Ali Bey, biraz acıyor ama önemli bir şey değil, siz dert etmeyiniz” dedim.

Bunun üzerine, Ali Bey “hiç olur mu yenge, sen aç bakayım bacaklarını bir göz atalım durumuna, belki hızlı iyileşmesine yardımcı olabiliriz” dedi. Bunun iyi fikir olacağını düşünmüyordum fakat onlara ters bir şey de söylemek istemiyordum o yüzden oturduğum yerden dizlerimi biri birinden ayırarak bacaklarımı iyice araladım ve hassas ve sertçe kullanılmış narin deliğimi onlara sergiledim. Karşımda oturan Ali Bey yerinden kalkarak bacaklarımın arasına diz çöktü ve daha da yakından bakarak “hmm, yenge senin bu am kıpkırmızı olmuş” dedi.

Bunu demesiyle bende kafamı aşağı eğerek ufak deliğime bir göz attım, gerçekten kabarmış am dudaklarım ve ufak deliğim nerdeyse domates gibi kızarmıştı. Ali Bey “dur ben sana merhem gibi olurum şimdi” diyerek aniden dudaklarını amıma yapıştırdı ve yalayıp emmeye başladı. Benim amım zaten çok hassas bir durumdaydı ve ufak bir dokunuştan bile tekrar boşalabilirdim ki adam beni yeniden doruk noktasına çıkartarak zevkten çıldırtıyordu ve ben bunu hiçbir şekilde engelleyemiyor ve onu durduramıyordum.

Bunu fırsat bilen Mahmut Bey ise hiç vakit kaybetmeden aniden kocaman sikini suratıma çarptı ve ağzıma sokmaya çalıştı. Ben o an sağlıklı düşünemediğim için ve bütün hormonlarım tekrar altüst olduğu için, hiç düşünmende ağzımı açtım ve adamın kocaman sikini yumuşak dudaklarımın arasına alarak yalamaya başladım. Ali bey ufak deliğimi daha sert emdikçe bende istem dışı Mahmut Beyin yarağını bir o kadar daha sert emip yutuyordum.

Tam bu sırada yanımızdaki bahçe masasının üzerinde duran cep telefonum çalmaya başladı. Gözümün ucuyla baktım, arayan kocam olduğunu gördüm ancak bir şey söyleyip yapana kadar Mahmut Bey bana hiçbir şey sormadan siki halen daha ağzımdayken uzanıp telefonu aldı ve kocama konuşmak için alo dedi. Ben bir yandan adamın sikini emiyorum, diğer yandan amım yalanıyor, öbür yandan da korkuyla gözlerim fal taşı gibi Mahmut Beye bakıyordum. Adam kocamla konuşamaya başlayınca, ilginç olan şey benim halen daha adamın sikini ağzımdan çıkartmayıp yalayıp yutmamdı.

Mahmut Bey kocama, “Ağabey, yengenin arabasını Ali ve ben baya kullandık, yol tutuşu çok iyi ve az kullanılmış olduğu belli. İçi biraz dar geldi bize ama sorun değil hepimiz buna zamanla alışabiliriz. Yengenin arabasına iki ön girişten ve birde arka kapıdan girdik, üç girişi de mükemmel ve ilk başta zorlanmış olsak da şimdi alıştık ve kolay girebiliyoruz”. Kocamda karşılıklı bir şeyler diyordu ama ne dediğini bilmiyorum fakat Mahmut Beyde karşılığında “evet, evet, çizik ve batıklık yok, kaporta jilet gibi ve pürüzsüz, çok yakından bakarak inceledik ve gördüklerimizi çok beğendik” diyordu.

Sanırım konu para konusuna gelmişti çünkü Mahmut Bey kocama “biraz indirim olmaz mı” söyler söylemez ben Mahmut Beyin yarağını daha sert emerek gırtlağıma kadar soktum ve onu zevkten çıldırtarak sözünü yarıda kesmesini sağladım. Bu sefer, “aslında fiyatı değiştirmeden anlaşabiliriz” dedi ve anlaşma olarak bundan sonra bahçe işlerinin kendileri yapması şartıyla arabamı hemen alacaklarını söyledi. “Haftada bir gelip biz temizleyeceğiz bu güzel bahçenizi ve onu güzelce sulayıp halledeceğiz…

Hm bizim amele adamları da getiririz hep bir elden işi daha temiz ve hızlı hallederiz. Eminim yengede bundan memnun kalacaktır çünkü onun bu güzel çiçekleriyle hepimiz ilgileneceğiz. Halen daha amı mı yalayan Ali Bey ise kafasını kaldırıp telefona doğru, “yengenin arka bahçesini şahsen ben temizlemek isterim” diye seslendi ve dilini bu sefer kızarmış göt deliğime yapıştırarak yalamaya başlamıştı.

Tam bu sırada Mahmut Bey doruk noktasına gelerek ağzımın içine boşalmaya başladı ve aynı anda da “sonrada bütün bahçeni güzelce sularız öyle gideriz” diyordu kocama. Telefonda anlaşarak konuşmalarını bitirdiler. Ben o an Ali Beyin dilinin üzerine kaç kere boşalmıştım bilmiyorum ama o hazla ağzımdaki döllerin birçoğunu yutmuştum bile ve ağzımdan taşan geriye kalanlar da dudaklarımdan ve çenemden süzülerek göğüslerimin üzerine akmıştı.

Hayatımda hiç yapmadığım ve hiç bu kadar yoğun ve aşırı azıp zevk almamıştım ama bunu isteyerek yapmamıştım. Adamlarda perişan bir halde olduğumu görüyorlardı o nedenle bana teşekkür ederek gidip bir duş alıp dinlenmemi tavsiye ettiler. Kocamla anlaştıklarını ve arabamı satın alacaklarını söylediler o yüzden gönül rahatlıyla bu olanları unutmamı istediler.

Birkaç hafta sonra söz verildiği gibi ben yeni arabama kavuşmuştum ancak bedel olarak kocam evde yokken hafta da bir, Mahmut ve Ali Bey birkaç ameleyle birlikte gelip bahçemize bakım yapıyorlardı fakat işleri de bitince hep birlikte beni azdırarak saatlerce sikmeyi de ihmal etmiyorlardı.

Beni sikerken o kadar çok kudurtuyorlardı ki karşı gelecek refleksim bile kalmıyordu fakat yinede her hafta aynı şeylerin yaşanmasından kocama karşı suçluluk duygusu yaşıyordum. Ancak, buna dur diyemiyordum çünkü kocama anlatmalarından korkuyordum.
Yorumlarınızı merak ediyorum.

ALINTI


Karımla Telefonda Konuşurken Baldızım Sikimi Yalıy

Karımla Telefonda Konuşurken Baldızım Sikimi Yalıy

Slm arkadaşlar. Her yaz olduğu gibi yine Almanyadan Türkiyeye izine gitmiştik. İki gün boyunca arabada yolculuk baya yoruyor insanı. Türkiyedeki evimize vardığımızda ilk gün sadece uyuduk. Eş dost sağ olsun ertesi günü hepsi hoşgeldine bizdelerdi, karşılıklı özlem gideriyoduk. Almanyadaki birikimlerimizle 5 katlı bir apartman yaptırmıştık. Bacanağım ve baldızım bizim alt dairede oturuyorlar. Baldızımın durumları iyi olmadığı için, hem evimize bakarlar, hemde sebeplensinler diye karım onları bizim alt daireye yerleştirdi. Onlardan kira almıyoruz tabi. Bacanağım asgari ücretle çalışan iyi bir insan, işinde gücünde birisidir, ama biraz da saftır. Baldızım ise 27 yaşında, bir çocuğu olmasına rağmen taş gibi hatun. Apartmanda altlı üstlü oturduğumuzdan baldız sürekli bizde olurdu. Yani baldızı sürekli görüyordum ve o taş gibi memelerine ve hele o kalçalarına çıldırıyordum.

Kaynanamlar ise köyde oturuyorlardı ve kaynanam biraz rahatsızdı. Karım, “Ben annemlere gideceğim, birkaç gün orda kalacağım.” dedi. Ben de gitmesem olmayacak, “Benim köyde canım sıkılıyor, ellerini öper dönerim.” dedim. Karım, “Sen de birkaç gün kal.” falan dediyse de, karımı köye bıraktım ve “Sen istediğin kadar kal, döneceğin zaman telefon açarsın, gelir seni alırım!” diyerek geri döndüm. O gece eski arkadaşlarla buluşup kafaları çektik, özlem giderdik. Eve sabaha doğru gelip yatmıştım. Öğleye doğru uyandığımda baldızım mutfakta bana kahvaltı hazırlamış, kalkmamı bekliyordu (baldızda bizim dairenin bir anahtarı var). Ben yaz kış hep şortla yatarım. Yataktan kalktım, şortla mutfağa gittim ve kahvaltıyı görünce, “Zahmet etmişsin baldız, eline sağlık. Ben bir duş alıp geliyorum hemen!” dedim. “Ne zahmeti enişte…” derken baldızın gözler benim kalkmış sikime kaymıştı. Sikimin kalkık olduğunu o anda unutmuşum. Sabahları hep öyle kalkık sikle uyanırım.

Hemen duşun altına girip, baldızı düşünerek bir posta 31 çektikten sonra duşumu alıp, temiz bir eşofman giydim çıktım. Baldız çayımı doldurup karşıma oturdu. “Sağ ol baldızım! Çok güzel kahvaltı hazırlamışsın!” dedim. “Aman ne yaptım ki enişte, afiyet olsun!” dedi. Hem kahvaltı yapıyorum, çay içiyoruz, hemde havadan sudan konuşuyoruz. Derken konu bacanağımdan, çok çalışıp az para aldığından açılmıştı. Baldızım, “Ahh enişte ah, keşke durumu iyi birine gitseydim, kıt kanaat geçiniyoruz valla!” falan diye anlatıyordu. Ben de, “Kızım kendin istedin o herifle evlenmeyi, yoksa ben seni Almanyada bir arkadaşımla evlendirecektim!” dedim. Baldızın gözleri doldu, “Ne desen haklısın enişte, biliyorum bunu isteyen bendim, ama sevmiştim onu, ozaman bu durumların böyle olacağını bilemezdim!” dedi. Ben de, “Neyse, para sorununu takma kafana baldız, ablana söylerim her ay sana takviye para yollar!” dedim.

Baldız boynunu bükerek, “Ahh keşke sorun sadece para olsa enişte!” dedi. Merak etmiştim, “Başka ne sorununuz var?” dedim. Baldızım, “Boşver enişte…” falan dediyse de, ben anlatması için ısrar ettim. Baldız zorlanarak, biraz da utanarak, “Enişte nasıl anlatacağımı bilemiyorum, bacanağın öbür işi de artık yapamıyor. Ayda bir, iki ayda bir yaklaşıyor bana!” deyip hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Çok şaşırmıştım. Şaşkınlığımı attıktan sonra sandalyemi baldızın yanına çektim ve baldızımın kafasını omuzuma dayadım, “Tamam ağlama, kocan için elimden geleni yaparım, bakarız bir çaresine!” diye sakinleştiriyordum. Ama o an sikimin yavaş yavaş kalktığını hissetmeye başladım. Baldızın mis gibi kokusu burnumda, dipdiri vücudu bana değiyor ve bunlar sikimi taş gibi yapmaya yetiyordu. “Tamam baldız, ağlama artık canım!” dedim. Baldız yavaşça çekildi, ama çekilirken gözü sikimdeydi yine. “Ben çayları tazeleyeyim enişte…” diyerek kalktı. O arada ben de sikimi düzelttim.

Baldız çayları tazeleyip yine karşıma oturmuştu. Konuşmuyordu. Ben de içimden baldızı sikmek için bu fırsatı iyi değerlendirmem lazım diye geçiriyor, ama konuya nasıl gireceğimi bilmiyordum. Hemen bir girişimde bulunmazsam konu kapanacak ve fırsat kaçacaktı. “Yav baldız anlamıyorum, daha genç adam, neyi var ki bu herifin? Bir de lafa geldi mi, ondan iyi yapan yok o işi!” deyiverdim. Baldızım da, “Öyledir, lafla yapar her şeyi, ama icraat yok!” dedi. “Peki sen nasıl durabiliyorsun baldız? Valla ablanı iki gün yapmasam müthiş azar!” dedim. Baldız da, “Ne yapabilirim ki enişte? Mecbur kaderime razı olmaya çalışıyorum. Ben de dayanamıyorum, ama sokaktan geçen heriflerle yapıp orospu mu olayım? Ablam senle evlendiği için ne kadar şanslı! Keşke ablamın yerinde ben olasydım!” derken gözleri yeniden dolmuştu, ağlamaya başladı…

Yavaşça tekrar yanına sokuldum, “Ağlama canım, istersen seni…” dedim ve cümlenin gerisini getiremedim. O an yüzümün kızardığını hissediyordum. Baldız başını kaldırıp gözlerime bakarak, “Evet enişte, beni?” diyebildi. “İstersen eğer…” dedim, fakat takılmış kalmıştım ve cümleyi bir türlü tamamlayamıyordum. Ama baldız sikici bakışlarımdan ne demek istediğimi anlamıştı, “Nasıl istemem ki enişte? Tam üç ay oldu bacanağın elini sürmeyeli!” deyip birden dudaklarıma yapıştı. Başta ikimizde de korku ve çekingenlik vardı öpüşürken. Ama 4-5 dakika sonra baldızım deli gibi öpüyordu beni. Elimi baldızın memelerine attım, taş gibiydiler, karımın memelerinden daha dik, daha büyüktüler. “Off baldız of, nezamandır bunların hayaliyle avunuyordum!” deyip tişörtünü yukarı sıyırıp, memelerini sütyeninden çıkardım ve yalamaya, emmeye başladım. Baldızım da ellerini saçlarımın arasına geçirmiş, kafamı göğüslerine bastırırken, “Biliyormusun enişte, ben de bu anı düşünerek kaç kere kendimi elledim! Hayalimdin hep sen benim, hep seni arzulamıştım!” diye mırıldanarak inliyordu.

Baldızımı kucakladığım gibi yatakodasına götürdüm. Baldızı yatağa bıraktım ve bir çırpıda soyunup, baldızımı da soyundurdum. Ben çırılçıplatım, baldızımn üzerinde sadece siyah ve dar külotu kalmıştı. Yanına uzandım ve öpmeye başladım. Boynunu, boğazını, kulaklarını deli gibi yalıyordum. Baldız gözlerini kapamış, inleyerek kıvranıyordu yatakta. Baldızın omuzlarını öpüp yalayarak koltuk altına indim. Koltuk altı tertemizdi, yeni traşlı idi. Dilimi gezdiriyordum. Bu onu iyice delirtmişti, “Ohhhhhh!” sesleri yükselmeye başlamıştı. Baldızımın teni mis gibiydi, yeni duş aldığı belliydi. Koltuk altlarını dakikalarca yaladım kokladım, sonra yavaşça aşağı indim. Göbeğini de yalayıp külotunun kenarlarına indim. Etli baldırlarının içlerini iyice yalayarak, elimle de külotunu daraltıyordum. Külotunun kenarlarından amının da yeni traşlı olduğu belli oluyordu. Külotunu iyice daraltıp am dudaklarının arasına sıkıştırdım ve amdudaklarını yaladım. Sonra bir çırpıda çıkardım külotu. Baldızın amı karımın amına benziyordu, tertemizdi, kaymak gibi. Yumuldum hemen mis gibi amına. Tadı çok güzeldi, yaladıkça sulanıyor, sulandıkça baldızım deliriyordu. Dilimi amının içine sokunca baldızım titreyerek ve kasılarak ağzıma boşaldı. Yaladım yuttum tabi bütün am suyunu.

Baldızım, “Hadi artık gir içime enişte!” diyerek omuzlarımdan tutmuş beni üzerine çekmeye çalışıyordu. Ne yapsın kadıncağız, amı üç aydır yarak görmüyordu. “Tamam aşkım girecem, şunu iyice bir ıslat bakalım!” diyerek yarağımı baldızın ağzına verdim. Baldız resmen kemirircesine yalıyordu yarağımı. Ben de, “Ohhh! Yala aşkım, yala canım! Seni doyuracağım birazdan, bunu amına sokacağım!” diyordum. Baldızımın ağzı dolu olduğu için sadece, “Hı hıı!” diyebiliyordu. Sikimi epeyce yaladıktan sonra, “Hadi ne olur gir içime artık, dayanamıyorum enişte, sik beni, doyur beni!” diyerek bıraktı sikimi. Aşağı kayarak usulca sikimi baldızın amına sokmaya başladım. Baldızın amı karımın amından çok daha dardı. Sikim amına girdikçe baldızım heyecandan ve zevkten dudaklarını ısırıyor, “Ohhhhhh!” diye inliyordu. Sonunda hepsi girmiş ve ufaktan git gel yapmaya başlamıştım. Baldızım, “Ohhhh işte buuu! Devamm enişte! Ne olur hızlı yap! Ölüyorumm, ohhhhh!” diye inliyordu…

Hızlı hızlı pompalayıp, delice, hoyratça sikmeye, daha sert ve seri sokmaya başlamıştım. Baldızım zevkten bağırmamak için yastığı ağzına bastırıyordu. Daha sonra baldızımı domalttım, belinden tuttum, arkadan amına geçirip daha sert sikmeye başladım. Bu arada başparmağımla da göt deliğini okşuyordum. Götünün deliği tertemizdi, bir tek kıl dahi yoktu ve rengi mos mordu. Baldızım durmadan kasılıyor boşalıyor, fakat doymak bilmiyordu. Yavaş yavaş artık benden de boşalma sinyalleri geldiğinden, daha da hızlandım, deli gibi sokup çıkarıyordum baldızın amına. Tam boşalacağım sırada sikimi çıkarttım ve hırlayarak baldızın beline boşaldım. Baldız, “Erkeğimmm benim, seni çok seviyorumm enişte!” diyordu. “Ben de seni çok seviyorum canım baldızım!” diyerek baldızın boynunu öptüm ve duşa girdim. Ben temizlenip çıktıktan sonra hemen baldız girdi duşa. Ben bornozla mutfakta çayımı ve sigaramı içerken baldız da duşunu alıp gelip yanıma oturdu, “Eniştemm benimm, bilsen nekadar mutluyum!” diye beni öptü. Ben de baldızı öperek, Ben de mutluyum canım benim! Umarım biraz iyi gelmişimdir sana?” dedim. Baldız, “İyi gelmek de ne enişte, evlendiğimden buyana hiç böyle mutlu olmamıştım!” diyerek bornozumun önünü açtı ve sikimle oynamaya başladı…

Tam o sırada cep telefonum çaldı. Arayan karımdı. Baldızıma sus işareti yaptım açtım telefonu. Karım, “Nasılsın kocacığım, napıyorsun? Kaldım köyde ama aklım sende, ne yeyip ne içiyorsun?” dedi. “Valla kalktığımda çay kahvaltı hazırdı, herhalde kardeşin hazırlamış gitmiş!” dedim. Karım, “Ooo görüyormusun sen, hadi yine iyisin baldızın sana kıyamamış, aferin kıza, düşünceli kardeşim benim!” diye sevincini ve memnuniyetini belli ediyordu. Bu arada ben baldızın ensesinden tutarak yüzünü sikime çektim, ağzına vermek istedim. Baldız önce telefondaki ablasından çekindi, ağzına almak istemedi, ama ben kafasını bastırınca aldı. Telefonu sesliye aldım, sikimi yalarken ablasını dinletiyordum. Sikim yine kalkmış, kazık gibi olmuştu. Karım, “Ne yapacaksın bugün? Bana bak, sakın karıya kıza gideyim deme, valla oyarım gelince!” dedi. Ben de, “Yok yaa nerden çıkarıyorsun, valla gitmem, sen gelene kadar evden adımımı atmam dışarıya!” dedim. Baldızım gülümsüyordu ben öyle deyince. Ben de baldıza göz kırparak karıma, “Hem ne işim var elin pis karılarında, evde sikilecek mis gibi am dururken!” dedim. Karım da, “Aynen öyle canım, sen uslu dur, ben gelince acısını çıkarırız!” dedi. Bilmiyordu ki, o an kardeşi kocasının sikini yalıyor 🙂 “Hadi canım, sonra ararım!” diyerek kapadı telefonu.

Telefonu elimden bırakır bırakmaz baldızın bornozunu çıkardım ve baldızı sikime oturttum. Baldız kucağımda kıvırarak sikimi içine alıyordu…

[Hakan]


Doktorum,

Doktorum,
40 yaşında,Uzun boylu, esmer, balık etli,evli,bir çocuklu,ev hanımıyım.Varlıklı,mutlu bir aileyiz.Son günlerde,eşimin beni boş bırakması ve sevişmekten kaçması beni çok üzüyordu,birde,vajinamda aşırı bir kaşınma oluyordu.çok yakın bir arkadaşıma anlattım.tanıdığı uzman bir doktora gitmemi ve hatta tanıdığı bir jinekolog doktor olduğunu söyledi ve benim için randevu aldı,eşime de danışarak, arkadaşımla beraber doktora gittik.Yolda,Bana doktorun çok yakışıklı olduğunu,bayanların ona dayanamadığını,anlatması tuhafıma gitmiş ve de çok ta merak eder olmuştum.
Arkadaşım önceden içeri girip biraz kaldı ve bekleme salonunda, yanıma geldi. daha sonra sekreteri beni içeri davet etti,çok muhteşem bir odası vardı ve de gerçekten boy pos, saçlar,gözler, çok yakışıklıydı,beni sıcak karşıladı,bakışları ile adeta beni yiyordu, içim bir hoş olmuştu,derdimi dinledi.sualler sordu,sonra da,perde arkasında soyunmamı ve yatağa uzanmamı istedi.

kilot ve sütyenımle uzandım(içimden de keşke g-string kilot giymeseydim diye düşündüm),yanıma geldi,göğüsümü dinledi ve bel çevreme ve biraz aşağısına, adeta okşar gibi masaj yapmaya başladı.Çok hoşuma gidiyordu,kıvranmaya başladım,
Kilotumu yavaşça çıkarırken sanki ister gibiydim,neler oluyordu,anlam veremiyordum,içimde çılgınca sevişme arzusu başlamıştı.Yıllar sonra, eşimden başka yabancı bir erkeğin,ellerini vücudumda hissetmek,heyecan vermişti. bacaklarımı ayırıp,vajinamı ellemeye başladı ve içine önce bir merhem gibi bir şey sürdü, sonra bir aletini ve daha sonra da parmağını sokup,oynamaya başladı,bir yandan da izahat veriyordu,çok tahrik olmuştum.çok ıslandınız deyince hem utandım.ama bu arada bilinçsizce de inlemeye başladım,bir ara doğrulup,yanıma geldi ve eğilerek,üstten vajinamın,g noktasına, merhem sürmeye başladı,bu beni adeta bitirmişti.elimle kolunu tutup sıkmaya ve okşamaya başladım,daha sonra,yeşil renkli pantolonunun üstünden aletini ellemeye başladım,ne olur dedim. gerçekten istiyormusun dedi.evet dedim.
pantolonunu, kilotunu indirdi ve elimi aletine götürdü,çok iri ve büyüktü,okşamaya başladım,
eğildi dudaklarımı,yanaklarımı öpmeye başladı,karşılık veriyordum,üzerime yavaşça çıktı,sütyenimi çözdü ve memelerimi harika bir şekilde emmeye,uçlarını yalamaya başladı.tamamen kendimden geçmiş kendimi ona vermiştim.harika sevişiyordu.
her tarafımı çılgınca öpüyor,beni,yönlendiriyor ve hiç boş bırakmıyordu,69 yaparak aletini ağzıma alıp,sokup çıkarıyordum,o da benim vajinamın dudaklarını ayırarak,içini emmeye,yalamaya başlaması beni bitirmişti,parmağı da arka deliğime girip çıkyordu,dayanamıyordum,ne olur içime gir artık diye yalvarmaya başladım,doğruldu ve aletini vajinama sürtmeye başladı,yalvarmalarım artınca,aniden içime girdi,çığlıklarım duyulmasın diye ağzımı kapattım biraz acımıştı ama içimde gidip gelmeye başlaması ile acım azaldı ve çok zevk almaya başladım,bu nasıl bir duyguydu böyle,bacaklarımı beline doladım ve hiç çıkmasın istiyordum.
sonunda,kasılarak harika bir şekilde boşalmaya başladım,çok geçmeden o da müthiş bir şekilde patlayarak boşaldı,kordonlarımı bağlattığımı söylemiştim bu yüzden rahatça içime boşaldı,başka bir erkekle,bunun zevkini yaşamak, bambaşka bir duyguydu.
İçimden çıktı,çok yorulmuş,terlemiştim,dudaklarımdan bol bol öptü,bırakmak istemiyordum ama nmuayene olduğu için, daha fazlası olmazdı,beni ıslak bezlerle,her tarafımı çok güzel sildi temizledi,giyinip,biraz oturduktan sonra, problemin ne olduğunu anlattı ve bazı merhemler verdi.
Dışarı çıktığımda, arkadaşım beni hem merakla hemde hınzır bir gülüşle karşıladı anlamıştı,zaten önceden doktora beni anlatmış,arkadaşıma (o da ayni doktorla çok beraber olmuş)sarılarak tşk ettim ve ayrıldık,
Fırsat buldukça,evliliğimi aksatmadan, ayni doktora gidip, beraber oluyorum.


yarrak hastasiyim

yarrak hastasiyim
slm ben aydından sedat 27 yaşında 185 boyunda 65 kilo zayıf 14 yıldır götümü siktiriyorum. ilk yarrak yediğim zamanlar bu kadar uzun zaman yarrak yiyeceğimi hiç düşünmemiştim. hemen hemen her gün yarrak yerken taze götümün ünü her yere yayılmış bütün götçüler peşimde dolaşmaya başlamıştı. 13 yaşında açılan deliğim gün geçtikçe genişledi. artık büyük ve kalın yarrak arayışına girdim. yine nette kalın yarrak arayışı içindeyken biriyle tanıştım adının berdan olduğunu 32 yaşında vanlı bir inşaatçı olduğundan bahsetti. daha öncede kür yarrağı yediğim için kürtlerin genelde yarraklarının büyük ve kalın olduğunu biliyordum ki hemen yarağının ölçüsünü sordum oda 23 cm ve kol gibi kalın deyince hemen buluşma teklifi edip yiyeceğim kalın yarrağın hayalinii kurmaya başladım. sıra gelmişti buluşma yeri ayarlamaya benim yerim yok deyince o da benim yerim yok dedi ve telaşla bir çözüm aramaya başladık şurası burası olur mu derken birden inşaatta yaparmıyız dedi. nasıl olur yakalanırsak diye sorunca geceleri kimse olmaz birde bekçisi arkadaşım sorun çıkmadan sabaha kadar seni doyururum dedi ben kabul edince arkadaşımda isteyebilir izin verirmisin onada diye sordu hiç tereddüt etmeden kabul ettim ve akşama buluşmak için sözleştik. çok heyecanlıydım iki yarrak yiyecektim hemen hazırlanmaya başladım bacaklarımdaki ve götümdeki kılları iyice temizledim banyoya girip götümü su doldurarak temizledikten sonra sıra seksi bişeyler ayarmaya gelmişti. daha önce ki sikişmelerimde giydiğim ablamın siyah jartiyerli çorabını siyah tangasını aldım kız kardeşiminde lise yıllarında 19 mayısta giydiği beyaz pileli bir mini eteği vardı onuda alıp bir poşete koydum ve yola çıktım. buluşma yerine geldiğimde benimki gelmiş bekliyordu. tanıştıktan sonra arkadaşının bizi beklediğini söyledi vakit kaybetmeden yürümeye başladık gideceğimiz inşaat biraz tenha biyerdeydi ve uzaktı. yolda yürürken sohbet etmeye başladık poşettekileri sorunca sizi azdıracak şeyler dedim orda göreceğini söyledim. aklıma arkadaşının kim olduğunu yaşını sormak geldi. onunda vanlı olduğunu benimle aynı yaşta olduğunu yarrağınında kalın olduğunu söyleyince sabırsızlanmaya başladım. derken inşaata geldik arkadaşıyla tanıştırdı beni daha önce haberleştikleri için o da bizi bekliyormuş karanlık çökmüştü etrafta da kimsecikler yoktu. ben buralara gelen olurmu diye sornca arkadaşı kimse gelmez buralara dedi. bende bundan cesaret alarak hemen soyunup evden getikdiklerimi giiymeye başladım. ikiside öylece bana bakıp pantolonlarını üzerinden koca siklerini ovuşturmaya başladılar. iyice azdıklarını hissediyordum fermuarları indirip malları dışarı çıkardıklarında söyledikleri gibi iki kalın ve büyük yarrağı karşımda buldum.hemen önlerinde diz çöküp sırayla emmeye başladım yarraklar taş gibi sert olmuştu berdan hemen arkama geçip yarrağını tükrükledi ve deliğime dayadı ilk yüklenişte o koca yarrak lop diye girdi derin bir ohhh çektikten sonra böyle kolay gireceğini tahmin etmemiştim dedi. bende gelmeden önce biraz kremleyip patlıcan soktuğumu söyleyince off orospu çocuğu seni diyerek hızlanmaya başladı kürt yarağı götümün dibine inerken arkadaşıda demir gibi yarağını ağzıma vermiş emdiriyordu. arkamdaki yaklaşık 15 dakika kadar hiç çıkarmadan çatır çatır götümü siktikten sonra geliyorum diye bağırdı hemen ağzımdakini bırakıp ona döndüm ağzımı açtım bütün tohumlarını ağzıma fışkırtırken arkadaşı kalçalarını tutup yarrağını götüme yerleştirdi. aheste aheste sikerken küfürler ediyordu. orospu çocuğu fahişenin çıkardığı anneni bacını ablanı sikeyim hamile bırakayıp dedikçe sik diye inleyip elimdeki yarrağı emiyordum. birden namusunu sikeyim senin deyip hızlanmaya sert sert dibime vurmaya başladı. yaklaşık 10 dakikalık bir sikişten sonra o da tohumlarını ağzıma boşalttıktan sonra oturup dinlendik. otururken de onlar annemi ablamı bacımı sormaya başladılar. onlara annemin koca götünü ablamın kıllı amını bacımın lisede götten verdiğini anlatınca yarrakları da kazık gibi olmuştu hemen biri ağzıma biri arkama geçmişti bile zaman ilerliyordu 2. ve 3 . cü postaları attıktan sonra sabah olmuş hava aydınlanmıştı 4. cü postayı inşaat sahasının farklı yerlerinde atıp son dölleride içtikten sonra son kez kürt bekçinin yarrağını yalayıp oradan ayrılırken tişörtümü giyip eteği poşete koydum. berdan altıma eşofmanımı giymememi nasılsa yolun tenha tarla yolu olduğunu ana yola kadar öyle yürümemi istedi. bende sikicimin isteğini kabul edip yola koyulduk yolda yürürken elimle kalçalarımı ayırıyor deliğimin ne kadar çok açılmış olduğunu farkettim elimle ayırdıkça götümün içine hava doluyor bıraktıkça da osuruyordum berdan da arkamdan kalçalarıma şaplak atıyor deliğimi parmaklıyordu. tarla yolunun bitmesine az kalmıştı ki berdan yarrağını çıkarmış arkama geçti inik haldeydi ve deliğime soktu belimden kavradı ve içime işemeye başladı deliğimi iyice doldurunca çıkarıp az bişeyde ağzıma akıttı onları yalayıp yuttuktan sonra koca yarrağını emip temizledim. içimdekileri boşalttamadn eşofmanımı giyip yola devam ettik buluştuğumuz yere varıncada her hafta buluşalım diye sözleştikten sonra eve gittim. o alın yarrakları yemek için sabırsızlanıyorum. böyle koca yarraklı kürt sikicileri her zaman beklerim skypee: sinirsizfull@hotmail.com


SANAL SEX GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ

SANAL SEX GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ
Merhaba,

Bundan 3 yıl önce başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum.

Sanal ortamlarda tanıştığım Deniz 33 yaşında eşinden boşanmış tek çocuğuyla beraber Antalya’da yaşayan hafif balık etli göğüsleri insanın aklını baştan alan güzellikte minyon birisiydi.Sanal ortamdaki muhabbetimiz konuşmalardan sonra görüntülü olarak karşılıklı mastürbasyonla sonlanmaya başlamış ve birbirimizi deliler gibi arzulur olmuştuk.
Başka şehirlerde olmamız ve benim evli olmam kavuşmamıza engel oluyordu.Bir süre sonra eşim ailesiyle yurt dışına çıkacağı için planlar yapmaya başlamış Deiz’e de müjdeyi vermiştim.Eşim gittiği hafta çalıştığım için hafta sonu yanına gideceğim Deniz internette görüşürken bana sakın boşalma dolu dolu gel öyle istiyorum seni dediği için sabrediyor ve hafta sonunu bekliyordum.

Cumartesi olmuş sabah işlerimi ayarlayıp yola koyulmaya hazırlanırken birazda takviye almak geldi aklıma ve enerji içeceği benzeri cinsel güç artıran içeceği alıp yola çıktım.Yolda yavaş yavaş içerek bitirdikten sonra Antalya’ya varmıştım.Evinin yerini daha önceden tarif ettiği için yakınlarına varmıştım.Telefon açıp geldiğimi söyledim ve onun tarifiyle evinin yakınında bir yere arabamı park edip telefonda onunla konuşarak komşularına çaktırmadan evine girdim.
Evde 4 yaşındaki oğluna aldığım hediyeyi verip sonra beraber bi yorgunlık kahvesi içtik.Akşam olmak üzereydi ve dışarı çıkıp dolaşmaya karar verdik.Evden ayrı ayrı çıktık ve biraz uzaklaştıktan sonra yolda Deniz ve oğlunu arabaya aldım.Sahilde biraz yürüdük ve otururken giydiği daracık tayt ile yavaş yavaş dizlerime sürterek beni deli etmeye başlamıştı.Sabrımız kalmıyordu ama hem çocuk olduğundan hemde dışarıda olduğumuzdan birşey yapamıyorduk.ikimizde hemen eve dönmenin en güzeli olduğu kararını verip eve döndük yapığı yemekleri aceleyle yiyor ve yemeğin biran önce bitip çocuğun uyuması için dua ediyordum.
Yemeklerimiz bitmiş ve o çocuğu uyutmaya çalışırken bende hem içtiğim takviyenin hemde onun karşımda hafiften beni azdıran hareketlerinin sonucunda kalkan aletimi zaptetmeye çalışıyordum.Saat 10 gibi çocuk uyumuş ve kavuşmamıza az kalmıştı.Duş alıp geleceğini söyledi ve o banyodayken yanına gitmemek için kendimi zor tutuyordum.10 dakika sonra duştan çıktı ve yatak odasına geçti.Bende duş alıp biraz sakinleşmem gerektiğinden sen giyinirken bende bi duş alıp gelicem dedim.Duştan çıkıp odaya geçtiğimde beyaz dantelli bir gecelikle beni karşılayan Deniz Hafif ıslak saçları geceliği yırtarcasına zorlayan göğüsleriyle adete sex tanrıçası gibi karşımdaydı.
Ben hayran gözlerle onu süzerken gelmiyecekmisin yanıma demesiyle kendime gelip yavaş yavaş yaklaşıp dudaklarım dudaklarında ellerimle tüm bedenini keşfe çıkmıştım.Odada yaklaşık 10 dakika ayakta bu pozisyonda öpüştükten sonra yatak odasına geçtik.Ben pantolonumu ararken ne aradığımı sordu.Kondomun pantalonumda olduğunu söylediğimde bana gerek yok spiral var rahat ol dedi.Dudaklarımı bırakan Deniz boynuma göğüslerime indikten sonra dudaklarını aşağı kaydırırken elleriylede üzerimdeki tek şey olan boxerımı çıkarmaya başlamıştı.Çıkardıktan sonra umarım dolu getirmişsindir ağzımı tamamen spermlerinle doldurmanı istiyorum dediğinde ağzına öyle bir almıştıki benim gözlerim kaymaya başlamış zevkten ayakta zor duruyordum.Öyle güzel yalıyorduki hiç bitmesin istiyordum fakat ağzına boşalıp onu spermlerimle doyurmak istiyordum.Yatağa uzandım ve 69 pozisyonuna geçtik.Ben alev alev yanan amının zevk sularını içip yaladıkça daha bir iştahla yalıyor ve verdiği zevkle benimda daha iştahla yalamamı sağlıyordu.Artık dayanamayıp ilk orgazmının ben yalarken yaşayan Deniz kısa süre sonra banada ilk kez yaşayacağım zevki sikimi yalayarak beni boşaltarak ve spermlerimin tamamını yutarak yaşattı.Hiç ara vermeden yatağa uzandı ve vücudunu bana teslim etti.Ben o güzel göğüslerini yalarken dayanamıyorum içimde istiyorum diye sayıklamaya başlamıştı.Bense yeni boşalan sikimin tam kıvama gelmesi için yavaş hareket ediyor ve uzun süredir hayalini kurduğum göğüslerinin arasında sikimi sürterek ağzına veriyordum.Daha sonra tam kıvama gelen sikimi amının üzerinde sürterek denizi ikince kez boşalttım.İki yıldır aç olan Deniz zevkten kendinden geçmeye başlamış ve artık içine girmenin vakti gelmişti.O tam boşalmanın heyecanını atlatırken sürttüğüm sikimi amının içinde kaydırmaya başladım ve yeni bir zevk dalgasını yaşamasına sebep oldum.Sikim amındayken ellerim ve dudaklarım göğüslerinde olan Deniz kulağıma zevk sözcükleri fısıldıyor beni dahada ateşlendiriyordu.Yaklaştığımı söylediğimde evet aşkım beraber bitelim dediğinde ikimizde ter içinde nefes nefese aynı anda boşaldık ve gözlerimizi açamıyorduk.
Daha sonra ellerimizle tekrar birbirimiz okşarken dudaklarımız kenetlenmişti yine.bu kez önümde domalan Deniz harika kalçalarını sallaya sallaya beni içine alıyordu.Bir anda elini sikime atarak sok götüme istiyorum onu dedi ve eliyle amından zevk sularıyla çıkan sikimin başını götüne dayadı.Ben o zavkle dayanamayıp sikimi tamamen sokunca Deniz önündeki yastığı ısırarak çığlığına engel olmaya çalıştı.Çok güzel ve dar olan göt deliği bana tatmadığım zevkleri tattırırken deniz bir kez daha boşalıyordu ve devam etmemi sitiyordu.Bende daha fazla dayanamayarak kendimi bıraktım ve daracık göt deliğine boşaldım.
Artık halimiz kalmamıştı ve yatağa uzandık.Saat 3 e yaklaşıyordu ikimizde yorgun vaziyette sarılarak uyuya kalmıştık.


Benim Çocukluğum 1

Benim Çocukluğum 1
Merhaba Ensest severler..
Hikaye başlarda sıkıcı gelebilir ama detayların önemini hikayeyi okudukça anlayacağınızı düşünüyorum..
Herşey ben daha çocukken başlamıştı.. Doğduğum şehir oldukça muhafazakar olup, herkesin gizli saklı birşeyler yaptığı bir şehirdi.. O zamanlar 11-12 yaşlarındaydım ve cinsellikle yeni yeni ilgilenmeye başlamıştım okuldaki ve oturduğumuz mahalledeki çocuklar sürekli seks hakkında konuşurlardı tabii bu konu bende de yavaş yavaş merak uyandırmaya başlamıştı.. O zamanlar seks dergileri de olurdu ve mahalledeki çocuklar birbiriyle takas ederlerdi yaşça bizden biraz daha büyük oldukları için dergilere onların izin verdiği kadarıyla bakardık.. En yakın arkadaşım Ahmetle günlerimizi geçirirdik hem aynı okuldaydık hem de aynı binada oturuyorduk o sadece benden bir yaş küçüktü.. Onunla birçok şeyi paylaşırdık ama cinsellik hakkında hiçbirşey bilmezdi ve bu konuda konuşmazdı da.. Abisi de çok sorunlu biriydi sürekli birileriyle kavga eder ve kimseyle kolay kolay anlaşamazdı.. Annesi de biraz şişman ama alımlı ve diri bir kadındı fakat onun da psikolojik sorunları vardı.. Sürekli doktorlara gider ve birsürü ilaç içerdi babası da şehirlerarası otobüs şoförüydü ve ister istemez hergün evlerinde olamıyordu..
Ahmetle sadece cinsellikle ilgili konuşmuyorduk geri kalan herşeyimizi birbirimize anlatırdık.. Bizim 2 arka mahallemizde Ömer isminde bir çocuk vardı o da benden 1 yaş büyüktü onunla da çok konuşurduk bu konuları ama onun arkadaşları hiçte normal değildi çok kavgacı çocuklardı aralarında bali vs.. kullananlar bile vardı.. Ömer yalnızsa yanına giderdim ya da o benim yanıma gelirdi çünkü arkadaşları görmek istediğim tipler değildi..
Birgün cinsellik hakkında konuşurken bana bir sır vereceğini ve kimseye söylemezsem bana birşey göstereceğini söyledi.. Ben de kabul ettim..
Ömer : Hiç birini siktin mi ?
Ben: Hayır, sen ?
Ömer: Bak kimseye söylemeyeceksin ama..
Ben: Tamam söz..
Ömer: Ben sikiyorum ama erkek dedi..
Ben haliyle pek bi anlam veremedim nasıl yani diye sordum.. Herşeyi anlattı çok zevk aldığını söyledi ali isminde bir çocuğu sikiyormuş.. Bunu uzun uzun anlattı.. ama ben pek inanmamıştım hadi bizim oraya gidelim dedi ben de Ömerle beraber onların mahallesine gittim ve uzaktan gösterdi şurada bisiklet süren iki çocuk var ya onlardan biri dedi ve ben oralarda beklerken ömer onların yanına gidip birşeyler konuştu sonra benim yanıma geldi.. Bizim kömürlüğe git saklan sonra bizi izle ve ben seni çağırmadan sakın çıkma dedi.. Ben hemen kömürlüğe gidip tahtaların arkasına saklandım sonra bu üçü içeri geldiler.. Kömürlüğün ışığı ya yanmıyordu ya da onlar yakmamıştı emin değilim.. Ömer aliye hadi ağzına al dedi.. Ali de o anda istemedi ve ömer altındakileri çıkardı o arada.. Ağzına almak istemiyosun ama sikmemi istiyo musun diye sordu o da başını salladı.. Ömer hiç vakit kaybetmeden Ali’nin arkasına geçti Ömer Ali’nin pantolonunu sıyırırken Ali de yardımcı oldu ve Ömer sikini tükrükleyerek Ali’nin arkasına dayadı.. Olanları gölge şeklinde görüyordum resmen.. Çünkü kömürlük karanlık ve ben arka taraflardaydım bunlar da ışığın olduğu tarafta oldukları için onları pek aydınlık göremiyordum ama hareketlerini oldukça seçebiliyordum.. Ali ömer abi geçen gün çok acıdı nolur yavaş yap dedi.. Ömer de tamam tamam sen merak etme diyerek yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladı.. Diğer çocuk hiç konuşmuyordu bile sadece izliyordu.. Bunu ömer bana anlattığında resmen tiksinmiştim ama o an resmen saklandığım yerden kalkıp aliyi sikmek istemiştim.. ama ömere söz vermiştim o yüzden orada sessizce kaldım.. Bu sırada ömer iyice hızlanmış ellerini alinin beline atmış ve sert bir şekilde sikiyordu.. Sonunda ömer boşaldı ve diğer çocuğa döndü.. Necati hadi ağzına al dedi o da hiç ikiletmeden ağzına almaya başladı bu sırada Ali ; Ömer abi az önce senin yanındaki kimdi diye sordu.. Ömerde beni anlattı nerde oturduğumu hangi okula gittiğimi falan.. O an çok heyecanlanmıştım.. Birazdan ben de sikebilirim diye düşünüyordum.. Sonra Ömer hayırdır ona da mı siktiricen dedi.. Ali de istersem siktiririm dedi Ömer de bana doğru baktı istersen çağırayım dedi.. Ali de yok abi zaten bugün biraz canım yandı yapamam deyince ömer de tamam o zaman sonra yaparız olur mu dedi ve üçü de kömürlükten çıktılar benim hevesim kursağımda kalmıştı.. Aradan kısa bi süre geçtikten sonra ömer içeri geldi ve bana seslendi hadi onları gönderdim gel biraz gezelim diye.. Ben de saklandığım yerden çıkıp ömerin yanına gittim.. Beni neden çağırmadın diye kızdım biraz ömere o da uygun zamanı denk getiririz sen de yaparsın.. Şimdi o istemeden yapmaya çalışırsan belki hiç yapamazsın dedi o an ona da hak vermiştim ve nasıl olduğu hakkında birsürü sorular sormuştum.. İlk nasıl yaptın diye o da hepsini anlattı birdenbire olmamış.. Ömer seks dergilerine bakarken bu yanına gelmiş ve baktıkları dergide gay ilişki de varmış ömer onun yanında çıkarıp mastürbasyon yapmış.. Ali de izlemiş.. o zamanlar bizden döl de gelmiyodu sadece zevk suyu geliyodu.. Ömerden biraz zevk suyu gelmiş o gün öylece geçmiş.. Sonra mahallede birgün saklanbaç oynarken bu ömerin saklandığı yere saklanmaya çalışmış harabe bir evin arkada kalan tuvalet gibi biryerine.. alan küçük olunca bunların arasında temas başlamış ömer ilk başta arkasından dayanmış Ali de sesini çıkarmayınca bu olay süreklilik kazanmış.. Artık ömer Aliyi nerede görse yanına çağırıp ona sürtünerek boşalmış uzun bi süre sonra birgün pantolonunu ve çamaşırını çıkararak kendi de soyunup arada hiçbir engel olmadan sürtmüş ve bir süre de böyle devam etmişler.. sonra birgün sokmayı denemiş ama girmemiş Ömer de abisine sormuş çaktırmadan abi nasıl yapıyolar hemen giriyo mu falan diye abisi de öyle hemen girmez önce tükrüklemek lazım sonra parmaklarını tek tek sokucan 3 parmağın girince sikini de tükrükleyip yavaş yavaş sokucan demiş.. Ömer de birkaç denemeden sonra yapabilmiş.. Bana söylemeden önce 4-5 aydır aliyi sikiyormuş.. Necati de siktirmiyor bi türlü ama çok güzel yalıyo dedi o gün öylece geçti..
Ertesi gün Ömer’in yanına gittim ama Aliyle arkadaşı ortalarda yoktu birkaç gün öylece geçti sonra birgün ömer bizim mahalleye gelince sordum.. Ne zaman yapıcaz diye.. Ömerde şimdi sokakta ikiside istersen gel gidelim dedi.. Ben de tamam deyip peşine takıldım.. Ömer onların yanına gidince ben yanında olduğum için tedirgin oldular ama ömer onlarla konuştu ve sonunda ikna etti sadece izleyecek dedi.. Biz yine kömürlüğe gittik girerken de hiçkimsenin görmemesi için oldukça dikkat ettik.. Kömürlüğe girince Ömer hemen Aliyi önüne alıp altındakileri çıkardı ve sikmeye başladı aliyi.. ben hemen yanlarındaydım ve bu görüntü çok hoşuma gitmişti o sırada ömer hadi sen de çıkar altındakileri dedi ve bende pantolonumla çamaşırımı sıyırdım sikim kalkmıştı zaten öyle bekledim bi süre o arada ömer aliyi sikmeye devam ediyodu.. sonra benim boş kaldığımı farkedince Necati hadi yala abinin sikini biraz dedi.. Ömer söyler söylemez necati önümde diz çöktü ve sikimi kökünden kavrayarak ucundan hafif hafif öpüp yalamaya başladı ben başını tutup bastırıyordum ama o ellerimi yitiyordu.. sonra yavaş yavaş ağzına almaya başladı.. İlk kez böyle birşey yaşadığım için aşırı derecede hoşuma gitmişti.. ve çok güzel yalıyordu.. Diğerleriyle de hemen yanyanaydık hemen dibimde ömer aliyi sikiyordu ve bir anda boşaldı bana hadi yer değişelim ben necatinin ağzına vereyim sen de alişi biraz sik dedi hemen alinin arkasına geçtim fakat bir türlü sokamadım.. birkaç dakika uğraştım.. En sonunda başı girmişti ki o anda boşaldım.. O gün öylece bitti..
Doğru düzgün yapamamış olmama rağmen bu olay çok hoşuma gitmişti.. Ertesi günlerde hemen denk gelemedik.. Birgün aliyle karşılaştım kömürlüğe gidelim dedim ama o gün sadece eliyle oynadı siktirmedi kendini.. Sonraki gün ömerle karşılaşınca anlattım.. Ali de yanımızdaydı ve yine kömürlüğe gittik.. Ömer o gün ben yapmıycam dedi ve olay tamamen bende bitiyordu ali kendisi altındakileri indirdi ben de tükrükleyerek sokmaya calıştım fakat bir türlü sokamıyordum yine ömer sikimi görünce şok oldu o anda çok kalınmış seninki tabi girmez dedi ve az sabret ben biraz açayım dedi ve aliyi kendisi sikmeye başladı bir süre sonra da boşaldı sıra bana gelmişti.. Tekrar tekrar denedim tam girecek gibi oluyor ama kayıyordu.. En sonunda sikimin başı girdi sonra yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladım artık ben de gerçekten sikiyordum.. Ali altımda resmen ağlıyor abi çok büyük diyordu ama o da zevk alıyor kendini bana bastırıyordu.. O günden sonra Aliyi nerede görsem kömürlüğe götürüp sikiyordum.. Necatinin de ağzına veriyordum.. Günler böyle geçip gitti yaklaşık 1 yıla yakın bu ilişkiler devam etti..Birgün ailesinin öğrendiğini duydum ömerden ama ne şekilde öğrendikleri hakkında hiçbir fikrim yok ama o andan itibaren uzun bir süre hiç yapmadık..
Ama en azından o zamanlar yaşım çok küçükte olsa nasıl sikmem gerektiğini öğrenmiştim..Bu sayede ilerleyen günlerde daha birçok olay bekliyordu beni.. Hikayenin şimdiye kadarki kısmının ensest olmadığının farkındayım ama ona da bundan sonraki hikayelerde geçeceğim..
Sohbet etmek isteyen ensestler bana ulaşsın lütfen..


Cerita Seks Mira Dengan Bapa

Cerita Seks Mira Dengan Bapa
Cerita Seks Mira Dengan Bapa Tiri Aku Mira. anak sulung dari dua beradik. aku tinggal dengan keluargaku. mak, adik dan bapa tiriku sepanjang tiga tahun kebelakangan ini. emak bekerja sebagai manager di syarikat bapa tiri. itupun atas ehsan bapa tiriku itu. bapa tiri kami datang meminang emak dua bulan selepas emak berjaya mendapat pekerjaan di syarikat miliknya. peristiwa ini terjadi pada satu petang yang redup, hujan turun dengan lebatnya. emak dan adik telah pergi kemajlis di rumah sanak saudara. aku tidak pergi kerana aku kurang pandai beramah-mesra dengan mereka. aku fikir ayah juga tidak berada dirumah. kerana hujan terlalu lebat aku tertidur di sofa sehingga pukul 8 malam. aku cuma tersedar apabila terasa ada sepasang tangan sedang membelai2 kepalaku. aku tidak hiraukan. mungkin emak. atau pembantu rumah yang ku panggil nek jah. tangan itu turun ke dada dan membelai dadaku dari luar. semakin lama semakin kuat dan kini terasa kulit jari2nya. maksudnya tangan itu dakam baju ku. aku mula pelik. tapi perasaan mengantuk masih kuat. skirt pendekku diselak dan dengan mudah panty ku ditarik turun ke bawah. perlahan aku terasa kemaluan ku dibelai lembut. aku yang tidak pernah dibuat begitu terasa geli. mulanya aku ingin membuka mata untuk melihatnya, tapi aku cuba menganggapnya sebagai mimpi. mungkin juga perasaan aku sahaja kerana aku suka melihat filem blue curi2 tetapi tidak pernah melakukan seks. tiba2 celah kangkangku terasa sejuk. seperti ada benda lembut menggesel2 disitu. aku mula panik lantas membuka mata. alangkah tergamamnya aku bila melihat muka bapa tiri berada dicelah kangkangku. terkejut dengan tindakan refleks badanku, dia mendongak. melihat aku yang telah tersedar dia bergerak dengan pantas menutup mulutku. lantas memujukku tidak akan menodai ku. dia kata cuma akan membelai2 tubuhku sahaja. dan jika ku klimaks dia akan melepaskan aku. jika aku menolak, dia akan menceraikan emak dan menghalau kami semua dari rumah. aku tergamam. dia berjanji lagi tidak akan menodai ku cuma roman2 je. aku berfikir seketika. banyak yang aku perlu pertimbangkan. aku meminta kepastian bapa tiri ku. aku sememangnya tidak rapat dengan dia. sejak mereka berkahwin ketika umurku 17 tahun sehingga kini aku 19 thn kami tidak pernah mesra. terasa jijik dengan perut gendutny. dan aku tahu ibu berkahwin dengannya pun hanya untuk memastikan keselesaan hidup kami sekeluarga. orang tua itu menolak tubuhku perlahan agar terjatuh semula diatas sofa. aku diam. lembut dia mengucup bibirku. jijik. tapi aku diam. bila bibirnya mula menjilat2 seluruh daerah leherku, badanku mula terasa panas. aku tutup mata kerana tidak percaya apa yang berlaku. Bibirnya turun lagi ke dadaku bila selesai membuka baju ku. digigitnya lembut puting buah dadaku. badanku mula menggigil2. antara jijik dan geli. orang tuayang berpengalaman itu tersenyum saja. seolah2 sangat memahaminy dia menghulurkan tangan membelai2 rambutku untuk menenangkan perasaan serba salahku. sementara sebelah tangan lagi merayap mencari kemaluanku. dia membelai2 kemaluanku lembut sambil mulut terus meransangg dada dan leherku. aku tersedar air yang mengalir dari kemaluanku dan aku sangat malu. tapi dia bijak. kepalanya turun lagi ke celah kangkangku seperti tadi. aku mula mendesah dan membuka mataku kecil. aku lihat lelaki gendut itu tersenyum kecil. lidahnya terus bermain di kangkangku. aku mula tidak keruan. aku berusaha tidak mengeluarkan suara, sebaliknya orang tua itu terus menjilat dan mengerang membuatkan aku tidak tentu arah. tangannya terus meramas2 dadaku. memang ini pengalaman pertamaku. aku tidak berniat melakukan seks. tetapi bila aku sudah mencapai tahap klimaks kerana permainan lidah lelaki tua itu diklitorisku, di bangun dengan cepat dan menyuakan kemaluannya kearah kemaluanku. aku yang masih lemah tidak bertenaga menolaknya. aku berteriak kecil ‘ pak cik dah janji. . . . . . ‘ tapi orang tua itu tahu aku tidak berdaya. dia cuma mengucup bibirku rakus sehingga tidak ada suara yang keluar. ooooooooo. . aku menjerit kesal bila terasa tubuh kami sudah bercantum. aku ingin menangis. tapi tak sempat aku berfikir orang tua itu menghenjut. mulanya sedikit nyeri tp kemudiannyngili dan geli. aku mula malu bila memikirkan sia2 aku bertahan. gairahku datang lagi. orang tua itu terus menghenjut. aku mula menjerit. bukan jerit ketakutan dan kekesalan seperti tadi. tapi jeritan lain yang terkeluar dari mulut. bapa tiriku mula menyedarinya. di kemudian berkata ” Mira sayang,,,hemmm, Mira nak apapun uncle bagi. . . . owh. . . kejap je Mira. . . owhhhh owh. . “aku marah tapi aku tahu sudah terlambat. Aku cuba menikmati permainan orang tua ini. perlahan aku mula menyukainya kerana dia tidak kasar seperti cerita mangsa rogol yang aku tahu. walaupun aku dirogol tapi suasananya berbeza. badan ku bergetar. katanya aku sudah klimaks dan tidak adil tidak membiarkan dia juga klimaks sama. aku terdiam. aku disuruh menonggeng. dia mendatangiku dari belakang. sambil tanganny meramas dada dan sebelah tngn meramas kemaluan, dia mengucup pipiku mengatakan tidak ada apa yang perlu ditakuutkan. aku pasrah. dia meneruskan permaina sambil meracau2 sudah lama ingin menikmati tubuhku. aku diam saja. aku menikmatilagi permainan itu. selang 30 minit aku klimaks kali ketiga orang tua itu memancutkan air maninya di atas pakaianku. katany klu terkena sofa susah nak bersihkan. n orang akan tahu. aku hendak berlari ke dalam bilik tapi di sempat memelukku dan berkata tidak ada apa yang perlu dikesalkan. dia terpaksa bekerja keras untuk memuas kan aku. aku sepatutnya menghargainy. aku diam. sambil meramas lembut buah dadaku kami bercium mulut. aku mula belajar. dia kata akan mengajarku lain kali. katanya klau tinggal kami berdua saja dia akan memuaskan aku lagi. aku diam. tapi aku tahu, aku juga gairah dengan tindakan2 nya tadi. sejak hari itu dia sering memberi banyak wang padaku dan adik. kadang2 memberi mak banyak cuti disyarikat dan menghantar mak balik kampungbersama adik. katanya mereka perlu berehat. aku tidak boleh balik kampung kerana perlu belajar rajin2. sebaliknya bila mak dan adik sudah tiada, dia akan selalu datang kebilik tidurku dan tidur denganku sampai pagi. aku tidak tahu sampai bila aku akan diperlakukan begini.


Dul olmak 1 ( alinti)

Dul olmak 1 ( alinti)
Herkese selamlar ben dul bir bayanım  kocamdan anlaşmazlıklar yüzünden boşandım, ikincisi ise iki sene önce vefat etti. Yani anlayacağınız dul bir kadınım. İstanbulda yaşayan bir oğlum var. Konyada kendime ait dairemde yalnız yaşıyorum. Bir de Didim’de iki katlı bir yazlığım var, yazları 3 ay orda geçiririm, bazen oğlum da tatil yapmaya gelir benimle.Konya’yı bilenleriniz var mı bilmiyorum, ama ben çok sıkılıyorum Konya’da. Tam türkçesini söylemek gerekirse, biraz yobaz bir şehir. Bu yüzden zaten öğretmenliği bıraktım. Vefat eden kocamdan bir daire, bir tane de (inşaatı nerdeyse bitmek üzere olan) kooperatif hissesi ve biraz da ekili dikili arazi kaldığı için mecburen burda kalmak zorunda hissettim kendimi.Birkaç ay önce bilinen yurtçapında büyük gazetelerden birine bir ilan verdim, kendimi ve özelliklerimi anlattıktan sonra, yaşıma uygun bir beyle ileriye dönük birliktelik arıyorum diye. Verdiğim ilana tam 156 adet cevap mektubu geldi. Hepsi de standart zarflarla yollanmış, sıradan kağıtlara yazılmş, hepsi de birbirine benzeyen içerikte mektuplar. Yalnız içlerinden birtane mektup, hem zarfının şekliyle hem de rengiyle, hemen dikkatimi çekti ve o mektubu kenara ayırdım, en son okumak için.Ve diğer mektupları yüzeysel birşekilde okuyup en son o mektubu açtım. Zarfı gibi içindeki kağıt ta fantazi bir kağıttı ve mis gibi parfüm kokuyordu. Daha okumadan beni etkilemişti. Her kelimesinin üzerinde dura dura okumaya başladım. Her kelime özel seçilmiş ve nasıl yorumlarsan öyle bir anlam ifade ediyordu. Kendisini anlattığı kısımda daha 27 yaşında olduğunu okuyunca biraz hayal kırıklığına uğradım. Oğlum olacak yaşta idi. Fakat yine de çok etkilenmiştim. Mektubun gerisini okuduğumda amım resmen ıslanmıştı ve gayri ihtiyari elim amıma gitmiş, amımla oynuyordum…Gencin ismi Vural. Ailesi pek varlıklı değilmiş, kendi çabalarıyla üniversiteyi bitirmiş. İstanbul’da yedeksubay imiş ve iki hafta sonra teskeresini alacakmış. Ona, onu incitmeden, aramızdaki yaş farkından ve bir birlikteliğin sözkonusu olamıyacağını anlatan bir mektup yazdım, ona hayatta başarılar diledim, ve yolladım.Yolladım yollamasına, ama bir gün sonra da pişman oldum. Sebebini bilmiyordum bu pişmanlığımın, ama içimden keşke bana cevap yazsa diye umut etmeye başladım. Hatta iki gün sonra hayatımdaki en önemli şey Vural’dan gelecek bir mektuptu. Ya bana cevap yazmazsa diye kahrolmaya başladım. Hergün postacının yolunu gözler oldum…Tam üç hafta sonra Vural’dan mektup geldi! Sevinçten akşama kadar zarfı açmadım, sanki açarsam sihir bozulacak gibi hissediyordum. Sonunda açıp okuduğumda, yüreğime su serpilmişti. Herşeye rağmen benimle enazından bir kez görüşmek istiyordu, beni İstanbula davet ediyordu. Telefon numarasını da yazmıştı, otobüsten inince ararsam beni alacakmış.Hemen Vural’a telefon açtım ve onu Didim’e davet ettim. Gelmek istediğini fakat maddi durumu iyi olmadığı için gelemeyeceğini söyledi. Bir hafta sonra oğlum arabasıyla Didim’e gelecekti, oğlumla birlikte gelebileceğini söyledim, kabul etti. Oğluma, kendisinin eski öğrencilerimden birisi olduğunu söylemesini istedim. Ve bir hesap numarası aldım, yol harçlığı yollamak için. Ogün hesabına 3.000 YTL para yatırdım.Ertesi günü parayı alınca bana teşekkür etmek için telefon açtı. Bir hafta boyunca telefonlaştık. Saatlerce telefonda konuşuyorduk ve telefon seksi yapıyorduk. Sonunda oğlumla birlikte yola çıktılar. Didim’e yaklaştıklarında telefon açtılar, heyecandan kalbim duracak gibiydi. Vural ile ilk kez karşılaşacaktık, umarım hiçbirşeyden haberi olmayan oğlumun yanında açık vermez diye de küçük bir korku vardı içimde.Vakit geceyarısını çoktan geçmişti. Kapının önüne duran arabanın sesiyle dışarı çıktım, gelmişlerdi. Vural beklediğimden de yakışıklı bir gençti, uzun boylu ve iri yarı. Açık vermemek için ilk önce oğluma yöneldim, oğlumla sarıldık, kucaklaştık. Oğlum eşyalarını arabadan alıp yazlığa götürürken biz de Vural’a kucaklaştık. Heyecandan ona sadece “Hoşgeldin Vural’cığım. Eee nasıl buldun beni?” diyebildim. Vural ise dudaklarıma küçük bir öpücük kondurdu, kalçalarımı bir iki kez avuçlayıp bıraktı ve “Tam istediğim gibi.” dedi.O ana kadar içimde hep ‘Ya beni beğenmezse’ diye bir çekingenlik vardı, ama artık rahatlamıştım. Vural’ın eşyalarını da arabadan aldık ve birlikte içeri girdik…Oğlum “Anne ben uyumaya gidiyorum, kaç saattir araba kullanmaktan yoruldum, geberdim. Sabah ta erkenden uyandırma, öğleye kadar yatmak istiyorum.” dedi ve yukarı kattaki odasına yatmaya gitti. Biz Vural ile alt katta, salonda kaldık, birer duble wiski doldurdum ve koltuğa geçtik oturduk. Nedense hiç konuşmuyorduk, sadece birbirimizin gözlerine bakıyorduk, içkimizi yudumluyorduk ve birbirimize gülümsüyorduk. Vural’ın elini tutmak istediğimde kafasıyla yukarı katı işaret ederek “Oğlun uyudu mu acaba?” dedi. Ben hemen kalktım oğlumun odasına bakmaya gittim, mışıl mışıl uyuyordu.Merdivenlerden salona inerken ‘evet, uyumuş’ anlamında kafamı salladım. Vural’ın yanına geldiğimde, Vural ayağa kalktı, bana sarıldı ve deli gibi öpüşmeye başladık. Tam iki senedir elime erkek elideğmemişti, yanıyordum tutuşuyordum sikilmek için. Amım sırılsıklam olmuştu ve bir an önce Vural’ın sikini içimde hissetmek istiyordum. Vural ise gayet serinkanlı davranıyordu, hiç acele etmiyordu. Omuzlarımdan bastırarak beni önüne diz çöktürdü. Pantolonunun kemerini çözdü ve pantolonunu aşağı düşürdü…Sonra saçlarımı ellerine dolayarak yüzümü, içinde kocaman olmuş sikinin bulunduğu küloduna yanaştırdı. Külodunun üzerinden sikine yüzümü sürüyordum, kokluyordum, külodunun üzerinden sikini öpüyordum, ağzıma alır gibi yapıyordum. Vural daha birşey demeden ve yapmadan, külodunu aşagıya sıyırdım, sikini kökünden tuttum ve sikinin kafasını ağzıma aldım. Ağzıma sokup çıkarıyordum, yalıyordum, kafasına öpücükler konduruyordum. Ve işin en ilginci de, 52 yaşındayım, ilk defa bir erkeğin sikini ağzıma alıyordum. Sik yalamanın ve ağza almanın bu kadar zevk vereceğini keşke 30 yıl önce keşfetseydim…Vural’ın sikini emmeye yalamaya doyamıyordum. Vural yine saçlarımı ellerine doladı. Ben de ellerimle Vural’ın bacaklarını kavramıştım, destek alıyordum. Kafamı sikine bastırdıkça, siki gırtlağıma kadar giriyordu. Nerdeyse nefes alamıyordum, gözlerimden yaşlar geliyordu, ama ne pahasına olursa olsun, devam etmek istiyordum. Vural sikini geri çekiyor, bir iki saniye bekliyor, ben nefes alınca tekrar gırtlağıma, köküne kadar sokuyordu. Birkaç dakika gırtlağıma sokup çıkardıktan sonra Vural’ın bu hareketleri hızlandı, bacakları titremeye başladı. Anladım ki boşalacaktı, kafamı geri çekmek istedim, bırakmadı. Ve ağzıma boşalmaya başladı.Tanrım bu ne biçim bir boşalmaydı öyle, sanki aylardır ilk defa boşalıyor gibiydi. Spermlerinin büyük bir kısmı gırtlağımdan mideme gidiyordu. Siki ağzımda kasılıp kasılıp gevşiyordu. Boşalması tamamen bitince saçlarımı serbest bıraktı ve sikini ağzımdan çıkardı. İlk Oral Porno.Ağzımda kalan spermler dudaklarımın kenarlarından çeneme süzülüyordu. Parmaklarıyla onları sıyırıp tekrar ağzıma sokuyordu, ben de yutmaya çalışıyordum. Sikinden gelen son bir kaç damla spermi de dudaklarıma sürdükten sonra banyoyu sordu. Tarif ettim, gitti.Yıkanıp geldikten sonra beni soydu, koltuğa uzattı ve bacaklarımı ayırdı. Amımı yalamak için kafasını bacaklarımın arasına soktuğunda, kafasını tuttum engelledim. Biraz önce o ağzıma boşalırken ben de boşalıp orgazm olmuştum. Amımın içi sırılsıklamdı, nedense bunu farketmesini istemedim. “Yanıbaşıma gel, sikini ver tekrar ağzıma.” dedim. Vural koltuğun başucuna dikilip sikini ağzıma verdi…Yalayarak emerek sikini tekrar kaldırdım ve Vural’a “Hadi üzerime gel, sikini içimde istiyorum.” dedim. Vural bacaklarımın arasına geçti ve ayak bileklerimden tutarak bacaklarımı yukarı kaldırdı. Sikinin kafasını amımın deliğine yerleştirdiğinde heyecandan kalbim duracaktı. Vural gayet sakin bir şekilde sikinin tamamını amıma soktu. Bacaklarımı omuzlarına koydu, elleriyle kasıklarımdan tuttu ve amımı sikmeye başladı. Sikini kafasına kadar yavaşça geri çekiyor, sonra da sert bir şekilde köküne kadar sokuyordu. Sikinin kafasını sanki midemde hissediyordum.Bir kaç dakika sokup çıkardıktan sonra, ben kasılmaya ve yeniden boşalmaya başladım. Amım sırıl sıklam olmuştu ve Vural’ın siki zırt pırt kayıyordu ve amımda durmuyor, çıkıyordu. Vural ayak bileklerimden tutup bacaklarımı yukarı kaldırdı ve öne doğru getirdi ve bir eliyle iki bileğimden birden tutarak, diğer eliyle sikinin kafasını göt deliğimin ağzına dayadı. Kırk sene düşünsem, bu yaşımda ilk defa götümden sikileceğim aklıma gelmezdi. Gariptir kendimi tamamen Vural’ın idaresine bırakmıştım ve götümü sikmesine hiç sesimi çıkarmadan izin verdim.Gözlerimi kapamıştım ve heyecanla sikini götüme sokmasını bekliyordum. Sonunda sikinin kafasını göt deliğime soktuğunda, bağırmamak için kendimi zor tuttum ve dudaklarımı ısırdım. Ne kadar acırsa acısın bağıramazdım, çünkü yukarıda uyuyan oğlum duyar uyanır diye korkuyordum. Vural ise sikinin tamamını götüme sokmakla meşgul idi. Nihayet köküne kadar girmişti. Yavaş yavaş sokup çıkarıyordu.Az sonra götüm alışınca beni ters çevirdi ve koltuğa domalttı. Sikini sırayla önce amıma sokuyordu, sonra amımdan çıkarıp götüme sokuyordu. Ve her köklediğinde de omuzlarımdan tutup beni sertçe kendine doğruçekiyordu. Çok geçmeden yeniden orgazm oldum. Artık dayanamıyordum ve Vural’a “Nolursun yeter, boşal artık.” diye yalvarmaya başladım. Vural da amımı bırakıp sadece götümü sikmekle devam etti ve birkaç sert sokup çıkarmayla götümün içine boşaldı ve o esnada sanki dünyanın bütün zevklerini bir seferde yaşıyordum


güvenilir bahis canlı bahis canlı bahis canlı bahis canlı bahis canlı bahis sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort eryaman escort maltepe escort