KÜÇÜK KASABANIN KAHPESİ. 4

Kocam sarhoş sızmışken, yanıbaşında seviştiğimiz o geceden sonra her zaman bir pundunu bulduk. Her fırsatta seviştik, koklaştık. Ondan ayrılmak ölüm gibi geliyordu bana… Her an, her saniye onunla olmak istiyordum. Bir yandan da etrafa karşı dikkat etmeye çalışıyorduk. Cafer kocamla samimi, can arkadaş olarak her geldiğinde ilgileniyor, kahveye çıkıyorlar, içki içiyorlar, geziyorlardı.

Kocamın kahvehane, okey oynama hastalığı bize iyi geliyordu. Gündüz vakti, bursa escort sabahtan okeye oturan kocamı ekiyor, bizim eve damlıyordu hemen… Zaten çocuklar okulda, ben evde yalnızım, birbirimize dalıyorduk. Pencereden duyulan mahalledeki çocukların sesleri, komşuların çığrışları arasında tatlı tatlı sevişiyorduk Cafer’le…

Duruma göre, bazen acele, ayak üstü, kapı arkasında ayakta sikiyordu beni, eteğimi kaldırıp… Bazen vaktimiz olunca yatakta ağzımızın tadıyla sevişiyorduk. Dünyanın en mutlu insanıydım o günlerde…

Sonunda olan oldu… Bir gün öğlen bursa merkez escort vakti mutfakta ayak üstü sevişiyorduk. Mutfak bankosuna dayamıştı beni, evyenin bataryasına tutunup güç almaya çalışıyordum… Eteğimi belime sıvamış, külodumu aşağı çekmiş, fermuarını indirdiği pantolonundan çıkardığı muhteşemiyle arkamdan giriyordu.

Amımı geren sikinin verdiği zevkin yanında baş parmağını da kremleyip arka deliğime sokmuş, evire çevire arkamdan da zevk veriyordu bana… Dişlerimin arasından inleye inleye sikiliyordum, o zevke dayanmaya çalışıyordum. Dizlerim titriyordu zevkten, tutunmasam düşebilirdim.

“Oh allahım… Bu nasıl zevk? Oohhhh… Cafer… Caferim… Bitiriyorsun beni… Erkeğim benim… Aşkımm…”

Üstüme eğilmiş, bıyıklarını sırtımda gezdiriyordu bir yandan… Her yerime ayrı dokunuyordu piç… Keman yayı gibi titretiyordu her yerimi… Baş parmağını kökledi arka deliğime… Kıvrandım…

“Nasıl Güllüm? Hangisi daha zevkli? Yarrağım mı, parmağım mı? Ohhh… Götünün büzüğü açılıp kapanıyo oynadıkça yavrum benim… Zevk alıyosun değil mi? Hadi söyle…”

“Iıhh… Yarağın öyle zevk veriyo ki aşkım… Öldürüyorsun beni… Ama parmağın da başka sanki… Ohhh… Okşa canım… Büzüğümü okşa… Harikasın… Erkeğim benim… Immmm….”

“Kadınım… Götünün deliğini de alıştırıcam sikilmeye… Az kaldı. Ohhh… Bu güzel götüne yarrağımı sokucam aşkım… Hayalim gerçek olucak…”

“Daha değil kocam… Daha değil… Çok büyük sikin var bi tanem… Dayanamam…bursa ucuz escort Yırtarsın beni aşkım… Sonra… Belki… Hadi, az kaldı erkeğim… Bitir beni… Hasan gelmeden bitir, boşalt beni…”

“Daha gelmez senin kocan… Kahvede parasına oynuyorlar şimdi… Ben buraya gelirken epey kaybetmişti, tekrar kazanayım diye akşama kadar kalkmaz masadan… Sen zevkine bak Güllüm…”

“Oohhh… Bakıyorum zaten… Zevkime bakıyorum erkeğim… Ohhh…. Çok zevk veriyor sikin aşkım… Yarrağın zevk veriyo… Ohhhh… Geliyorumm… Geliyorum kocammm… Hızlı… Daha hızlı… Pompala beni Caferimm… Sik beni… Aaahhhh…”

Elini uzatmış, ağzımı kapatmaya çalışıyordu. Bense ölmek üzereydim. Sikinin ucunda sara krizi geçiriyordum sanki… Kürek gibi elleriyle kalçalarımı tutmuş, hoyratça vurduruyordu amıma… Kalçalarım onun kasıklarında eziliyordu. Ben bitmek üzereyken o da boşaldı. Koca sikini sokup çıkardıkça menileri içimden fışkırıyor, bacaklarımdan aşağıya süzülüyordu.

Çelik kapıda dönen anahtar sesini o zaman duydum işte… Anahtar… Evden biri… Kim? Kocam mı? Zili çalar o öküz, anahtar çıkarmaz, benim gidip açmamı bekler. Bir yandan refleksle düzelmeye çalışıyorum.

Külodum ayak bileğimde, sıyrılmış, kalmış. Eğilip külodumu toplayayım derken Cafer’in kazması burnuma çarptı. Yarı sert, yeni boşalmış ama, hala bilek gibi… Kızdım o telaşla…

“Sok şunu içeriye aptal… Acele et… Hadi…”

Bu arada beynim harıl harıl çalışıyordu o anda, bilgisayar gibi… Sorular, cevaplar, tezler, antitezler… Başka? Çocuklar? Annem? Ben işteyken bazen eve gelir, çocuklara bakar, yemek yapar. Kim bu?

“Anneee…” Oğlum bu… Büyük oğlum… On yaşında… Eyvah… Ayak sesleri mutfağa yaklaşırken külodumu yukarıya çekebildim. Eteğimi indirip düzeltmeye çalıştım. Cafer’e elimle yemek masasını işaret ettim, hala kalkık sikini zaptetmeye, pantolondan içeriye sokmaya çalışıyordu.

“Masanın arkasına geç hemen…” diye hırladım. “Sakla şunu, masanın altına sakla, görmesin çocuk…” Bluzun yakasını düzeltmeye çalışırken cevap verdim oğlana,

“Burdayım… Mutfakta…” Belimi mutfak bankosuna dayayıp kapıya baktığımda oğlan içeriye giriyordu. “Bu saatte evde ne işin var senin oğlum? Hayrola?”

“Hasta oldum anne, öğretmen eve gönderdi.” dedi oğlum. Bir bana bakıyordu, bir masada oturan Cafer’e… Yadırgamıştı. Eve geliyor, evde komşu da olsa, yabancı bir amca… Bir de annesi… Baba evde yok…

“Hoş geldin Cafer amca…” derken sesinde bir kıskançlık, bir erkeklik havası vardı, hissetmiştim.

“Hoşbulduk yeğenim. Geçmiş olsun, grip mi oldun sen bakayım?”

“Hı… Ateşim var, ayakta duramıyorum.” dedi oğlan ama yüzümüze bakmıyor. Yanına gittim, sarıldım, çocuğun ateşine bakarken Cafer’le bakıştık. O da telaşlıydı benim gibi… Bir şey söylemek lazım. Evdeki erkeği normal göstermem lazım.

“Ay, baya ateşin var senin oğlum. Sana ıhlamur, nane limon kaynatayım ben. A, baban da Cafer amcanla pazardan limon falan göndermiş ne güzel… Cafer abi, versene o getirdiğin limonlardan, oğluma kaynatıvereyim hemen…” Gözlerimi devirerek limonun yerini işaret ettim versin diye, elimi sallayıp gitmesi gerektiğini anlattım. Limonu verip bir şeyler uydurdu, sonra da kaçtı.

O günü öylece atlattık. Ama günlerce korku içinde, üçbuçuk ata ata yaşadım. Olur da oğlan ağzından kaçırır mı babasına? Adam sormaz mı, ne işi vardı bu adamın bizim evde ben yokken? Çocuk inandı da, kocam yemez ki bu yalanı… Bir süre görüşmedik. Telefon üstüne telefon… Sokakta işaret etmeler, pazarda göz devirmeler… Yüz vermedim korkudan… Ödüm patlıyor.

Ama ahhh… Şu kör nefis yok mu… Özledim bana yaşattığı zevkleri… Ölüyorum hasretimden… Adama yüz vermiyorum ama, aslında ben ondan fazla istiyorum altına yatmayı… Onu içime almayı… Bana yaşattığı çılgın zevklerden tatmayı…

Aksi gibi sezon bittiğinden kocam da pek dışarıya gitmiyor. İzin vermişler, evde pinekliyor. Arada beni görünce azıyor, bamyasını batırıp çıkarıyor şöyle bir, sonra kahveye… Orada da Cafer’e takılıyor, kankasına… Bırakmıyor adamı, hep beraberler…

Bir yandan korkuyorum, kendimden uzaklaştırmaya çalışıyorum, bir yandan da içten içe, kaçıp gelsin, beni bir sikiversin ayak üstü, sike doyuruversin diye deli oluyorum…

Bir sabah kocam kahveye diye çıktı, beş dakika sonra kapı çalındı. Ben de küçük oğlanın karnını doyuruyorum, okula yollamak üzereyim. Açtım kapıyı, Cafer karşımda…

“İstemiyorum dedim sana… Zaten küçük evde, git şimdi… ” diyerek kapıyı kapatmak istedim, ayağını koyup engel oldu. İki yana bakınıyordu, biri görmesin diye, ben de aynı korku içindeyim zaten…

“Al beni içeriye, kapı önünde bekletme allahsız karı… Öldüm ulan sensiz… Uydur bi şeyler çocuğa… Bak, kahvaltılık falan aldım. Yeriz beraber…”

Çaresiz içeriye aldım. Çocuğa babası kahvaltılık göndermiş diyerek getirdiği gevreklerden verdim, sevindi. Cafer de oturdu yanına, beraber kahvaltı yaptılar. Gözü hep bende herifin… Üstüme atlayacak nerdeyse… Ben oturup kalktıkça her yerime ayrı bakıyor. Anlaşılan çok özlemiş beni…

Ben de yataktan yeni kalkmışım. Sabahlık giymeye üşenmişim. Üstümde incecik, kırmızı bir gecelik var. Ev hali, memelerimin ucuna yakın açık göğsü, fırfırlı eteği kalçalarımın az altında… Sütyen yok içimde, meme uçlarım zaten koyu renk belli oluyor, bir de adam sikecek gibi baktıkça kabarmazlar mı? Tam tecavüzlük…

Hoşuma da gidiyor bakması, sanki altına yatırıp sikiyormuş gibi zevk alıyorum her bir yanıma baktıkça… Daha beter gösteriyorum inadına… Çay koyuyorum, eğilip memelerimi açıyorum gözlerinin önüne… Buzdolabından peynir, reçel çıkarıcam, iyice bir domalıyorum, dantel külodumun rengini, içindeki yuvarlakları gösteriyorum. O da ben de kızışmış durumdayız. Zavallı oğlumun hiç bir şeyden haberi yok, kahvaltısını yapıyor neşeyle…

Neyse, kahvaltı bitti, oğlana okul çantasını verip kapıdan uğurladım. Daha daire kapısını kapatamadan beni kapıya yasladı. Haşin tavırlarla sarıldı sımsıkı, dudaklarıma yumuldu. Adeta yiyor beni…Bastıra bastıra kapıya… Elleri her yanımda dolaşıyor, memelerimde, eteğimin altında…

“Bırak beni…” dedim en sonunda dudaklarımı kurtarıp… Nefes almaya çalışıyordum. “Görüşmeyelim artık… Çocuklar yumurtlayacak, komşular görecek, meydana çıkacak seviştiğimiz, rezil olucaz… Bırak… İstemiyorum… Ayrılalım…”

Elini geceliğimin eteğinin altına daldırdı hiç beni dinlemiyordu bile… Dantel külodum incecik zaten, bir hamlede koparırcasına dizlerime indirdi külodumu… Fermuarını açmış hangi ara, baltasını çıkarmış, apış arama sokuverdi aletini…

Amım sırılsıklam ıslanmış zevkten, o da beni dinlemiyor ki… Ben adama “istemiyorum seni, ayrılalım” derken, benim kahpe amcığım su içinde kalmış, gel gir diyor adama…

Uzun aletini ıslak apış aramda keman yayı gibi sürtüp dururken, eğilip memelerime yumuldu. Geceliğin göğsünü iki yana açmış, memelerime bıyıklarını sürtüyor, uçlarını kemiriyordu. Saçlarından tutup başını çekmeye, içimde şimşekler çaktıran meme uçlarımdaki dudaklarından kurtulmaya çalışıyorum ama ne fayda… Vantuz gibi yapışmış.

Ohhh… Zaten benim de kurtulmaya niyetim yok ya… Yine de deniyorum, inlemelerimin arasında, meramımı anlatmaya çalışıyorum azgın köpeğe… Benim orospu beni dinlemiyor, belki onun siki dinler, yola gelir, bırakır beni…

“Ohhhh… Yapma Cafer… Yapma… Kaç defa anlattım. Yakalanıcaz diyorum sana..”

“Yapma diyosun ama, amcığın öyle demiyo Güllü hanım… Suların akıyor bacaklarından aşağı, haberin yok…”

“Akar tabi kitapsız… Her yerimi mıncıklıyorsun. Ne memelerim kaldı, ne kukum kaldı ellenmedik… O sikini hangi kadına sürtsen suyu akar.. Offf… Yapma dedim… Bırak… Bırak… Aaahhh…”

Ah diye bağırdım sonunda… Bacağımın birini kaldırıp sikini içime sokuvermişti çünkü… Hart diye girmişti koca yarak… Düşmemek için boynuna sarılmak zorunda kaldım. Çelik kapıya dayanan sırtım buz gibi, bacaklarımın arasında bir kor parçası… Sokup çıkarıyor durmadan, acımasızca… Benim gözler kaymaya başladı zevkten, her zaman olduğu gibi…

“Bırakayım mı ha? İstemiyor musun? Zevk almıyor musun? Çıkarayım mı sikimi? Söyle…” diye hırıldıyordu kulağımın dibinde…

“İs… İstemiyorum… Ohhhh… İstemiyorum işte…”

Mırıldanırken boynuna sımsıkı sarılmışım kene gibi… Ellerimi beline sardım. Kurtulamaz, sikini çıkaramaz içimden… Çıkarmadı ama, durdu. Aleti içimde, hareket etmiyor.

“Sikmicem ulan seni… Madem istemiyorsun, sikmicem orospu…”

Aptallaşıp kaldım. O zevkin devam etmesi için ölebilirim o anda… Ne demek sikmemek…? Bu kez ben kalçalarımı oynatmaya başladım. İzin vermiyor, kapıya bastırdı iyice, milim oynatamıyorum. Kalıınlığı içimde, öylece, hareketsiz…

“Yapma” diye omuzunu ısırdım. Canı yandı ama aldırmadı. “Bırakma… Lütfen… Devam et… Hadi…”

“Yalvar ulan kahpe… Sikmem için yalvar amına koduğumun kahpesi… Amına koymam için yalvar…” Gözlerimden yaş akmaya başlamıştı, yalvardım,

“N’olur… Devam et… Sik beni… Amıma koy benim… Erkeğim… Hadi… Pompala beni… Hadi aşkım… Lütfen… Sikini yediğim… Öldür beni zevkten… Hadi… Sikk… Sik ulan, sik beni…”

“Bana siktirceksin yalnız… Kocan olacak pezevenge vermiyeceksin… Bu amcığa benden başkası koymayacak. Bir daha beni yalvartmayacaksın kapında orospu… Anlaşıldı mı?”

“Tamam… Her şeye tamam… Söz…Hadi diyorum sana… Devam et… Sik beni aşkım… Senden başkası sikemez artık beni… Kocam bile… Hadi bir tanem… Yalvartma daha fazla, üzme beni bebeğim…”

Bir ayağım yerde, bir ayağım havadaydı o ana kadar… İki bacağımı alıp kucakladı beni, kaldırdı. Boynuna asılı, çengeli dibime kadar amıma girmiş vaziyette, kucağında hoplatmaya başladı. Evin içinde yürümeye başladı. Kucağında sike sike yatak odasına gitti, yatağa yatırıp sikmeye devam etti bacaklarımın arasında… Dizlerinin üstünde duruyor, V şeklindeki bacaklarımın arasında kendine çekip bırakıyor, o şekilde sikiyordu beni… Üstümdeki geceliği de tutup yırtarak çıkardı. Vurdukça memelerim bıngıl bıngıl oynuyordu.

“Oh, allahım… Ohhh… Bu nasıl zevk? Ölüyorumm anacımm… Mmmm… Geçir erkeğim… Sik beni aşkım… Ooohhh…”

Bağırta bağırta sikti beni Cafer… Yarağının altında zevkten öldürdü dakikalar boyu… Mahvoldum… Sonunda içime boşaldığında ben ikinciyi bitirmiştim bile…

Yan yana yatakta yattık biraz… Kendime gelmeye çalıştım. Erkeğim zıplayıp kalkmış, giyinmeye başlamıştı bile… Ben de kalktım, sabahlığımı giyip kapıya gittik. Kapının arkasında dudaklarımı kemirdi, amımı avuçlayıp sıktı.

“Sözünü unutma” diyerek son kez hatırlattı.

Önce ben kapıdan başımı uzatıp etrafa bakındım, kimseyi göremeyince Cafer çıktı. Yarım aralık kapının arasından tekrar dudaklarımı öptü, bıraktı. Ben kapıdan bakarken o sessizce merdivenlerin başına gelmişti. Tam o anda karşı dairenin kapısı açıldı, Müzeyyen hanım… Dedikodu kumkuması karı… Lanet…

“Günaydın komşu…” dedi iğneli bir sesle… Bir bana baktı, saç baş dağılmış, sabahlığın yakasını çekiştiriyorum, memelerin yarısı, bacaklar meydanda… Bir merdivenlerde kaybolan Cafer’e baktı… Saniyeler içinde kaybolan erkeğimi görmüştü çoktan… Soğuk bir sesle,

“Günaydın” dedim ben de, kapıyı suratına kapattım.

Gidip kendimi yatağa attım. Dışarıya çıkıp kendini gösterene kadar, kapının dürbününden olduğu gibi seyretmiştir mutlaka bizi… Kapının önünde öpüşürken, Cafer beni mıncıklarken… Off… Bir parça zevk alabilmek, mutluluğu tadabilmek için hep bunu mu yaşayacaktım ben? Korkuyla… Ürkerek… Çekinerek… Yeter artık…

Kalktım, Cafer’i aradım. Durumu anlattım ona… Ağlıyordum sürekli… Hıçkıra hıçkıra…

“Aşkım… Senin evden çıktığını, kapının önünde yaptıklarımızı, her şeyi görmüştür mutlaka… Herkese anlatır bu kadın bizi… Aklıma gelen başıma geldi işte…” Sustum, hıçkırıyordum telefonda… “Sensiz yapamam ben Cafer…” dedim sonunda… “Sen olmadan ölürüm…” Bir an sessizlik oldu… Düşünüyordu besbelli…

“Kaçalım…” dedi sonunda… “Bir iki parça bir şey al yanına… Kimliğini al… Bana gel… Sikeyim anasını… Ben de sensiz yapamam… Dünya umurumda değil Güllü… Bırak gel bana… Gidelim buralardan…”

“Nasıl yani?” Gitmek mi? Çocuklar, benimkiler, onunkiler? Karısı? Benim kocam? Çevremiz… Bu kadar mı kolaydı bırakıp gitmek?


bayram kacamagı

merhaba adım umut ist da yasıyorum neyse hıkayeme baslıyım arkadasın yerıne mını buse cıkmısdım bayram bursa eve gelen escort arıfesı son duraga geldıgımde sıran geldı dedıler yolcu almaya gıttım onumde 1 arac vardı ama o sarısın tubayı gordum ve icimden insallah ondekı araca bınmez benım arabama bıner dedım sıze tubayı kısaca tarıf edıym sarısın 40 yasında olgun duzgun fızıklı bı kadın tabı ırı goguslerı unutmadan soylıyım ondekı araca bınmedı tuba. sıra bana gelmısdı oda sıgara sını bıtırdı ve soforun sagındakı teklı kolltuga oturmadan sordu bosmu dıye şimdi doldu dedım bende gulusduk sanasıma yolcu gelmedı 2 yada 3 kısı rarkakoltuklara gectı oara tuba dedıkı ondekı munıbus eskıydı sızın mını bus yenı sızı bekledım dedı bende ıyıkı beklemıssın bende senın bınmenı bekledım dedım ismını sordum ismımı soyledım derken sohbet koyulasdı bu orada mını busde doldu ayakda yolcu almaya yer kalmadı sansıma tukurıym dedım o servıs super yolcu vardı konusamıycaz dıye korkdum orada mını busde doldu ayakda yolcu almaya yer kalmadı sansıma tukurıym dedım o servıs super yolcu vardı inecegı duraga yaklasmısdık bu arada inacegıduragı bıara sordugunda bırbursa otele gelen escort baska bayan yolcu ben sıze soylerım demısdı tam inacagı duraga gelınce bayan burda ineceksınız dedı aha buyur deım ama gaz kesmeden yurudum bayan han fendı burda ınecek durun sofor bey dıye seslendı tabı ben duragı gectım tuba senı ı duragı gectık donuste indırıym dedım tamam dedıö cok son duraga geldık herkees ındı ama sans buya normalınde son durakda yolcu olmaz 8 10 kısı vardı kapı kapalı sohbet edecekken yolcular kapıya vurdu bıne bılırmıyız dedı yok 7 dakka vardedım ve az ılerı gıdıp tubayla sohbete basladımk yarın işin yoksa dıye soracakken tam tuba dedıkı bellı konusamayacagız numaramı al yarın işinyoksa goruselım istan bulada mısafırım istan bulu sız bılırsınız bana gezdırırmısın dedı dunden razıyım tabı olur dedım yolcuları aldım tubayı ınıcegı yerde indirdım aksam erken cı oldugum ıcın 8 de sonservısı attım ve tubayı aradım bıraz sohbet edınce ben sıkıldım musaıtsen gel benı aldedı hemen dıyerek mını busu bırakdım ve eve gıdıp dus aldım ustumu degısıp tubayı almaya gıttım. escort gıttım ne gıdıs tuba dızlerının ustunde bı etek dar bı gomlekle afettı opustuk hos geldın deım acmısın bıseyler yıyelıım ben kurt gıbı acım dedım oda olur dedı fılızler koftecısınde yemek yedık sohbet ederken yerın varmı dedı benden daha acık sozluydu senden hoslandım bu gece senınle yım dıyınce otelcı arkadasımı aradımyerın varsa bıze oda ayır gelıyorum dedım var dedı ve otele gıttık odaya cıkdık oturduk bırer kahve ıcıp sohbet etık sorasında tuba dedıkı hep sohbet edecek deyılız umut dımı guldum yanı cok acık sozlusun dedım ve ustumuzu cıkarmaya basladık once tuba soyundu onu seyredıyodum fızıgı cok guzeldı bana sen soyunmıycanmı dedı pardon senı seyre daldım dıyıp soyundum kılotu ındırırken benımkıı zaten sertlesmısdı o senıkı cokdan hazırmıs dedı ve agzına aldı okadar ustaca davranıyordukı nerdeyse agzına bosalıcakdım anladı erken daha olmaz dedı 69 olduk bende onu yalamaya basladım artk okadar arzuyodumkı ama kontrol tubanın elıne gecmısdı ben bı hamleyle altıma aldım ve amına sıkımı surtuyodum yeter gır artık ama nazık ol dedı sıkım amına bı turlu gırmıyodu sankı kızlıgını bozuyorum gıbı dardı amı zorladım gırmıyodu tukurukleyım dekrar dedenedım yavas benı ıncıtme ltfen dedı ama ben oyle bı sokmustum kı bagırmaya basdı acıyo yavas dıye agzını kapatmak zoeunda kaldım yavas yavas alısdırarak tamamı gırınce bende oda derın bı oh cekdıkamı okadar dar dıkı ve okadarda sıcak anlatamam tempoyla gırıp cıkmaya basladım tatlım ben uste cıkıym dedı ılk kez bır kadın dan uste cıkmasını ben ıstemedım sasırmıstım en sevdıgım sex pozısyonu kadının uste olmasıdır baya ustte tuba serı calısıyodu ben zevkden cıldırmısdım bosalmamayı sabaha kadar şikişmeyı istıyodum tugba nekadar sure ustumde kaldı bılmıyorum ama dedıkı gelsın artık sonradevam ederız bende ıcıne bosalabılırmıyım dıye sordum olurdıye basını salladı okadar dar ama oyle bosaldımkı muthısdı bende gelıyorum deyıp ustume yıgıldı 1 kac dakka sonra bırer sıgara yakdık tubanın benıngörükle escort bayan sıkmın daha ınmedıgını dıkkat etıgını fark attım neden bılmıyorum ılk kez bı kadını bu kadar arzuluodum ve sıkım bosalmama ragmen hala serttı agzına aldı ve devamedelım bugece doyur benı dedı ıkıncıye devam ettık domalttım amı kılsız ve kucucuk gorunuyodu sıldım peceteyle neden sıldın dedı tatlım temız olsun dedım işi biliyosun dedı gulusduk ve okucuk amına sıkımı sankı demın hıc sıkılmemıs gıbı zorla sıokdum okadar dardıkı spr dı 40 yasında bı bayanın bu kadar dar olması neyse aklımıza gelen her pozısyonda sıkısdık ıkıncı oldugu ıcın benımkının gelmeye nıyetı yokdu tuba aratık gelsın acıyo dedı ıyı sen uste cık dedım ustte cıkdı mukemmel goguslerını yalayıp sıkıyodum oda oyle tempoyle usteydıkı bosaldım ama ne bosalma ılık lerıme kadar desem yerıdır ıcınde benımkı kuculuyodu artık kendı cıkdı tuba sıgara yakdı beraber ıcerken kalkıp dusa gırdı ben sıgaraya devam ettım onu segredıyodum mukemmel bı vucudu vardı benımkı sankıı ogece canavar olmustu tekrar sertles meye basladı bunu goren tuba gelmıycenmı banyoya dedı sencık ben gelıym dedım oda senınkı oyle demıyo gelde devam edelım dedı banyoda devam ettık sıkısmeye ya ogece ben ben deyıl sankı seks manyagı olmustum 3. postaya nerdeyse durmadan devam edıyodum 40 yasındayım ılkkez boyle ısteklı ve seks delısıydım banyoda agzıma bosalmanı istıyorum dedı ve bosalmaya yakın cıkarıp agzına verdım oyle ustaca sakso cekıyodukı tıtreyerek agzına bosaldım ve bu arada odadakı saat 3 30 du gecıp uzandık ıcımden dıyodumkı oglen zor kalkarz dıyodum dalmısım oyle bı zevle uyandımkı saat 6 ıydı tuba uzerımde oturup kalkıyodu uyandım ve senınkını sert gorunce canım istedı dedı bılmıyodukı bız erkekler sabah ları sert bı sekılde uyanırız cunku cısımız okadar sıkısdırırkı yarak tas gıbı olur tuba bı dakka dedım bı tuvalete cıkdım gerı geldıgımde domalmıs tı ve arkadan gırmenı istıyorum dedı bende amına gırdım hayır o deyıl gotten dedı amı okadar gzldıkı gotunu sıkmeyı aklımdan gecırmedım tamam deyıp gotune parmagımla alıstırıp gırmeye calıstım ne mumkın amından daha dardı zorla gırdım agzını kapatıyodu tubada ama gotu amı kadar keyıf verıyodu bısure devam ettım hıc bosalamk ıstemıyodum amam benımkıne soz gecmıyodu ve bosaldım ustune yıgıldım kaldımoyle dalmısızkı 9.30 du uyandık odaya kahvaltı ıstedım dusaldık kahvaltı edıyoduk cok gzl bıgeceydı tsk umut dedı tuba caylarımızı ıcıyodukama ben sankı ben deyıldım onceden bahsettugım gıbı sankı kudurmustum sonbı kez daha dedım tuba guldu oha doymadınmı dedı ona sozgecmıyo dedım ıyı dedı ve sonuncuyu her pozısyoju deneyerek amını gotunu sıkıyodum bosalmak istemıyodum enson tuba uste cıktı eh artık gel amın acıyo yeter dedı bende bı sure ustumde tepındıkden sonra bosaldım muthıstı dus yapııp yemek yedık ve vedaslasdık 1 kacgun sonra aradım numarası ualsılmıyodu ru ya gıbı bı geceydı bırdaha gorurmuyum dıye dusunuyorum


Komşumun afet karısı banu

Ben Ümit. Evliyim ve uzun yıllardan beri aynı apartmanda oturuyorum. Bundan 3 sene önce evsahibinin oğlu ve gelini tayin dolayısıyla Aksaray’a gelmişlerdi. Bizim binada evsahibinin yukardaki boş dairesine taşındılar. Onlarla tanıştıktan sonra, gelinle karım iyi arkadaş oldular, devamlı birbirimize gidip gelmeler başladı. Gelinin ismi Banu idi. Banu gayet samimi bir kadındı, 2 çocukları vardı, ama çok seksi biriydi. Birgün yine onlara oturmaya gittik. Banunun oğlu çok şimarık bir çocuktu, sürekli annesini bezdirirdi. Bir baktım annesinin götüne vuruyor, annesinin götünü çimdikliyor, eteğini falan aşağı çekiyordu. Bu dalaşma sırasında Banunun beli açılmış ve giydiği tangasına kadar görmüştüm. (O sırada babası bilgisayarda birşeylerle uğraşıyordu). Banu benim gördüğümün farkına vardı ve yüzü kızararak bana baktı. Ben birşey olmamış gibi davranıyordum. Neyse, biz biraz daha oturup, karımla kalktık evimize gittik. Ama ben iyice azmıştım, Banunun bıldır bıldır götü ve giymiş olduğu seksi tangası aklımdan çıkmıyordu. O gece yatağa girince, Banuyu siktiğimi hayal ederek karımı 2 posta, deli gibi siktim! Ertesi gün işten biraz erken gelmiştim. Karım evde yoktu. Kesin yukarı çıkmıştır diye düşünerek Banuya telefon açtım, “Karım sizde mi?” diye sordum. “Yok Ümit abi, istersen gel, çocuklar yemek yiyor, sen de ye!” dedi. Ben de, “Tamam!” dedim ve yukarı çıktım. Yemek yedikten sonra Banu, “Çay içelim!” dedi. “Olur!” dedim. Çay içiyorduk. Oğluyla kızı, “Anne biz parkta oynamaya gidiyoruz!” dediler çıktılar. Banu ile havadan sudan konuşuyorduk. Banu, “Ümit abi, akşam olanlardan dolayı özür dilerim, oğlum biraz saftır, ne yaptığını bilmez!” dedi. Ben biraz aptala yattım, “Anlamadım?” dedim. “Oğlum akşam popoma vuruyordu ya hani, sen gördün! Umarım ayıplamazsın?” dedi. “Haa, o mesele mi? Yok canım ne ayıplayacağım, çocuk daha!” dedim. O da, “Evet, çocuk işte!” dedi. “Ama şu da var ki…” dedim (cümleyi bilerek yarım bıraktım). Banu cümlenin sonunu beklerken, “Neyse boşver, ben artık gideyim!” dedim ve kalktım evime indim. Eve inince hemen tuvalete girip, Banuyu düşünerek 1 posta 31 çektim. Bu arada karım geldi,bursa eskort pazara gitmiş. “Ne zaman geldin?” dedi. “Şimdi geldim.” dedim. Akşam oldu Banu balkondan karıma seslendi, “Abla gel oturalım!” dedi. Karım da, “Tamam geliyorum!” dedi. Banunun kocası olmadığından ben gitmedim. Banu karıma anlatmış, Ümit abiyle beraber yemek yedik diye (ama diğer konuştuğumuz, oğlunun poposuna vurma meselesini anlatmamış). 3 gün sonra, ben işten dönerken, Banu da markete gidiyormuş, apartmanın girişinde karşılaştık. Bana, “Ümit abi, kocam çalışıyor, akşam beni köye annemlere götürürmüsün?” dedi. “Tamam, götüreyim!” dedim. Eve girince karıma söyledim, “Sen de gel, birlikte gider geliriz.” dedim. Karım, “Ben gitmem, köyleri çok uzak, sen götür!” dedi. Köyleri 45-50 km falanmış. Akşam Banu çocuklarla geldi çaldı kapıyı, karımla vedalaşıp indik aşağı, bindik arabama ve yola çıktık. Yol boyunca hep havadan sudan konuştuk. Farkettim ki, çocuklar var diye Banu konuştuklarına dikkat ediyor, bazı konulara özellikle girmiyordu. Neyse, vardık annesine. Ben orda kalacaklar diye tahmin ediyordum ki, Banu kalmayacaklarını söyleyip, beni de içeri davet etti. 2 saat oturduk. Geri dönecektik. Çocuklar, “Biz burda kalmak istiyoruz!” dediler. Banunun annesi de, “Nasılsa okul yok, haftasonu kalsınlar!” deyince, çocuklar orda kaldı, biz geri dönmek üzere yola çıktık. Köyden uzaklaşır uzaklaşmaz Banu hemen sordu, “Ümit abi, ogün birşey diyecektin demedin, ne söyleyecektin?” dedi. Ben de yine, “Boşver, söylemeyim!” diyerek Banuyu iyice meraklandırıyordum. Koluma yapışıp, “Ne olur söyle hadi, merak ediyorum!” diye ısrar edince, “Söylerim ama kızmak yok!” dedim. “Söz kızmayacağım, söyle!” dedi. Halen kolumu bırakmamıştı. “Biliyormusun Banu, Tanga külot sana çok yakışıyor, seni olduğundan daha seksi gösteriyor. Hatta…” dedim, (yine cümleyi tamamlamadım). Banu kolumu öyle sıkı tutuyordu ki, “Evet, Hatta? Devam et!” dedi. “Hatta okadar tahrik oldum ki, eve varınca seni düşünerek karımı 2 posta becerdim! Valla kocan çok şanslı bir erkek!” dedim. Bunları konuşurken benim yarak çadırı kurmuştu çoktan… Banu bana kızacak diye beklerken, Banu derin bir nefes aldı. Sordum, “Ne oldu? Çok mu kızdın?” dedim. “Yok kızmadım Ümit abi, ama yarama tuz bastın!” dedi, kocasının ilgisizliğinden bahsetti. Meğersem Banu kocasından çok dertliymiş, konuştukça konuştu. “Kocam annesinin babasının sözünden çıkmıyor, keşke gelmeseydik Aksaray’a! Bana karşı bütün ilgisini kaybetti!” diye anlatmaya devam etti. Ben de yangına körükle gidip, “Yani seks hayatınızı da mı etkiledi?” dedim. “Ümit abi, zaten çoktan beri seks hayatımız falan yok!” dedi. Bana cesaret gelmişti, bir sigara yaktım ve Banuya uzattım, “Al bir sigara iç, efkarın dağılsın!” dedim. Sigarayı verirken elini tuttum, tepki vermedi. Bundan cesaretlendim ve elimi bacaklarına attım. Yine tepki vermeyince, (içimden bu iş tamam, o da istiyor dedim) bacağını okşamaya başladım. Çok geçmeden Banu da elini yarağıma atınca, ben anayoldan ormana giren ilk yola saptım, 200 metre falan gittim ve arabayı sota bir yere durdurdum…gürsu escort Hemen Banunun dudağına yapıştım. O da dünden razıymış zaten, başladık öpüşmeye. Ellerim de boş durmuyordu, bir elimi tişörtünün altına sokup göğüslerini, diğer elimi de eteğinin altına sokup, külodunun üstünden amını okşuyordum. O da benim yarrağımı pontolonun üstünden okşamaya devam ediyordu. Ben, “Arka koltuğa geçelim!” dedim. Geçtik, ben bunu öpmeye okşamaya devam ettim. “Ümit abi, biraz acele edelim, şimdi annemler vardınız mı diye ararlar!” dedi. “Tamam!” dedim, önce hemen kendi pantolonumu ve donumu çıkardım, sonra da Banunun külodunu çektim çıkardım bacaklarından. Banu bacaklarını ayırıp, sikimiamına sokmamı beklerken, ben yumuldum amına ve amını yalamaya başladım. Banu oldukça şaşırmıştı, “Ümit abi, ne yapıyorsun?” dedi. “Amını yalıyorum! Kocan hiç yalamadı mı?” dedim. “Yoooo!” dedi. “Ben yalamadan sikmem!” dedim ve tekrar yumuldum. Dilimi amına sokunca, önce irkildi, sonra zevkten inlemeye başladı… Ben yaladıkça uçuyordu. Amından şarıl şarıl sular gelmeye ve inegol escort boşalmaya başlamıştı. “Hadi sik artık, geç kaldık!” diye saçlarımı asılıyordu. “Tamam aşkım, sikeceğim, sakin ol!” dedim, doğrulup, Banunun o güzelamına yarrağımı sürtmeye başladım. Banu daha da kudurmuştu, “Ümit abi sok artık, dayanamıyorum, gir içime!” diyordu. Ben de yarağımı amına olanca hızımla soktum. Önce, “Ohhhhh!” diye bir çığlık attı, ardından da çıldırmış gibi inlemeye başladı. Birkaç kez sokup çektikten sonra Banu yeniden boşaldı ve “Ümit abi, mahvettin bitirdin beni! Hadi sen de boşal da, gidelim, geç kaldık!” dedi. “Daha dur bakalım, nereye gidiyoruz? Senin o hasta olduğum götünü de sikmeden şurdan şuraya gitmiyoruz!” dedim. Banunun saf saf yüzüme bakışından anladım ki, Banu götünü hiç siktirmemiş. Telaşlandı, “Nasıl olacak kiordan?” dedi. “Sen o işi bana bırak, hadi arabadan inelim!” dedim. İndik arabadan, Banunun ellerini arabanın kaportasına dayadım, belinden bastırıp götünü arkaya çıkardım ve arkasına geçip eteğini beline topladım. Önce güzelce bir götünü yaladım, sonra da yarrağımı götüne dayadım. Bastırdım. Başı girince, “Ümit abi çok ağrıyor, ne olursun çıkar!” dedi. Kim dinler? “Şşşşşt, sessiz ol aşkım, az kaldı, sık dişini biraz, bitti!” deyip birdaha yüklendim. Yarısını sokmuştum götüne. Birkaç kez sokup çektikten sonra götü alıştı, artık dibine kadar köklüyordum… Banunun hiç sikilmemiş daracık götünü sikmek okadar zevkliydi ki, saatlerce sikebilirdim. Ama daha 10 dakika sikmeden, “Ümit abi ne olursun boşal artık, her yerim uyuştu, dizlerim tutmuyor!” diye yalvarınca, hızlandım ve götüne boşaldım. Yarağımı götünden çekince, Banunun götünden osurukla birlikte döllerim dışarı püskürdü. Hemen kağıt mendille temizlendik ve toparlanıp yola devam ettik.


ŞIMARIK OLGUN GÜZEL. 6.Bölüm

Alışveriş ve lüks deliliğim gitgide azalıyor. Tabi çok çalışmamın da etkisi var bunda. Ama fırsat bulunca da kaçırmıyorum. Daha iki gün önce bacaklarımı bir kaç santim inceltmeye binlerce dolar verdim. Artık ne de olsa borcum yok, iyi bir ek gelirim ve para kazandığım bir işim var.

Kerem ile her gün olmasa da gün aşırı konuşuyoruz. Yine öğle saatinde telefon çaldığında odur diye düşündüm. Eyvah çok ayıp araya Ali. Ali’yi tamamen unuttum. Apar topar fırlayıp galerimin karşısındaki kafeye ulaştım. Karşıya geçerken beni görmesi iş yerimi de belli etmişti. Bozuntuya vermedim ama sokağın karşısından geç kalmayı başarmama güldük.

Aramızda hiç bir şey yaşanmamış gibi güle oynaya bir yemek yiyoruz. Düzgün bir adam. Hayata sıfırdan başlamış, çok iyi okulları kazanmış, tepeye kadar tırmanmış, çalışkan. bursa escort bayan Gariban olarak okulu bitirdiğinde karısı ile evlendirilmiş. Hiç sevememiş, hiç uyumamışlar birbirlerine ama çoluk çocuk ayrılamamış. Kendi deyimiyle ben sanki Londra’da yaşıyorum o ise hala annesinin doğduğu köyde.

Üç dört gün sonra öğle yemeği saati yine geliyor. Yine kahkahalar ile kırk yıllık dostmuşçasına gülüyor konuşuyoruz. Bir akşam daha yemek yiyelim diye yalvar yakar benden bursa eskort randevu alıyor. Bir hafta sonrası için sözleşiyoruz. Ertesi sabah geldiğimde masam çiçek kaplı. Arayıp teşekkür ediyorum. Neredeyse bir saat telefonu kapatamıyoruz. Ertesi gün yine aynısı. Kızım bir uğradığında fark ediyor. Onu da tersleyip susturuyorum. Artık her sabahımız aynı telefon sohbetleri ile geçiyor. Aslında bana faydası çok oluyor. Bankacılık sorunlarımı, vergi işlerimi, iki dakikada hallediyor. Onun dışında çok güldürüyor beni. Zeki ve komik. Karısıyla neredeyse aylardır yatmadığını anlatıyor. Kimleri görüyorsun peki diyorum. Hiç kimseyi diyor. Gözüm ve gönlüm sadece sende.

Bu herif bana abayı yakmış durumda. Ama her sabah gelen çiçekler ve arkasından yaptığımız telefon konuşmalarını ben de iple çekiyorum. Birbirimizin her şeyini biliyoruz artık, Kerem dışında, hatta damadımın kim olduğunu bile biliyor. Safça hesap açtırınca bankasında, bağlantıyı bursa heykel escort kurmaması için salak olması lazım. Hayatımdaki değişim için destekliyor beni, hayranlığını gösteriyor her konuşmamızda. Genel müdür olmak için nasıl çok çalıştığını, karısı ile sadece kağıt üzerinde kalan evliliğini, yapacağı bir hatanın iş hayatına zarar vermemesi için cinsel hayatının nasıl kısıtlı olduğunu biliyorum artık. Bir akşam dayanamayıp internette arıyorum. Bankanın bir davetinde karısı ile bir resmi var. Çirkin bir o kadar kötü giyinmiş bir kadın.

Onun iş seyahati nedeniyle yemeğimizi erteliyoruz on gün daha. Sen yalnız kalmazsın oralarda diyorum. Esk**endi o. Seninle tanıştığımızdan beri yalnız uyuyorum otel odalarında. Doğru veya yalan söylediği. Ama mutlu oluyorum. Bana ne elin adamından diyemiyorum. Geldiğinde yemeğe çıkmadan önce bu sefer akşam dokuz on gibi arıyor. Yine bir saat konuşuyoruz. Hayır desen bile yarın yine yemeğe geleceğine söz verirsen bir şey soracağım diyor. Nedir diyorum. Hafta sonunda yer ayırsam benimle Rodos’a gelir misin. Aylardır kadınsız. Benzer durumlardayız. Sonra konuşalım mı diyorum panikle.

Kafam karışık. Evet dersem. İki günün nasıl geçeceğini biliyorum. Sevişelim diyor aslında ve ben hayır diyemiyorum. Bir kadeh şarap koyuyorum kendime. Arıyor açmıyorum arıyor açmıyorum. Beni isteyen ve sadece cinsel olarak arzulamayan bir erkek var. Büyükanne olacak yaşta ben de onu sevmekten korkuyorum. Ne işim var Rodos da. Genç aşıklar gibi. Evli çocuklu bir adam. Ama yakışıklı, zeki, zengin. Ahh bir de nasıl içimi doldurmuştu dölleri ile genç bir erkek gibi.

Konuşacak cesaretim yok. Mesaj atıyorum. Yarın yemeği iptal edelim. Sabah kahvaltıya gel bana. Yatağın içindeyim çekiştiriyorum kısa geceliğimi elim altına kayıyor, nemlenmişim. Onun da sertleştiğini tahmin ediyorum. İkimiz de zor uyuyacağız bu gece.

Sabah sofrayı kurdurup gönderiyorum hizmetçi kızı evden. Üzerimde tek parça göğüslerimi ortaya çıkaran kısa bir kıyafet. Beni ilk görüp beğendiği günkünden daha açık bir göğüs dekoltesi. Neredeyse tamamı ortada aslında. Camın önünde bekliyorum liseli erkek arkadaşım geliyor sanki. Arabasını park ederken koşup kapıyı açıyorum. Spor bir kıyafet, elinde çiçekler, bana bakıyor, gözleri göğüslerimde takılı kalıyor, “daha şık giyinseydim keşke” diyor. Yanağından öpüyorum. Sofra hazır. Portakal suyu var. Çay için biraz bekleyebilir misin? Ben çiçekleri vazoya koyarken o ayakta portakal suyunu içiyor. Gece pek uyuyamadım. Bir şeyler atıştırdım beklerim diyor. Ben de pek uyuyamadım diyorum.

Çiçekler için teşekkürler diyerek elindeki bardağı alırken. Ben diyor duraksıyor. Seni düşünmeden edemiyorum. Cevabımı beklemeden alt dudağımı kapıyor. Karşı koymuyorum. Onun hafta sonu tatili teklifine cevabım eve davet olduğu için nasıl karşı koyayım ki. Açıkça beni orada değil evimde sik demiş olduğumu anlayacak kadar zeki. Ama kahvaltıyı bekleyemeyecek kadar da azmış.

Benim olmanı istiyorum her şeyinle sadece benim diyor. Sevgi ile elleri yüzümde öpüyor. Dakikalardır cam önünde öpüştüğümüzü fark ediyorum. İçeri geçelim diyorum. Yine dudak dudağa bir iki adım içeri atıyoruz. “Odam yukarıda.” Ufacık gövdemi kucağına alıyor ve mini elbisemden sıyrılmış bacaklarıma ve taşan göğüslerime bakıp tekrar dudaklarıma yapışıyor. Yatağın üzerine bırakıp üzerime doğru eğilirken bir dakika diyorum. Tamam kabul ben de sevişmeyi istiyordum ama bu kadar çabuk olmasını planlamamıştım. Odamdaki banyoya giderken arkadan kalçalarıma bakıyor. “Sen de koridordakini kullanabilirsin ama sonra burada buluşalım.”

Islanmışım. Kahvaltı boyunca azdırıp sonra yukarı çağırıp iç çamaşırlarım ile kendimi sunmayı planlamıştım. Her şey biraz hızlı gelişti. Bir çırpıda soyunuyorum. Dün gece temizlemiştim vücudumu zaten. Parfümleniyorum. Ayak seslerinden odaya döndüğünü duyuyorum. Bu yeni çamaşırları giymek ne kadar zor. Hazırlandığımda kendi halimi ben de beğeniyorum.

O ise soyunmuş sadece boxerı ile yatağın üzerine uzanmış. İki yıl önce aldığım bu devasa yatağın üzerindeki ilk erkek. İçeri girişim etkili olsun diye duraklıyorum biraz. Rahatlıkla seyretsin beni. Gözlerinde hayranlık var. Kabaran önü de bu hayranlıktan. Bu adamı bu eve beni siksin diye çağırmadım mı sanki. Az evvel de artık genç bir kadın olmadığım için tüm deliklerimi iyice kremlemedim mi? O yüzden hiç ön sevişecek halim yok. “ Hazırlanmış bakıyorum” diyerek elimi erkekliğine atıyorum. Beni sarılıp kendine çekmek istiyor. Sadece biraz öpüyorum dudaklarını. Elimi çamaşırının içine sokup çıkartıyorum aletini. Göğsünden öperek aşağıya iniyorum. İki eli ile çekiştirerek indiriyor boxerını. Aşağı doğru bastırıyorum sertleşmiş sikini. Kökünden başlayarak dilliyorum. Oteldeki ilk sevişmemizin şoku ve alkol nedeniyle yarım yamalak hatırladığımdan daha güzel siki. Kocamınken ve Kerem’inkinden uzun. Baş kısmı sivri. Elimle kökünden sıvazladığımda kalan kısımları ağzıma ancak sığdırıyorum. Kereminki daha kalındı kesinlikle. Aklımdan bunlar geçerken sikin başını dilliyorum emiyorum. Kendimi kaybedip sanki bir vibratör ile sevişiyorum gibi olduğumu hatırlayıp yavaşlıyorum. Saatlerce oynayacak gibi kaptırmışım kendimi.

Ağzımdan çıkarıp erkeğime baktığımda gözlerini kapamış dudaklarını dişliyor. Belki boşalmamaya çalışıyor. Tükürüğümden parlayan sikten ayrılıp kucağına yerleşince gözlerini açıyor. Külodumu çıkarıp sadece sütyen ile oturuyorum kucağına.

O da benim kadar azmış durumda şu an. Kökünden tuttuğu sikini amıma sürtüyor. Biraz başını sokuyorum içine, siki ıslak, amım kremli ve nemlenmiş. Rahatlıkla alınca üstüne oturuyorum. Göğsünden güç alarak oturup kalkıyorum. Onun elleri bir göğüslerimde bir kalçalarımda. Çok yumuşak ve sevgi ile dolaşıyor elleri. Sutyenimi indirmiş durumda. Kalçalarımı sıkarken dudakları ile göğüs ucumu kavrıyor. Dili ile kıstırıp emiyor. Kocam “ benim güzel memeli orospum” diye dişlerdi memelerimi. Bir kere bile başkası ile olmamıştım oysa. Kalçalarımı sertçe sıkıyor artık. Bastırması ile uzun siki biraz canımı yakıyor. Memelerimin uçları ağzında büyüyor. Seviştiği kadına zarar vermek istemez bir hali var.

Bu pozisyonda boşalırsa ben boşalamam. Ayağa kalkıp yatağın kenarına tutunup eğiliyorum. “ Yıllardır bu pozisyonda sevişmedim” diyorum. Bir ay önce Kerem tam da böyle sikti mi diyecektim.

Arkamda yerini alırken yine çok nazik. Sırtımı okşarken kendimi öne doğru bırakıyorum. Küçük kalçalarım açılmış durumda. Erkekliğini bacak arama sürtüyor. Islak ve sıcacık. Az önce çıktığı yere kolaylıkla kayıyor. “ Sevgilim aşkım” diyerek gidip geliyor. Belli ki çok yakın. Bu halde arka deliğim de gözlerinin önünde. Kocam çoktan baş parmağını sokmuştu yarıya kadar. Oysa dokunmuyor bile. O çirkin karısı ile kimbilir ne kötü bir seks hayatı olmuş. Bir elimi amıma atıyorum ben de yavaşça içime giren sertliği ve üst dudaklarını okşuyorum kadınlığımın. O da anlıyor benim de yaklaştığımı iki eli belime sarılıp köküne kadar giriyor hızlı hızlı.

“İçime boşal” diye bağırıyorum. Hesapladım dün geceden, tehlikeli günlerden uzağım. İki üç sert vuruştan sonra içimin dolduğunu hissediyorum. Gençliğinde kocamın boşaldığı gibi sikinin başı şişerek ve içimden dölleri taşarak boşalıyor. Kalçamı geri atarak içimde kalmasını sağlıyorum, akan sıcak dölleri ve bızırımdaki elimle ben de geliyorum. Bacaklarım titrerken erkeğime dönüp bakıyorum. Uzun siki am suyu ve döl ile kaplı, göğsü inip kalkıyor. Üzerime uzanıp dudaklarıma yapışıyor. “ Seni seviyorum” diyor. Sadece boynuna sarılıp daha şehvetle öpmeye devam ediyorum.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

Göt Hastası Kocam
Merhaba arkadaşlar, ben Müjgan, aslen Mersinliyim. 38 yaşındayım ve bu benim ikinci evliliğim. Fizik olarak kısa boylu (1.55), hafif şişman, portakal gibi memeleri olan, tombul götlü bir kadınım. Göt deyince, götümden çok zevk alan biriyim, beni kudurtan şey, göt deliğimin yalandıktan sonra sikilmesidir. Beni götten sikilmeye ve zevk almaya (ölen) ilk kocam alıştırdı. İlk kocamı bundan 9 sene önce Trafik kazasında kaybettim. Onunla seksin hertürlüsünü yaşadık. Buna Grup Sex ve eş değiştirme de dahil. Hemen hemen akla gelebilecek her yerde sikiştik desem yeridir. Mesela arabayla bir yere giderken, yolda seyir halinde iken kocam yarağının yalanmasını çok severdi, ve ben de o araba kullanırken devamlı yalardım, (bir de, ben altıma hiç külot giymem, sıkar bunaltır beni) sonra da kucağına otururdum. Kocam hem araç kullanır, hem de beni sikerdi…

Tek eksiğimiz çocuktu, ama onun için de acele etmiyorduk. Hayatımız bu şekilde devam ederken, kocamı bir Trafik kazasında kaybetmiş ve artık tek başıma (ve genç yaşımda dul) kalmıştım. Aradan yalnız geçen 9 seneden sonra benim canım yarak çekmeye ve amım götüm resmen kaşınmaya başlamıştı. Tabi bu arada ben artık baba evine dönmüştüm ve ufak ufak taliplerim çıkmaya başlamıştı. Derken birgün babam bana uygun bir talibimin olduğunu ve bu kişinin uzaktan akrabamız olduğunu, kendisinin Manisada yaşadığını ve eşinden ayrılmış birisi olduğunu falan anlattı ve “Yarın akşam gelecekler, biz uygun gördük, adamla sen de bir konuş, kafana yatarsa seni vereyim!” dedi. Ben de hiç sesimi çıkarmadım, sadece dinledim. Adamın maddi durumu da iyi imiş, tüm bunları üst üste koyunca kafama yatmıştı. En çok kafama yatan ise Manisada ailemden uzakta olacağımdı, yani her istediğimi rahatlıkla yapabilirdim.

Bir gün sonra geldiler beni istemeye. Adam 48 yaşında,bursa escort bayan normal ölçülerde bir adamdı. İsmi Erolmuş. Oturdular, aileler biraz konuşup sohbet ettikten sonra, babam, “Kızım isterseniz siz de bir konuşun!” dedi. Biz yan odaya geçtik. Önce ben anlattım geçmişimi ve olan biteni, sonra o başladı anlatmaya. Eski karısının çok tutucu bir kadın olduğunu ve kafa yapılarının uymadığını, 2 çocuğu olduğunu ve ikisin de evli olduğunu, kendisinin de 11 yıldır yalnız yaşadığını, kendisinin çok açık görüşlü birisinin olduğunu falan anlattı. Yani kafama yatmıştı. İkimiz de okeyledikten sonra babamların yanına döndük. Babam, “Kızım ne diyorsun?” dedi. Ben de, “Sen nasıl münasip görürsen baba!” diyerek istediğimi belli ettim. Babam da, “Ohalde tamamdır bu iş!” dedi. Birkaç gün sonra geldiler, bir yüzük taktılar, birkaç tane de takı falan, aile arasında biraz eğlence, sonra gece yola çıktık, doğru Manisaya…

Evimize varınca, ben sanki ilk defa yarak yiyecekmişim gibi heyacanlı idim. Önce ben duş aldım, sonra Erol duşa girdi. Ben (Külot giymeyi pek sevmesem de) ilk gece diye sadece Tanga külodumla birlikte takım olan Sütyenimi giyerek, yatağa girdim ve Erolu beklemeye başladım. Erol duştan çıktığında çırılçıplaktı, sikini taşağını sallaya sallaya geldi ve yatağa girdi. Hemen öpüşmeye başladık. Ve öyle güzel öpüşüyordu ki, biryandan da götümü okşuyordu. Ben de onun dudaklarını resmen yiyordum. Sonra Sütyenimi ve Tangamı çıkartarak amımı yalamaya başladı, dilini amıma sokuyordu. Sonra dilini göt deliğime sokmaz mı! İşte buna bayıldım, tam istediğim erkekti, resmen beni yiyordu ve sanki benim neleri sevdiğimi biliyordu. Erolun götümü daha iyi yalaması için ben de bacaklarımı yukarı kaldırdım, bacaklarımı ellerimle tuttum kendime çektim ve amım götüm tam meydana çıktı. Sanki Erol bunu anlamış gibi götümü öyle güzel yalıyordu ki, arada dilini sokuyordu götüme, arada parmaklıyordu…

Götüm resmen hamur gibi yumuşamıştı. Erol bana, “Karıcığım seni ilkin götten sikmemi istermisin?” dedi. Ben de, “Neremden istersen sik, artık amımla da götümle de seninim!” dedim. Ben aynı pozisyonda iken Erol bacaklarımı omzuna aldı, yarağını tükürükleyip götüme öyle bir geçirdi ki, resmen götüm bayram etti! Ve bu pozisyonda beni hem sikiyor, hemde konuşuyordu, “Karıcığım yanlış anlama da, ben sikişirken küfür etmeyi ve küfürlü konuşmayı çok severim! Senin de sikişirken bana küfür etmeni istiyorum!” dedi. Sikişirken bundan zevk alıyormuş, benden kendisine ‘Pezevenk, Gavat, Boynuzlu, Orospu Çocuğu’ gibi şeyler dememi istiyordu. Ben de başladım, “Sik Pezevenk kocam, sik! Götüm sana helal olsun Boynuzlum! Senin yarağına kurban olayım Gavat kocam! Parçala götümü Orospu Çocuğu!” diye konuşmaya. Erol götümü bu şekilde bir süre sikti ve götüme boşaldı…

Biraz yatakta yatıp dinlendikten sonra, ben başladım onun yarağını yalamaya. Ama ne yalama, resmen yiyordum yarağı, bursa yabancı escort çünkü senelerdir yarağa aç idim. Taşaklarını bile yaladım, emdim. Sonra üzerinde 69 oldum, ben onun yarağını yalarken amımı da ağzına sürtüyordum. O da, amımı yalamak ne kelime, hem yalıyor hem ısırıyordu. Bu da bana ayrı bir zevk veriyordu. Üstelik elleri hiç boş durmuyordu, hep götümü okşuyor, parmaklıyordu. İkinci kocam da ilk kocam gibi götçü çıkmıştı ve ben buna çok seviniyordum. Erolun da benim gibi seks manyağı çıkmasına sevincimden artık kendimi iyice koyvermiştim. Erolu sırtüstü yatırdım, tuvalete uturur gibi yüzüne çömeldim ve ileri geri yani siker gibi ağzına gidip geliyordum, amımı götümü ağzına sürtüyordum. Ve sonunda o şekilde Erolun ağzına işer gibi boşaldım. Erol ise amımı öyle güzel yaladı ve emdi ki, amımdan akan tüm sıvılarımı yaladı. Amım pırıl pırıl parlıyordu. Bende derman kalmamıştı, ama Erol daha boşalmamıştı…

Sonra Erol beni yatakta dörtayak domalttı ve arkama geçerek yarağını bursa merkez escort amıma öyle bir soktu ki, sanki kızlığımı ilk defa kaybediyormuşum gibi hissettim. Sikilmeyi çok ama nekadar çok özlemişim meğerse. Götümden sonra amım da bayram ediyordu sonunda. Erol hem amımı sikiyor, hem de, “Seni bu yarrağımla sike sike Orospu yapacam, yarrağa doyuracam Fahişe, Kaltak!” diye küfürler ediyordu. Ben de, “Sendeki de yarak mı lan Orospu Çocuğu! Sen yarak görmemişsin de kendinde yarak var sanıyorsun! Kes sesini de sikmene bak Gavat! Seni boynuzlayacağım! Hadi doyur amımı!” gibi küfürlü sözler diyordum. Erol bunları duydukça beni daha sert sikiyordu ve sonunda böğürerek boşaldı amıma. Ama ne boşalma! Yarağını amımdan çıkardığında, çarşafa yarım çay bardağını dolduracak kadar döl süzüldü amımdan. Hemen banyoya koştum amımı götümü yıkadım ve yatağa döndüm. Öpüşerek sarılıp yattık.

Erol beklediğimden de iyi bir koca çıkmıştı, üstelik aynı ilk kocam gibi götüçüydü. Şu an çok mutluyum. Seks fantazilerimiz hakkında birbirimizden çekinmeden herşeyi rahat rahat konuşuyoruz. Erol benlen evlenmeden önce, komşusu olan evli bir çiftle üçlü seks falan yapıyormuş. Ben de (ölen kocamla) grup seks ve eş değiştirme yaptığımı anlatınca, aynı kafadan olduğumuz için sevincinden havaya uçacaktı. Erol beni de aralarına katıp, komşularıyla dörtlü sikişmeyi düşünüyor, ama önce beni bir iki hafta tek sikmek, amıma ve götüme iyice doymak istiyor! Bu yazımı da sikişmeye ara verdiğimizde yazıyorum. Ben yazarken de götçü kocam Erol rahat durmuyor ve yarağını sıvazlarken amımı götümü yalıyor. Yazımı yollar yollamaz oturacağım yine sabırsız kocamın yarağına!

Hoşçakalın, hepinizin kalkan yaraklarını ve sulanan amlarını yalıyorum


ÖZEL ARKADAŞ GEREKİSİNİM

Günümüzde beylikdüzü escort arkadaş bulmak için artık klasik yöntemlerin değil, internet üzerinden hizmet sunan arkadaşlık sitelerinin tercih edildiğini biliyor musunuz? Siz de bu şekilde harika kadınlarla tanışan şanslı beylerden biri olabilirsiniz. Sitemize üye olarak bunu kolayca yapabilir ve süper istanbul escort bulabilirsiniz. Sitemiz İzmir e özel hitap eden bir sitedir. İzmirli beyler veya İzmir de kalma hazırlığında olan beyler, rahatlıkla sitemizden gerçekten çok özel bayanlarla tanışabilirler.
Aradığınız seviyeli bir flört veya sonunu düşünmeden eğlenceli bir arkadaşlık olabilir. Sizinle ortak noktalarda buluşacak gerçekten çok tatlı kızlarla tanışmak için adresimiz mükemmel bir seçenek olacaktır. İzmirli escort kadınların harika özellikleri olduğunu ülke olarak hepimiz biliyoruz. Kızlar gerçekten, sarışın, esmer ya da kumral olsun, tatlı yüzleri, harika vücutları ile beylerin gözlerini okşayan özelliklerdedir. Kişilikleri de şehrin genel havasından kaynaklandığı üzere, hem sıcak, hem de sevecen ve hayat doludur.
Siz de yalnızlıktan şikayetçi iseniz, kendinizi daha fazla sınıramayın. İnternet sitemizde hesabınızı açın ve tatlı bayanların profillerini inceleyin. Bayan escort bul ve bayanlarla tanışmak için daha iyi bir seçenek bulamazsınız.


SWİNGER OLMADAN ARTIK SEX YAPMIYORUZ!

İlk önce kim ne derse desin swinger sex hikayeleri delisi biri olarak eş değiştirmeli olmayan ilişkilerden zevk almıyorum, bana çok sıradan geliyor o yüzden karımla sikişirken yatağımızda bir çift daha olmadan orgazm olmakta zorlanıyoruz. En kötü eğer o gün çok fazla azmışsak ve sikişeceksek kesinlikle ya öncesinde bir swinger porno hikayesi okuruz yada direkt olarak sikiş sırasında swinger porno açıp onu izleyerek sikişiriz. Zaten izlediğim videodaki kadına karım gözüyle bakarım ve karımın başka erkeklerle sikiştiğini hayal ederek o hayal eşliğinde orgazm olurum. Tahmin ediyorum ki karımda aynı şeyleri düşünüyordur çünkü oda beni başka kadınlarla sikişirken görmekten çok zevk alır. Konumuza direkt olarak girerek yaşananlardan söz etmek istiyorum izninizle.

Kenan bey ve Mürvet hanımla bir hafta öncesinden swinger sex için sözleştik. Genelde ayda bir defa karımla swinger ilişkiye gireriz ama bu hafta ne karım nede ben sex’e doymuştuk o yüzden daha ayın bitmesine bir hafta falan kala ikinci swinger sex partimizi düzenlemiştik. Bu tür eş değiştirmeli sex gecelerini düzenlemeden önce çevremde benim gibi karısını siktiren ve karşılığında da karımı sikecek arkadaşları ararım, bu işler nasıldır bilirsiniz. Pek bulunması kolay olmadığı için şuan ki çevremi yapana kadar aradan üç yıl kadar geçti gerçi. Her neyse bu defa Kenan bey ve Mürvet hanımı çevremden değilde swinger seks yaptığımız bir çift tavsiye etmişti. Güvenilir ve hijyen sorunu yaşamadan ilikiye girebileceğimizi söylerek telefon numaralarını verdiler ve görüşme ardından bir hafta sonrasına hafta sonu sözleştik.

Karımla ben her çift için farklı gece kıyafetleri alırız, yani gaziantep escort karıma gecelik ve elbise alırız. Genelde internet üzerinden sipariş geçeriz ama o gün alışverişe çıkmışken alalım diyerekten bir kaç mağaza gezdik. Karıma yandan yırmaçlı dar bir elbise ile iki parçadan oluşan süper mini bir gecelik aldık. Geceliğin üst kısmının göğüs bölümleri dantel işlemeliydi ve içini gösteren türdendi. Alt kısım ise oldukça mini bir etekti, oda amının üzerinde aynı üst geceliğindeki gibi dantel işlemelere sahipti. Elbise ise o kadar dardı ki karımın vücudunu ortaya çıkarıyordu. Mağazada elbiseyi satın almadan önce üzerine giydiğinde elbiseyi bize getiren adam bile karıma hayran hayran bakmıştı, o an karım bana kaş göz işreti yapsada yanından ayrılmadım. Aslında amacı beni gönderip mağazadaki adamla kabinde sikişmekti ama riskli olduğu için izin vermedim. Karımın gözü mağazadaki adamda, adamın gözüde karımda kalsada oradan sadece alışverişimizi yapıp çıktık.

O gün alışverişe çıkarken ki pantolonuda yanında geçen her erkeğin dönüp tekrar bakmasına neden gaziantep escort bayan olacak kadar dar ve yırtık pırtıktı. Abarttığımı zannedeceksiniz ama geçenlerde inanın sokakta karımla beraber yürürken adamın teki yanıma yaklaşarak fiyat sordu. Önce ne dediğini anlamadım, ben anlamayınca adamda üstelemdi fakat sonra anladım ki karımı fahişe zannetmişti. Bunları anlatıyorum ki karımın ne kadar alımlı, çekici bir kadın olduğunu az çok anlayın diye. Karımı tanımadan okuyacağınız porno hikayeninde bir tadı olmaz diye düşünerek en ince ayrıntısına kadar karımı sizlere tanıtmaya çalışıyorum. Uzun lafın kısası benim karım samimi söylüyorum sadece tek bir erkeğin elinde heba olacak bir kadın değil, o kadar güzel ve azgın bir kadınki hayatı boyunca sadece tek bir erkekle ilişkiye girmesini kesinlikle izin vermem. Cinsel acıdan hayatını yaşamayı hak eden birisidir.

Tabi bu duruma ben evlendiğimizden bu yana olumlu gözle baktım. Evlenirkende zaten karımın cazibesinden dolayı bir çok erkeğin peşinden koşacağını bilerek evlendim. Nihayetinde şuan karımında isteği ile ayda bir defa swinger sex partimizi ihmal etmeyiz. Bu arada karımı tanıtayım derken asıl konumuz dağıldı gitti farkındayım. Elbiseleri aldıktan sonra yarım saat kadar bir yürüyüşün ardından eve vardık. Tabi bu yarım saatlik yürüyüş sırasında karımın cazibesi yanından geçtiği her erkeği etkiliyordu. Bu durumdan şahsen gurur duyuyorum. Eve geçtiğimizde yemeğimizi yedikten sonra aldıklarımız birde evde denedik. Sonrasında yatağa geçip yattık. Arada geçen olayları atlayarak Kenan bey ve Mürvet hanımla görüştüğümüz hafta sonuna geçmek istiyorum. Şuan öyle bir anda atlayıp geçtim ama o gün inanırmısınız hafta sonu gelmek bilmedi bizim için.

Kenan bey ve Mürvet hanımla swinger seks fikrini ortaya atan arakdaşım daha öncesinde bu çiftin resimlerini karımla bana göstermişti. Benim karımdan güzel olmasın yalan yok Mürvet hanımda gerçekten mükemmel bir kadındı, zaten o yüzden ben bu ilişkiye balıklama atladım. Hafta sonu olduğunda karımla benim verdiğim adreste dördümüz bir araya geldik. Karım mağazada giydiği ve mağaza personelini kendine hayran bıraktığı elbiseyi giyeren buluşma yerine gitti. Zaten elbiseyi o gece için almıştık ama evde giydiğinde daha dikkatli baktığımda gerçekten karım için bile fazla bir elbiseydi çünkü yandan yırtmacı o kadar derindi ki hafif eğildiği zaman resmen iç çamaşırı görünüyordu. Tabi bundan şikayetçi değilim, karımın kendini teşhir etmesinden zevk alıyorum ama benim düşüncem karıma o elbise yüzünden saldıran olabilir yada laf atan olabilirdi. Efendi uslu izlemelerine birşey demem ama karıma benim yanımda laf atanla kavga çıkarmazsam rahat edemem birde böyle huyum vardır.

Neyse elbisesi yüzünden o gece bir hadise çıkmadı ama buluşma yerine gittiğimizde lokantada bulunan müşterisinden tutunda çalışanlarına kadar hepsi karıma döndü döndü tekrar baktı, onlar her baktığında benimde sikim kalktı itiraf edeyim :). Neyse yemek için masaya oturduğumuzda daha önce hiç görüşmediğimiz, yeni tanıştığımız için önce onbeş yirmi dakika boyunca yeni tanışan çiftler ne konuşursa o tür sohbetler ettik. Onbeş dakikanın ardından ise önce yemek söylendi, ardından kahveler söylenecekken kahveyi evde içelim denildi ve ortamdan hesabı ödeyerek kalktık. Onları biz davet ettiğimiz için hesabı ödemekte bize düşerdi tabiki ama Kenan bey hesabı ödeme konusunda o kadar ısrarcıydıki cebimden tek kuruş bile çıkarttırmadı. Tanışma sırasında Kenan beyin doktor olduğunu öğrendim, karısınında öğretmen.

Gayet efendi isanlardı ne yalan söyleyeyim şu ana kadar görüştüğümüz en iyi insanlardı diyebilirim hatta. Mekandan çıktıktan sonra arabalarımıza geçtik, önden biz arkadan Kenan bey ve Mürvet hanım eve doğru ilerlemeye başladık. Yemek için buluştuğumuz yer biraz uzak olduğu için yarım saat kadar süren yolculuğun ardından sonunda eve varmıştık. Eve girdiğimizde ben Kenan bey ve Mürvet hanıma “kahve mi içersiniz başka bir şey mi hazırlayalım” dedim. Kenan bey o sırada “ya çok afedersiniz, arabada bu gece için iki şişe şampanya almıştım getirmeyi unuttum, şampanya içeriz değil mi?, ben hemen gidip alayım” diyerek tekrar dışarı çıktı. Aslında şampanyayla hiç aram yoktur ama Kenan beyin getirdiği şampanyalar inanın bana normal bir içki değildi. Daha ikinci kadehte sarhoş olduğumu şuna kadar hiç ama hiç hatırlamıyorum, o şampanya beni ikinci kadehte sallamıştı.

Derken şampanyanın ilk şişesini bitirdikten sonra ortamda haliyle dahada ısınmaya başladı. Kenan bey bana “izin verirseniz karım üzerine rahat bir şeyler giysin” dedi, bende “tabiki nasıl isterseniz öyle davranın lütfen yabancılık çekmeyin” dedim. Mürvet hanım bu sözümden sonra yanında getirdiği geceliğini giymek üzere karşımızda soyunmaya başladı. Konuya birden giriş yapmaları beni o saniye tahrik etmişti. Karşımda üzerini çıkarması ve o bakımlı pürüzsüz vücudunu hiç çekinmeden sergilemesi şampanyanında etkisiyle birleşince beni bam başka bir adam yaptı diyebilirim. Mürvet hanım üzerindekileri çıkarmaya başlayınca bende karıma “hadi aşkım sende geceliğini giy istersen, rahat rahat oturalım” dedim. Karımda içeriden geceliğini getirerek Mürvet hanım gibi yanımızda soyunmaya başladı. Tıpkı benim Mürvet hanıma azgın gözlerle baktığım gibi Kenan beyde benim karıma yiyecek gibi bakıyordu.

Beni Mürvet hanımın vücudundan daha çok Kenan beyin o bakışları daha fazla tahrik etmişti. Karımla Mürvet hanım geceliklerini giydikten sonra tekrar oturdular. Karım benim yakımında Mürvet hanımda kocasının yakınındaydı. Ben karıma “aşkım Kenan beyin yanına geçsene, yavaş yavaş başlayalım istersen” diyerek Kenan beyin yanına gitmesini söyledim. Ortamda dördümüzde sarhoş denilebilecek kadar alkol aldığımız için gayet rahat davranıyorduk. Öyleki karım ayağa kalktıktan sonra Kenan beyin yanına geçip oturmak yerine direkt gidip kucağına oturdu ve dudaklarına yapışarak karısının yanında Kenan beyi uzun uzun öptü. Hem ben hemde Mürvet hanım yüzümüzde ufak bir tebessümle olanları izliyorduk. Derken Mürvet hanımda “hadi o zaman” diyerek benim kucağına geldi ve karımın kocasını öptüğü gibi oda beni dudaklarımdan öpmeye başladı.

Ardık o dakikanın ardından Kenan bey ve Mürvet hanımla swinger seks partimiz tam olarak başlamıştı. Mürvet hanımın dudaklarını dudaklarıma hissederken bir yandanda göz ucuyla karıma bakıyordum, onu izlemek beni dahada hırslandırıyordu. Mürvet hanımın dudaklarını emmeye başladığımda aynı zamanda elimide geceliğinden sokarak amının üzerine yerleştirdim. Amı o kadar dolgundu ki külotunu ip şekline getirip amının arasına yerleştirebiliyordum. Bunu karımla sikişirken onada yaparım, külotunu amının ve götünün arasına sokarak aşağı yukarı çekiştirip sikiş için hazırlarım, aynı şekilde Mürvet hanımada yaptım ve bir kaç dakika boyunca ıslanmasını sağladım. Ardından işaret parmağımı iç çamaşırının altında sokarak amının içine iteklemeye başladım. Parmağım içine girdiği anda dudaklarımdan dudaklarını çekerek yüzünü tavana döndürdü ve derin bir inleme ile “ooooohhh çok güzeeel” dedi.

Ben koltukta sikişmeyi oldum olması sevmemişimdir, benim için geniş alan şart o yüzden Mürvet hanım inlemeye başladığında kucağıma aldığım gibi yatak odasına götürdüm. Giderken Kenan bey ve karımada “hadi sizde gelin, ben daha fazla koltukta işkence çekemeyeceğim” dedim. Yatak odasına girdiğimizde Mürvet hanımı yatağa atarak bacaklarının arasına başımı sokup iç çamaşırını yine aynı şekilde amının arasına yerleştirditen sonra dilimle bir aşağı bir yukarı amının üzerini yalamaya başladım. Dilim amına değdiği anda öyle inlemeye başlamıştı ki artık bende karımın inlemesini duymak istiyordum. Bir kaç saniye geçmeden sonunda karımda Kenan beyle beraber yatak odasına girdiler. Karıma tıpkı Mürvet hanımın yatağa uzandığı gibi uzanmasını söyledim ve Kenan beye de “oral sex seversiniz umarım, yani isterseniz sirek sikişmeyede başlayabilirsiniz” dedim.

Kenan bey “yok yok yalamadan ve yalatmadan kesinlikle başlamam” diyerek karısının amını yaladığım gibi oda benim karımın amını yalamaya başladı. Karılarımız yatakta uzanmış tavana baygın baygın bakarken ve iniltiler arasında sürekli sikilmek istediklerini söylerken bizde Kenan beyle onların sırılsıklam olmuş amcıklarını yalamaya devam ettik. O ara fark ettimki Kenan beyde tıpkı benim gibi karısının sikilmesindan daha çok tahrik oluyordu çünkü ben sık sık göz ucuyla karımı izlerken oda aynı şekilde Mürvet hanımın amına, yüzüne bakıyordu. On dakika kadar karılarımızın amlarını yaladıktan sonra artık sikişmek için bacaklarının arasından çıktık. İkimizde ayakta yarraklarımızı elimize alıp birbirimizin karılarının amlarına doğru girmeye başladık. O karımı sikerken ben karıma bakıyordum ve onun karısının içine giriyordum, aynı şekilde ben Mürvet hanımı sikerken oda karımın içine giriyordu ama gözü karısındaydı.

On dakikalık oral sex sonrasında ayakta sikişmeye başladık. Mürvet hanımın içine öyle sert abanıyordum ki bunun tek nedeni karımın iniltilerinin arasında sürekli “kocacığım bak karını nasıl sikiyorlar, bak amıma başka bir erkeğin yarrağı giriyor” gibi şeyler söylemesiydi. Karım nasıl tahrik olacağımı bildiği için bir saniye bile susmadan sürekli bu tür şeyler söylüyordu. Tabi bu söyledikleri sadece beni tahrik etmiyor Kenan beyide azdırıyordu çünkü ben Mürvet hanımın içine ne kadar sert giriyorsam Kenan beyde duyduklarından ötürü karımın içine inanın kelimenin tam anlamıyla hayvan gibi giriyordu. Ayakta sikerek önce benim karım sonrada Mürvet hanımı orgazm ettik. Alkol aldığımda benim boşalmam biraz uzun sürdüğü için Mürvet hanım ve karım orgazm olduktan sonra pozisyon değiştirerek karılarımızı yatakta domaltarak arkalarından yine ayakta girmeye başladık.

İkinci pozisyonda artık orgazm olacağımı hissetmeye başlamıştım, zaten ben boşalmadan Mürvet hanım ikinci kez orgazm olmuştu o yüzden gönül rahatlıyığla boşalabilirdim. Mürvet hanımın ikinci orgazmından sonra amına daha sert girerek götünü tokatlamaya başladım ve çok geçmeden boşalmak üzere amından çıkıp götünün üzerine doğru boşalmaya başladım. İçinden çıktığımda Mürvet hanım yatağın üzerine uzandığı için hem götünün üzeri hemde beline, sırtına doğru komple boşalmıştım. Aynı şekilde Kenan beyde karımı bir süre daha sikip yatağın üzerine uzatarak götünün üzerine ve sırtına, saçlarına kadar çokça boşaldı. Benden kat kat daha fazla boşalmıştı. Resmen spermleriyle karımı yıkamıştı ama karımda az değildi yani, elini sırtına atarak Kenan beyin spermlerinin elinin üzeirne sürtüp sırtına, götüne ve elinin uzandığı her yerine sürttürüyordu.

Sonrasında da elini sırtından çekerek elinin üzerindeki Kenan beyin spermlerini deliler gibi yalamaya başladı. Sadece bu ilişkiye özgü değil, karım genelde boşalttığı erkeklerin spermlerinin tadına bakmadan ilişkiyi bitirmez. Eğer ilişkiye girdiği erkekten çok hoşlandıysa ağzına bile boşaltır. Buna iki defa şahit oldum ve partnerini ağzına boşaltırken zevkten kendimden geçtim, büyük bir dikkatlede takip ettim. O gece şarap yüzünden ikinci bir ilişki yaşayamadık ama Doktor Kenan bey ve Mürvet öğretmen bizim bir gecelik değil devamlı swinger sex partimizin üyeleri olmuşlardı


KEŞİFLERİM -4- iLK BİSEKSÜEL ÇİFT DENEYİMİM-

Maalesef buradaki ve diğer hikaye sitelerindeki hikayelerin kalitesi oldukça düşmeye başladı.. Kaliteyi yükseltmeye çalışıyorum.. Ama tek başıma yetmiyor..:).. Şaka bir yana, gerçekten ortamdaki kalitesiz, kısa ve boş hikayeler nedeniyle sanırım bir sonraki hikayem, yani 5. hikayem son hikayem olacak ve başka yazmayacağım. Kaliteli yapımlar gelirse belki gözden geçirebilirim bu düşüncemi..

Neyse…

En baştan söylemeliyim ki, serinin en ateşli hikayeleri bu 4. Ve 5. Hikayeler olacak.. 

Önceki hikayeden devam..

Artık herşey ayarlanmış, otobüs biletimi almıştım. altıparmak escort Bir çocuk gibiydim ve içim içime sığmıyordu. Ama bir yandan da ya bir sorun olursa, ya beni beğenmezlerse, ya onlar beklediğim gibi olmazsa ya da yaşayacaklarımız hayal ettiğim gibi olmazsa diye kendi kendime kuruyordum. Gerçi resimlerimizi paylaşmıştık. Hem çıplak hem de yüz fotograflarımızı ama yine de bir ilk yaşayacak olmak beni böyle bir ruh haline sokmuştu. En iyisi çok umutlanmamak çokta negatif düşünmemek deyip bunları fazla düşünmemeye karar verdim. Sonuçta dünyanın sonu değildi. Öyle ya da böyle aynı gün, ya da ertesi gün sevişip ya da sevişmeyip eve dönecektim. Bir gün önceden gereksiz tüylerimi tüy dökücü ya da jiletle almıştım. Yola çıkacağım günün sabahında da kendime 3-4 defa yoğun lavman yapmıştım ki bir sıkıntı olmasın.
Yola çıktım. Yaklaşık 5-6 saatlik bir yoldan sonra otogara yaklaşırken Murat’ı aradım. Geldiğimde otogardaydı. Arabasının yerini tarif etmişti ve arabasına bulduğunda onu gördüm. Dışarıda beni bekliyordu.. Birbirini uzun süredir tanıyan dostlar gibi kucaklaştık. Arabasına atlayıp eve doğru yola çıktık. Yolda havadan sudan biraz sohbet ettik. Sonra eve vardık. Eve vardığımızda Lale bizi karşıladığında resmen dibim düştü diyebilirim. Fotograflarından çok daha çekiciydi. Onunla da sıcak bir kucaklaşma ve öpüşmeden sonra içeri geçtik, bana yorgunluk kahvesi yaptılar ve kahvelerimizi içerken sohbet etmeye başladık.
Herkes biribirine ısınmış ve samimi ve içten bir sohber oluyordu. Güzel başladığına sevinmiştim. Sonuçta birbirimizi tanıdığımız ve tercihlerimizi bildiğimiz için de konu rahatça cinselliğe kayabiliyordu.
Yaklaşık 4-5 yıldır swing yaptıklarını, evliliklerindeki seksin monotonlaşmaya başlamasından sonra bu bursa altıparmak escort hayatı denemeye karar verdiklerini söylediler. Ama ilk zamanlar kolay olmamış. Bu konuyu ilk Murat düşünmüş ve Lale’yle bu konuyu ilk konuştuğunda Lale, Murat benim dışındaki birini nasıl arzular diye düşünerek günlerce ağlamış. Fakat sonrasında o da evliliklerindeki monotonluğu kaldırmak için bunu bir oyun olarak kabul edip denemeye karar vermişler. Eğer bu denemeden ikisinden birisi hoşlanmazsa bu defteri kapatırız demişler. Ama ilk deneyimleri güzel geçmiş ve devam etmişler. Lale ise çok ilginç bir şekilde bu deneyimler arttıkça kendi biseksüelliğini keşfetmiş. Ve kendisi gibi biseksüel kadınlara rastladığında bunu yaşamış doya doya. Zaten daha önce aralarında tek bayan aldıkları da olmuştu. Ve bu bayanlar genelde biseksüeldi ve hem Lale hem de Murat bu kadınlarla hoş deneyimler yaşamıştı. Ben ilk tek erkektim. Ve aynı zamanda ilk biseksüel erkektim. Bu yüzden bizim deneyimimiz biraz faklı olacaktı. Erkek erkeğe biseksüel ve aynı zamanda da Lale ile normal iki erkek gibi grup deneyimi yaşayacaktık. bursa eve gelen escort Eş değiştirdikleri çiftlerde hiç bir zaman erkekler birbiriyle bir deneyim yaşamamıştı. Belki de biseksüel erkeklerin bulunduğu bir çifte rast gelmediler. Ya da bununla ilgili başlangıcı benim gibi bir tek erkekle yaşamak istediler. Bilemiyorum. Bir seferinde 4 çift olmuşlar evde. Yani tam bir orgy yaşamışlar. Sohbet havasında olduğumuz için detaya çok fazla giremedim ve soramadım. Daha enterasanı, burası Istanbul dışında ve nispeten insanların birbirini tanıdığı ve ufak bir yer olmasına rağmen hem komşuları hem de aile dostları olan bir çiftle içkili bir akşam sofrasında swing yaptıklarını paylaşmışlar. Biliyorum inanması zor geliyor, ben de hala inanamıyorum ama bu çiftte swing yaptıklarını itiraf etmiş ve kendi aralarında da swing yapmışlar. Ve hatta benim geldiğim o gece de çocukları o çifte bırakmışlardı. Belki de bana uydurdukları bir hikayedir diyeceğim ama neden uydursunlar, bana yalan borçları yoktu sonuçta.?..

Sohbetimiz böyle devam ederken Lale, ikimize dönerek “ben ikinizde de biraz gerginlik ve heyecan görüyorum. Ama rahat olun, ben sizi zaten rahatlatıp havaya sokarım” dedi. Güldük.. Sen olmasan tadı çıkmazdı zaten dedim. Sonra da Murat “Erdemcim bu nasıl bir şey biliyor musun, hani 4 arkadaş toplanıp okey oynarsın ya, eğlenirsin, güzel vakit geçirirsin ve sonrasında da herkes evine döner, bu yaşayacağımız şeyde aşağı yukarı böyle. Maksat eğlenmek. Daha fazla bir anlam yüklemeye gerek yok, sadece eğleneceğiz ve sonra da hayatımıza devam edeceğiz. Bizim swing ilişkilerde yaşadığımız ve hissettiğimiz sadece bu. Ve bu eğlence, güzel tatlar hayatımıza renk ve anlam kattığı için bu yaşam tarzına devam ediiyoruz” dedi. Bu söyledikleri benim yabancı olduğum swing kültürünü anlamama yardımcı oldu. Gerçekten bu söylediği cümleyi sizlerinde iyi anlamasını rica ediyorum. Aslında tüm swing olayını, mantığını ve felsefesini özetliyordu Murat’ın bu sözleri..

Akşam sat 7 falan olmuştu. Ben herşeyi onların kontrolüne bırakmıştım. Zaten tecrübesizdim, şunu yapalım hadi falan gibi yaklaşamıyordum. Hadi dışarıda bir yemek yiyelim, biraz da içeriz sonra eve döneriz dediler. Toparlandık ve çıktık. Hem içkili hem de canlı müzik olan hem de güzel şeyler yiyebileceğimiz bir restorana geldik. İlginci ufak bir yer olduğu için çoğu insan birbirini tanıyor ve Murat ve Lale birçok insana selam verip duruyordu. Murat Lale’ye ve bana, “sorarlarsa Murat senin halanın oğlu” deyip göz kırptı.. Neyse yedik içtik, canlı müzik slow’a döndüğünde Lale ve Murat dansetti bir süre. Ben çok içmedim, çünkü alkol benim libidomu düşürüyor. Akşam boyunca sadece yavaş yavaş bir kadeh rakı içtim. Onlarsa 3-4 kadeh içmişti.

Lale, ben fazla konuşmadığımdan bana şakayla karışık takılıyordu. Ben de “benim dilim evde açılır, merak etmeyin, hünerlerimi görürsünüz” dedim. Güldük. Gerçekten de o zamanlar biraz utangaç bir yapım olduğundan ve olacakları merak ettiğimden fazla konuşamıyordum. Haklıydı. Artık böyle değilim gerçi. Böyle durumlarda o utangaç havayı çok çabuk bir şekilde dağıtıp kendi asıl eğlenceli ve hoşsohbet halime geçiş yapabiliyorum.

Neyse sonra toparlandık ve eve doğru yola çıktık. Kimseden olumsuz bir şey çıkmadığı için ben heralde birşeyler yaşarız diye düşünüyordum. Ama çok fazla da heyecanlı değildim o an açıkçası. Belki bir kadeh içki rahatlatmıştı beni belki de yaşayacaklarımz bana da olağan gelmeye başlamıştı.

Eve geçtik. İçerisini biraz serin buldum. “Biraz ısıtabilir miyiz odayı” dedim. Biraz ısınması benim için yeterliydi. Murat bunun üzerine şömineye bir kaç tahta parçası ve odun koyarak yaktı.

Oturduk, Lale duş alıp almak istemediğimi sordu. Ben de zaten bunun için izin isteyecektim. Havlu alıp duşa girdim. Sadece vücudumu yıkayıp üstüme de sadece bir bokser ve tişört giyip çıktım. Lale ve Murat salonda oturuyordu. Ben “ben birkaç güzel film getirdim” diye göz kırptım. “Travesti severseniz bizim durumumuza uygun” dedim. Onlarda koy bakalım dediler. VCD’ye filmi koyduk ve benim sevdiğim bir bölümü başlattık. Filmi seyrederken bir yandan da yorumlar yapıyor ve travestiler, gayler, biseksler ve lezbiyenlerle ilgili konuşuyorduk.

Oda ısınmaya başlamıştı. Hepimizin elinde birer sigara vardı. Murat ve Lale yanyana çekyatta bense bir yandaki koltuktaydım. Lale izin isteyerek çıktı. Biz Murat’la bir süre filmi izledik. Murat’ın tahrik olmaya başladığını görüyordum. Az sonra Lale harika kırmızı bir babydol’le çıka geldi ve Murat’ın yanına oturdu. Murat “karıcım istersen misafirimize yer açalım” diyerek bana göz kırptı ve Lale’yi biraz daha yana çekti. Ben de kalkıp yanlarına oturdum. Lale şimdi ikimizin ortasındaydı. Hafiften öpüşüyorlardı ve Murat Lale’nin bacaklarını okşamaya başladı. Ben de diğer taraftan hafif hafif okşamaya başladım Lale’yi bacaklarından. Sonra Lale doğruldu ve babydol’ü attı üzerinden arkası dönüktü ve kırmızı bir string ve sütyeniyle kaldı. Harika bir götü vardı Lale’nin.. Sonra tekrar aramıza yattı ve Murat’la birlikte Lale’yi okşamaya ve öpmeye başladık. Lale tekrar ayağa kalktı ve bu sefer sütyenini çözdü. Ve tekrar aramıza yattığında Lale’nin küçük ama avuca sığan uçları ağızdan taşacak büyükleteki göğüsleri gözlerimizin önüne geldi. Murat sol ben sağ göğsünü okşamaya başladık. Ve sonra eğilip dudaklarımı Lale’nin göğüslerinde gezdirip, sonunda o tatlı ve harika uçlarını emmye başladım. Sertleşmeye başlayan uçlarını ağzımın içinde aynı anda dillemeye başladım. Aynı anda Murat’ında aynısını yapmaya başladığını gördüm. Lale daha sonra, bir göğsünde Murat’ın ve bir göğsünde de benim dudaklarımı hissetmenin çok tahrik edici olduğunu söylemişti. Lale kendinden geçmeye ve inlemeye başlamıştı.

Ortam artık iyice ateşlenmiş ve buram buram seks kokmaya başlamıştı. Bir ara Murat’la ikimiz durduk bir an göz göze geldik ve hipnotize edilmiş gibi dudaklarımız birbirine yaklaştı ve çok kısa bir süre opüştük. Buna aslında pek hazır değildim. Ama o an pek rahatsız olmadım. Zaten kısa kesip tekrar Lale’nin göğüs uçlarını emmeye devam ettik. Bir yandan lalenin tüm vücudunu okşuyor, ara ara Lale ile sırayla öpüşüyorduk. Lale’nin benimle öpüşmeyebileceğini düşünmüştüm ama yanılmışım. Büyük bir zevkle ve ihtirasla öpüştük ve dillerimiz de birbirini keşfetti öpüşürken. Lale bir anda Murat’a dönüp “Yala, yalaaa” diye neredeyse bağırmaya başladı. Murat bunun üzerine Lale’nin stringini hızlıca çıkarttı ve Lale’nin tamamen tüysüz ve pürüzsüz ve tatlı ve pembe amı gözümüzün önüne serildi. Murat zaman kaybetmeden Lale’nin amına yapışarak emmeye ve yalamaya başladı. Ben deLale’nin göğüslerini emmeye ve okşamaya devam ettim. Sonra Lale doğruldu, ve üstümdeki tişörtü çıkarıp attı. Murat’ta aynı anda adeta saldırır gibi altımdaki bokser’ı çıkartıp attı. Bir anda bende çırıl çıplak kaldım karşılarında. Ve elbette dimdiktim. Lale çölde susuz kalmışçasına sikimi tutup ağzına aldı ve başını indirip kaldırmaya başladı. Murat hemen yanındaydı. Lale deyim yerindeyse hırsını aldıktan sonra sikimi tutup Murat’a doğru çevirdi ve istermisin dercesine gözlerinin içine baktı. Murat’ta Lale’den farksız bir şekilde sikimi doğrudan ağzına alıp hızlıca sokup çıkarmaya başladı. Ve bunu sırayla bir süre daha devam ettirdiler. Gözlerimin önünde güzel ve ateşli karı koca, sırayla sikimi paylaşıyorlardı. O güne özel hazırlık yaptığım için bir hafta boşalmamıştım. Neyseki o anki durumum iyiydi. Harika şeyler yaşıyordum ama boşalmaktan uzaktım o anda.. Sonra Lale çok sevdiğim şekilde taşaklarımı yalamaya ve ağzına sokup emmeye başladı. Murat’ta aynı anda sikimi yalıyordu.

Sonra Lale eşinden sikimi devraldı ve yalamaya devam ederken Murat’ta soyunmaya başladı. O da üzerindeki bokser ve tişörtü attıktan sonra bizim gibi çırılçıplak kaldı. Ve bana doğru yöneldi. Doğrusu Murat’ın o iri bedenine göre sikinin daha büyük olacağını düşünmüştüm ama benimkine yakın bir şeydi. Benimki 16’ysa o da 15.5 falandı. Bunun çok bir önemi yoktu zaten. Benim için ilk deneyimim de ne büyük ne de küçük birşey olması önemliydi. Murat’ın siki de o büyüklükteydi zaten. Sonra Murat sikini ağzıma doğru yaklaştırdı ve boğuk bir sesle “senin ağzın boş kaldı ama” dedi. Ben de “doldur o zaman” deyip ağzımı açtığımda Murat ağzıma verdi. Ben de büyük bir zevkle Murat’ın sikini emmeye yalamaya başladım. Çok büyük olmadığından neredeyse köküne kadar ağzıma alabilmem onu inletiyordu. Sonra çıkarıp benimkinden biraz daha iri olan taşaklarını yalamaya ve emmeye başladım. Hem taşaklarımın emilmesini hem de temiz ve pürüzsüz taşakları emmeyi benim kadar seven kimse var mıdır bilmiyorum. Bir süre o pozisyonda devam ettikten sonra, Murat geri çekildi ve Lale’yi kucağına alarak içine girdi.

Karşımda karı koca kucak kucağa sikişiyorlardı. Ben de önden Lale’nin göğüslerini yalamaya okşamaya başladım. Ve dilimle aşağıya doğru kayarak o muhteşem göbek deliğinde biraz oyalandıktan sonra, klitorisinden başlıyarak tatlı amını yalamaya başladım. İç dudaklarına geldiğimde dilim hep Lale’nin amına hem de Murat’ın sikine deyiyor değişik tatlar keşfediyordu. Biraz daha kayıp Murat’ın sikini dilledim ve yaladım, sonra tekrar yukarı çıkıp Lale’nin amını ve klitorisini, derken, biraz daha cesur olup, Murat’ın sikini tutup Lale’nin amından çıkardım ve yalamaya başladım. Lale’nin suları ve Murat’ın sikinin tadını alıyordum şimdi. Harikaydı. Rüyada gibiydim. Sonra tekrar Murat’ın sikini tutup Lale’nin amına soktum ve Lale tekrar Murat’ın kucağında zıplamaya başladı. Bu şekilde bu yolculuğu birkaç defa tekrar ettikten sonra Murat’ın siki ağzımdayken Lale’nin doğrulduğunu ve arkama doğru geçtiğini farkettim.

Bunu sanırım daha önceden anlaşarak yaptılar ya da o anda karar verdiler bilmiyorum. Murat’ın sikini yalarken hafif domalmış pozisyondaydım ve Lale’nin arkamdan götüme doğru yaklaştığını hissettim ve deliğime doğru parmağının dokunuşunu. Daha rahat erişmesi için ona iyice domaldım ve Lale hiç beklemediğim bir şekilde diliyle deliğimi yalamaya başladı. Bu hissi biliyordum. Ama Lale’nin, bu güzel kadının bunu ilk tanıştığımız geceden bana yapabileceğini beklemiyordum. İrkildim ve inleyerek kendimi bu güzel zevke bıraktım. Lale, sonra benim daha önce ortada bıraktığım kaydırıcı jeli alıp deliğime sürmeye başladı.. Ve orta parmağını yavaşça deliğime bastırmaya başladı. Hafif hafif göt deliğimi parmağıyla ovalıyor ve gevşetiyordu. Deliğim biraz gevşeyince hafiften parmağını bastırmaya başladı ve gevşeyen deliğim fazla bir direnç göstermeden Lale’nin parmağını içeriye aldı. Lale şimdi parmağını hafiçe ileri geri itip çekiyordu. O anda Murat başımı sikinden kaldırdı ve o da doğrularak arkama geçti.

Az önce gözlerimin önünde sırayla sikimi ağzıma alan karı koca şimdi de götümün önündelerdi. Az önce kölelerim gibi sikimi sırayla ağızlarına alıyorlarken şimdi ben onlarında önünde köle gibi domalmış olacakları bekliyordum. Hiç konuşmuyor, sanki hislerimizle anlaşıyorduk. Murat’a kondom takıcaksım değil mi dediğimde, “biz kondom kullanmayız ki” dedi. Bir an kala kaldım.. O noktada dönüş yoktu.. Sadece, “içime boşalma sakın” diyebildim. Olayı Lale’nin izlemesi , karı kocanın arkamda götümün ilk sikilmesine hazırlık yapması bugün bile bunları düşündüğümde bu satırları yazdığımda beni tahrik eden bir şey. Şu an bu satırları yazarken de semsert olduğumu söylememe gerek var mı bilmiyorum. “Peki” dedi Murat. “Merak etme ve rahat ol”. O an herşeye hazırdım. Onlarda bunun farkındaydı ve bu ilkimin özel ve güzel olması için çalışıyorlardı. Lale’nin bunu izlemesi ise ortamı sadece daha fazla ateşlendiriyordu. Lale götüme sokup çıkardığı parmağını çekti.. Ve.. Arkamda deliğimin üstünde yumuşaklık ve sertlik arası birşey hissettim. Bu Murat’ın sikinin başıydı.. O an kalbim heyecandan yüksek ritimde atıyor ve Murat’ın deliğime sokmasını büyük bir heyecanla ve arzuyla bekliyordum. Lale’nin çok güzel gevşettiği deliğim Murat’ın sikini içine almak için artık hazırdı. Murat hafif hafif bastırıp çekmeler yaparak, sikiyle deliğimi daha da gevşetiyordu. İyice gevşedikten sonra itip çekme hareketleri iki ileri bir geri hareketlerine dönüştü ve artık sikinin başı deliğimi iyice gevşetmişti ve her an Murat’ın sikini içime alabileceğimi hissediyordum.

Derken.. Belli belirsiz bir acıyla Murat’ın sikinin başı deliğime girdi. Acı çok ama çok hafif ve o anlıktı. Neredeyse yoktu desem yeri. O anda hissettiğim his, evet nihayet.. Götümün deliğinden içeri bir sik girdi ve büyük zevk alıyorum. O anda aldığım his daha önce içime aldığım, mum, roll on şişesi, patlıcan v.s. aldığım hiç bir hisse benzemiyordu. Murat hafif bir ileri geri hareketi daha yaptıktan sonra sikinin kalan kısmını da yavaşça götüme soktu ve dibine geldi. Kasıkları götüme değdiğinde bunu hissettim. “Ohh.. Çok güzel.. Harikaaa” sözleri ağzımdan döküldü.. Bir süre öyle kaldık.

Ben zevkten zaman zaman inliyordum. Sonra hafifçe sikinin yarısını sokup çıkarmaya başladı. Çok yavaş. O anda Lale arkamdan çıktı ve altıma ters yatarak sikimi ve taşaklarımı yalamaya başladı. Ben de o posizyonda eğilip harika ve tatlı amını dillemeye yalamaya başladım. Lale’nin bacaklarını biraz daha kaldırıp, dizlerini göğsüne doğru hafifçe bastırıp arka deliğine ulaştım. Lale’nin her şeyi gibi arka deliği de harika bir güzellikteydi. Tüysüz, tertemiz ve yala beni der gibi bakıyordu ve bir yandan Murat arkamda hafif hafif gidip gelirken diğer yandan da ben Lale’nin o tatlı arka deliğine yumuldum. Yalamaya emmeye başladım. Dudaklarımı yapıştırıp göt deliğini vücudundan çekip kopartmak istercesine emip emip bırakıyordum. Aynı anda da farkına sonradan vardığım şekilde, Murat’ın biraz daha hızlanmasını istercesine götümü Murat’ın kasıklarına doğru itip çekmeye, gidip gelmesine eşlik etmeye başladım. Murat artık sikini boylu boyunca götüme sokup çıkarıyor ve kasıkları artık götüme biraz daha sert vuruyor ve ses çıkartmaya başlıyordu. Bir anda “durun geliyorum!” dedim. O anda sikime dokunmadan boşalacağımı hissettim. Ama bir yandan bu an hiç bitmesin istiyordum. O anda Lale de ağzını sikimden çekip göğüslerini sikimin altına getirip benim spermlerimi beklemeye başladı. Fakat kendimi tuttum. Belki bıraksaydım boşalabilirdim. Daha yaşanacak çok şey var diye düşündüm.

Götümü Murat’ın sikinden çektim ve Murat’a çekyatı işaret ederek “Şuraya oturur musun” dedim. Murat hemen oturdu ve ben sırtım Murat’a dönük şekilde elimle sikini deliğime ayarlayarak Murat’ın sikine oturmaya başladım.. Zaten gevşemiş olan deliğim hemen siki içine aldı ve kendimi Murat’ın kucağına bıraktım. Bu çok faklı ve hoş bir histi. Murat’ın kucağının sıcaklığını götümde hissediyordum. Siki tamamen götümde idi ve Murat göbeğimi ve sırtımı okşuyordu. O anda kendimi çok dişi ve Murat’a ait hissediyordum ve bu beni müthiş tahrik ediyordu. Heralde kadın olmak böyle bir şey. Ait olmaktan, bedenini sunmaktan, kendini vermekten tahrik olmak. Erkek olmaksa bu verilenin kıymetini bilip, ona hakkını vermek ve bu sahiplikten zevk almak. Bir biseksüel olarak bu iki hisside artık çok iyi anlıyor ve hissediyordum. Yavaşça oturup kalkmaya başladım. Murat’ın siki de içime girip çıkmaya. Zevkten inliyordum. Murat’tan da zevk iniltileri geliyordu.

Lale tam sikimin önüne göğüsleri gelecek şekilde durmuş bizi izliyordu. Ve gözünün hemen önündeki bu erkek erkeğe ama içinde yine de bir dişilik erkeklik barındıran sikişmeye bakıyordu. Otrurup kalkmalarımı biraz daha hızlandırdım. Lale’yi biraz daha kendime çektim şimdi sikim Murat’ın siki götüme girip çıktıkça Lale’nin harika göğüslerine sürtüyordu. Bu sürtünmeninde etkisiyle artık doruğa doğru yol almaya başladım. “Geliyorum.. ” diye seslendim, o anda Lale göğüslerini biraz daha yapıştırdı sikime. Durdum.. Ve sikime başka bir temasta bulunmadan sikimden spermler, bir haftalıktan fazla, artık jel kıvamına gelen spermler, sikimin ucundan çıkmaya başladı. İlk bir kaç fışkırma oldukça koyu ve kısaydı. Sonrakiler biraz daha akışkan.. Toplamda en az 5 defa fışkırmışımdır sanırım. Lale sonra şöyle demişti. “O ilk spermler öyle katıydı ki kalan spermler içinden çıkamayacak diye korktum”

Elimle daha fazla boşalmak için uğraşmadım. Zaten, tavsiyemdir, boşalmaya başladığınızda bırakın sikiniz doğal bir şekilde boşalsın. Boşalırken gidip gelme yaparsanız ya da elinizle devam ederseniz, içinizden fazla sperm boşalır ve bir sonraki seansa daha geç hazır olursunuz…

Sonra kalktım. Aslında Murat için devam edebilirdim. Onun zevki yarıda kalmıştı ama bu yaşadığım ilkler ve benim için harika son biraz mola almamı gerektirdi. Zaten onlarda herhangi bir serzenişte bulunmadığı gibi tersine ben Murat’ın kucağından kalktıktan sonra birbirlerine bakıp “Harikaydı, süperdi, evet muhteşemdi” dediler ve Murat elini havaya kaldırıp Lale ile çak yaptı. Sonra da ellerine bana doğru çevirdiler ve ben de çak yaptım.:) Bu görüntü benim kadar onların da zevk aldığını gösteriyordu ve seksin arkasından çak yapmak biraz komik olsa da beni de mutlu etti.

Sonrasında odaya geldim. Onlar hala çıplaktı. Ben de havluyu çıkardım. Lale oturduğum koltuğa pufu yanaştırdı ve inik sikimi eliyle kaldırarak başının arkasına koydu ve kasıklarımla birlikte sikime yasladı başını. Hafifçe bana dönerek ve gülümseyerek “Rahatsız olmasın değil mi” diye sormayı da ihmal etmedi. “Elbette hayır” dedim. Ve bir yandan elini tutup saçlarını okşamaya başladım. Murat “Nasıldı” diye sordu. Ben de “harikaydi, ne diyebilirim.. inanılmazdı” dedim. “Yani içime aldığım diğer nesnelerle kıyaslayamam bile ,müthişti” dedim. Lale “şu halime bak, üstüm başım ter, önüm ıslak, göğüslerimde spermler” deyip bir kahkaha attı. Biraz daha sohbet ettik. Ve onlarda duşa girdi. Giyinik geldiler. Ben de havluyla önümü kapattım. Sohbet etmeye devam ettik. Eve geldiğimizde saat 11 falandı. Şimdi de 12’yi geçiyordu muhtemelen.

Devamı sonraki hikayede.. 😉


KAYIT-II Serap-1

Uzun süre ara verdiğimiz farkındayım ama harbiden iş güç ciddi şekilde mani oldu yazacak zaman bulmama..

Aynı yıllara gidiyoruz. 90’ların ilk yarısı..
fethiye escort Yine yazlıktayız.. Sinem’den sonraki yıl sanırım, çünkü ehliyetim var, onu net hatırlıyorum. Ehliyetim olduğunu hatırlamama sebep de anımın içinde araba olması değil, çok taze şoförken yaptığım sağlam bir kaza nedeniyle tamirde olması..

Bu defa ben de ösys’ye gireceğimden yazın ortasından sonra merkeze gitmeler sıklaştı. Sinem konusu yaz başından hemen önce kapandıktan sonra birkaç ilişkim oldu ama onlara dair hatırladığım pek az şey var. Ama bir Serap var ki.. konumuz da o zaten..

Orta-Lise döneminde 3 sene kaybedip 2 defa okul değiştirmemden dolayı öSS’ye gireceğim yaş grubu farklılaşmıştı ve kanka arkadaşlarımın da çoğu yaz aylarındaki üniversite finalleri bütleri nedeniyle düzenli şekilde yazlığa gelip gitmediklerinden kendime bir sene önce “pale” dediğim, birkaçının seksek oynadığı zamanları hatırladığım tayfadan günlük arkadaş çevresi yapmıştım. Bunlardan biri de Caner piçiydi. Caner “almancı” sınıfının Brüksel’de yaşayan tipinden (fransızcı) bir çocuktu, hatta annesi fransızdı (Fransız derken, oralı işte.. belçikalı)… Müzik zevklerimiz Almancılara göre daha birbirine uygundu ve kapalı çevrede hep Türklerle yaşayan Almancılara nazaran batıya entegre, eğlenceli bir çocuktu. Kızlar konusunda da acayip rahat bi elemandı.

Ben Caner’i buldum diye seviniyordum ama diğer taraftan Caner de beni bulduğu için, daha doğrusu normalde o tayfayla ilgilenmeyen “abilerden biri” ile arkadaş olduğu için mutluydu ve hep dibimdeydi. Uzun lafın kısası bok gibi de parası vardı cebinde, çanta gibi gezdirmemin bir sebebi de bu olabilir  Neyse ya girdim çıkamıyorum konunun sosyolojisinden (korkmayın kızlar, Caner’i sikmedim )) )

Konuya gelelim, ben bu Caner’i dersane için merkeze gittiğim zaman da götürmeye başladım.. Seviye tespit için her dersten ayrı sınavlar yapılan bir dönemdi ve ben içeride sınava girerken o da okul-dersane-cafe birleşiminden oluşan caddemizde aylaklık yapıyordu. Sonra da takılıyorduk işte beraber.. Yine bir sınavdan çıktığım bir gün, Caner’i orada bir bilardocuda buldum.. Ama yanında iki kız var… Kızların ikisi de çıtır sınıfından, net gideri olan hatunlar.. tanıştırdı.. Serap, Burcu.. Burcu’yu tonlama şeklinden “yengen olur (mu ki)” mesajını aldım ve gözle de işaret ettiği üzere siktirip gidip Serap’ın yanına çöktüm..

Burcu çok samimi olmazsam da ikincil üçüncül grup arkadaşlarımdan birinin kardeşi çıktı, o anlamda ona canerin yazması daha yerinde oldu. Serap’ın da ilk izlenimin tersine bir hayli güzel ve tarz bir hatun olduğu, onun aslında üni öğrencisi olduğu ve tıpkı Caner gibi onun da yazlıktan burcu’ya yanlayıp şehre geldiği ortaya çıktı.. biraz eşli bilardo, biraz kayıntı falan derken cafenin üst katında dört kişi laklak yapmaya başladık.. O zaman meşhur bir oyunumuz vardı kızları mıncıklamak hedefli.. şişe çevirmece gibi ama nesne şişe değil kibrit.. kibriti cilli atar gibi döndürerek masaya atıyorsun, dik gelirse istediğin birinden (uzun tarafı üstüne gelirse masum, mucize olur kısa tarafı üstüne dimdik oturtursan da istediğin şekil dilli falan) bir öpücük alıyorsun.. bunu oynayama başladık, Caner piçi oyunu 5dk önce öğrenmesine rağmen her atışında cuk oturtuyor, dönüp burcuya yumuluyor; Burcu bile 1-2 denk getirdi.. Amk ne hikmetse o oyunun hem mucidi hem ronaldo’su (orijinal Ronaldo) olan ben, bir türlü dik atamadım.. 8. 9. Turda falan Serap da bir tane denk getirdi, geldi beni yanak dudak karışık masum şekilde öptü. Hırs yaptım aldım elime, çevirerek bir salladım… Kibrit kutusu masanın kenarından yere düştü ve herkes koptu gülmekten.. Sonra Serap yere bakarak “Bİ DAKKA!” dedi.. eğilip bir baktım, kibrit kutusu yerde, ve sürtülen taraf değil kısa taraf üzerine dik şekilde duruyor..

OOOooo! Falan oldu herkes… Serap: “artık ne istersen yapabilirsin” dedi davetkâr bir şekilde.. Elinden tutup ayağa kaldırdım, dans eder gibi sarıldım, dudaklarına yumuldum ki o da benim kibrit kabiliyetsizliğimden dolayı 10 dakikadır burcuları yiyişirken görmekten hırs yapmış olmalı.. aynı iştahla ısırıklara boğdu dudaklarımı…. Ciddi ciddi 5 dakika boyunca falan öpüştük…

Tam tezgahı kurmuştuk ki ayvalık escort Erkek Lisesi’nden gıcık bir hoca yanında yaşlı bir karı ile kafenin üst katına çıktı. Dükkanımızı bozdu resmen.. hadi çıkalım buradan dedim ve bira falan alıp bizim eve gitmeyi “müzik dinlemeyi(!)” teklif ettim.. Hiç ikiletmeden kabul ettiler.. Caner paraları kesildi, bakkaldan iki poşet dolusu bira-çerez edinildi.. 20dk sonra eve attık kapağı…

O yaz Metallica konseri vardı ve Serap’ın da benim de gittiğimiz anlaşıldı. Önce yarım saat kadar speed müzik eşliğinde kafa sallanıldı hızlı tempo bira içildi.. sonra biralar çarptı herhalde ki ilk olarak “fade to black” üzerinden slow şarkılara giriş yapıldı.. ben müzik setinin dibine çöktüm, Serap yanımda bitti.. Baktım ki Caner’le burcu birbirlerine yumulmuşlar, ben de yerde bağdaş kurmuş şekilde Serap’la öpüşmeye başladım… kıvır kıvır siyah saçları vardı, siyah askılı bluzu vardı ve arasından çok büyük olmayan memeleri görünüyordu..
Araya bir hamle yapsam mı naapsam diye düşünürken Caner; “biz arkaya gitsek kızmazsınız dimi? Diye bir soru attı..

Allah mı söyletti bilmiyorum, Serap’ın gözlerinin içine bakıp “arka odayı size kaptırmayız” dedim.. ulan resmen gaz bekliyormuş karı, bir anda ayağa fırladı ve koşmaya başladı.. ben de arkasından.. Ara kapıyı kapattım, kendi odamdan anahtar alıp ona taktım ve kilitledim.. o yıllarda eve iki kız atıyorsan, birbirinin ne yaptığını görmemeleri allahın emriydi.. karı milletinin dedikodu çarkları yüzünden “iki panpa iki arete çakacağız” derken, elin skinde kalakalırdın.. hatunlar her boku yiyip, sonra diğerine elletmedim bile sadece öpüştük hahaayt! Diye artistlik yapıyorlardı, herkes kimin eline kimin ağzına aldığını, kimin önden kimin arkadan verdiğini, hatta sonraki zamanlarda herkes herkesin herkese verdiğini bildiği halde böyle salak muhabbetler ısrarla vardı..

Neyse, ev fiilen federal almanya- demokratik almanya olarak ikiye ayrıldığında müzik setinde benim çeşme escort “karışık rock slow” isimli tamamen pompa amaçlı salak complation kasedimden scorpions çalıyordu (wind of change)…

Tuttum Serap’ın elinden ve zaferimizi, henüz fethettiğimiz yatak odasında kutlamak üzere arkaya götürdüm.. daha ayaktayken yumuldum aynı kafede yaptığım gibi.. fonda çok alttan gelen müziğin temposuyla adım adım dans hareketleri ile yatağa yaklaştık.. sonunda onun bacakları yatağa değdiğinde dengemizi birlikte kaybederek yuvarlandık üstüne..

Bu, benim o yatağa son 1 yıl içinde 3. Yuvarlanışımdı.. daha doğrusu 3. Farklı kızla yuvarlanışım.. Biri tahmin edeceğiniz üzere Sinem (defalarca) diğeri bir gece sabaha karşı süpriziydi (bir ara yazarım) şimdi de Serap…

Serap’ın tam üstüne çıkmadım.. Hafif yanında ama fiili hakimiyet bende olacak şekilde öpüşmeye devam ettik.. Artık ellerimi bir yerden başlatmam gerekiyordu ki en masum şekilde yüzünü avcumun içine alarak başlatmaya karar verdim.. Çok masum gibi beceriksizce öpmüyordu ama motor olmadığı da belliydi… boynundan öpmeye başladığımda heyecanlandı, başımı kendisine bastırdı, bacaklarını aralayıp dizimin dişiliğine baskı yapmasına izin verdi.. bir elimi bluzun üzerinden göğüslerine indirmeme de tepkisi olumluydu.. ellerini belime attı, hem tshirtümü sıyırıp bana dokunuyor, hem de hafiften defans yapıyordu bu şekilde..

Kızın kodu belli olmuştu benim için.. fazla ısrar etmeden sürekli çalışarak libidosunu yükseltecek, her yükselme anında birkaç yarda ileri gideceğim ve sonra o noktadan yeniden başlayacağım bir tür NFL maçıydı tüm türk kızlarıyla olduğu gibi.. kötü hareket ise aynı yerde takılıp birkaç denemeyle aşamazsam yine tıpkı NFL gibi 4. Hakta FG denemek olurdu herhalde (bunun seks karşılığı yok). Ters hamle ile tokat yemek de intersection olur muhtemelen..

Yine de her 90’s model UNİ öğrencisi hatunun illaki aşmış olması gereken birkaç nokta vardı, onlardan birini kısa kesip önce kendi tshirtümü çıkardım, sonra onun bluzuna (sıra sende) yöneldim.. Aferin kıza ki anlamsız noktalarda ısrar etmedi. Askılarını yandan sıyırdı, bluzunu hafifçe beline indirdi.. bu sırada benim o göğüslerin ortaya çıkış anına hayranca bakışımı da sevdi herhlde ki beni tutup kendine, bu defa tam üstüne doğru çekti ve bacaklarının arasına da girerek yeniden birleştirdik vücutlarımızı..

Uzun uzun öpüşmeye devam ettik.. Güzel öpüyordu ama artık sıkmaya başlamıştı tekdüzeliği, inlemiyordu; ışık da vermiyordu, bir şey yapmam lazımdı.. iki kot şortun toplamda 1cm civarındaki zırhını düşününce libidosuna baskı da yapamıyordum skimin sertliğini kullanarak ki pek sertleşmiş de değildi.. Önce biraz yana devrildim, kendime hareket alanı açtım.. sonra bir elimi göğüslerine attım.. bu biraz heyecanlandırmıştı Serap’ı.. aşağıya doğru indim ve göğüslerini yalamaya başladım.. yalarken de işaret parmağımın tırnağı ile göbeğine doğru tenini çize çize uyararak indim.. kafamı tutup iyice sıkarak nefessiz bıraktı beni ve bacakları yerinden oynamaya kasılmaya başladı çok ufak.. bundan da cesaret aldım ve kot şortun baba düğmesine kadar ulaştım.. karnının inip kalkmasından yararlanarak bir boşluk bulup başparmağım hariç diğer parmaklarımı içeri iteledim.. hala frene basmamıştı ve işler umduğumdan daha heyecanlı bir hal almıştı.. ben de kazık gibi oldum bir anda..
Külotunun üzerinden okşamaya başladım pis salak tadında kılları olduğunu fark ettim.. bu sırada dışarıda kalan tek parmağımla beyhude uğraşsam da; çok geçmeden kot düğmesinin tek parmakla açılmasının imkansızlığını anladım.. O an biraz hırs yaptım çünkü kıllı bir am hiç görmemiştim (toplamda torrospusu dahil 10 am görmemiş biri için fazla sürpriz sayılmaz, kabul) elimi geri çektim.. Serap’ın vücudu resmen protesto etti bu hareketimi.. orada kalmamı istediği belli oluverdi birden. “Ulan kendimi ileri hamlelerimi durduracak görünen bir hatuna göre ayarlamışım, kız geri ve yan pası yuhalayan tt-arena seyircisi çıktı” şeklinde bir kafa karışklığı da yaşıyordum yani..

Devamını doğaçlama yapacaktım çünkü ilk notumdan farklı bir hatun olduğu kesindi.. bu sırada 90’lık kasette slowlar bitmiş; çetin’in son yarım saate sığdırdığı birkaç Rage Against The Machine şarkısı çalmaya başlamıştı.. Serap’ın RATM sevdiğini (o yıllarda bilen yoktu ki seven çıksın) anlayınca daha bir sıkı sarıldım davama..

Önce dudaklarına geri döndüm rocker kızımın… sonra kot şortunun tepe düğmesini memur ciddiyeti ile açtım.. sonra beline indirdiği bluzu kıçından sıyırır edasıyla şortunu da belirli noktaya kadar çekeleyerek ondan kurtuldum.. elimi tekrar aşağıya attığımda şort artık kukusuna engel olmayacak seviyedeydi.. bu sırada şortu it bluzu çek iteleşmesi sırasında yanyana yatar, biribirimize bakar hale gelmiştik. Buhali ile kendi elleri ne yapacağını bilmez halde belimi tutuyordu.. birini aldım.. sıkıca tuttum.. usulca aşağı, kendi kot şortumun üstüne getirdim.. neyi tutması gerektiğini anlamıştı ve tuttu.. O bunu yapınca ben de kendi kot düğmemi ilikten boşayıp elini içeri iteledim.. Serap bir kes daha şaşırtıp bokser üzerinde oyalanmadan elini doğrudan içine soktu ve benim kıllarımı tırnakları ile kaşıyıp skime sürtünmeye başladı.. “Ulan sen yaparsın da ben yapma mı” mantığıyla derhal rövanşı aldım ve sol elimi külotunun altına atıverdim.. tüylerinden daha aşağıya inip kapalı bacaklarının izin verdiği kadar klit’ine de dokunmaya başladım..

O an birden plağın hızı değişti sanki.. Serap bir anda irkildi.. ağzından ilk defa ah! Sesi çıktı.. bacaklarını biraz araladı ve bana yaklaşarak ben hiçbir şey yapmadan kukusunu avcumun içine soktu.. kendisi de skimi kavrayıp bir tür 31 çektirmeye başladı… bunun verdiği gazla şortlardan nasıl kurtulacağız amk! Diye düşünürken yatağın epey aşağısında olduğumuzu hatta bacaklarımızın aşağıya sarktığını görüp serap’ı da tutarak sürtüne sürtüne yastığa doğru çıktık ve o sırada şortlar dizimizin de altına düştü.. Bir bacağını arkasından tutarak kendime çektim ve o bacak şorttan tamamen kurtuldu. Kendi şortumu nasıl çıkardığımı hatırlamıyorum bile 
Serap skimle oynarken ona yardımcı oldum, yarı sıyrılmış olan boxerımı tamamen aşağıya gönderdim.. Onun külotunu çıkartmak için yaptığım hamleye ise çok da net olmayan ama ısrarı göze alamadığım bir defans yaptı.. pes etmedim ama erteledim.. serabı sırtüstü yatırıp üstüne çıkmaya çalıştığımda buna da mani oldu onun yerine ters tarafa döndü sağ kalçasının üzerine yatarak kaşık pozisyonu aldı.. hemen yapıştım arkadan sarıldım.. boynunu öpmeye, boynunun altından geçirdiğim bir elimle göğsünü sıkmaya diğer elimle de önden kızlığıyla oynamaya başladım.. Skim de kalçalarının içine gitmiş slibinin müsaade ettiği kadar o tarafa baskı yapıyordu.. 3 yerden birden uyarılan serap kendini yine bıraktı.. bacaklarını hafif araladı, slibi kenara sıyırmama müsaade etti elimle skim ön tarafta buluştu, hatta skimi sıyırdığım slipin içine kaydırmayı da başardım ve artık serabın ıslaklığı aletimi boyamaya başladı..

serap bir elini arkaya, kalçama doğru atıp beni kendine doğru çekmeye başladığında bu kızı gerçek anlamda sikebilme ihtimalinin ne kadar büyük olduğunu fark ettim.. ne yapsam da yeterince cenin pozisyonu almamış olduğundan skimi içeriyi zorlayacak hale getiremiyordum.. Serap bana yardımcı olmuyordu ama diğer taraftan mani de olmuyordu. Basbayağı hoşuna gidiyordu ve istiyordu ama sanki illa herşeyi benim yapmam, bir çözüm bulmam lazımmış gibi davranıyordu.

Seyrettiğim filmlerden olması gerek, bir anda serap’a yapışıp sırt üstü dönüm ve onu da üstüme sırtüstü uzanır hale getirdim.. böyle yapınca bacaklarını iki yana açtı ve skim serap’ın slipi dışında bütün dikliği ve iştahı ile amının önünde dikildi.. onu önce bir elimle kilotun üstünden bastırmaya ve bir sürtünme ritmi tutturmaya çalıştım.. bir elim serap’ın sol göğsünde, dilim de sağ kulağının içindeydi.. slipi tekrar sıyırmaya çalıştım ama önden sıyırmak arkasını sıyırmak kadar kolay olmuyordu.. eeh!’ dedim herhalde ve iki taraftan slipi tutup aşağıya itmeye çalıştım (bir “lütfen ama” da demiş olabilirim)… olduğu gibi kalsa hayatta çıkımazdı ama bir anda bacaklarını bitiştirip kilotundan kurtulmama yardım etti.. böylesi çok daha ıslaktı.. skimi bir kez daha cepheye sürdüm, üstten elimle bastırıyorum kukudan uzaklaşmaması için, serap’ın kirli sakalı elimi gıdıklıyordu ama her türk evladı gibi ben de bunu hedefe bu kadar yakınken hiçe saymayı başarabildim.. skim serap’ın dudakları arasında gidip geliyor; her defasında daha çok ıslanıyordu. Bu sırada serap sesli inlemeye başlamıştı ve arada “seni tanımıyorum” gibi birşeyler geveliyordu.. Ama benim için dönüş yoktu.. sadece kafamın bir yerinde “bakire olup olmadığı” sorusu vardı ki onun da cevabını bir an evvel öğrenmeye sonsuz hevesliydim.. elimle üstten bastıra bastıra artık dudakların arasında kaymaktan çok girişi zorlamaya başlamıştım.. elime gerek bile kalmamıştı çünkü sikimin gidebileceği tek bir yer vardı..

Serap iki eli iki yanda çarşafları sıkıyor, harika zevk alıyordu.. kendimi hafifçe aşağı kaydırıp serap’ın da belinden tutarak hareket alanı kazandım ve yüklenmeye başladım.. ilk çekişimde sıcacık ve dar bir tünele girmemle çıkmam bir oldu.. serap ise inledi.. ikinci çekişimde biraz zorlanarak da olsa skimi yarısına kadar soktum ateş kuyusuna.. geri çıkarken serap ah vah şeklinde bir elini getirdi ve aynı benim yönlendirdiğim gibi skimin üstüne koydu yolundan kaymasın diye.. o an bakire olması ihtimal kafamda ’a falan düşmüştür sanırım.. biraz da bunun gazı ve serabın elinin rehberliğine güvenerek kendimi iyice geri çektikten sonra serap’ın belini sıkıca tutarak onu kendime, kendimi ona ittim ve köküne kadar girdim inleyerek.. tabi o da en uzun inlemesini çekti.. sımsıcak bir yerdi.. daha önce girdiğim her amdan daha sıcaktı.. Evet bakire değildi, ama daracıktı… Çok kısa sürede boşalacak gibi oldum.. Hemen kendimi geri attım ve içinden çıktım.. Durumu anlamadı, ne olduğunu sordu.. daha makul bir pozisyona geçelim tarzı birşeyler geveledim ama ısrarla misyoner’e izin vermedi ve kucağıma da gelmedi.. önce kaşık pozisyonuna aldım ama bu defa belini iyice kırdım ve bir bacağını üstüme alarak pompalamaya başladım.. kısa bir süre sonra yeniden boşalacak gibi olunca biraz mola olsun diye dizlerimin üstüne dikildim, serap yan yatar ben ayakta şekilde yeniden girdim.. böyle daha çok hoşuna gitti sanırım ki birden inlemeleri artmaya başladı.. onun sesi artınca ben yeniden boşalma noktasına geldim ama artık pozisyon molasıyla falan geçiştirilecek gibi değildi… zaten serap da sen boşal beni boşver diye sertçe emir verince elimle sıktığım skimi bir anda boşladım ve biri taa serapın dudağının kenarına olmak üzere ardarda salvolarla serap’ı vücudunun sol tarafını şefin menisine (komiklikçi beni) boyadım…

Bir süre nefeslendikten sonra birbirimize sarıldık.. Serap’a neden yüzyüze yaptırmadığnı sordum ve önce yavaşça sonra iç çeke çeke ağlamaya başladı… Anlattığı şu: Üniversitenin ilk haftasında bir tür wellcome party şeyine gitmiş. Orada tanıştığı çocukla o gece birkaç kişi bir eve gitmişler.. herkes kendi hatunuyla odaya çekilmiş, bu çocukla da iş ilerlermiş, bakire olduğunu ve yapmak istemediğini söylemiş ama çocuk biraz daha biraz daha derken bir şekilde bunu çırılçıplak soyup bacak arasına girmiş (alkol de var tabi bolca)… bana güven diye sürtünmeye başlamış eleman.. gözlerimin içine bak ve bana güven diye.. bu da çocuğun sürtmelerinden zevk alınca hafiften salmış bacaklarını.. çocuk birkaç gidiş gelişten sonra bunun zevk de aldığını görünce hızlanmış.. bu da daha çok zevk almış..

Şöyle dedi kelimesi kelimesine: ”kısılmış gözlerle çocuğa bakarken, son geri çekilişinde birden bakışı değişti.. sokacağını anladım ama ellerim ayaklarım ağırlaştı kendimi kasamadım.. nazik bakışı pis bir sırıtmaya döndü ve ben bir şey yapamadan kayganlıktan da faydalanarak bilerek bana rağmen soktu ve bütün gücüyle üstüme kapaklanıp sikmeye başladı, sonra da içime boşaldı.. o günden sonra 3-4 defa denedim ama bir erkekle yüzyüze sevişemiyorum, gözümün önüne o yavşak geliyor midem bulanıyor..”

Neyse.. Böyle bir hatundu Serap da (ismi takma ama benzer bir isim)… olur da burayı okursa kendisini yazdığımı anlar ve ikinci defa istemsiz sikilmiş gibi hisseder muhtemelen ama çoktan aştığını düşünüp değiştirerek de olsa yazdım. Serap’ın devamı gelecek. Bir Serap anısı daha var. Bu arada söylemeyi unuttum, geldikleri yazlık bölge de bizim yazlığın yan mahallesi sayılacak bir yer. Komşu çıkmıştık yani..

Not: Burcunun ismi takma değil ama.. İşimizi bitirip toparlanıp salona gittiğimizde Caner hala Burcu’nun tişörtünü çıkartmaya çalışıyordu bu arada


Arkadaşımın İhaneti (Part-1)

Herkese merhabalar.Yakın zaman önce başımdan geçen zonguldak escort olayı anlatmak istiyorum.Ben 20 yaşında, 181 boyunda, 63 kilo, tüysüz biriyim.Üniversite okuyorum ve arkadaşımla bir evde kalıyorum.Aynı evde kaldığım arkadaşımın ihaneti yüzünden gay olmuştum.Ev arkadaşım genelde kağıt oyunları oynardı.Eve o yüzden çok geç gelirdi.Ben de bu duruma alıştığımdan dolayı onu beklemeden uyurdum.Çünkü sabahları erken saatlerde dersim olurdu.Bu rutin belli süre böyle devam etti.Ta ki bir sabah uyandığım zaman el ve ayaklarımın bağlı olduğunu üzerimde kırmızı tanga,siyah jartiyer çorap,siyah sütyen,ayağımda topuklu ayakkabı ve ağzımda ağız topu olduğunu görene kadar.Ne sesimi çıkarabiliyor ne de hareket edebiliyordum.Neye uğradığımı şaşırmıştım.Karşımda 4 kişi vardı.Birisi ev arkadaşımdı.Ne oluyor tarzında bakışlarla gözlerinin içine bakmaya başladım.O da bana bakarak “Borçlarımı ödemenin başka yolu yoktu.Seni istediler ben de kabul ettim” dedi.Sinirlenmiştim ama hiçbirşey yapamıyordum.Diğer 3 kişiden iri olan hadi başlayalım işimize dedi ve domaltıp bağladı.Kıpırdayamıyordum artık.”Deliği çok darmış bu orospunun biraz genişletmek lazım” dedi.Deliğime sürtmeye başlamıştı yarrağını.Gözlerimden yaş gelmeye başlamıştı.Ama pek umursamıyordu bunlar.Artık zamanı geldi diyerek yarrağını deliğime sokmaya çalışmaya başladı.Gözlerim karardı.Yaş gelmeye başladı.İyice yükleniyordu.En sonunda lap diye girdi götüme.Vakit kaybetmeden pompalamaya başladı.Canım çok acıyordu ancak engel olamıyordum.Tam bu sırada diğerlerinden biri ağzımdaki topu çıkarıp yarrağını ağzıma soktu.Hemen sertleşmişti yarrağı.Şimdi hem ağzım hem götüm sikiliyordu.Bu işkence 15-20 dakika kadar devam etti.Sonunda arkamdaki içime boşalıp çıktı içimden.Ben tam bitti diye rahatlamışken ağzımdaki ağzımdan çıkıp götüme girdi tam acıdan bağıracakken sonuncusu ağzıma yarrağını sokuverdi.Yine aynı şekilde tempolu şekilde sikmeye başladılar.Deliğim alışmaya mı başlamıştı yoksa hissizleşmeye mi başladı bilmiyorum.Bu boşaldıktan sonra ağzımdaki arkama geçti.Ağzıma topu tekrar taktılar.Arkamdaki de sert bir şekilde siktikten sonra samsun escort
toparlandılar.Arkadaşıma dönerek “Borcun sıfırlandı.Bu taze için de 1000 TL veriyoruz ” diyerek önüne 1000 TL atıp gittiler.Arkadaşım parayı cebine koyduktan sonra beni bağlı ve rezil bir halde bırakarak odadan çıktı.Spermin tadı çok garip geliyordu bana.Ben de yorgunluktan uyuyakaldım.Aradan ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum.Uyandığımda hala bağlıydım.El ve ayaklarım uyuşmuştu artık.Ne kadar daha bu halde kalacağımı düşünürken arkadaşım denecek şahıs odaya geldi.Ağzımdaki topu çıkardı.Çıkarır çıkarmaz yüzüne tükürdüm.”Beni ne hale soktun seni adi herif.” diyerek tepki gösterdim.”Kusura bakma ama borcumu ödemek için başka çarem yoktu.Çok borcum vardı.Senin sayende hem borcum kapandı hem de cebime para girdi.Bunların devamı da gelecek.Hem de sen isteyeceksin.”dedi.”Şaşırmıştım.”Nasıl yani?”diye sordum.O da bana ben sikilirken çektiği videoyu gösterdi.Ardından”Eğer dediklerimi yapmazsan seni rezil ederim insan içine çıkacak halin kalmaz.”dedi.İyice çökmüştüm.Topu tekrar ağzımayalova escort tıkarak odadan çıktı.

Devamı gelecek…


Yengemle İki Magandaya Siktirdik Kendimizi

Yengemle İki Magandaya Siktirdik Kendimizi! (Seray 25 Y., Alanya / Türkiye)

Slm ismim Seray. elazığ escort
25 yaşına bir kızım (ama Bakire değilim, bekaretimi İstanbul’da üniversitede okurken kaybettim). Bitirdiğim bölüm Otelcilik ve Turizm olduğundan ve amcamın Alanya’da bir oteli olduğundan, bir sezondur Alanya’da yaşıyorum ve amcamın otelinde çalışıyorum. Yengemin adı Demet, yani amcamın karısının. Ergenliğe adım attığım yaşlardan beri yengem nedense bana çok çekici gelmiştir. Aslında içimde lezbiyenlik adına hiçbir duygu yok ve yengemden başka hiçbir kadını da arzulamadım. Normal bir şekilde erkeklerden hoşlanıyorum.

Yazın sonlarına doğru, sezonun yoğun dönemleri geçmiş, işler azda olsa hafiflemişti. Yengemin otelde aktif olarak bir görevi yoktu, ama ben sıkı bir şekilde çalışıyordum. Resepsiyondan tutun da, kayıt, muhasebe ve katçı kadınların takibine kadar her işi yapıyor, haftada 7 gün otelin herşeyiyle ilgileniyordum. Yani yazın nimetlerinden faydalanamıyordum. Bir pazar günü amcam bana, “Bugün izinlisin, hadi yengenle beraber sahile gidin.” dedi. Ben, yok falan dedimse de, yengem de, “Hadi gidelim!” diye ısrar etti. Yengemle aramız çok sıkı fıkı değildir aslında, ama dediğim gibi ondan hoşlanıyordum. “Tamam yenge, gidelim.” dedim ve odama çıktım hazırlanmak için…

Atletik bir vücudum vardır. Boyum 1.70 ve 59 kilodayım. Vücudumu beğenirim, sadece göğüslerimin daha büyük olmasını isterdim. Göğüslerim portakal büyüklüğündeler, ama dimdikler. Hemen bikinimi giydim. Pembe çiçek desenli, altları yandan bağlamalı, normal bir bikini idi. Birkaç tane çok açık olan bikinim vardı, ama onları dışarıda giyecek kadar cesur değildim açıkçası. Ama yine de çantama bir tanesini atmıştım. Teşhiri severim. Webcamda falan takılırım bazen, o zaman giyiyorum ancak. Bikinimin üstünde beyaz pileli bir etek ve kolsuz kısa bir tişört giymiştim. Otelin lobisinde yengemle buluştuk. Alanya merkezinde bir plaja gidecektik, otelin plajını kullanmak istemedik, farklı bir yer istemiştik.

Yengemin arabasına binip Kleopatra plajına vardık. erzincan escort
İki şezlong kiraladık, adam gelip şemsiyelerimizi dikti. Yengem de şort ve tişörtünü çıkartıp sırtüstü uzanıp güneşlenmeye başladı. Yengemi neden arzuladığımı anlayamıyordum. Yengem 40’lı yaşların ortasında, hafif kilolu, 1.60 boylarında bir kadındı. Saçları hep permalıydı, rengini değiştiriyordu hep. Teni güneşten esmerleşmişti artık. Bikinisi gayet normal bir bikini idi. Ben de eteğim ve tişörtümü çıkarıp bir sigara yaktım ve şezlonga uzandım. Yengemle havadan sudan muhabbet ediyorduk. Sahil kalabalıktı. Sigaramı bitirdikten sonra yengemden güneş yağını istedim. Bana uzattı. Vücudumun ön tarafına sürdüm ve “Sen de istermisin yenge?” dedim. Yengem de, “Sen sür!” dedi. Sırt üstü yatıyordu. Göbeğinin üstüne döktüm yağı. Karnına, omuzlarına, göğsüne sürdüm (memelerine de dokunmak isterdim, ama cesaret edemedim tabi ki. Yengemin memeleri gerçekten iriydi, benimkilerin olmasını istediğim gibi). Oradan aşağılara, baldırlarına ve bacaklarına sürdüm. Ellerim kasıklarına yaklaştığında öyle heyecanlanıyordum ki! Yengem ise hiç birşey o yokmuş gibi yatıyordu…

Yengem sonra yüzüstü döndü. Arkasına sürerken ellerimi giresun escort
birazda olsa bikinisinin alt kısmından içeri doğru sokarak kalçalarına dokunmuştum. Yengemi yağlamam bitince, yengem, “Gel, ben de senin sırtına süreyim!” dedi. “Tamam!” deyip yüzüstü uzandım. Sırtımdan başladı yağı sürmeye. “Kız sen neyle temizliyorsun tüyleri?” dedi, ama ben cevap vermedim. Üniversiteye giderken lazerle temizletmiştim, sadece amımın üstündekiler duruyordu. Yengem sırtıma sürerken bikinimin ipini çözmüştü. Sırtımdan bacaklarıma geçerken de, bikinim altını yanlardan ortaya çekip kalçalarımın arasına soktu. Ben napıyorsun gibisinden hareket edince, “Dur kız! Senin gibi vücudum olsa altıma ufacık bir tanga giyerdim. Bırakta popon güneş görsün biraz!” dedi. Yengem kalçalarıma dokunurken içim gidiyordu. Sonra kasıklarımı ve bacaklarımı da yağladı ve “Tamamdır!” deyip kendi şezlonguna geçti. Ben de bikinim üstü çözülü, altıda kalçalarımın arasında, yüzüstü yatarak güneşlendim…

15 dakika sonra yengem, “Hadi önünü dön de yağ süreyim!” dedi. “Tamam!” deyip, bikinimin üstünün ipleri bağlamaya çalışırken, “Kız bırak şunu, rahat ol biraz, taş gibi göğüslerin var!” deyip, bikinimin üstünü almaya çalıştı, ama ben tutarak, “Utanırım ama!” dedim. Yengem, “O zaman beraber çıkartalım!” deyip bikinisinin üstünü fora edip, bembeyaz memelerini özgürlüğe kavuşturdu. Muhteşem görünüyorlardı, meme uçları kocamandı. Ben de bikinimi göğüslerime tutarak doğruldum. Yengem bikinimin üstünü çekerek aldı elimden ve “Yat bakalım!” dedi. Ben biraz çekingen davranıyordum. Onca insanın içinde üstsüz kalmaktan utanmıştım. Yengem kollarımı geriye doğru ittirdi, memelerim tamamen ortaya çıkmıştı. Yağı karnıma döktü, karnıma, göğüslerime omuzlarıma bacaklarıma sürdü. Ama ben yengemin ellerinin altında eriyordum. Bana tekrar, “Nasıl temizliyorsun tüylerini?” diye sordu. Lazer yaptırdığımı söyledim. Bu arada bikinimin altını birden havaya kaldırıp, amımın üstüne baktı. Yukarıya doğru bir çizgi olarak bırakmıştım amımın üstündeki tüyleri. “Bunları elletmemişsin?” dedi. Ben de, “Utanıp açamamıştım!” dedim. Yengemin bu hareketleri şaşırtmıştı beni. Aslında yengem biraz hoppa bir kadındı, ama abartmadan.

Bütün vucudum yağ içindeydi. Yengem sürme işlemini bitirince yerine geçip ellerini arkaya attı, memeleri ortada güneşlenmeye başladı. Ben de aynı şekildeydim. Sahilde birçok erkeğin gözü üstümüzdeydi. Özellikle Maganda tipli erkekler hiç çekinmeden bizi süzüyorlardı. Nasıl süzmesinlerdi ki, ikimizin vücudu da güneşin altında yağ içinde parlıyordu. Eminim çok seksi görünüyorduk. Biraz daha güneşlendikten sonra yengem, “Hadi denize girelim!” deyip ayağa kalktı. Memeleri açıktaydı ve bikinisinin altı da koca kalçalarının arasında girmişti ve hiç düzeltme gereği duymamştı. Ben, “Tamam!” deyip bikinimin üstüne doğru hareketlenmişken, elimden tutup, “Bırak şunu artık!” deyip, çekerek kaldırdı beni…

Denize uzaklığımız 20 metre falan vardı. Ben de yengem gibi üstsüzdüm ve bikinimin altı aynen kalçalarımın arasındaydı. Biraz utanıyordum açıkçası. İki üstsüz kadın, el ele, denize doğru yürüyorduk. Dışarıdan ne kadar azdırıcı göründüğümüzü hayal edersiniz herhalde. Denize girdik. Su ateş içindeki vücudumu serinletmişti. Biraz yüzdükten sonra kıyıya doğru geldik. Ayaklarımız yere bastığında dalgalarla oynamaya başlamıştık. Dalgalar üstümüze geldiğinde hopluyorduk. Memelerimiz de bizimle birlikte tabi. Dalgalar büyük geldikçe yengem bana sarılıyordu. Yengemin çıplak vücudu benimkine değdikçe mahvoluyordum. Ama benim de utangaçlığım geçmişti, fırsatı buldukça ben de sarılıyordum yengeme, kalçalarını avuçlarımın arasına alıyordum. Göğüslerimiz birbirine değiyordu arada. Soğuk sudan sertleşmişti uçları. Göğsümün üstünde hissediyordum yengemin meme uçlarının o sertliğini…

Yengem, “Hadi çıkalım.” dedi ve önden çıktı. Bikinisinin altı kalçalarının arasında kaybolmuştu artık, hiç düzeltmeden şezlonga doğru yürüyordu önümden. Ben de aynı şekilde yarı çıplak arkasındaydım. Hiç kurulanmadan bir sigara yaktım. Zaten kalçalarımın arasına girmiş bikinim iyice yerleşmişti araya, birde hiç düzeltmeden oturunca sıyrılıp çatalımı da ortaya çıkarmıştı. Yengem de bir sigara istedi. Normalde içmezdi. Sohbetimiz biraz daha samimi olmaya başlamıştı. Bana halen kız olup olmadığımı sordu, kızlığımı nasıl kaybettiğimi falan anlattırdı. Etrafımızda bize bakanlardan bahsediyorduk. Yengem hoşuna giden birisi geçerken, “Şu çocuk ta süpermiş!” falan diyordu. Bu arada birkaç şezlong ilerimizde oturan iki kişi vardı. İkisi de şort giymişti. Biri 30, diğeri de 45 yaşlarında görünüyordu. Yaşlı olanın üstünde atleti vardı. Tam Magandaydı ikisi de. Biz denizdeyken gelmişler sanırım, denizden çıktığımızdan beridir de aleni olarak bizi izliyorlardı…

Genç olan kalkıp yanımıza doğru yürümeye başladı. Yengemin arkası dönüktü o tarafa. Adam yanımıza gelince gülümseyerek, “Hello!” dedi. Yengem kıkırdamıştı hemen. Ben de, “Hello!” dedim. Adam kötü bir İngilizceyle, çok güzel olduğumu söylemeye çalıştı. Ben de, “Kendini yorma, Türkçe biliyoruz!” dedim. Özür diledi, arkadaşıyla birlikte bizi yazlık evlerine davet etmek istediğini söyledi, “Birlikte yemek yeriz, özel havuzumuz var, daha rahat oluruz!” falan dedi. Ben tam, (Teşekkür ederiz, ama hayır!) diyecektim ki, yengem benden önce cevap verdi ve “Eviniz nerede?” diye sordu. Ben yengemin bu hareketine şok olmuştum. Adamın ne kadar Maganda olduğu kaba konuşmasından belliydi. Evin yerini tarif etti. Yengem, “Tamam, gidelim! Ama saat 6 gibi bizi tekrar buraya bırakırsınız!” dedi. Adam sırıtarak, “Tabi ki hanımefendi! Ben arkadaşıma haber vereyim!” deyip gitti…

Ben hemen, “Napıyorsun yenge? Bilmediğimiz adamların evine mi gideceğiz?” dedim. Yengem, “Aman kız, birşey olcağından değil ya, eğleniriz gariplerle biraz!” dedi. Diğer adam da atletini giymiş, yanımıza gelmişlerdi. Diğeri, “Adım Sinan!” diyerek kendini tanıştırdı. “Merhaba!” dedik. Genç olanın adı da Kenan’mış. Yengem kalktı, bikinisinin üstünü çantaya atıp, üstüne tişörtünü ve şortunu giydi. Ben de yengem gibi bikinimin üstünü giymeden tişörtümü ve eteğimi giydim. Yengeme kızmıştım biraz, ona inat, “Bir dakika bekleyin, bikinimin altı ıslak!” dedim ve eteğimin altından bikinimi çıkartıp çantama attım. Bu sefer yengem şaşırmıştı. Eteğim zaten kısacık birşeydi, hem de beyazdı ve güneş vurduğunda içi belli oluyordu…

Arabalarına doğru yürümeye başladık. Oldukça lüks bir arabaları vardı. Yaşlı olan ön kapıyı açarak yengemi davet etti. Biz de Kenanla arkaya oturmuştuk. Ben artık daha rahat hareket ediyordum. Eteğim zaten minicikti, oturunca iyice sıyrılmıştı. Karşıdan bakıldığında amım görülebilirdi. Araba hareket etmişti. Öndeki adam yengeme ismini sormuştu. Yengem de, “Buket!” diye cevaplandırdı. Ben hemen anlamıştım ismini vermek istemediğini. Sinan sonra bana dönerek, (ki o anda bakışları bacak arama takılmıştı, ben de gayri ihtiyari bacaklarımı kapattım) adımı sordu. Ben de, “Ece!” dedim. Adam birkaç iltifattan sonra konuşmadı. Evleri bir yamacın kenarında, sitenin içindeydi. İki katlı villalar vardı. En üstteki villaların birinin bahçesine girdik. Sinan, “Buyurun!” diyerek arabadan indi ve koşarak yengemin kapısını açtı. Kenan da benim kapıya koştu. Eminim bu acelesinin sebebi, ben arabadan inerken görebileceği birşeyler olmasıydı. Eşler paylaşılmıştı anlaşılan. Kenanın bugün zorla da olsa amımı göreceğine emindim, ama daha erkendi, elimle önümü kapatarak arabadan indim.

Saat daha yeni 14.00 olmuştu. 18.00’de döneceğimiz için, daha bu evde 4 saatimiz vardı. Karnımızın aç olup olamadığını sordular. Hayır dedik. Kenan, “O zaman siz havuz başına geçin, ben meyve getireyim!” dedi. Yengem de, “Önce bir duş alabilirmiyiz, şu kumlarımızdan kurtulalım!” dedi. Sinan, “Tabi, buyrun, üst kattaki banyoyu kullanabilirsiniz!” dedi. Ben en önde, arkamda yengem, peşinde de Sinan merdivenlerden çıktık. Bize banyoyu gösterdi ve “Ben aşağıya iniyorum, işiniz bitince siz gelirsiniz.” dedi ve gitti. Banyoda yengem, “Kız merdivenleri çıkarken heryerin görünüyordu, bu kadar azdırma adamları!” dedi. Ben de, “Altımda birşey olmadığını unutmuşum…” dedim ve önce ben girdim duşa. Çabucak temizlendikten sonra çıktım, yengem girdi duşa. Ben kurulanıp bikinimi giyecektim ki, aklıma çantamdaki diğer bikinim geldi. Plajda giydiğim bikinimi kenara bıraktım ve açık olan bikinimi giydim. Üstümde varlığıyla yokluğu belli olmuyordu. Üstelik rengi de beyazdı. Üstü sadece meme uçlarımı kapatıyordu, altı ise G-String’ti. Arkası incecik bir ip, önü de ufacık bir üçgendi. O kadar küçüktü ki, hareket ettiğimde önündeki üçgenden, amımdan yukarı doğru ince çizgi halinde uzanan tüylerim bile görünüyordu. Havluma sarınıp, “Ben iniyorum!” dedim. Yengem peşimden seslenip, “Kız bikinin burada, birşey giymeden mi çıktın sen?” dedi. “Başka bikini vardı yanımda!” dedim ve havuz başına indim.

Sinan ve Kenan birkaç meyve getirmişler ve bira içiyorlardı. Ben yanlarına yaklaşınca Kenan ayağa kalkıp, bana şezlongda yer verdi ve “Bira istermisin Ece’ciğim?” diye sordu. Gayet cesurlardı. “Evet!” dedim. Bir bira açarak verdi. Büyük bir yudum aldım ve bir sigara yakacaktım, Kenan hemen kendi sigarasından uzatarak, benimkini de yaktı. Az sonra yengem de kapıda göründü. Çılgın kadın, benim o pembe çiçekl bikinimi giymişti. Yengemin boyu benden kısaydı, ama göğüsleri de, kalçaları da benimkilerden iriydi. Kıvırtarak yanımıza geldi. Sinan hemen kalkarak yanında yer açtı. Bikinin altı yengemin iri kalçalarının arasında adeta kaybolmuştu. Memeleri de bikininin üstünden ve altından taşıyordu. Sinan iltifatlara başlamıştı hemen. Ben halen havluma sarılı oturuyordum. Az önce heryerimi görmüşlerdi, ama şimdi nedense utanmıştım. Bikinim gerçekten çok ufaktı çünkü…

Yengem bira içmek istemedi. Sohbete başladık adamlarla. Yengem beni üniversite öğrencisi, kendini de genç yaşta dul kalmış ev sahibem olarak tanıttı. Artık yengem ‘Buket!’, ben de ‘Ece!’ olmuştum. Yengem gayet rahat ve doğal davranıyordu. Bense biraz cesaretlenmek için biramı hızlıca içiyordum. Sinanla Kenan da İstanbul’da ticaretle uğraşan iki esnaf komşuymuş. Karılarını İstanbul’da bırakıp, bir haftalığına kaçamak yapmaya gelmişler. Muhabbet sürüyordu. Sinan yengeme, “Buket hanım, güzel cildiniz zarar görmesin, güneş yağı süreyim mi?” diye sordu. Yengem, “Tabi!” dedi, şezlongda oturuyordu, arkasını Sinana döndü. Sinan eline yağı döküp, yengemin omuzlarını ve sırtını adeta okşamaya başladı. Yengem de arada başını geriye atarak hoşuna gittiğini belli ediyordu. Sinan ellerini yengemin önüne dolayarak, karnını yağlıyor, bu arada bikiniden taşan memeleri eline değiyordu. Gördüğüm kadarıyla Sinan çadırı kurmuştu. Kenan da bana teklif etti yağ sürmeyi, ama ben, “Daha sonra… Şimdi biraz havuza girmek istiyorum!” dedim. Kenan da, “Tamam, havuza girelim!” dedi.

Kenan’ın vücudu fena değildi, iriyarı bir tipti, ben yanında ufak tefek kalıyordum. İkisi de oldukça kıllıydı. Ayağa kalktım, arkam onlara dönükken havlumu yere bıraktım. Geri döndüğümde üçünün de gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Yengemle göz göze gelmemeye çalıştım. Sinan dayanamayıp, “Bikinin harikaymış Ece!” dedi. “Teşekkür ederim!” deyip havuza atladım. Hareket ettikçe bikinimin altı da, üstü de kapattığı yerleri kapatamaz oluyordu. Zaten astarsızdı ve ıslakken ne var ne yok ortadaydı. Kenan da benim peşimden havuza daldı ve benimle oynamaya başladı, beni kucaklayıp havaya atıp duruyordu. Her atmasında memelerim bikiniden kurtuluyordu. Ben de şaşırmış gibi yapıp tekrar kapatıyordum. Az sonra yengem de geldi yanımıza ve Sinanı da davet etti. Sinan yok falan dedi. Yengem bikinisinin üstünü çıkarıp Sinana fırlattı. Havuzda hopladıkça yengemin memeleri, şap şap suya vuruyordu. Sinan dayanamadı tabi o muhteşem memelere, o da daldı havuza. Yengem, “Tut beni!” deyip Sinana sarılıyor, o da yengemin memelerini eziyordu kıllı göğsüyle. Yengemle Sinan alenen dokunuyorlardı birbirlerine…

Biraz havuzda eğlendikten sonra hepsi çıkıp oturdular, en son ben çıktım. Bikinim ıslanınca tamamen şeffaf olmuştu, tekrar bana bakakaldılar. Yengem üstsüzdü, ama ben tamamen çıplak gibiydim. Amımın üstündeki tüyler bile belli oluyordu bikinimin altından. Hiç oralı olmadan havlumu alıp kurulandım ve Kenana, “Şimdi yağlarmısın beni?” dedim. Önünde ayakta duruyordum. Kenan eline yağ dökerek bacaklarımdan başladı yağı sürmeye. İri elleri vücudumda okşar gibi dolaşıyordu. Kalçalarıma geldiğinde daha hoyrat davranıyordu. Yağlama işi bitince arkam Kenana dönükken dizlerimi hiç kırmadan popomu dışarı çıkartarak öne doğru eğildim ve ayak parmağımdaki yüzük çıkmış gibi tekrar yerine yerleştirmek için oyalandım eğilmiş vaziyette. Kalçam dışa doğru çıkmıştı, bikinimin kalçalarımın arasına giren ipi o kadar inceydi ki, o anda Kenanın benim arka deliğimi o incecik ipin altından gördüğüne emindim. Bu tahminim doğruymuş ki, döndüğümde Kenanda eliyle kurduğu çadırı kapatmaya çalışıyordu. Ama çadırın direği sağlama benziyordu :))

Sinan yengemin, Kenan da benim yanımda şezlonglara oturmuştuk. ortamızda bir plastik sehpa vardı. Kenan bana bir bira daha açıp sehpaya koymuştu. Kenanla Sinanın üstünde şortları, benim üstümde halen ıslak ve şeffaf olan bikinim, yengemde ise sadece bikinisinin alt kısmı vardı. Muhteşem göğüsleri ortadaydı ve halen çok rahat görünüyordu yengem. Sinan, “Bir oyun oynayalım mı?” dedi. Yengem, “Evet!” diye atladı hemen. Sinan eve girip elinde iskambil kağıtlarıyla geri döndü, “Papaz Kaçtı’yı herkes biliyordur herhalde?” dedi. “Evet!” dedik. Kenan, “Peki neyine oynayacağız Sinan abi?” dedi. Sinan, “Kaybeden bir parça giysisini çıkartsın!” dedi. Yengem kahkahayı bastı. Kenan da, “Zaten birer parça var üstümüzde!” dedi. “En şanslımız Ece o zaman…” diye cevap verdi Sinan ve ekledi, “Onda 2 parça var!” dedi. Yengem, “Olsun, hadi başlayalım!” deyince ben yine şaşırmıştım. Yengem, “Oyundan ilk çıkan, papaz elinde kalanın üstündekini çıkartsın!” diye kural bile koymuştu. Sinan kağıtları karıştırmaya başlamıştı hemen. Ben nedense çok çekiniyordum, duygularım an be an değişiyordu, bazen çok rahat ve seksi hissediyordum kendimi, bazen de utanıyordum. İçlerinde en çıplak olan bendim zaten. Bikinim hem ufacık, hem de şeffaf haldeydi halen ve vücudumun bütün ayrıntıları ortadaydı.

Kağıtlar dağılmaya başlamıştı. Oyunu bilenler anlar, ilk başta elindeki çiftleri ayırıyosun ya, bende sadece 2 tane çift vardı. Ben yengemden, Kenan benden, Sinan Kenandan, yengem de Sinandan çekiyordu. En hızlı giden Sinandı. En sona tabii ki yengemle ben kalmıştım. Bikinimin üstünün halen üstümde olmasına sevinmiştim. Cesaret toplamak için biramdan hızla içiyordum. Sıra bendeydi. Papaz yengemdeydi ve ben çekiyordum. Yengem de çok heyecanlıydı. Papaz onda kalırsa bikinisinin altını çıkartmak zorunda kalacaktı. Heyecandan kıpır kıpırdı. Tabii ki göğüsleri de kıpır kıpırdı ve benim aklımı alıyordu. En sonunda çektim bir kartı, ama papazdı bana gelen. Ve yengemin geri çektiği papaz değildi. Papaz bende kalmıştı. İlk kurban ben olmuştum. Oyundan ilk çıkan Sinan olduğundan, o çıkartacaktı üstümden 1 parça…

Ayağa kalktım, Sinanın önüne gelip arkamı döndüm. Sinan ellerini birbirine vurarak, “Başlıyorum!” dedi ve bikinimin alt tarafından tuttu. Ben hemen, “Dur, napıyorsun? Üstümü çıkarsana!” dedim. “İstediğimi çıkartma hakkım var kurallara göre, ama seni kırmayayım Ece’ciğim!” dedi, ayağa kalktı ve bikinimin ipini arkadan çözmeye başladı. Bense 40 yaşlarında Maganda bir adamın bikinimin ipini çözmesini bekliyordum. Nedense bu iki adamın yanında gayet uysaldım. Kırk yıl uğraşsalar, birlikte olamayacakları bir kızdım, ama şimdi kendim teslim oluyordum. Hem de yengemin sayesinde. Sinan bikinimin iplerini birbirinden ayırınca zaten göğüslerime sıkıca oturan bikinim, memelerimden yukarı doğru lastik gibi fırladı. Yengem beni alkışlayarak gülüyordu. Sinan bikinim üstünü eline alarak göğüslerimi tamamen ortada bıraktı. Ben tintin yerime dönüp, Kenanın yanına oturdum. Sinan elinde kalan bikinimin parçasını yanına koydu. Artık hepimiz tek parça kalmıştık. Oyun tekrar dönmeye başlamıştı…

Sona Kenanla ben kalmıştık. Ben şansıma küfrediyordum. Bu sefer ilk çıkan yengem olmuştu. Yani sona kalanın üstündekini yengem çıkartacaktı. Papaz benim elimdeydi ve Kenan çekecekti. Hiç kağıtlara bakmıyordu, gözleri gözlerimdeydi, sırıtarak bana bakıyordu. Bense adeta korkuyla titriyordum. Yengem, “Hadi acele edin ama, sabırsızlanıyorum!” dedi. Yengemin bu hareketleri beni şaşırtıyordu, neredeyse beni Kenanın yada Sinanın kucağına elleriyle oturtacaktı. Kenan hızla elimdeki kağıtlardan bir tanesini çekti ve kahkaha atmaya başladı. Papaz yine elimde kalmıştı. Yengem, “Gel kız buraya!” dedi. Zaten hemen karşımdaydı. Ben, “Yapmasak olmaz mı?” falan dedimse de, dinlemediler tabii ki. Çok utanıyordum. Bikinim her nekadar bir yerimi kapatmasa da, tenimde o kumaşı hissetmek bambaşkaymış. Şimdi hiç tanımadığım iki adamın yazlığının bahçesinde ve de yengemin önünde çırılçıplak kalacaktım…

Ayağa kalkıp yengeme doğru adım attım. Önüm yengeme dönüktü. Yengem bikinim kenarlarından tuttu, ben de elimle amımı kapatmaya çalışıyordum. Sinan, “Ama yapma Ece’ciğim, çek ellerini!” dedi. Yengem de, “Evet Ece, mızıkçılık yapma!” diyerek destekledi. Yapacak birşey yoktu, ellerimi çekip belime koydum. Yengem bikinimi çok yavaş bir şekilde aşağıya doğru kaydırıyordu. Yengemin yanında Sinan bana doğru eğilmiş, gözleri aşağı kayan bikinimin üstündeydi. Bikinim aşağı doğru inerken ilk önce amımın üstünden yukarı çizgi halinde uzanan tüylerim ortaya çıkmaya başladı, sonra kalçalarımın arasına sıkışan bikinim birden kurtuluverdi ve amımın dudakları Sinan gözlerinin önüne serildi. Kenan ise şimdilik arkamda kaldığı için göremiyordu. Yengem bikinimin altını dizlerimin altına çekerek, bacaklarımdan kurtarıp arkasına attı. Sinanın ağzından, “Çok güzelll!” sözcükleri döküldü. Yerime geçmek için dönünce Kenan da her şeyi gördü ve “Gerçekten mükemmelsin Ece!” dedi. Yerime oturdum. Ben oyundan çıkmıştım artık, diğerleri devam ediyordu…

Elime biraz güneş yağı alıp, göğüslerime sürmeye başladım. Yengem, “Bana da sürer misin canım? Az önce Sinan göğüslerime sürmemişti…” dedi ve omuzlarını geriye atarak göğüslerini ileri çıkarttı. Karşıdan eğilip, ellerimle memelerinin ikisini altından başlayarak okşamaya başlamıştım. Çok güzellerdi. Böyle bir yumuşaklığı hissetmek beni azdırıyordu. Kendi göğüslerimi de beğenirim, portakal büyüklüğünde ve diktirler ve 1 cm sarkma yok. Ama yengemin memelerinin yumuşaklığı bambaşkaydı. Kendimi kaptırmışım ki, yengem, “Sağol güzelim, bu kadar yeterli.” dedi. Ben de artık işi kötü kızlığa vurup (çünkü yengemin memelerine dokununca azmıştım, hatta amımın dudaklarının kendini bıraktığı alenen belli oluyordu), “Benim için bir zevkti Buket abla!” dedim, bacaklarımı iki yana açıp, elimde kalan yağı da baldırlarıma, bacak arama ve amıma sürdüm. Sonra da ellerimi geriye atıp, bacaklarım iki yanda oturmaya başladım. Amım yengemin tam karşısındaydı şimdi…

Oynadıkları oyundan bu sefer de yengem ilk olarak çıkmış ve papaz Sinanın elinde kalmıştı. Sinan hiç laf etmeden kalktı ve yengeme doğru döndü. Şortu tam yengemin başı hizasındaydı. Ben de yandan görebiliyordum. Yengem, “Başlıyorum!” dedi. Sinan çok rahat görünüyordu. Yengem şortunun kenarlarından tutup aşağıya sıyırmaya başladı. Sinanın göğsündeki kıllar, göbeğinden şortunun içine doğru iniyordu. Yengem şortu sıyırmaya devam ettikçe kılların devam ettiğini görüyorduk. Sonunda aletinin dibi görünmüştü. Aleti şortunun içinde aşağı doğru eğilmişti. Yengem şortu aşağı çektikçe, şort Sinanın aletinin üstünden aşağı doğru kayıyordu. Gerçekten çok kalındı, benim avucuma ancak sığabilirdi. Yengem şortu Sinanın aletinin gövdesi boyunca indiriyordu, ancak bir türlü başına ulaşamıyordu. Yengemin de benim de gözlerimiz faltaşı gibi açılmıştı. Şortu neredeyse dizine gelecekti. Sonunda Sinanın aleti şortundan kurtuldu…

Sinan pis pis sırıtıyordu. Gerçekten gurur duyulacak bir aleti vardı. Aslında buna alet demek yanlış olur, gerçek bir yarraktı Sinanınki. Kılların arasından heykel gibi çıkıyor ve aşağı doğru sarkıyordu. Kalkmamış hali sanırım 20 cm’e yakındı ve de kalın. Gövdesinin kalınlığı başından daha fazlaydı. Hayatımda canlı olarak gördüğüm en büyük yaraktı bu. Yengem kim bilir nasıl seviniyordu böyle bir yarağı alacağı için. Neredeyse bacağına değecekti. Yengem, “Çok büyükmüş gerçekten!” dedi. Sinan gülümseyerek yerine oturdu. Benim amımı sergilememe inat, o da bacaklarını açmıştı. Yarağı aşağı doğru sarkmış, şezlongun üzerindeydi…

Sıra son oyundaydı. Ya yengem, ya da Kenan soyunacaktı. Sinan, “Ece’ciğim gel istersen biz havuza girelim!” dedi. O kıllı ve göbekli adamla havuza girmek için can atıyordum, ama yine de, “Oyunu izleyelim, hep beraber gireriz!” dedim. Son oyun hızlı başladı ve yengem yine kazandı. Şimdi sıra Kenanın şortundaydı. Bakalım benim şansıma ne çıkacaktı. Çünkü söylenmemiş olsa bile, eşler paylaşılmıştı ve yine söylenmemiş olsa bile, bu Magandaların bizi bugün burda çatır çatır sikecekleri ortadaydı. Ben hazır bir şekilde bekliyordum, zaten çırılçıplaktım. Kenan kalkıp yengemin önüne doğru geldi. Yengem, “Dön bakalım arkanı!” dedi. Anlamıştım ki şortunu indirdiğinde Kenanın aleti bana doğru çıkacaktı. Yengem, “Ece’ciğim gel beraber çıkartalım, senin öcünü alalım!” dedi. Ben de, “Olur!” dedim, ben şortun önünden, yengem de arkasından tuttu. Kenanın vücudu fena değil demiştim, iri yarıydı. Yengem arkadan Kenanın kalçalarını okşayarak yavaşça indirmeye başladı, ama bunu aleni olarak yapmıyordu. Ben de şezlongta öne doğru eğilip şorta uzanmıştım, ben de aynı hızda sıyırıyordum…

Eğildiğim için Kenana çok yaklaşmıştım. Onun aleti de şortun içinde aşağı doğru uzuyordu, ama biraz sertleşmişti. Şort gövdesi boyunca sıyrıldı, ama kafasına takıldı. Kenanın aleti de gayet kalın ve uzundu, ama Sinanınki kadar muhteşem değildi. Sinanınki kusursuzdu. Ama Kenan aletini kıllardan arındırmıştı. Şortu kendime doğru çekince Kenanın aletinin kafası da şorttan kurtulup dışarı attı kendini. Biraz sertleşmişti, dışarı fırlayınca az daha yüzüme çarpacaktı. Kenanın gözlerine bakarak gülümsedim. Yengem Kenanın kalçasına bir şaplak patladıp, “Dön bir bakalım!” dedi. Kenanın yarı kalkmış aletini görünce, “Ne oldu buna böyle?” dedi. Kenan da, “Sizin gibi güzel bayanları görünce dayanamadı!” diye cevap verdi. Yengem, “Hadi havuza!” deyince, hepimiz çırılçıplak havuza daldık. Bir tek yengemin bikinisinin altı duruyordu…

Havuzda yengemle Sinan sarmaş dolaş şakalaşıyorlardı, yengem hiç ayrılmıyordu Sinanın yanından. Sinan da boş durmuyor, yengeme değdiriyordu sürekli. Eminim o muhteşem yarrağı teninde hissetmek yengemin hoşuna gidiyordu. Ben de onları izliyordum, havuzun kenarına gelmiştim. Kenan da yanıma geldi, arkamdan yaklaştı. Siki halen sertti, kalçalarımın üstünde hissediyordum. “Ece, güzelliğin aklımı başımdan aldı, senden çok hoşlandım!” deyip, boynuma bir öpücük kondurdu. Bu arada Sinan da yengemi havuzun köşesine getirmiş ve dudaklarını somurmaya başlamıştı. Yengemin bir eli suyun içinde hareket ediyor, Sinanın yarrağını sıvazlıyordu. Sinan da yengemin dudaklarını ve boynunu öpüyor, memelerini okşuyordu. Yengemin gözleri kapanmıştı. Onlar kopmuştu artık…

Biz Kenanla havuzdan çıktık. Kenanın siki direk gibi olmuştu, kafası şişmiş ve acaip bir şekilde büyümüştü, adeta mantar gibi. Aslında her ikisinin de yarakları birbirinden güzeldi. Kenanla şezlonga yan yana oturduk. Ama daha yakındık, temas vardı aramızda. Kenan bir bira açıp yudumladı. Ben şişeyi elinden alıp büyük bir yudum aldım. Ben içerken, Kenan, “Ben artık dayanamıyorum!” dedi, şişeyi ağzımdan çeker çekmez dudaklarıma yapıştı. İri elleri kalçalarımda, amımda ve göğüslerimde dolanıyordu ve beni kıvrandırıyordu. Ben de Kenanın kıllı göğsünü, koca kafalı sikini okşuyordum. Kenanın taşakları da çok büyüktü, avucuma ancak sığıyordu…

Sinan da yengemi havuzun kenarına oturtmuş ve bikinisinin altını da çıkartmıştı. Sinan havuzun içindeydi. Yengem bacaklarını iki yana açtı. Sinan bacaklarından tutup kendine doğru çekti ve yengemin amına yapıştırdı dudaklarını. Yengem başını geriye doğru atmış inliyordu. Ben de kopmuştum iyice, Kenanı şezlonga yatırdım ve ağzına oturdum. 69 olmuştuk. Benim yüzüm havuza doğru dönüktü. Ağzımda kafası zorla ağzıma sığan Kenanın siki varken, bir yandan da yengemleri izliyordum. Kenanın da dudakları ve dili arkamda iyi çalışıyordu. Daha önce hiç anal yapmamıştım, ama Kenanın arka deliğimin üstünde dolaşan parmağı hoşuma gitmişti. Götümün deliği sanki kaşınıyordu ve Kanan da kaşıyordu…

Az sonnra Sinan havuzdan çıkıyordu. O neydi öyle, yarrağı öylesine büyümüş ve kemik gibi sertleşmişti ki, havuzdan çıkıp yerde oturan yengemin ağzına verdi. Ama yengem zorlanıyordu tabi ağzına almakta, sadece başı giriyor, yengem ağzından çıkarıp diliyle boylu boyunca yalıyordu yarrağı. Ben de iyice dolmuştum artık, Kenan diliyle mahvediyordu beni. Onun da ağzımdaki sikinin damarları atmaya başlamıştı, hissediyordum. Sinan yengemi kaldırıp hemen yanımızdaki şezlonga yatırdı. Onlarla aramızda yarım metre yoktu. Yengemin bacaklarını omzuna aldı, koca yarrağını dibinden tutup, şap şap vurdu yengemin amının üstüne. Yengem birazdan o muhteşem yarrağı yiyeceği için kasılıp duruyordu. Ben ağzımda Kenanın siki, onları izliyordum. Yengemin amı sırılsıklamdı, am dudakları şişmiş, kendini bırakmıştı. Amından süzülen zevk suları kalçalarına doğru akıyordu. Yengemle yan yana iki şezlongda, biran önce sikilmek için yanıyorduk şimdi…

Yengem kollarının üstünde kalkarak Sinanı kendine doğru çekti ve “Sik artık beni!” dedi. Yengem sanki yanında ben yokmuşum gibi rahattı. Hadi Kenandan çekinmiyordu, ama beni de yok sayıyordu. Sinan da yengeme, “Şimdi sikecem seni karıcığım!” deyince, yengem tekrar uzandı arkasına. Sinan kalkmış sikini tutup yengemin amına nişanladı, yavaşça ittirmeye başladı. O koca yarak yengemin amının dudaklarını arasından süzülerek içeri kayıyordu. Yarak içine kaydıkça yengemin nefesi kesiliyordu. Bir seferde gittiği yere kadar soktu yengemin amına. Sanırım rahmine dayanmıştı ki, daha ilerlemedi ve yarağın 3-4 cm’i dışarıda kalmıştı. Sinan yavaş yavaş gidip gelmeye başlamıştı yengemin amında…

Ben de Kenanın üstünde ters dönüp, koca kafalı sikini tuttum ve amımın deliğine yerleştirip üstüne oturdum. Kfası gerçekten o kadar büyüktü ki, canımı yakmıştı girerken. Ama dibine kadar almıştım. Kenan belimden tutuyordu ve birden hızlanmıştı içimde, makine gibi seri olarak çalışıyordu. Hoplatıyordu beni kucağında, resmen çatır çatır sikiyordu. Ve çok iyiydi bu konuda. Benim de nefesim kesilmişti, ağzımı açıyordum, ama bağıramıyordum sanki. Kenan sikinin koca kafası içimi dövüyordu adeta. Bana kezza yengem hiç durmadan inliyordu. İkimiz de gayet güzel sikiliyorduk. Biz kaşınmıştık, onlar da kaşıyordu…

Kenan beni kucağından kaldırarak şezlonga yüzüstü yatırdı. Kalın kollarıyla ve iri elleriyle bana şekil veriyordu. Belimden tutup kaldırdı ve domalttı beni önünde. Sikini kalçalarımın arasına sürtüyordu. Ben arka deliğime girmek isteyeceğinden korkuyordum, çünkü kafasını alırken canımın yanacağına emindim. Fakat sürtmesi de hoşuma gidiyordu. Sonra birden amıma flop diye geçirdi sikini. Gözlerim açılmıştı. İki eliyle kalçalarımı iki yana ayırmıştı ve hızlı bir şekilde pompalıyordu amıma. Çok kötü olmuştum, dayanamadım ve hırlayarak boşalmaya başladım, bacaklarım titriyordu. Kenan halen amıma gidip geliyordu. Amımın suları sezlonga damlamaya başlayınca Kenan üstümde eğilip boynumu öptü ve “Hoşuna gitti mi?” diye sordu. Ben sadece gülümseyebildim…

Bu arada Sinan şezlonga yattı ve yengemi kucağına oturtup alttan amına pompalamaya başladı. Yengemin memelerini de yüzüne bastırmış, adeta ısırıyordu. Amına yarak girip çıkarken yengemin kalçaları okadar davetkar duruyordu ki, dayanamadım ve Kenanın önünden çekilip kalktım, Kenanı tutup Sinanların olduğu şezlonga götürdüm. Onlar sikişmeye devam ederken, şezlongun yanına oturdum ve yengemin kalçalarını okşamaya başladım. Yengem hoplamaya devam ediyordu. Yengemin koca kalçalarını iki yana ayırdığımda, göt deliği pempe bir güle benziyordu ve çok sıkıydı, daha önce hiç anal seks yapmamıştı sanırım. Tam göt deliğinin üstüne tükürdüm, sağ elimin işaret parmağıyla tükürüğü yaydım deliğinin üstüne, sonra parmağımı yavaşça kaydırdım deliğinin içine. Kolayca girmişti, ama yengem birden sıktı kendini, parmağım içeride kilitlenmişti. Sonra gevşetti ve ben parmağımı sokup çıkartmaya başladım. Ben yengemin götünü parmaklarken, yengem de zevk aldığını belirtmek istercesine inliyordu. Deliği parmağıma alışmıştı ki, orta parmağımı da soktum götüne. Artık iki parmağımla sikiyordum yengemin götünü…

Kenan da bu manzara karşısında iyice azmıştı ve yarağını okşayarak yengemin arkasına yanaştı. Belli ki yengemin götüne sokmak için sabırsızlanıyordu. Parmaklarımı çektiğimde açılmış delik yavaşça kapandı tekrar. Yengemin kalçalarını yanlara doğru gererek, deliğinin tam üstüne bir daha tükürdüm. Sonra Kenanın sikine de tükürerek ıslattım ve Kenana, “Hadi!” dedim. O sırada Sinan yengemin amını öyle güzel sikiyordu ki, yengemin hiçbir şeye itiraz edecek ya da konuşacak durumu yoktu, kendinden geçmişti adeta. Kenanın sikini tutarak yengemin göt deliğine dayadım, Kenan da iki eliyle yengemin belinden tutarak bastırdı. Sinan da hareketlerini durdurmuştu. Kenanın koca yarrağının kafası zorda olsa girivermişti yengemin götünden içeri. Zaten gerisi de çabucak kayıverdi içine. Ama yengem de çığlığı başmıştı o anda. Başlarda biraz böğürsede, hemen alıştı götündeki yarağa da. Şimdi resmen tost olmuştu yengem. Öyle bir ritm tutturdular ki, yengem oturunca Sinanın muhteşem yarağı amına, kalkınca da Kenanın koca kafalı siki götüne giriyordu. İkisi senkronize bir şekilde sikiyorlardı yengemi…

Yengem kopmuştu artık, zevkten gözleri kaymış, ağzını bile kapalı tutamıyordu. Ben de Kenana arkadan sarılmış, iri tşaklarını okşuyordum. Daha 5 dakika olmadan Kenan kasılmaya başlamıştı, “Geliyorum!” dedi ve taşakları elimde, yengemin götünün içine boşalmaya başladı. Titriyordu. Sikinin üstündeki damarları görebiliyordum. Öyle dolu dolu boşalamıştı ki, siki halen yengemin götünün içindeydi, ama dölleri delikten dışarı taşıyordu. Sikini yengemin götünden çıkartınca bir avuç döl fışkırdı dışarıya. Kenan boşalmış ve işi bitmişti, ama ben azmıştım tekrar, amım vıcık vıcıktı. Yengem de götünün içinde hissettiği döllerin sıcaklıkğından olsa gerek anormal sesler çıkartmaya başladı. Sinan amına pompalamaya devam ederken yengem de titreyerek kasılmalarla boşalmaya başladı ve yığılıp kaldı Sinanın üstüne…

Yengem Sinanın üstünden kalkmayı başardığında, amından çıkan yarrak halen direk gibiydi. Sinan da ayağa kalktı ve bana, “Ece’ciğim beraber devam edelim mi?” diyerek elini uzattı. Ben de uslu bir kız gibi elinden tuttum. Beni şezlonga sırtüstü uzatarak bacaklarımı iki yana ayırdı ve koca yarağıyla amımı fırçalamaya başladı. Amımın dudakları bırakmıştı kendini. Yarağını aşağıya doğru kaydırarak kabak gibi açılmış olan göt deliğime dayadı ve “Denemek istermisin birtanem?” dedi. Ben de, “Çok isterim, ama alamam canım! Amımı sik!” deyiverdim terbiyesiz bir şekilde. 45 yaşındaki kuduruk adam 25’lik taş gibi kızın bu lafını duyunca durur mu, pat diye geçiriverdi yarrağını tazecik amcığıma. Ama ben yengem kadar bile alamamıştım, üstelik canım da yanmıştı. Sokabildiği kadarını amıma sokup, içimde bekledi gözlerim küçülene kadar. Sonra yavaşça geri çekip, nazikçe sikmeye başladı beni. İri yarağı girip çıkarken amımın içinde her yere dokunuyor ve beni boşalmaya doğru götürüyordu. Yengem de yanımda diz çökmüş, saçlarımı okşuyor, arada göğüslerimle oynuyordu…

Sinan birkaç kez pompaladıktan sonra, “Amın daracık aşkım, mahvettin beni, gelmek üzereyim!” dedi. Sinanın bu lafını duyunca anladım ki maceranın sonuna yaklaşıyorduk. Fırsat bu fırsat diye düşünerek, herzaman yapmak istediğim şeyi yapmaya karar verdim ve yengemi saçlarından tuttum ve dudaklarından öpmeye başladım. Yengem ters bir tepki verir diye de içimde bir korku vardı, ama öyle olmadı. Yengem de karşılık verince dillerimiz birbirine dolandı. Ben de gelmek üzereydim ve Sinan son defa içime öyle bir ittirdi ki yarrağını, girerken de çıkarken de yarağını boylu boyunca klitorisime sürttü ve ben boşalmaya başladım. Sinan hırıldamaya başlayınca, yengem, “Kızın içine boşalma!” dedi ve yanımdan elini uzatarak Sinanın yarrağını amımdan çıkardı, avuçlayarak sıvazlamaya başladı. Sinan bacaklarımın arasında başını geriye doğru attı ve yengemin elindeki yarağından döller fışkırmaya başladı. Yengem halen sıvazlıyordu yarağı. Sinanın yarağıyla gözgözeydik adeta. Öyle bir fışkırdı ki, ilk çıkan döller yüzüme gelmişti. İkinci parti gelenler de boynuma. Yengem elindeki yarağı sanki sağıyordu ve Sinanın dölleri de ardı arkası kesilmeden gelmeye devam ediyordu. Memelerim ve karnım Sinanın dölleriyle kaplandı…

Yengem Sinanı öperek, “Hadi canım, bizi bırakın artık plaja!” dedi. Sinan da, “Olur aşkım!” diyerek kalktı. Havuza atlayıp temizlendik. Yengemin çıkarttığı bikinileri giydim ve yukarıya çıkıp diğer elbiselerimi de alıp geldim. Yengem de hazırlanmıştı. Sinan gelmedi bizimle, Kenan bizi aldıkları plaja kadar bıraktı. Ama arabada hiç kimse ağzını açmamıştı. Biz yengemle işten gelmiş iki orospu gibi arabadan indik ve kendi arabamıza binip otelemize doğru yola çıktık. Yengem bana sadece, “Bütün bunlardan amcanın haberi olmayacak, tamam mı?” dedi. Ben de başımı salladım ve onayladım. Bacaklarım halen titriyordu…

Garibime giden şey, ayrılırken ne onlar bizden, ne de biz onlardan telefon numarası falan almadık. Sanırım hepimizin çekindiği birşeyler vardı. Ama hayatımın en güzel seksini yaşamıştım, hemde hayalim olan kadınla birlikte. Sanırım yengem için de en iyisi bugün yaşadıklarıydı. Hiç tanımadığımız ve bizim gibisini parayla bile bulamayacak iki Magandaya kendi ayaklarımızla gidip siktirmiştik kendimizi. Ve onlar da gayet güzel becermişti bu işi :))

Bu son maceram değil elbette! Hoşçakalın!


bitlis escort konya escort bolu escort afyon escort sakarya escort bodrum escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort amasya escort